Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/860 E. 2019/5887 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, 105.890,37 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/97 E. 2016/5908 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel yetkili mahkeme · yerleşim yeri · dava şartı yokluğu · usulden reddi · yetkisizlik kararı · teslim · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6100 sayılı HMK 6. maddesi uyarınca «genel yetkili» ve «görevli» davalı borçlu «yerleşim yeri» ....
İcra Daireleri ve Mahkemeleri yetkili olduğu gerekçesiyle, itirazın iptaline konu geçerli bir takip bulunmadığından dava «şartı yokluğu» sebebiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece davalının «yerleşim yeri» mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle «yetkisizlik» kararı verilmiştir.
İİK 50 maddesi uyarınca icra dairelerinin yetkileri konusunda da aynı kural uygulanacağından icra dairelerinin «yetkisiz» olduğundan bahisle davanın dava «şartı yokluğu» sebebiyle reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16159 E. 2013/13391 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · vade · temerrüt faizi · asıl alacak · temerrüt
Benzer bu karardaDavacı taraf, davaya konu bonoların «vade» tarihlerinden itibaren «temerrüt faiz» talebinde bulunduğu halde mahkemece bu konuda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı tarafın «asıl alacak» miktarı olan 17.890,00 TL'yi kabul ettiği, davadan önce zaman aşımına uğrayan bu senetler yönünden başkaca «temerrüdün» bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 17.890,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7575 E. 2012/10540 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/860 E. , 2019/5887 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17/11/2015 gün ve 2014/412 - 2015/305 sayılı kararı bozan Daire'nin 04/12/2017 gün ve 2016/4630 - 2017/6836 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının dava dışı Ünal Deveci ile birlikte BDL Temizlik Otelcilik Turizm Seyahat İnşaat Taahhüt Tekstil Kuyumculuk Emlakçılık Gıda Su Ürünleri İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti.'yi kurduklarını, şirkete ilk beş yıl için ortaklardan davalı ile dava dışı diğer ortağın şirket müdürü olarak atandığını, müvekkili tarafından sermaye borcunun tamamının ödendiğini, davalının şirketin kuruluşundan bir süre sonra şirketin paraya ihtiyacı olduğunu söyleyerek müvekkilinden farklı tarihlerde, farklı miktarlarda parayı elden aldığını ve karşılığında makbuz verdiğini, müvekkili tarafından yapılan ödemeler şirket için yapılmış ise de bu ödemelerinin davalı tarafından şirket muhasebesine dahil edilmeyip, kendi nam ve hesabına kullanılarak harcandığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek bankaların uyguladığı en yüksek faizle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 105.890,37 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 17,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 26/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/538460600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz