Menfi Tespit-İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/11614 E. 2013/10335 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıplı teslim↗ davadan feragat↗ vade↗ istirdat↗ feragat↗ menfi tespit↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, birleştirilen davadan feragat edilmiş olması nedeniyle buna ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine, asıl dava yönünden ise; ...’a ait iş yerinin kiracıları olan davalılar ile davacılar arasında 15/09/2008 tarihinde toplam 16.000,00 TL bedelli İş yeri Devir Sözleşmesi düzenlendiği, taşınmazın imara aykırı olduğundan dolayı işyeri açma ruhsatının verilmediği ve iş yerinin mühürlendiği, davalıların noksansız olarak iş yerini davacılara teslim etmedikleri, davacıların uhdesinde bulunan demirbaşların 2. el değerlerinin davacıların ödediği nakit bedelden tenzil edilmesi gerektiği ve davacılarca verilen senetlerin de iş yerinin ayıplı olarak teslim edilmiş olması nedeniyle karşılıksız kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 1.480 TL nin davalılardan tahsiline, İzmir 5.İcra Müdürlüğünün 2009/ 1690 esas sayılı takip dosyasında takibe konu edilen 15.01.2009 vade, 15.09.2008 keşide tarihli 5.000 TL bedelli senet ve yine İzmir 5.İcra Müdürlüğünün 2009/684 esas sayılı takip dosyasındaki takibe konu edilen 15.09.2008 keşide 15.11.2009 vade tarihli 5.000 TL bedelli senetler ile ilgili olarak davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı asıl dosya taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Taraflar arasında düzenlenen devir sözleşmesi ile davalı tarafından davacılara teslim edilen demirbaşların değerinin, davalının talebi olmadığı ve davacı da iadeye hazır olduğunu beyan ettiği halde, talep edilen miktardan düşülerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3- Davaya konu senetlerin dava devam ederken ödendiği ileri sürülmüş olup, iki adet senet bedelinin ne kadarının icra dosyasına ödendiği belirlenmeden ve ödenen senet bedeli kadar menfi tespit davasının, istirdat davasına dönüştüğü dikkate alınmaksızın senetler yönünden menfi tespit karar verilmesi doğru olmamıştır.
4- Davacılar her ne kadar dava dilekçesinde faiz talep etmemiş ise de, daha sonraki dilekçeleri ile faiz talep etmiş olup davalı da iddianın genişletilmesine karşı çıkmadığına göre faiz talebinin nazara alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5116 E. 2016/2711 K.
Ortak:istirdat · menfi tespit · teslim
İncelediğiniz kararda3- Davaya konu senetlerin dava devam ederken ödendiği ileri sürülmüş olup, iki adet senet bedelinin ne kadarının icra dosyasına ödendiği belirlenmeden ve ödenen senet bedeli kadar «menfi tespit» davasının, «istirdat» davasına dönüştüğü dikkate alınmaksızın senetler yönünden menfi tespit karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, birleştirilen «davadan feragat» edilmiş olması nedeniyle buna ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine, asıl dava yönünden ise; ...’a ait iş yerinin kiracıları olan davalılar ile davacılar arasında 15/09/2008 tarihinde toplam 16.000,00 TL bedelli İş yeri Devir Sözleşmesi düzenlendiği, taşınmazın imara aykırı olduğundan dolayı işyeri açma ruhsatının verilmediği ve iş yerinin mühürlendiği, davalıların noksansız olarak iş yerini davacılara «teslim» etmedikleri, davacıların uhdesinde bulunan demirbaşların 2. el değerlerinin davacıların ödediği nakit bedelden tenzil edilmesi gerektiği ve davacılarca verilen senetlerin de iş yerinin ayıplı olarak teslim edilmiş olması nedeniyle karşılıksız kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 1.480 TL nin davalılardan tahsiline, İzmir 5.İcra Müdürlüğünün 2009/ 1690 esas sayılı takip dosyasında takibe konu edilen 15.01.2009 «vade», 15.09.2008 keşide tarihli 5.000 TL bedelli senet ve yine İzmir 5.İcra Müdürlüğünün 2009/684 esas sayılı takip dosyasındaki takibe konu edilen 15.09.2008 keşide 15 …
2- Taraflar arasında düzenlenen devir sözleşmesi ile davalı tarafından davacılara «teslim» edilen demirbaşların değerinin, davalının talebi olmadığı ve davacı da iadeye hazır olduğunu beyan ettiği halde, talep edilen miktardan düşülerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda… atına aykırı olması nedeniyle iş yeri açma ruhsatının alınamadığı ve iş yerinin mühürlendiği, davalıların bu tespit karşısında iş yerini noksansız olarak davacılara «teslim» etmedikleri gibi düzenleme devir sözleşmesi nedeniyle davalılar tarafından davacılara teslim edilen demirbaşların davacılar tarafından iadeye hazır olarak bulundurulduğu, yine sözleşme nedeni ile verilen takip dosyasına konu olan senetlerin devir sözleşmesinin yerine getirilememesi ve sözleşmeye konu olan binanın imar mevzuatına aykırılığı nedeniyle «ayıplı mal» konumunda bulunması nedeniyle devir sözleşmesi gereğince 6.000,00TL olarak ödenen peşinatın davacılara geri verilmesi gerektiği gibi, icra takibine konu olan ve yine devir sözleşmesi gereğince verilen senetlerin de «bedelsiz» kaldığı, ancak dava devam ederken dava ve takibe konu senetlerin ödendiği, bu durumda icra müdürlüklerinden alınan yazı cevapları dikkate alındığında takibe konu olan senetler nedeniyle de 6.844,00TL ödemede bulunulduğu, bu ödemeler nedeniyle açılan «menfi tespit» davasının kendiliğinden «istirdat» davasına dönüştüğü gerekçesiyle asıl davanın kabulüne karar verilmiştir.
2-Asıl dava, işletme devir sözleşmesine dayalı «istirdat» ve «menfi tespit» istemine ilişkin olup, devir sözleşmesine konu demirbaşların halen devreden davacılarda olması karşında mahkemece tahsil hükmünün demirbaşların davalılara davacılarca iade edilmesi koşulu ile kurulması gerektiğinin gözardı edilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayıplı mal · bedelsizlik
Benzer bu kararda… atına aykırı olması nedeniyle iş yeri açma ruhsatının alınamadığı ve iş yerinin mühürlendiği, davalıların bu tespit karşısında iş yerini noksansız olarak davacılara «teslim» etmedikleri gibi düzenleme devir sözleşmesi nedeniyle davalılar tarafından davacılara teslim edilen demirbaşların davacılar tarafından iadeye hazır olarak bulundurulduğu, yine sözleşme nedeni ile verilen takip dosyasına konu olan senetlerin devir sözleşmesinin yerine getirilememesi ve sözleşmeye konu olan binanın imar mevzuatına aykırılığı nedeniyle «ayıplı mal» konumunda bulunması nedeniyle devir sözleşmesi gereğince 6.000,00TL olarak ödenen peşinatın davacılara geri verilmesi gerektiği gibi, icra takibine konu olan ve yine devir sözleşmesi gereğince verilen senetlerin de «bedelsiz» kaldığı, ancak dava devam ederken dava ve takibe konu senetlerin ödendiği, bu durumda icra müdürlüklerinden alınan yazı cevapları dikkate alındığında takibe konu olan senetler nedeniyle de 6.844,00TL ödemede bulunulduğu, bu ödemeler nedeniyle açılan «menfi tespit» davasının kendiliğinden «istirdat» davasına dönüştüğü gerekçesiyle asıl davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11796 E. 2010/10326 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilan
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, karar düzeltme aşamasında kesinleşmiş ancak temyiz inceleme tarihinde henüz kesinleşmemiş ceza mahkemesi kararının mahkemece bozma «ilanına» uyulması halinde değerlendirilecek olmasına göre davacı vekilinin HUMK' nun 440.maddesi de sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/15103 E. 2017/6358 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, birleştirilen «davadan feragat» edilmiş olması nedeniyle buna ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine, asıl dava yönünden ise; ...’a ait iş yerinin kiracıları olan davalılar ile davacılar arasında 15/09/2008 tarihinde toplam 16.000,00 TL bedelli İş yeri Devir Sözleşmesi düzenlendiği, taşınmazın imara aykırı olduğundan dolayı işyeri açma ruhsatının verilmediği ve iş yerinin mühürlendiği, davalıların noksansız olarak iş yerini davacılara «teslim» etmedikleri, davacıların uhdesinde bulunan demirbaşların 2. el değerlerinin davacıların ödediği nakit bedelden tenzil edilmesi gerektiği ve davacılarca verilen senetlerin de iş yerinin ayıplı olarak teslim edilmiş olması nedeniyle karşılıksız kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 1.480 TL nin davalılardan tahsiline, İzmir 5.İcra Müdürlüğünün 2009/ 1690 esas sayılı takip dosyasında takibe konu edilen 15.01.2009 «vade», 15.09.2008 keşide tarihli 5.000 TL bedelli senet ve yine İzmir 5.İcra Müdürlüğünün 2009/684 esas sayılı takip dosyasındaki takibe konu edilen 15.09.2008 keşide 15 …
2- Taraflar arasında düzenlenen devir sözleşmesi ile davalı tarafından davacılara «teslim» edilen demirbaşların değerinin, davalının talebi olmadığı ve davacı da iadeye hazır olduğunu beyan ettiği halde, talep edilen miktardan düşülerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda… ya konu dükkanın ... ruhsatı alınamayacak durumda olduğu, bu hali ile devre konu dükkanın hukuki ayıplı olduğu, davalının ayıba karşı sorumluluğunun bulunduğu ve bu «ayıp» «sebebi» ile davacının sözleşmeyi fesihte haklı olacağı, «sözleşmenin feshi» sonucunda herkesin aldığını iade ile yükümlü bulunduğu, her iki tarafça gösterilen ortak tanığın beyanına göre davalıya ait işyerinin işletme hakkının devrinin işyeri açma ve çalışma ruhsatının davacı adına çıkarılması şartına bağlanmadığı ve toplam devir bedelinin 38.500,00 TL olduğu, taraflar arasındaki anlaşmaya göre devre konu dükkan içindeki mallar ve demirbaşlar ile birlikte devredildiği, devir anında alınan malların tahliye anında davalıya iade ve «teslim» edilmediğinden davacının davalıya yapmış olduğu 24.000,00 TL'lik ödemeye istinaden davalıdan alacağının olmayacağı, devir tarihinden sonra işletmeye alındığı beyan edilen buzdolabı tahliye anında davacı tarafından götürüldüğünden ayrıca davacının kullanıma dayalı olarak beyan edilen elektrik bedelli için de davalıdan alacağının olmayacağı, karşı dava yönünden 38.500,00 TL'lik devir bedelinin bakiye 14.500,00 TL'lik kısmının ödendiğine dair belge «ibraz» edilmediğinden davacı/karşı davalının davalıya 14.500,00 TL borçlu olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile 14.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayıp · sözleşmenin feshi · yenileme · yasal faiz · dava sebebi · ibraz
Benzer bu kararda… ya konu dükkanın ... ruhsatı alınamayacak durumda olduğu, bu hali ile devre konu dükkanın hukuki ayıplı olduğu, davalının ayıba karşı sorumluluğunun bulunduğu ve bu «ayıp» «sebebi» ile davacının sözleşmeyi fesihte haklı olacağı, «sözleşmenin feshi» sonucunda herkesin aldığını iade ile yükümlü bulunduğu, her iki tarafça gösterilen ortak tanığın beyanına göre davalıya ait işyerinin işletme hakkının devrinin işyeri açma ve çalışma ruhsatının davacı adına çıkarılması şartına bağlanmadığı ve toplam devir bedelinin 38.500,00 TL olduğu, taraflar arasındaki anlaşmaya göre devre konu dükkan içindeki mallar ve demirbaşlar ile birlikte devredildiği, devir anında alınan malların tahliye anında davalıya iade ve «teslim» edilmediğinden davacının davalıya yapmış olduğu 24.000,00 TL'lik ödemeye istinaden davalıdan alacağının olmayacağı, devir tarihinden sonra işletmeye alındığı beyan edilen buzdolabı tahliye anında davacı tarafından götürüldüğünden ayrıca davacının kullanıma dayalı olarak beyan edilen elektrik bedelli için de davalıdan alacağının olmayacağı, karşı dava yönünden 38.500,00 TL'lik devir bedelinin bakiye 14.500,00 TL'lik kısmının ödendiğine dair belge «ibraz» edilmediğinden davacı/karşı davalının davalıya 14.500,00 TL borçlu olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile 14.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… fından alkollü içecekler satış ruhsatlı olarak işletilen büfe, 11.06.2013 tarihinde 6487 S.K da yapılan değişiklik uyarınca bu tarz ürünleri satabilmek için ruhsatı «yenilenemeyecek» bir işyerine dönüştüğü halde, bu durumun davalı tarafından gizlenerek, kiracısı ve işleticisi olduğu büfe işletmesini davacıya Ağustos 2013 tarihinde sözlü akitle …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12963 E. 2016/5785 K.
Ortak:istirdat · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, birleştirilen «davadan feragat» edilmiş olması nedeniyle buna ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine, asıl dava yönünden ise; ...’a ait iş yerinin kiracıları olan davalılar ile davacılar arasında 15/09/2008 tarihinde toplam 16.000,00 TL bedelli İş yeri Devir Sözleşmesi düzenlendiği, taşınmazın imara aykırı olduğundan dolayı işyeri açma ruhsatının verilmediği ve iş yerinin mühürlendiği, davalıların noksansız olarak iş yerini davacılara «teslim» etmedikleri, davacıların uhdesinde bulunan demirbaşların 2. el değerlerinin davacıların ödediği nakit bedelden tenzil edilmesi gerektiği ve davacılarca verilen senetlerin de iş yerinin ayıplı olarak teslim edilmiş olması nedeniyle karşılıksız kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 1.480 TL nin davalılardan tahsiline, İzmir 5.İcra Müdürlüğünün 2009/ 1690 esas sayılı takip dosyasında takibe konu edilen 15.01.2009 «vade», 15.09.2008 keşide tarihli 5.000 TL bedelli senet ve yine İzmir 5.İcra Müdürlüğünün 2009/684 esas sayılı takip dosyasındaki takibe konu edilen 15.09.2008 keşide 15 …
2- Taraflar arasında düzenlenen devir sözleşmesi ile davalı tarafından davacılara «teslim» edilen demirbaşların değerinin, davalının talebi olmadığı ve davacı da iadeye hazır olduğunu beyan ettiği halde, talep edilen miktardan düşülerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3- Davaya konu senetlerin dava devam ederken ödendiği ileri sürülmüş olup, iki adet senet bedelinin ne kadarının icra dosyasına ödendiği belirlenmeden ve ödenen senet bedeli kadar «menfi tespit» davasının, «istirdat» davasına dönüştüğü dikkate alınmaksızın senetler yönünden menfi tespit karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu kararda… vacıdan kaynaklanmayan sebeplerle alınamadığı, alınan ruhsatın iptalinin söz konusu olduğu, bu nedenle davacının davalı ile 18.03.2011 tarihinde yapmış olduğu devir «sözleşmesinin iptali» ile zararlarını talep hakkına sahip bulunduğu, davacının ruhsat alımına esaslı engel olan dükkanların birleştirilmesi hususu düzeltilmeden diğer işleri yapsa da ruhsat alamayacağının sabit olduğu, faturaya göre demirbaşların toplam değerinin 2.000 TL bulunduğu, bu malzemelerin davalıya «teslim» edilmediğinin benimsendiği, davacının 27.08.2011 tarihinde faaliyetten men edildiği, bu nedenle faizin bu tarihten itibaren yürütüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen …
2-Dava, «işletme devri» nedeniyle devredene ödenen bedelin «istirdatı» istemine ilişkin olup, işletmeyi devralan davacının davaya dayanak sözleşmeden sonra dava konusu işletmeyi imar mevzuatına aykırı olsa da fiilen belli bir süre işlettiği dosya kapsamı ile sabittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet indirimi · işletme devri · sözleşmenin iptali · temerrüt tarihi · hakkaniyet · temerrüt
Benzer bu karardaBu bağlamda davacının sözleşmeden sonra fiilen işlettiği bir sürenin bulunması karşısında hükmedilen meblağdan «hakkaniyet indiriminin» yapılması gerektiği hususunun mahkemece gözardı edilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Öte yandan, mahkemece yasal dayanağı da gösterilmeksizin davacının faaliyetinden men edilmesinin davalıyı «temerrüde» düşüreceğinden hareketle men tarihinin davalının «temerrüt tarihi» olarak kabulü de doğru bulunmamış, kararın bu nedenle dahi bozulması gerekmiştir.
… vacıdan kaynaklanmayan sebeplerle alınamadığı, alınan ruhsatın iptalinin söz konusu olduğu, bu nedenle davacının davalı ile 18.03.2011 tarihinde yapmış olduğu devir «sözleşmesinin iptali» ile zararlarını talep hakkına sahip bulunduğu, davacının ruhsat alımına esaslı engel olan dükkanların birleştirilmesi hususu düzeltilmeden diğer işleri yapsa da ruhsat alamayacağının sabit olduğu, faturaya göre demirbaşların toplam değerinin 2.000 TL bulunduğu, bu malzemelerin davalıya «teslim» edilmediğinin benimsendiği, davacının 27.08.2011 tarihinde faaliyetten men edildiği, bu nedenle faizin bu tarihten itibaren yürütüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen …
2-Dava, «işletme devri» nedeniyle devredene ödenen bedelin «istirdatı» istemine ilişkin olup, işletmeyi devralan davacının davaya dayanak sözleşmeden sonra dava konusu işletmeyi imar mevzuatına aykırı olsa da fiilen belli bir süre işlettiği dosya kapsamı ile sabittir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/11614 E. , 2013/10335 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/12/2011 tarih ve 2009/46-2011/675 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında işyeri devri ile ilgili imzalanan 15/09/2008 tarihli sözleşme gereği 6.000,00 TL nakit para ile Kasım 2008- Ocak 2009 tarihli 2 adet 5.000'er TL lik senet verildiğini, müvekkillerince 6000,00 TL ve Kasım 2009 tarihli senet içinde 3.250,00 TL ödendiğini, ancak müvekkilince mecurun iş yeri ruhsatı almaya müsait olmaması nedeniyle ruhsat alınamadığını ve faaliyete geçemediğini, davalılar tarafından yasal olarak işletilmesi mümkün olmayan iş yeri devrinin gerçekleştirilmesi nedeniyle müvekkillerinin zarar uğradığını ileri sürerek peşin verilen 6.000,00 TL'nin istirdadı ile Kasım 2008 tarihli 5.000,00 TL bedelli ve Ocak 2009 tarihli 5.000,00 TL bedelli senetlerden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl dosyada davalılar vekili, müvekkili ...'a davaya konu sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili ...’ın ...'tan taşınmazı boş olarak kiraladığını, gerekli dekorasyon işlerini tamamlayıp ruhsatlı olarak internet cafe işlettiğini, 15/09/2008 tarihli sözleşme ile iş yerinin demirbaşları ile birlikte davacılara devredildiğini, davacıların kötü niyetli dava açtıklarını savunarak davanın reddi ile %40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davacı vekili birleştirilen dosyada, 01/10/2008 başlangıç tarihli kira sözleşmesine konu, iş yeri ruhsatı almaya yeterli bulunmayan yerin müvekkillerine kira akdi ile kiralanması nedeniyle davalıya ödenen Ekim ve Kasım aylarına ait 2.200,00 TL kira bedelinin istirdadını, iş yerinde yapılan 5.000,00 TL masraf nedeniyle bu miktar zararın ve 1.000,00 TL yoksun kalınan karın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili 12.11.2010 tarihli celsede, birleştirilen davaya ilişkin davasından feragat ettiğini beyan etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir .
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, birleştirilen davadan feragat edilmiş olması nedeniyle buna ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine, asıl dava yönünden ise; ...’a ait iş yerinin kiracıları olan davalılar ile davacılar arasında 15/09/2008 tarihinde toplam 16.000,00 TL bedelli İş yeri Devir Sözleşmesi düzenlendiği, taşınmazın imara aykırı olduğundan dolayı işyeri açma ruhsatının verilmediği ve iş yerinin mühürlendiği, davalıların noksansız olarak iş yerini davacılara teslim etmedikleri, davacıların uhdesinde bulunan demirbaşların 2. el değerlerinin davacıların ödediği nakit bedelden tenzil edilmesi gerektiği ve davacılarca verilen senetlerin de iş yerinin ayıplı olarak teslim edilmiş olması nedeniyle karşılıksız kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 1.480 TL nin davalılardan tahsiline, İzmir 5.İcra Müdürlüğünün 2009/ 1690 esas sayılı takip dosyasında takibe konu edilen 15.01.2009 vade, 15.09.2008 keşide tarihli 5.000 TL bedelli senet ve yine İzmir 5.İcra Müdürlüğünün 2009/684 esas sayılı takip dosyasındaki takibe konu edilen 15.09.2008 keşide 15.11.2009 vade tarihli 5.000 TL bedelli senetler ile ilgili olarak davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı asıl dosya taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Taraflar arasında düzenlenen devir sözleşmesi ile davalı tarafından davacılara teslim edilen demirbaşların değerinin, davalının talebi olmadığı ve davacı da iadeye hazır olduğunu beyan ettiği halde, talep edilen miktardan düşülerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3- Davaya konu senetlerin dava devam ederken ödendiği ileri sürülmüş olup, iki adet senet bedelinin ne kadarının icra dosyasına ödendiği belirlenmeden ve ödenen senet bedeli kadar menfi tespit davasının, istirdat davasına dönüştüğü dikkate alınmaksızın senetler yönünden menfi tespit karar verilmesi doğru olmamıştır.
4- Davacılar her ne kadar dava dilekçesinde faiz talep etmemiş ise de, daha sonraki dilekçeleri ile faiz talep etmiş olup davalı da iddianın genişletilmesine karşı çıkmadığına göre faiz talebinin nazara alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ve davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, 3 ve 4 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/521754300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz