Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4067 E. 2019/5341 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faiz başlangıç tarihi↗ i̇i̇k 265↗ muacceliyet↗ maddi ve manevi tazminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davanın kısmen kabulüne, 43.340,00 USD'nin 26/08/2003 tarihinden itibaren, 51.265,62 USD'nin 01/09/2003 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca Amerikan doları cinsi dövize uygulanan değişen oranlarda faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davacının davalı banka nezdindeki hesabındaki parasının diğer davalı banka çalışanının usulsüz işlemleri ile çekildiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Dairemiz bozma ilamında, "... dava dilekçesinde 101.249 Amerikan dolarının 01.12.2003 tarihinden itibaren, 20.000,00 TL (20.000.000.000 eski TL) mevduatın da 08.09.2003 tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsili istenmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne, 86.692 Euro'nun Türk Parası karşılığı 140.679,35 TL'nin 01.12.2003 tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmedilmiştir. Hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği nazara alınarak davacının talebi nazara alınmaksızın hangi tarihteki kur oranlarının uygulandığı da anlaşılmaksızın istenebilecek bedelin TL karşılığına hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, alacağın muaccel olduğu tarihe kadar hesabın niteliğine göre işleyecek faize, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren ise 3095 sayılı yasa hükümleri uyarınca belirlenecek faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır. Bu suretle, temyiz edenin sıfatına göre kazanılmış haklar saklı kalmak kaydıyla davada yer alan talep nazara alınarak alacağın belirlenmesi, yine hesap türü, davacının dava konusu ettiği alacağını bankadan talep ettiği tarih gözetilerek faiz başlangıç ve oranlarının tespiti gerektiğinden..." denilerek hüküm davalı banka yararına bozulmuş; mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, faiz başlangıç tarihi olarak talebi aşar şekilde 26.08.2003 ve 01.09.2003 tarihleri esas alınmış, uygulanacak faiz oranı da Dairemiz bozma ilamında belirtildiği şekilde hesaplanmamıştır.
Bu durumda, Dairemiz bozma ilamı nazara alınarak, temyiz edenin sıfatına göre kazanılmış haklar saklı kalmak kadıyla faiz başlangıç ve oranlarının tespiti gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/454 E. 2022/952 K.
Ortak:faiz başlangıç tarihi · i̇i̇k 265 · muacceliyet
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulan bozma ilamına göre, davanın kısmen kabulüne, 43.340,00 USD'nin 26/08/2003 tarihinden itibaren, 51.«265»,62 USD'nin 01/09/2003 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca Amerikan doları cinsi dövize uygulanan değişen oranlarda faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
… i nazara alınmaksızın hangi tarihteki kur oranlarının uygulandığı da anlaşılmaksızın istenebilecek bedelin TL karşılığına hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, alacağın «muaccel» olduğu tarihe kadar hesabın niteliğine göre işleyecek faize, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren ise 3095 sayılı yasa hükümleri uyarınca belirlenecek faize h …
… aşlangıç ve oranlarının tespiti gerektiğinden..." denilerek hüküm davalı banka yararına bozulmuş; mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, «faiz başlangıç tarihi» olarak talebi aşar şekilde 26.08.2003 ve 01.09.2003 tarihleri esas alınmış, uygulanacak faiz oranı da Dairemiz bozma ilamında belirtildiği şekilde hesaplanmamıştır …
Benzer bu kararda… şlangıç ve oranlarının tespiti gerektiğinden..." denilerek davalı banka yararına bozulmuş; bu bozmaya mahkemece uyulması üzerine bu kez manevi tazminatın reddine ve «maddi tazminatın» kısmen kabulü ile 43.340,00 Amerikan Doları’nın 26.08.2003, 51.«265»,62 Amerikan Dolarının da 01.09.2003 tarihinden itibaren tahsiline karar verilmiş ve bu karar davalı banka tarafından temyiz edilmiş olmakla, yine Dairemizin 12.09.2019 tarihli ve 2018/4067 E., 2019/5341 K. sayılı ilamı ile “.... mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, «faiz başlangıç tarihi» olarak talebi aşar şekilde 26.08.2003 ve 01.09.2003 tarihleri esas alınmış, uygulanacak faiz oranı da Dairemiz bozma ilamında belirtildiği şekilde hesaplanmamıştır …
… i nazara alınmaksızın hangi tarihteki kur oranlarının uygulandığı da anlaşılmaksızın istenebilecek bedelin TL karşılığına hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, alacağın «muaccel» olduğu tarihe kadar hesabın niteliğine göre işleyecek faize, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren ise 3095 sayılı Yasa hükümleri uyarınca belirlenecek faize h …
Bu durumda, yukarıda belirtilen kazanılmış haklar ve özellikle davacının tüm kararları «asıl alacak» bakımından temyiz etmemesi gözönüne alınarak, ilk kararla oluşan 140.679,35 TL’yi geçmemek üzere; 94.605,62 Amerikan Dolarının (43.340 + 51.«265»,62), talep tarihi olan 01.12.2003 tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığı hesap edilmek suretiyle bulunacak meblağın 18.02.2004 tarihinden itibaren bankala …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · asıl alacak · maddi tazminat · karar verilmesine yer olmadığına · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… uğu, davacının bu nedenle dava dilekçesinde yer alan 101.249,00 USD'yi talep etme hakkı bulunduğu, ancak yukarıda da belirtildiği gibi davacı yanca temyiz edilmeyen «son» karar da davacının asıl alacağının toplam 94.605,62 USD üzerinden kabul edildiği, bu kararın da davacı yanca temyiz edilmemesi nedeniyle bu miktarın da davalı yönünden «usulü kazanılmış hak» oluşturduğu gerekçesi ile, davanın kısmen kabulü ile, 94.605,62 USD'nin 18/02/2004 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca ABD doları cinsi dövize uygulanan değişen oranlarda faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacının manevi tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden bu hususta tekrar karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ayrıca, davacının «son» kararı faiz başlangıcı yönünden temyiz etmemesi nedeniyle faiz başlangıcının 18.02.2004 tarihi olacağı, bu hususun da davalı bakımından «usuli kazanılmış hak» oluşturacağı izahtan varestedir.
Bu bakımdan davalı banka yönünden «usuli kazanılmış hak» doğrumuştur.
… şlangıç ve oranlarının tespiti gerektiğinden..." denilerek davalı banka yararına bozulmuş; bu bozmaya mahkemece uyulması üzerine bu kez manevi tazminatın reddine ve «maddi tazminatın» kısmen kabulü ile 43.340,00 Amerikan Doları’nın 26.08.2003, 51.«265»,62 Amerikan Dolarının da 01.09.2003 tarihinden itibaren tahsiline karar verilmiş ve bu karar davalı banka tarafından temyiz edilmiş olmakla, yine Dairemizin 12.09.2019 tarihli ve 2018/4067 E., 2019/5341 K. sayılı ilamı ile “.... mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, «faiz başlangıç tarihi» olarak talebi aşar şekilde 26.08.2003 ve 01.09.2003 tarihleri esas alınmış, uygulanacak faiz oranı da Dairemiz bozma ilamında belirtildiği şekilde hesaplanmamıştır …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/70 E. 2020/3941 K.
Ortak:i̇i̇k 265 · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulan bozma ilamına göre, davanın kısmen kabulüne, 43.340,00 USD'nin 26/08/2003 tarihinden itibaren, 51.«265»,62 USD'nin 01/09/2003 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca Amerikan doları cinsi dövize uygulanan değişen oranlarda faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamına göre, davanın kısmen kabulüne, 43.340,00 USD'nin 26.08.2003 tarihinden itibaren, 51.«265»,62 USD'nin 01.09.2003 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca Amerikan doları cinsi dövize uygulanan değişen oranlarda faizi ile birlikte dav …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2444 E. 2024/843 K.
Ortak:faiz başlangıç tarihi · i̇i̇k 265 · muacceliyet
İncelediğiniz karardaMahkemece uyulan bozma ilamına göre, davanın kısmen kabulüne, 43.340,00 USD'nin 26/08/2003 tarihinden itibaren, 51.«265»,62 USD'nin 01/09/2003 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca Amerikan doları cinsi dövize uygulanan değişen oranlarda faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
… i nazara alınmaksızın hangi tarihteki kur oranlarının uygulandığı da anlaşılmaksızın istenebilecek bedelin TL karşılığına hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, alacağın «muaccel» olduğu tarihe kadar hesabın niteliğine göre işleyecek faize, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren ise 3095 sayılı yasa hükümleri uyarınca belirlenecek faize h …
… aşlangıç ve oranlarının tespiti gerektiğinden..." denilerek hüküm davalı banka yararına bozulmuş; mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, «faiz başlangıç tarihi» olarak talebi aşar şekilde 26.08.2003 ve 01.09.2003 tarihleri esas alınmış, uygulanacak faiz oranı da Dairemiz bozma ilamında belirtildiği şekilde hesaplanmamıştır …
Benzer bu kararda… şlangıç ve oranlarının tespiti gerektiğinden..." denilerek davalı banka yararına bozulmuş; bu bozmaya mahkemece uyulması üzerine bu kez manevi tazminatın reddine ve «maddi tazminatın» kısmen kabulü ile 43.340,00 Amerikan Doları’nın 26.08.2003, 51.«265»,62 Amerikan Dolarının da 01.09.2003 tarihinden itibaren tahsiline karar verilmiş ve bu karar davalı banka tarafından temyiz edilmiş olmakla, yine Dairemizin 12.09.2019 tarihli ve 2018/4067 E., 2019/5341 K. sayılı ilamı ile “.... mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, «faiz başlangıç tarihi» olarak talebi aşar şekilde 26.08.2003 ve 01.09.2003 tarihleri esas alınmış, uygulanacak faiz oranı da Dairemiz bozma ilamında belirtildiği şekilde hesaplanmamıştır …
… i nazara alınmaksızın hangi tarihteki kur oranlarının uygulandığı da anlaşılmaksızın istenebilecek bedelin TL karşılığına hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, alacağın «muaccel» olduğu tarihe kadar hesabın niteliğine göre işleyecek faize, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren ise 3095 sayılı Yasa hükümleri uyarınca belirlenecek faize h …
Bu durumda, yukarıda belirtilen kazanılmış haklar ve özellikle davacının tüm kararları «asıl alacak» bakımından temyiz etmemesi gözönüne alınarak, ilk kararla oluşan 140.679,35 TL’yi geçmemek üzere; 94.605,62 Amerikan Dolarının (43.340 + 51.«265»,62), talep tarihi olan 01.12.2003 tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığı hesap edilmek suretiyle bulunacak meblağın 18.02.2004 tarihinden itibaren bankala …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:re'sen gözetilme · taleple bağlılık · tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · usuli kazanılmış hak · direnme kararı · kazanılmış hak · kamu düzeni
Benzer bu kararda… n davalılar tarafından temyiz edildiğini ancak TL üzerinden karar verilmesinin temyize konu edilmediğini, Yargıtay bozma ilamlarının birbiri ile çelişkili olduğunu, «taleple bağlılık» ilkesinden vazgeçilerek TL üzerinden karar verilmesinin enflasyonist bir dönemde alacaklının parasının erimesi ve adaletin tecelli etmemesine neden olduğunu, Mahkemece «direnme» kararı verilmesi gerektiğini, usuli kazanılmış hakkın usul hukuku bakımından tartışmalı bir konu olduğunu, taleple bağlılık ilkesinin «kamu düzeni» ile ilgili olduğunu ve kamu düzenini ilgilendiren durumlarda usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceğini, bu hususun Yargıtay içtihatlarında da benimsendiğini, usu …
Bu bakımdan davalı banka yönünden «usuli kazanılmış hak» doğrumuştur.
Ayrıca, davacının «son» kararı faiz başlangıcı yönünden temyiz etmemesi nedeniyle faiz başlangıcının 18.02.2004 tarihi olacağı, bu hususun da davalı bakımından «usuli kazanılmış hak» oluşturacağı izahtan varestedir.
… USD'nin karşılığının 137.572,56 TL olduğu ve bozma ilamı doğrultusunda davalı ...Ş. aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile (diğer davalı hakkında verilen hükümle «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla) 137.572,56 TL'nin 18.02.2004 tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine, davalı . …
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12685 E. 2016/963 K.
Ortak:muacceliyet · Alacak
İncelediğiniz kararda… i nazara alınmaksızın hangi tarihteki kur oranlarının uygulandığı da anlaşılmaksızın istenebilecek bedelin TL karşılığına hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, alacağın «muaccel» olduğu tarihe kadar hesabın niteliğine göre işleyecek faize, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren ise 3095 sayılı yasa hükümleri uyarınca belirlenecek faize h …
Benzer bu kararda… i nazara alınmaksızın hangi tarihteki kur oranlarının uygulandığı da anlaşılmaksızın istenebilecek bedelin TL karşılığına hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, alacağın «muaccel» olduğu tarihe kadar hesabın niteliğine göre işleyecek faize, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren ise 3095 saylı yasa hükümleri uyarınca belirlenecek faize hü …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zimmet · kişilik hakları · bilirkişi incelemesi · yasal faiz · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ...'ün davacıya ait 86.690 Euro parayı «zimmetine» geçirdiği, davalı bankanın da çalışanının bu haksız hareketinden dolayı oluşan zarardan işveren (adam çalıştıran) olarak sorumlu olduğu, ceza yargılamasında yapılan «bilirkişi incelemelerinde» zarar miktarının 86.690 Euro olduğunun belirlendiği, olayın oluş şekli, olaydan sonraki yaşanan süreç ve davacının bankadaki paranın geliriyle geçimini sağlaması nedeniyle manevi açıdan ızdırap çektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 86.692 Euro'nun Türk Parası karşılığı 140.679,35 TL nin 01.12.2003 tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
3- Davacının manevi tazminat isteminin temelinde, davalıların dava konusu işlemlerdeki «kusuru» ve sorumlulukları yatmaktadır.
Somut olayda, dava konusu edilen işlemlerde davacının «kişilik haklarına» tecavüzün bulunduğu sonucuna varılamayacağından, 818 Sayılı BK'nun 49. maddesindeki koşulların oluşmadığı nazara alınarak manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken bu istemin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17342 E. 2013/16035 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket zararı · havale · avans faizi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDavacı taraf, 07.02.2012 «havale» tarihli dilekçesi ile 29.000 TL'lik isteme ilişkin olarak «son» ödeme tarihi olan 25.06.2005 tarihinden itibaren «avans faizi» talep ettiği halde, talebi aşar şekilde anılan tarihten önceki ödeme tarihleri esas alınarak faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalı ... ve ...'un 9.850 TL ve 29.000 TL yönünden «şirketi zarara» uğrattığı, davalı ... ... yönünden davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın reddine, davalı Ümut ve Ayhan yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8808 E. 2022/5144 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6425 E. 2017/5306 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4067 E. , 2019/5341 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 11.05.2018 tarih ve 2018/31-2018/372 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.09.2019 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..., davalı ... vekili Av. ... ve diğer davalı ...Ş Antalya Şube Müdürlüğü vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde bulunan 100.000 USD ve 36.000,00 TL parasının davalı ... tarafından davacının duyduğu güven nedeniyle verdiği boş imzalı dekontlar kullanılmak suretiyle çekildiğini, davalı ...'ün, zaman zaman küçük kağıt parçaları üzerine davacının parasının miktarını ve tarihini yazıp verdiğini, davacı paranın dökümünü gösteren banka cüzdanını almak istediğinde davalı ...'ün müvekkiline çeşitli bahanelerle hesap cüzdanın dökümlerini vermediğini, bir süre sonra davacının ısrarları üzerine biri vadeli 50.000 Dolar diğeri vadesiz 50.000 Dolar, üzerinde davacının adı olan banka cüzdanlarını verdiğini, Lara Finansbank şubesinde davacının hesabında yapılan kontrol sonrasında 7 bin küsur dolar döviz ve TL hesabında ise 19 Milyar TL para olduğunun, başkaca parasının olmadığının anlaşıldığını, davalılar hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek, 101.249 Amerikan Doları'nın 01.12.2003 tarihinden itibaren, 20.000,00 TL mevduatın da 08.09.2003 tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsilini, ayrıca 20.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davanın kısmen kabulüne, 43.340,00 USD'nin 26/08/2003 tarihinden itibaren, 51.265,62 USD'nin 01/09/2003 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca Amerikan doları cinsi dövize uygulanan değişen oranlarda faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davacının davalı banka nezdindeki hesabındaki parasının diğer davalı banka çalışanının usulsüz işlemleri ile çekildiği iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Dairemiz bozma ilamında, "... dava dilekçesinde 101.249 Amerikan dolarının 01.12.2003 tarihinden itibaren, 20.000,00 TL (20.000.000.000 eski TL) mevduatın da 08.09.2003 tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsili istenmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne, 86.692 Euro'nun Türk Parası karşılığı 140.679,35 TL'nin 01.12.2003 tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmedilmiştir. Hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği nazara alınarak davacının talebi nazara alınmaksızın hangi tarihteki kur oranlarının uygulandığı da anlaşılmaksızın istenebilecek bedelin TL karşılığına hükmedilmesi doğru olmadığı gibi, alacağın muaccel olduğu tarihe kadar hesabın niteliğine göre işleyecek faize, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren ise 3095 sayılı yasa hükümleri uyarınca belirlenecek faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Bu suretle, temyiz edenin sıfatına göre kazanılmış haklar saklı kalmak kaydıyla davada yer alan talep nazara alınarak alacağın belirlenmesi, yine hesap türü, davacının dava konusu ettiği alacağını bankadan talep ettiği tarih gözetilerek faiz başlangıç ve oranlarının tespiti gerektiğinden..." denilerek hüküm davalı banka yararına bozulmuş; mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, faiz başlangıç tarihi olarak talebi aşar şekilde 26.08.2003 ve 01.09.2003 tarihleri esas alınmış, uygulanacak faiz oranı da Dairemiz bozma ilamında belirtildiği şekilde hesaplanmamıştır.
Bu durumda, Dairemiz bozma ilamı nazara alınarak, temyiz edenin sıfatına göre kazanılmış haklar saklı kalmak kadıyla faiz başlangıç ve oranlarının tespiti gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı bankaya verilmesine, 12/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/538093600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz