Endüstriyel tasarım tecavüz | Men
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/8442 E. 2013/10699 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denetime elverişli rapor↗ i̇i̇k 266↗ tescilsiz tasarım↗ sicilden terkin↗ denetime elverişlilik↗ uyuşmazlık konusu↗ terkin↗ ayırt edicilik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı/karşı davacı ürünlerinin yenilik ve ayırt edicilik vasfı taşımadığı böylelikle davacı/karşı davacı eyleminin de tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davacı/karşı davalıya ait T5 kodlu ürünün davalıya ait 08/04/2009 tarihli 02878 nolu, 12/06/2009 tarihli 01595 nolu tasarımlara ihlal oluşturmadığının tespitine, tecavüz bulunmadığının tespitine, davalı adına kayıtlı 08/04/2009 tarihli 02878 nolu ve 12/06/2009 tarihli 01595 nolu tasarımların hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmelerine, davalı/karşı davacının tasarıma tecavüzün tespiti ve önlenmesi ile bağlı taleplerinin bulunduğu davasının sabit olmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı/karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu uyarınca, davacı tarafından üretilen ürünlerin davalı adına tescilli tasarıma tecavüz oluşturmadığının tespitine ve davalı tasarımlarının yenilik unsuruna sahip olmadıklarından bahisle hükümsüzlüklerine karar verilmiştir. 554 sayılı KHK'nın 5,6 ve 7. maddeleri uyarınca yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımlar belge verilerek korunur. Aynı KHK'nın 11. maddesi uyarınca da "bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken buna 7. maddeye uygun olarak o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimle bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımlar dikkate alınır. Koruma kapsamının belirlenmesinde, kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarlama açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğu dikkate alınır." Açıklanan madde hükmüne göre; tasarımların karşılaştırılması, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimle birlikte kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerine ağırlık verilerek yapılması gerekmektedir. Bu bakımdan, yapılacak inceleme HUMK'un 275 vd. maddeleri uyarınca (HMK 266 vd.) özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden mahkemece de bilirkişi görüşüne başvurularak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Ancak, bilirkişi heyetinde marka ve patent vekili ile birlikte elektrik mühendisi görüşü alınmış ise de heyette tasarım konusunda uzman bilirkişi bulunmamaktadır. Oysa, az önce de açıklandığı üzere uyuşmazlığın niteliği itibariyle aralarında bir tasarım uzmanınında bulunduğu bilirkişi heyetinden, 554 sayılı KHK'nın 11. maddesi çerçevesinde uyuşmazlık konusu tasarımların teknik olarak değerlendirilmesi yapıldıktan sonra esasen tasarımların uygulandığı ürünlerin "bilgilenmiş kullanıcıları üzerinde yarattığı genel izlenimin esas alınarak gerçekleştirilecek bir kıyaslama sonucu Yargıtay denetime de elverişli bir rapor alınması gerekirken, asıl dava bakımından yetersiz bilirkişi görüşüne dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı/karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre de karşı davaya yönelik olarak davalı/karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14013 E. 2015/2524 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · denetime elverişlilik
İncelediğiniz kararda1) Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu uyarınca, davacı tarafından üretilen ürünlerin davalı adına «tescilli tasarıma» tecavüz oluşturmadığının tespitine ve davalı tasarımlarının yenilik unsuruna sahip olmadıklarından bahisle hükümsüzlüklerine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bu hususta görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 04/02/2013 tarihli raporda, davalı ürünlerinin davacının «tescilli tasarımları» ile benzer olduğu görüşü bildirilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunu düzenleyen heyette tasarım uzmanı bulunmamaktadır.
Bu nedenle, aralarında tasarımcı bilirkişinin bulunmadığı bir heyetçe verilen ve yukarıda açıklanan değerlendirmeleri içermeyen, «denetime elverişli» olmayıp soyut görüş açıklaması niteliğindeki rapora itibar edilerek sonuca varılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · ilan · haksız rekabet
Benzer bu kararda… rgin şekilde benzer olduğu gerekçesi ile tasarıma müdahale nedeniyle bu ürünlerin üretiminin durdurulmasına, bu ürünlerin piyasaya sürülenlerinin katalogları, diğer «ilan» ve reklam vasıtalarının toplatılmasına, davalının eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğunun tespitine, davacının 554 sayılı KHK'nın 52/b maddesine göre tecavüz edenin tasarımı kullanmakta elde ettiği kazanca göre davacı tarafın tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmakla bilirkişi raporunda hesaplandığı gibi 2,307,75 TL «maddi tazminatın» ve yapılan eylem nedeniyle uygun görülen 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4322 E. 2014/9924 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · bilirkişi incelemesi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece dava açılmadan önce yaptırılan «delil tespit» dosyasında alınan bilirkişi raporu ile yargılama sırasında alınan ilk bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeni bir «bilirkişi incelemesi» yapılmasına karar verilmiş ve bu kapsamda alınan en «son» bilirkişi raporuna itibar edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu husus, anılan KHK'nın 7/«son» maddesinde de düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7273 E. 2013/20988 K.
Ortak:i̇i̇k 266 · tescilsiz tasarım · sicilden terkin · terkin · ayırt edicilik
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı/karşı davacı ürünlerinin yenilik ve «ayırt edicilik» vasfı taşımadığı böylelikle davacı/karşı davacı eyleminin de tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davacı/karşı davalıya ait T5 kodlu ürünün davalıya ait 08/04/2009 tarihli 02878 nolu, 12/06/2009 tarihli 01595 nolu tasarımlara ihlal oluşturmadığının tespitine, tecavüz bulunmadığının tespitine, davalı adına kayıtlı 08/04/2009 tarihli 02878 nolu ve 12/06/2009 tarihli 01595 nolu tasarımların hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmelerine, davalı/karşı davacının tasarıma tecavüzün tespiti ve önlenmesi ile bağlı taleplerinin bulunduğu davasının sabit olmadığından reddine karar verilmişti …
1) Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu uyarınca, davacı tarafından üretilen ürünlerin davalı adına «tescilli tasarıma» tecavüz oluşturmadığının tespitine ve davalı tasarımlarının yenilik unsuruna sahip olmadıklarından bahisle hükümsüzlüklerine karar verilmiştir.
Bu bakımdan, yapılacak inceleme HUMK'un 275 vd. maddeleri uyarınca (HMK «266» vd.) özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden mahkemece de bilirkişi görüşüne başvurularak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu “arkadaşım” markası ile davacının önceki tarihli “dost” markaları arasında «iltibas» yaratacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, iki sözcüğün anlamlarının farklı olduğu, anlam yakınlığının hükümsüzlük «sebebi» olarak yeterli olmadığı, dava konusu endüstriyel tasarım tesciliyönünden ise, davacının önceki tarihli marka ve ambalajları ile karşılaştırıldığında kendisinden önceki tasarımlardan ayırt edici biçimde hazırlanmadığı ve dolayısıyla tescil şartları olan yenilik ve «ayırt edicilik» şartlarını taşımadığı, hükümsüzlüğünün gerektiği, davalının sonradan değiştirdiği kullanımlarının dava tarihi itibariyle, «tescilli tasarım» ve marka kapsamında gerçekleştiği, bu nedenle tescilli bir hakkın kullanımının «haksız rekabet» olarak nitelenemeyeceği, davalının “Bir İndirim Marketi ile aynı fiyat aynı kalite” sloganlı, “Bİ-RE-BİR ürün” şeklinde sloganlı reklam faaliyetinde «karşılaştırmalı reklam» yöntemi uygulandığı, karşılaştırmalı reklamın kendi başına haksız rekabet oluşturmadığı, reklamda, rakibe ilişkin kasıtlı eylemin varolmadığı, bir gönderme yapıldı …
… de “bilgilenmiş kullanıcı gözüyle” yapılacak bir kıyaslama sonucu Yargıtay denetime de elverişli bir rapor alınması gerekirken dava konusu tasarımın hükümsüzlüğü ve «sicilden terkini» bakımından yetersiz bilirkişi görüşüne dayalı olarak davanın bu yönden kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile …
Bu bakımdan yapılacak inceleme, HUMK'nın 275 vd. maddeleri uyarınca (HMK «266» vd.) özel ve teknik bilgiyi gerektirmekte olup, mahkemece de bilirkişi görüşüne başvurularak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karşılaştırmalı reklam · uzman görüşü · iş bölümü · dava sebebi · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu “arkadaşım” markası ile davacının önceki tarihli “dost” markaları arasında «iltibas» yaratacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, iki sözcüğün anlamlarının farklı olduğu, anlam yakınlığının hükümsüzlük «sebebi» olarak yeterli olmadığı, dava konusu endüstriyel tasarım tesciliyönünden ise, davacının önceki tarihli marka ve ambalajları ile karşılaştırıldığında kendisinden önceki tasarımlardan ayırt edici biçimde hazırlanmadığı ve dolayısıyla tescil şartları olan yenilik ve «ayırt edicilik» şartlarını taşımadığı, hükümsüzlüğünün gerektiği, davalının sonradan değiştirdiği kullanımlarının dava tarihi itibariyle, «tescilli tasarım» ve marka kapsamında gerçekleştiği, bu nedenle tescilli bir hakkın kullanımının «haksız rekabet» olarak nitelenemeyeceği, davalının “Bir İndirim Marketi ile aynı fiyat aynı kalite” sloganlı, “Bİ-RE-BİR ürün” şeklinde sloganlı reklam faaliyetinde «karşılaştırmalı reklam» yöntemi uygulandığı, karşılaştırmalı reklamın kendi başına haksız rekabet oluşturmadığı, reklamda, rakibe ilişkin kasıtlı eylemin varolmadığı, bir gönderme yapıldı …
Ancak bilirkişi heyetinde marka vekili ile birlikte gıda mühendisliği «bölümü» öğretim üyesi ile reklam «uzmanının görüşü» alınmış olup, heyette tasarım konusunda uzman bilirkişi bulunmamaktadır.
2- Dava, marka hükümsüzlüğü, tasarım hükümsüzlüğü ve markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» önlenmesine ilişkin olup, yukarıda da özetlendiği gibi mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu uyarınca, davanın kısmen kabulü ile davaya konu markanın hükümsüzlüğü …
4 benzer karar daha
-
Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4300 E. 2017/6161 K.
Ortak:denetime elverişlilik · ayırt edicilik
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı/karşı davacı ürünlerinin yenilik ve «ayırt edicilik» vasfı taşımadığı böylelikle davacı/karşı davacı eyleminin de tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davacı/karşı davalıya ait T5 kodlu ürünün davalıya ait 08/04/2009 tarihli 02878 nolu, 12/06/2009 tarihli 01595 nolu tasarımlara ihlal oluşturmadığının tespitine, tecavüz bulunmadığının tespitine, davalı adına kayıtlı 08/04/2009 tarihli 02878 nolu ve 12/06/2009 tarihli 01595 nolu tasarımların hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmelerine, davalı/karşı davacının tasarıma tecavüzün tespiti ve önlenmesi ile bağlı taleplerinin bulunduğu davasının sabit olmadığından reddine karar verilmişti …
Benzer bu karardaKHK’nin aradığı yenilik ve «ayırt edicilik» koşullarını sağlamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile TPE YİDK'in 2014-T-432 sayılı kararının iptaline, dava konusu 2013/04492/1-2 sıra no’lu tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
554 sayılı KHK’nın 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
… rine ağırlık verilip verilmediği ve seçenek özgürlüğü gibi hususlar dikkate alınarak, aralarında tasarım uzmanın da bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden Yargıtay «denetimine elverişli» olacak şekilde rapor alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, kıyaslanan tasarımlar bakımından 554 sayılı KHK'nin 7. ve 11. maddeleri kapsamında bir değ …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13489 E. 2018/4545 K.
Ortak:tescilsiz tasarım
İncelediğiniz kararda1) Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu uyarınca, davacı tarafından üretilen ürünlerin davalı adına «tescilli tasarıma» tecavüz oluşturmadığının tespitine ve davalı tasarımlarının yenilik unsuruna sahip olmadıklarından bahisle hükümsüzlüklerine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Davacı taraf, aynı zamanda «tescilli tasarımına» tecavüzün engellenmesi ve maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18258 E. 2015/2786 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · uyuşmazlık konusu
İncelediğiniz kararda1) Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu uyarınca, davacı tarafından üretilen ürünlerin davalı adına «tescilli tasarıma» tecavüz oluşturmadığının tespitine ve davalı tasarımlarının yenilik unsuruna sahip olmadıklarından bahisle hükümsüzlüklerine karar verilmiştir.
… de açıklandığı üzere uyuşmazlığın niteliği itibariyle aralarında bir tasarım uzmanınında bulunduğu bilirkişi heyetinden, 554 sayılı KHK'nın 11. maddesi çerçevesinde «uyuşmazlık konusu» tasarımların teknik olarak değerlendirilmesi yapıldıktan sonra esasen tasarımların uygulandığı ürünlerin "bilgilenmiş kullanıcıları üzerinde yarattığı genel izleni …
Benzer bu kararda1- Dava, «tescilli tasarıma» tecavüzün tespiti, önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.
554 sayılı KHK'nın 11. maddesi uyarınca «tescilli tasarımın» koruma kapsamı belirlenirken buna 7. maddeye uygun olarak o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimle bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımlar dikkate alınır.
Tasarımcı bilirkişi tarafından kıyaslanan tasarımlar bakımından özel ve teknik bir değerlendirme yapıldıktan sonra, bu değerlendirme kapsamında bu kez de «uyuşmazlık konusu» tasarımlara konu ürünlerin bilgilenmiş kullanıcıları üzerinde yarattıkları genel izlenim itibariyle benzer olup olmadıkları konusunda görüş bildirmeleri gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14237 E. 2018/5167 K.
Ortak:tescilsiz tasarım
İncelediğiniz kararda1) Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu uyarınca, davacı tarafından üretilen ürünlerin davalı adına «tescilli tasarıma» tecavüz oluşturmadığının tespitine ve davalı tasarımlarının yenilik unsuruna sahip olmadıklarından bahisle hükümsüzlüklerine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, asıl davada davacı-birleşen davalı adına «tescilli tasarımların» dosya kapsamında yer alan tasarım ve ürünler karşısında yenilik niteliğine haiz olduğu, tescilli tasarımın başvuru tarihi olan 03/09/2013 tarihinden önce kamuya aç …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · ilan
Benzer bu karardaTL «maddi tazminatın» tahsiline, tecavüzü oluşturan ürün, bu ürünün tanıtımına ilişkin broşür, üretimine ilişkin özgü kalıp ve benzerlerinin toplanmasına, el konulmasına ve imhasına, hükmün «ilana» ve fazla dair sair maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/8442 E. , 2013/10699 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/03/2012 tarih ve 2011/7-2012/28 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı/Karşı Davalı vekili, davalının müvekkiline ihtarname ile uyarıda bulunarak T5 kodlu aydınlatma ürününün kendilerine ait 02878 ve 01595 nolu tasarımları ihlal ettiğini, taklidi olduğunu belirttiklerini, oysa müvekkilinin ürününün karşı taraf ürünü ile karşılaştırıldığında, sıraladıkları pek çok detay farklılıklarını içerdiğini, benzer olmadıklarını, davalıya ait tescillerde seçenek özgürlüğü vermeyen bir tasarım bulunduğunu ileri sürerek müvekkilinin T5 kodlu yüksek tavan armatürü ürününün karşı tarafın tasarımları ile benzer olmadığının tespitini ve ayrıca her iki tescilinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı/Karşı Davacı vekili, asıl davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacının müvekkilinin tescilli ve yasal haklarının bilerek ihlal edildiğini, ürünlerinin TSE kriterlerine uygun ve kalite belgelerinin olduklarını, tasarımların usule uygun olduklarını savunarak davanın reddini istemiştir. Öte yandan karşı davasında davalının ürünlerini ihlal ettiğini ileri sürerek tasarıma tecavüzün önlenmesini, durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı/karşı davacı ürünlerinin yenilik ve ayırt edicilik vasfı taşımadığı böylelikle davacı/karşı davacı eyleminin de tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davacı/karşı davalıya ait T5 kodlu ürünün davalıya ait 08/04/2009 tarihli 02878 nolu, 12/06/2009 tarihli 01595 nolu tasarımlara ihlal oluşturmadığının tespitine, tecavüz bulunmadığının tespitine, davalı adına kayıtlı 08/04/2009 tarihli 02878 nolu ve 12/06/2009 tarihli 01595 nolu tasarımların hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmelerine, davalı/karşı davacının tasarıma tecavüzün tespiti ve önlenmesi ile bağlı taleplerinin bulunduğu davasının sabit olmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı/karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu uyarınca, davacı tarafından üretilen ürünlerin davalı adına tescilli tasarıma tecavüz oluşturmadığının tespitine ve davalı tasarımlarının yenilik unsuruna sahip olmadıklarından bahisle hükümsüzlüklerine karar verilmiştir. 554 sayılı KHK'nın 5,6 ve 7. maddeleri uyarınca yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımlar belge verilerek korunur. Aynı KHK'nın 11. maddesi uyarınca da "bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken buna 7. maddeye uygun olarak o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimle bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımlar dikkate alınır. Koruma kapsamının belirlenmesinde, kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarlama açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğu dikkate alınır." Açıklanan madde hükmüne göre;
tasarımların karşılaştırılması, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimle birlikte kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerine ağırlık verilerek yapılması gerekmektedir. Bu bakımdan, yapılacak inceleme HUMK'un 275 vd. maddeleri uyarınca (HMK 266 vd.) özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden mahkemece de bilirkişi görüşüne başvurularak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Ancak, bilirkişi heyetinde marka ve patent vekili ile birlikte elektrik mühendisi görüşü alınmış ise de heyette tasarım konusunda uzman bilirkişi bulunmamaktadır. Oysa, az önce de açıklandığı üzere uyuşmazlığın niteliği itibariyle aralarında bir tasarım uzmanınında bulunduğu bilirkişi heyetinden, 554 sayılı KHK'nın 11.
maddesi çerçevesinde uyuşmazlık konusu tasarımların teknik olarak değerlendirilmesi yapıldıktan sonra esasen tasarımların uygulandığı ürünlerin "bilgilenmiş kullanıcıları üzerinde yarattığı genel izlenimin esas alınarak gerçekleştirilecek bir kıyaslama sonucu Yargıtay denetime de elverişli bir rapor alınması gerekirken, asıl dava bakımından yetersiz bilirkişi görüşüne dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı/karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre de karşı davaya yönelik olarak davalı/karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
(1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı/karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı/karşı davacı yararına bozulmasına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı/karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/522303600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz