Tbk 227
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/15103 E. 2017/6358 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tbk 227↗ ayıp↗ sözleşmenin feshi↗ yenileme↗ tbk 99↗ yasal faiz↗ dava sebebi↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu ... ruhsatlı olarak işletilmekte iken davacıya devredildiği, 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı kanun gereğince davaya konu dükkanın ... ruhsatı alınamayacak durumda olduğu, bu hali ile devre konu dükkanın hukuki ayıplı olduğu, davalının ayıba karşı sorumluluğunun bulunduğu ve bu ayıp sebebi ile davacının sözleşmeyi fesihte haklı olacağı, sözleşmenin feshi sonucunda herkesin aldığını iade ile yükümlü bulunduğu, her iki tarafça gösterilen ortak tanığın beyanına göre davalıya ait işyerinin işletme hakkının devrinin işyeri açma ve çalışma ruhsatının davacı adına çıkarılması şartına bağlanmadığı ve toplam devir bedelinin 38.500,00 TL olduğu, taraflar arasındaki anlaşmaya göre devre konu
dükkan içindeki mallar ve demirbaşlar ile birlikte devredildiği, devir anında alınan malların tahliye anında davalıya iade ve teslim edilmediğinden davacının davalıya yapmış olduğu 24.000,00 TL'lik ödemeye istinaden davalıdan alacağının olmayacağı, devir tarihinden sonra işletmeye alındığı beyan edilen buzdolabı tahliye anında davacı tarafından götürüldüğünden ayrıca davacının kullanıma dayalı olarak beyan edilen elektrik bedelli için de davalıdan alacağının olmayacağı, karşı dava yönünden 38.500,00 TL'lik devir bedelinin bakiye 14.500,00 TL'lik kısmının ödendiğine dair belge ibraz edilmediğinden davacı/karşı davalının davalıya 14.500,00 TL borçlu olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile 14.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı - karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davalı tarafından alkollü içecekler satış ruhsatlı olarak işletilen büfe, 11.06.2013 tarihinde 6487 S.K da yapılan değişiklik uyarınca bu tarz ürünleri satabilmek için ruhsatı yenilenemeyecek bir işyerine dönüştüğü halde, bu durumun davalı tarafından gizlenerek, kiracısı ve işleticisi olduğu büfe işletmesini davacıya Ağustos 2013 tarihinde sözlü akitle devrinin TBK 219 uyarınca hukuki ayıpla malul olması nedeniyle davacının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu tespitinin yanında davalının oluşan davacı zararından sorumlu olduğu da tespit edilmiş ve karar davalı yanca bu gerekçe yönünden temyiz edilmemiştir. Bu durumda mahkemece, hukuki ayıplı sözleşme nedeniyle TBK 227 vd. maddeleri uyarınca hangi seçimlik hakkını kullandığı sorularak ve uğradığı zararın neler olduğu, gerektiğinde davacıya açıklattırılarak, sözleşmeye konu işletme devir bedeli olan 38.500 TL'nin ne kadarının mal, ne kadarının demirbaş ve ne kadarının işletme değerine ilişkin olduğu da belirlenerek, ayıplı sözleşme nedeniyle davacının uğramış olduğu zararın, devir sebebiyle davalıya henüz ödenmemiş olan bedelden fazla olup olmadığı değerlendirilerek asıl ve karşı dava yönünden karar verilmesi gerekirken mahkemece, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bu sebeple hükmün davacı-karşı davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11614 E. 2013/10335 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz kararda… ya konu dükkanın ... ruhsatı alınamayacak durumda olduğu, bu hali ile devre konu dükkanın hukuki ayıplı olduğu, davalının ayıba karşı sorumluluğunun bulunduğu ve bu «ayıp» «sebebi» ile davacının sözleşmeyi fesihte haklı olacağı, «sözleşmenin feshi» sonucunda herkesin aldığını iade ile yükümlü bulunduğu, her iki tarafça gösterilen ortak tanığın beyanına göre davalıya ait işyerinin işletme hakkının devrinin işyeri açma ve çalışma ruhsatının davacı adına çıkarılması şartına bağlanmadığı ve toplam devir bedelinin 38.500,00 TL olduğu, taraflar arasındaki anlaşmaya göre devre konu dükkan içindeki mallar ve demirbaşlar ile birlikte devredildiği, devir anında alınan malların tahliye anında davalıya iade ve «teslim» edilmediğinden davacının davalıya yapmış olduğu 24.000,00 TL'lik ödemeye istinaden davalıdan alacağının olmayacağı, devir tarihinden sonra işletmeye alındığı beyan edilen buzdolabı tahliye anında davacı tarafından götürüldüğünden ayrıca davacının kullanıma dayalı olarak beyan edilen elektrik bedelli için de davalıdan alacağının olmayacağı, karşı dava yönünden 38.500,00 TL'lik devir bedelinin bakiye 14.500,00 TL'lik kısmının ödendiğine dair belge «ibraz» edilmediğinden davacı/karşı davalının davalıya 14.500,00 TL borçlu olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile 14.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, birleştirilen «davadan feragat» edilmiş olması nedeniyle buna ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine, asıl dava yönünden ise; ...’a ait iş yerinin kiracıları olan davalılar ile davacılar arasında 15/09/2008 tarihinde toplam 16.000,00 TL bedelli İş yeri Devir Sözleşmesi düzenlendiği, taşınmazın imara aykırı olduğundan dolayı işyeri açma ruhsatının verilmediği ve iş yerinin mühürlendiği, davalıların noksansız olarak iş yerini davacılara «teslim» etmedikleri, davacıların uhdesinde bulunan demirbaşların 2. el değerlerinin davacıların ödediği nakit bedelden tenzil edilmesi gerektiği ve davacılarca verilen senetlerin de iş yerinin ayıplı olarak teslim edilmiş olması nedeniyle karşılıksız kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 1.480 TL nin davalılardan tahsiline, İzmir 5.İcra Müdürlüğünün 2009/ 1690 esas sayılı takip dosyasında takibe konu edilen 15.01.2009 «vade», 15.09.2008 keşide tarihli 5.000 TL bedelli senet ve yine İzmir 5.İcra Müdürlüğünün 2009/684 esas sayılı takip dosyasındaki takibe konu edilen 15.09.2008 keşide 15 …
2- Taraflar arasında düzenlenen devir sözleşmesi ile davalı tarafından davacılara «teslim» edilen demirbaşların değerinin, davalının talebi olmadığı ve davacı da iadeye hazır olduğunu beyan ettiği halde, talep edilen miktardan düşülerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davadan feragat · vade · istirdat · feragat · menfi tespit
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, birleştirilen «davadan feragat» edilmiş olması nedeniyle buna ilişkin davanın feragat nedeniyle reddine, asıl dava yönünden ise; ...’a ait iş yerinin kiracıları olan davalılar ile davacılar arasında 15/09/2008 tarihinde toplam 16.000,00 TL bedelli İş yeri Devir Sözleşmesi düzenlendiği, taşınmazın imara aykırı olduğundan dolayı işyeri açma ruhsatının verilmediği ve iş yerinin mühürlendiği, davalıların noksansız olarak iş yerini davacılara «teslim» etmedikleri, davacıların uhdesinde bulunan demirbaşların 2. el değerlerinin davacıların ödediği nakit bedelden tenzil edilmesi gerektiği ve davacılarca verilen senetlerin de iş yerinin ayıplı olarak teslim edilmiş olması nedeniyle karşılıksız kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 1.480 TL nin davalılardan tahsiline, İzmir 5.İcra Müdürlüğünün 2009/ 1690 esas sayılı takip dosyasında takibe konu edilen 15.01.2009 «vade», 15.09.2008 keşide tarihli 5.000 TL bedelli senet ve yine İzmir 5.İcra Müdürlüğünün 2009/684 esas sayılı takip dosyasındaki takibe konu edilen 15.09.2008 keşide 15 …
3- Davaya konu senetlerin dava devam ederken ödendiği ileri sürülmüş olup, iki adet senet bedelinin ne kadarının icra dosyasına ödendiği belirlenmeden ve ödenen senet bedeli kadar «menfi tespit» davasının, «istirdat» davasına dönüştüğü dikkate alınmaksızın senetler yönünden menfi tespit karar verilmesi doğru olmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/15103 E. , 2017/6358 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/12/2015 tarih ve 2014/33-2015/529 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, taraflar arasında tekel büfesinin içindeki emtialarla devri konusunda sözlü anlaşma yapıldığını, devir şartlarından birinin de işyeri açma ve çalıştırma ruhsatının davacı adına çıkartılması olduğunu, bunun karşılığında müvekkilinin 24.000,00 TL ödediğini, ayrıca işyerine 1.300,00 TL bedelle dolap aldığını ve 800,00 TL elektrik masrafı yaptığını, ancak davalının bir türlü ruhsat çıkarmadığını, davalının sözleşme gereğini yerine getirmediğini, ruhsat çıkarılamayacağının davalı tarafından önceden bilindiğini, yapılan ödemeler gereğince davalının sebepsiz zenginleştiğini, ayıplı ifa olduğunu iddia ederek 26.100,00 TL zarar ile 1.000,00.TL mahrum kalınan kar toplamı 27.100,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiş, karşı dava olarak da sözleşmenin 38.500,00 TL olarak kararlaştırıldığını, davalının kararlaştırılan bedelin tamamını ödemediğini, ruhsat vermeye müvekkilinin yetkili olmadığını, büfe devredilirken ruhsatı olduğunu, müvekkilimin bu durumdan sorumlu olamayacağını ileri sürerek 14.500,00 TL bakiye satış bedeli, 01.09.2013-31.12.2013 tarihleri arasındaki döneme ait 320,00 TL muhtasar, 508,00 TL geçici vergi, 400,00 TL alarmdan faydalanma bedeli olmak üzere toplamda 15.728,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu ... ruhsatlı olarak işletilmekte iken davacıya devredildiği, 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı kanun gereğince davaya konu dükkanın ... ruhsatı alınamayacak durumda olduğu, bu hali ile devre konu dükkanın hukuki ayıplı olduğu, davalının ayıba karşı sorumluluğunun bulunduğu ve bu ayıp sebebi ile davacının sözleşmeyi fesihte haklı olacağı, sözleşmenin feshi sonucunda herkesin aldığını iade ile yükümlü bulunduğu, her iki tarafça gösterilen ortak tanığın beyanına göre davalıya ait işyerinin işletme hakkının devrinin işyeri açma ve çalışma ruhsatının davacı adına çıkarılması şartına bağlanmadığı ve toplam devir bedelinin 38.500,00 TL olduğu, taraflar arasındaki anlaşmaya göre devre konu
dükkan içindeki mallar ve demirbaşlar ile birlikte devredildiği, devir anında alınan malların tahliye anında davalıya iade ve teslim edilmediğinden davacının davalıya yapmış olduğu 24.000,00 TL'lik ödemeye istinaden davalıdan alacağının olmayacağı, devir tarihinden sonra işletmeye alındığı beyan edilen buzdolabı tahliye anında davacı tarafından götürüldüğünden ayrıca davacının kullanıma dayalı olarak beyan edilen elektrik bedelli için de davalıdan alacağının olmayacağı, karşı dava yönünden 38.500,00 TL'lik devir bedelinin bakiye 14.500,00 TL'lik kısmının ödendiğine dair belge ibraz edilmediğinden davacı/karşı davalının davalıya 14.500,00 TL borçlu olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile 14.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı - karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davalı tarafından alkollü içecekler satış ruhsatlı olarak işletilen büfe, 11.06.2013 tarihinde 6487 S.K da yapılan değişiklik uyarınca bu tarz ürünleri satabilmek için ruhsatı yenilenemeyecek bir işyerine dönüştüğü halde, bu durumun davalı tarafından gizlenerek, kiracısı ve işleticisi olduğu büfe işletmesini davacıya Ağustos 2013 tarihinde sözlü akitle devrinin TBK 219 uyarınca hukuki ayıpla malul olması nedeniyle davacının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu tespitinin yanında davalının oluşan davacı zararından sorumlu olduğu da tespit edilmiş ve karar davalı yanca bu gerekçe yönünden temyiz edilmemiştir. Bu durumda mahkemece, hukuki ayıplı sözleşme nedeniyle TBK 227 vd. maddeleri uyarınca hangi seçimlik hakkını kullandığı sorularak ve uğradığı zararın neler olduğu, gerektiğinde davacıya açıklattırılarak, sözleşmeye konu işletme devir bedeli olan 38.500 TL'nin ne kadarının mal, ne kadarının demirbaş ve ne kadarının işletme değerine ilişkin olduğu da belirlenerek, ayıplı sözleşme nedeniyle davacının uğramış olduğu zararın, devir sebebiyle davalıya henüz ödenmemiş olan bedelden fazla olup olmadığı değerlendirilerek asıl ve karşı dava yönünden karar verilmesi gerekirken mahkemece, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bu sebeple hükmün davacı-karşı davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı - karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz taraf lehine BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/384286200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz