Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/7273 E. 2013/20988 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karşılaştırmalı reklam↗ uzman görüşü↗ denetime elverişli rapor↗ i̇i̇k 266↗ tescilsiz tasarım↗ sicilden terkin↗ denetime elverişlilik↗ iş bölümü↗ terkin↗ ayırt edicilik↗ dava sebebi↗ haksız rekabet↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu “arkadaşım” markası ile davacının önceki tarihli “dost” markaları arasında iltibas yaratacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, iki sözcüğün anlamlarının farklı olduğu, anlam yakınlığının hükümsüzlük sebebi olarak yeterli olmadığı, dava konusu endüstriyel tasarım tesciliyönünden ise, davacının önceki tarihli marka ve ambalajları ile karşılaştırıldığında kendisinden önceki tasarımlardan ayırt edici biçimde hazırlanmadığı ve dolayısıyla tescil şartları olan yenilik ve ayırt edicilik şartlarını taşımadığı, hükümsüzlüğünün gerektiği, davalının sonradan değiştirdiği kullanımlarının dava tarihi itibariyle, tescilli tasarım ve marka kapsamında gerçekleştiği, bu nedenle tescilli bir hakkın kullanımının haksız rekabet olarak nitelenemeyeceği, davalının “Bir İndirim Marketi ile aynı fiyat aynı kalite” sloganlı, “Bİ-RE-BİR ürün” şeklinde sloganlı reklam faaliyetinde karşılaştırmalı reklam yöntemi uygulandığı, karşılaştırmalı reklamın kendi başına haksız rekabet oluşturmadığı, reklamda, rakibe ilişkin kasıtlı eylemin varolmadığı, bir gönderme yapıldığı ve aynı tarzda, ekonomik sunum yapıldığı, bu bakımdan, anılan reklamın haksız rekabet oluşturmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile marka hükümsüzlüğü ve terkinine ilişkin talebin reddine, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi isteminin reddine, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tesbiti ve önlenmesine ilişkin talebin reddine ve davalı şirket adına kayıtlı 2008/06206 sayılı tasarım tescil belgesindeki tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, marka hükümsüzlüğü, tasarım hükümsüzlüğü ve markaya tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesine ilişkin olup, yukarıda da özetlendiği gibi mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu uyarınca, davanın kısmen kabulü ile davaya konu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine ilişkin talebin reddine, dava konusu yapılan 2008/06206 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, haksız rekabetin önlenmesi ve tespiti istemlerinin reddine, markaya tecavüz, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine yönelik istemlerin reddine karar verilmiştir. 554 sayılı KHK'nın 5, 6 ve 7. maddeleri uyarınca yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımlar belge verilerek korunur. Aynı KHK'nın 11. maddesi uyarınca da bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken, buna 7'nci maddeye uygun olarak o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimle bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımlar dikkate alınır. Koruma kapsamının belirlenmesinde, kıyaslanan tasarımların
farklılıklarından çok ortak özelliklerine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarlama açısından seçenek özgürlüğüne sahip olduğu dikkate alınır. Açıklanan madde hükmüne göre; tasarımların karşılaştırılması, tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimle birlikte kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerine ağırlık verilerek yapılması gerekmektedir. Bu bakımdan yapılacak inceleme, HUMK'nın 275 vd. maddeleri uyarınca (HMK 266 vd.) özel ve teknik bilgiyi gerektirmekte olup, mahkemece de bilirkişi görüşüne başvurularak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Ancak bilirkişi heyetinde marka vekili ile birlikte gıda mühendisliği bölümü öğretim üyesi ile reklam uzmanının görüşü alınmış olup, heyette tasarım konusunda uzman bilirkişi bulunmamaktadır. Oysa az önce de açıklandığı üzere uyuşmazlığın niteliği itibariyle aralarında bir tasarımcı uzmanın da bulunduğu bilirkişi heyetinden, 554 sayılı KHK'nın 11. maddesi çerçevesinde “bilgilenmiş kullanıcı gözüyle” yapılacak bir kıyaslama sonucu Yargıtay denetime de elverişli bir rapor alınması gerekirken dava konusu tasarımın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini bakımından yetersiz bilirkişi görüşüne dayalı olarak davanın bu yönden kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6432 E. 2014/11222 K.
Ortak:karşılaştırmalı reklam · ayırt edicilik · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu “arkadaşım” markası ile davacının önceki tarihli “dost” markaları arasında «iltibas» yaratacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, iki sözcüğün anlamlarının farklı olduğu, anlam yakınlığının hükümsüzlük «sebebi» olarak yeterli olmadığı, dava konusu endüstriyel tasarım tesciliyönünden ise, davacının önceki tarihli marka ve ambalajları ile karşılaştırıldığında kendisinden önceki tasarımlardan ayırt edici biçimde hazırlanmadığı ve dolayısıyla tescil şartları olan yenilik ve «ayırt edicilik» şartlarını taşımadığı, hükümsüzlüğünün gerektiği, davalının sonradan değiştirdiği kullanımlarının dava tarihi itibariyle, «tescilli tasarım» ve marka kapsamında gerçekleştiği, bu nedenle tescilli bir hakkın kullanımının «haksız rekabet» olarak nitelenemeyeceği, davalının “Bir İndirim Marketi ile aynı fiyat aynı kalite” sloganlı, “Bİ-RE-BİR ürün” şeklinde sloganlı reklam faaliyetinde «karşılaştırmalı reklam» yöntemi uygulandığı, karşılaştırmalı reklamın kendi başına haksız rekabet oluşturmadığı, reklamda, rakibe ilişkin kasıtlı eylemin varolmadığı, bir gönderme yapıldı …
2- Dava, marka hükümsüzlüğü, tasarım hükümsüzlüğü ve markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» önlenmesine ilişkin olup, yukarıda da özetlendiği gibi mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu uyarınca, davanın kısmen kabulü ile davaya konu markanın hükümsüzlüğü …
Benzer bu karardaMahkemece, dava konusu .... markası ile davacının önceki tarihli .... markaları arasında «iltibas» yaratacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, iki sözcüğün anlamlarının farklı olduğu, dava konusu endüstriyel tasarım tescili yönünden ise, davacının önceki tarihli marka ve ambalajları ile karşılaştırıldığında kendisinden önceki tasarımlardan ayırt edici biçimde hazırlanmadığı ve dolayısıyla tescil şartları olan yenilik ve «ayırt edicilik» şartlarını taşımadığı, davalının “Bir İndirim Marketi ile aynı fiyat aynı kalite” sloganlı, “Bİ-RE-BİR ürün” şeklinde sloganlı reklam faaliyetinde «karşılaştırmalı reklam» yöntemi uygulandığı, reklamda, rakibe ilişkin kasıtlı eylemin varolmadığı, bir gönderme yapıldığı ve aynı tarzda, ekonomik sunum yapıldığı, bu bakımdan, anılan reklamın «haksız rekabet» oluşturmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile marka hükümsüzlüğü ve terkinine ilişkin talebin reddine, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi isteminin reddi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Endüstriyel tasarım tecavüz | Men
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8442 E. 2013/10699 K.
Ortak:i̇i̇k 266 · tescilsiz tasarım · sicilden terkin · terkin · ayırt edicilik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu “arkadaşım” markası ile davacının önceki tarihli “dost” markaları arasında «iltibas» yaratacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, iki sözcüğün anlamlarının farklı olduğu, anlam yakınlığının hükümsüzlük «sebebi» olarak yeterli olmadığı, dava konusu endüstriyel tasarım tesciliyönünden ise, davacının önceki tarihli marka ve ambalajları ile karşılaştırıldığında kendisinden önceki tasarımlardan ayırt edici biçimde hazırlanmadığı ve dolayısıyla tescil şartları olan yenilik ve «ayırt edicilik» şartlarını taşımadığı, hükümsüzlüğünün gerektiği, davalının sonradan değiştirdiği kullanımlarının dava tarihi itibariyle, «tescilli tasarım» ve marka kapsamında gerçekleştiği, bu nedenle tescilli bir hakkın kullanımının «haksız rekabet» olarak nitelenemeyeceği, davalının “Bir İndirim Marketi ile aynı fiyat aynı kalite” sloganlı, “Bİ-RE-BİR ürün” şeklinde sloganlı reklam faaliyetinde «karşılaştırmalı reklam» yöntemi uygulandığı, karşılaştırmalı reklamın kendi başına haksız rekabet oluşturmadığı, reklamda, rakibe ilişkin kasıtlı eylemin varolmadığı, bir gönderme yapıldı …
… de “bilgilenmiş kullanıcı gözüyle” yapılacak bir kıyaslama sonucu Yargıtay denetime de elverişli bir rapor alınması gerekirken dava konusu tasarımın hükümsüzlüğü ve «sicilden terkini» bakımından yetersiz bilirkişi görüşüne dayalı olarak davanın bu yönden kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile …
Bu bakımdan yapılacak inceleme, HUMK'nın 275 vd. maddeleri uyarınca (HMK «266» vd.) özel ve teknik bilgiyi gerektirmekte olup, mahkemece de bilirkişi görüşüne başvurularak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı/karşı davacı ürünlerinin yenilik ve «ayırt edicilik» vasfı taşımadığı böylelikle davacı/karşı davacı eyleminin de tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davacı/karşı davalıya ait T5 kodlu ürünün davalıya ait 08/04/2009 tarihli 02878 nolu, 12/06/2009 tarihli 01595 nolu tasarımlara ihlal oluşturmadığının tespitine, tecavüz bulunmadığının tespitine, davalı adına kayıtlı 08/04/2009 tarihli 02878 nolu ve 12/06/2009 tarihli 01595 nolu tasarımların hükümsüzlüğüne, «sicilden terkin» edilmelerine, davalı/karşı davacının tasarıma tecavüzün tespiti ve önlenmesi ile bağlı taleplerinin bulunduğu davasının sabit olmadığından reddine karar verilmişti …
1) Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu uyarınca, davacı tarafından üretilen ürünlerin davalı adına «tescilli tasarıma» tecavüz oluşturmadığının tespitine ve davalı tasarımlarının yenilik unsuruna sahip olmadıklarından bahisle hükümsüzlüklerine karar verilmiştir.
Bu bakımdan, yapılacak inceleme HUMK'un 275 vd. maddeleri uyarınca (HMK «266» vd.) özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden mahkemece de bilirkişi görüşüne başvurularak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu
Benzer bu kararda… de açıklandığı üzere uyuşmazlığın niteliği itibariyle aralarında bir tasarım uzmanınında bulunduğu bilirkişi heyetinden, 554 sayılı KHK'nın 11. maddesi çerçevesinde «uyuşmazlık konusu» tasarımların teknik olarak değerlendirilmesi yapıldıktan sonra esasen tasarımların uygulandığı ürünlerin "bilgilenmiş kullanıcıları üzerinde yarattığı genel izleni …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14013 E. 2015/2524 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · denetime elverişlilik · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu “arkadaşım” markası ile davacının önceki tarihli “dost” markaları arasında «iltibas» yaratacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, iki sözcüğün anlamlarının farklı olduğu, anlam yakınlığının hükümsüzlük «sebebi» olarak yeterli olmadığı, dava konusu endüstriyel tasarım tesciliyönünden ise, davacının önceki tarihli marka ve ambalajları ile karşılaştırıldığında kendisinden önceki tasarımlardan ayırt edici biçimde hazırlanmadığı ve dolayısıyla tescil şartları olan yenilik ve «ayırt edicilik» şartlarını taşımadığı, hükümsüzlüğünün gerektiği, davalının sonradan değiştirdiği kullanımlarının dava tarihi itibariyle, «tescilli tasarım» ve marka kapsamında gerçekleştiği, bu nedenle tescilli bir hakkın kullanımının «haksız rekabet» olarak nitelenemeyeceği, davalının “Bir İndirim Marketi ile aynı fiyat aynı kalite” sloganlı, “Bİ-RE-BİR ürün” şeklinde sloganlı reklam faaliyetinde «karşılaştırmalı reklam» yöntemi uygulandığı, karşılaştırmalı reklamın kendi başına haksız rekabet oluşturmadığı, reklamda, rakibe ilişkin kasıtlı eylemin varolmadığı, bir gönderme yapıldı …
2- Dava, marka hükümsüzlüğü, tasarım hükümsüzlüğü ve markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» önlenmesine ilişkin olup, yukarıda da özetlendiği gibi mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu uyarınca, davanın kısmen kabulü ile davaya konu markanın hükümsüzlüğü …
Benzer bu kararda… rgin şekilde benzer olduğu gerekçesi ile tasarıma müdahale nedeniyle bu ürünlerin üretiminin durdurulmasına, bu ürünlerin piyasaya sürülenlerinin katalogları, diğer «ilan» ve reklam vasıtalarının toplatılmasına, davalının eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğunun tespitine, davacının 554 sayılı KHK'nın 52/b maddesine göre tecavüz edenin tasarımı kullanmakta elde ettiği kazanca göre davacı tarafın tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmakla bilirkişi raporunda hesaplandığı gibi 2,307,75 TL «maddi tazminatın» ve yapılan eylem nedeniyle uygun görülen 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bu hususta görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 04/02/2013 tarihli raporda, davalı ürünlerinin davacının «tescilli tasarımları» ile benzer olduğu görüşü bildirilmiş ise de, söz konusu bilirkişi raporunu düzenleyen heyette tasarım uzmanı bulunmamaktadır.
Bu nedenle, aralarında tasarımcı bilirkişinin bulunmadığı bir heyetçe verilen ve yukarıda açıklanan değerlendirmeleri içermeyen, «denetime elverişli» olmayıp soyut görüş açıklaması niteliğindeki rapora itibar edilerek sonuca varılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · ilan
Benzer bu kararda… rgin şekilde benzer olduğu gerekçesi ile tasarıma müdahale nedeniyle bu ürünlerin üretiminin durdurulmasına, bu ürünlerin piyasaya sürülenlerinin katalogları, diğer «ilan» ve reklam vasıtalarının toplatılmasına, davalının eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğunun tespitine, davacının 554 sayılı KHK'nın 52/b maddesine göre tecavüz edenin tasarımı kullanmakta elde ettiği kazanca göre davacı tarafın tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmakla bilirkişi raporunda hesaplandığı gibi 2,307,75 TL «maddi tazminatın» ve yapılan eylem nedeniyle uygun görülen 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4300 E. 2017/6161 K.
Ortak:denetime elverişlilik · ayırt edicilik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu “arkadaşım” markası ile davacının önceki tarihli “dost” markaları arasında «iltibas» yaratacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, iki sözcüğün anlamlarının farklı olduğu, anlam yakınlığının hükümsüzlük «sebebi» olarak yeterli olmadığı, dava konusu endüstriyel tasarım tesciliyönünden ise, davacının önceki tarihli marka ve ambalajları ile karşılaştırıldığında kendisinden önceki tasarımlardan ayırt edici biçimde hazırlanmadığı ve dolayısıyla tescil şartları olan yenilik ve «ayırt edicilik» şartlarını taşımadığı, hükümsüzlüğünün gerektiği, davalının sonradan değiştirdiği kullanımlarının dava tarihi itibariyle, «tescilli tasarım» ve marka kapsamında gerçekleştiği, bu nedenle tescilli bir hakkın kullanımının «haksız rekabet» olarak nitelenemeyeceği, davalının “Bir İndirim Marketi ile aynı fiyat aynı kalite” sloganlı, “Bİ-RE-BİR ürün” şeklinde sloganlı reklam faaliyetinde «karşılaştırmalı reklam» yöntemi uygulandığı, karşılaştırmalı reklamın kendi başına haksız rekabet oluşturmadığı, reklamda, rakibe ilişkin kasıtlı eylemin varolmadığı, bir gönderme yapıldı …
Benzer bu karardaKHK’nin aradığı yenilik ve «ayırt edicilik» koşullarını sağlamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile TPE YİDK'in 2014-T-432 sayılı kararının iptaline, dava konusu 2013/04492/1-2 sıra no’lu tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
554 sayılı KHK’nın 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
… rine ağırlık verilip verilmediği ve seçenek özgürlüğü gibi hususlar dikkate alınarak, aralarında tasarım uzmanın da bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden Yargıtay «denetimine elverişli» olacak şekilde rapor alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, kıyaslanan tasarımlar bakımından 554 sayılı KHK'nin 7. ve 11. maddeleri kapsamında bir değ …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4322 E. 2014/9924 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · bilirkişi incelemesi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece dava açılmadan önce yaptırılan «delil tespit» dosyasında alınan bilirkişi raporu ile yargılama sırasında alınan ilk bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için yeni bir «bilirkişi incelemesi» yapılmasına karar verilmiş ve bu kapsamda alınan en «son» bilirkişi raporuna itibar edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu husus, anılan KHK'nın 7/«son» maddesinde de düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13489 E. 2018/4545 K.
Ortak:tescilsiz tasarım
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu “arkadaşım” markası ile davacının önceki tarihli “dost” markaları arasında «iltibas» yaratacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, iki sözcüğün anlamlarının farklı olduğu, anlam yakınlığının hükümsüzlük «sebebi» olarak yeterli olmadığı, dava konusu endüstriyel tasarım tesciliyönünden ise, davacının önceki tarihli marka ve ambalajları ile karşılaştırıldığında kendisinden önceki tasarımlardan ayırt edici biçimde hazırlanmadığı ve dolayısıyla tescil şartları olan yenilik ve «ayırt edicilik» şartlarını taşımadığı, hükümsüzlüğünün gerektiği, davalının sonradan değiştirdiği kullanımlarının dava tarihi itibariyle, «tescilli tasarım» ve marka kapsamında gerçekleştiği, bu nedenle tescilli bir hakkın kullanımının «haksız rekabet» olarak nitelenemeyeceği, davalının “Bir İndirim Marketi ile aynı fiyat aynı kalite” sloganlı, “Bİ-RE-BİR ürün” şeklinde sloganlı reklam faaliyetinde «karşılaştırmalı reklam» yöntemi uygulandığı, karşılaştırmalı reklamın kendi başına haksız rekabet oluşturmadığı, reklamda, rakibe ilişkin kasıtlı eylemin varolmadığı, bir gönderme yapıldı …
Benzer bu kararda2- Davacı taraf, aynı zamanda «tescilli tasarımına» tecavüzün engellenmesi ve maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/7273 E. , 2013/20988 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.12.2012 tarih ve 2012/23-2012/134 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 05 Haziran 1995’de kurulduğunu, mağazacılık alanında kendi markalarının da yer aldığı pek çok ürünün perakende satışı faaliyetinde bulunduğunu, davalının 2009/24395 nolu “arkadaşım” markasının müvekkiline ait “dost” markaları arasında anlam ve görsel benzerlikler bulunduğunu, karıştırma ve bağlantı ihtimali yarattığını, öte yandan, davalı şirket adına kayıtlı 2008/06206 sayılı tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğünün gerektiğini, 5, 6, 7. maddede yazılı şartların dava konusu tasarımda bulunmadığını, müvekkiline ait önceki tarihlerden beri kullanılan ürün ambalajları ile ayniyet derecesinde benzer olduğunu, davalı şirketin basiretli bir tacir gibi davranmadığını, kötü niyetli olduğunu, müvekkiline ait “dost” markalı ürünleri ile marka ve ambalaj taklidi yoluyla iltibasa yol açtığını, el ilanları dağıtarak “bir indirim marketinde satılan 800’ü aşkın gıda, gıdadışı bakkaliye, taze gıda ve taze gıda ürünlerinden oluşan birebir ürünler ailesinin fiyatlarını “bir indirim marketine eşitliyoruz” şeklinde ifadeler kullandığını, dağıttığı el ilanlarıyla da kullandığı sloganın ilk üç sözcüğün baş harfleri ile müvekkilinin unvan ve markasına gönderme yaptığını iddia ederek, davalı şirket adına kayıtlı 2009/24395 sayılı “arkadaşım” markasının ve 2008/06206 sayılı “ambalaj ve deseni” adlı endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüklerini, davalının mevcut kullanımının markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitini, önlenmesini, davalı şirketin “birebir ürün” temalı reklamlarının haksız rekabet oluşturması nedeniyle önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin marka ve tasarımı ile davacıya ait markalar ve ambalajları tamamının farklı olduğunu, tecavüz ve haksız rekabetin bulunmadığını, müvekkilinin tescilli ve bazıları başvuru halinde 150’den fazla markası bulunduğunu, 2008/61515 nolu mavi zemin üzerine yazılı “arkadaş” markasının ve 29. sınıfta yer alan malları kapsayan 2009/24395 sayılı düz yazı ile "arkadaşım" ibareli marka tescillerinin sahibi olduğunu, ayrıca 2008/06206 nolu tasarımın sahibi olduklarını, taraf markaları arasında benzer ve seri marka izlenimi ihtimalinin bulunmadığını, görsel ve işitsel hiçbir benzerlik bulunmadığını, tescilli tasarımlarının da usule uygun tescillendiğini, öncekilerden %100 farklı olmalarının beklenemeyeceğini, belli yönlerinin yenilik arz etmesinin yeterli olduğunu, seçenek özgürlüğünün dikkate alınması gerektiğini, piyasada yer alan sair firmalara ait ürün ambalajları incelendiğinde beyaz, mavi ve turuncu renklerin sıkça kullanılmış olduğunun görüleceğini, müvekkilinin tasarımına ait öncelik özelliği taşıyan figürlerin davacının görsel ambalaj özelliklerinden farklı olduğunu, reklam yoluyla haksız rekabet iddialarının da yersiz olduğunu, ortalama tüketicinin bu reklamı gördüğünde BİM mağazalarını anımsaması için bir sebep bulunmadığı ve reklamlarda müvekkili Kipa’nın işaretlerinin yer aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava konusu “arkadaşım” markası ile davacının önceki tarihli “dost” markaları arasında iltibas yaratacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, iki sözcüğün anlamlarının farklı olduğu, anlam yakınlığının hükümsüzlük sebebi olarak yeterli olmadığı, dava konusu endüstriyel tasarım tesciliyönünden ise, davacının önceki tarihli marka ve ambalajları ile karşılaştırıldığında kendisinden önceki tasarımlardan ayırt edici biçimde hazırlanmadığı ve dolayısıyla tescil şartları olan yenilik ve ayırt edicilik şartlarını taşımadığı, hükümsüzlüğünün gerektiği, davalının sonradan değiştirdiği kullanımlarının dava tarihi itibariyle, tescilli tasarım ve marka kapsamında gerçekleştiği, bu nedenle tescilli bir hakkın kullanımının haksız rekabet olarak nitelenemeyeceği, davalının “Bir İndirim Marketi ile aynı fiyat aynı kalite” sloganlı, “Bİ-RE-BİR ürün” şeklinde sloganlı reklam faaliyetinde karşılaştırmalı reklam yöntemi uygulandığı, karşılaştırmalı reklamın kendi başına haksız rekabet oluşturmadığı, reklamda, rakibe ilişkin kasıtlı eylemin varolmadığı, bir gönderme yapıldığı ve aynı tarzda, ekonomik sunum yapıldığı, bu bakımdan, anılan reklamın haksız rekabet oluşturmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile marka hükümsüzlüğü ve terkinine ilişkin talebin reddine, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi isteminin reddine, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tesbiti ve önlenmesine ilişkin talebin reddine ve davalı şirket adına kayıtlı 2008/06206 sayılı tasarım tescil belgesindeki tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, marka hükümsüzlüğü, tasarım hükümsüzlüğü ve markaya tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesine ilişkin olup, yukarıda da özetlendiği gibi mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu uyarınca, davanın kısmen kabulü ile davaya konu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine ilişkin talebin reddine, dava konusu yapılan 2008/06206 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, haksız rekabetin önlenmesi ve tespiti istemlerinin reddine, markaya tecavüz, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine yönelik istemlerin reddine karar verilmiştir. 554 sayılı KHK'nın 5, 6 ve 7. maddeleri uyarınca yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımlar belge verilerek korunur. Aynı KHK'nın 11. maddesi uyarınca da bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken, buna 7'nci maddeye uygun olarak o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimle bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımlar dikkate alınır.
Koruma kapsamının belirlenmesinde, kıyaslanan tasarımların
farklılıklarından çok ortak özelliklerine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarlama açısından seçenek özgürlüğüne sahip olduğu dikkate alınır. Açıklanan madde hükmüne göre; tasarımların karşılaştırılması, tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimle birlikte kıyaslanan tasarımların farklılıklarından çok ortak özelliklerine ağırlık verilerek yapılması gerekmektedir. Bu bakımdan yapılacak inceleme, HUMK'nın 275 vd. maddeleri uyarınca (HMK 266 vd.) özel ve teknik bilgiyi gerektirmekte olup, mahkemece de bilirkişi görüşüne başvurularak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Ancak bilirkişi heyetinde marka vekili ile birlikte gıda mühendisliği bölümü öğretim üyesi ile reklam uzmanının görüşü alınmış olup, heyette tasarım konusunda uzman bilirkişi bulunmamaktadır.
Oysa az önce de açıklandığı üzere uyuşmazlığın niteliği itibariyle aralarında bir tasarımcı uzmanın da bulunduğu bilirkişi heyetinden, 554 sayılı KHK'nın 11. maddesi çerçevesinde “bilgilenmiş kullanıcı gözüyle” yapılacak bir kıyaslama sonucu Yargıtay denetime de elverişli bir rapor alınması gerekirken dava konusu tasarımın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini bakımından yetersiz bilirkişi görüşüne dayalı olarak davanın bu yönden kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 20.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045562200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz