Mazeret dilekçesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/11298 E. 2013/10135 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mazeret dilekçesi↗ mazeret↗ hmk 150↗ işlemden kaldırma↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ yenileme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, 13.10.2011 günlü celsesinde davacı vekilinin mazeretsiz olarak duruşmaya katılmaması sebebiyle dosya işlemden kaldırılmış ve HMK'nın 150/5 maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 aylık yasal süre içinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, 10/05/2011 tarihli celsede hazır bulunamayıp, mazereti kabul edilen davacı vekiline telgraf cevap bonosu ile 13/10/2011 tarihli duruşma gün ve saati bildirilmiştir. Ancak davacı vekilinin adresi mazeret dilekçesi anteti ve dosyada mevcut diğer dilekçelerde “...” iken mahkemece gönderilen telgrafta, “...” şeklinde yazılmıştır. HMK'nın 150.maddesine göre işlemden kaldırma kararı verilebilmesi için tarafların duruşmaya usulüne uygun davetiye ile çağrılmasına rağmen geçerli mazereti olmaksızın duruşmaya gelmemesi gerekmekte olup, mahkemece telgrafın davacı vekilinin adresine gönderilmediği yanlış adrese gönderildiği, bu şekilde duruşmaya davetin usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda 13/10/2011 tarihli celsede davacı vekilinin duruşmaya gelmemesi üzerine mahkemece verilen işlemden kaldırma kararı ve akabinde dava dosyasının 3 aylık süre içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16007 E. 2013/14529 K.
Ortak:mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, 13.10.2011 günlü celsesinde davacı vekilinin «mazeretsiz» olarak duruşmaya katılmaması sebebiyle dosya «işlemden kaldırılmış» ve HMK'nın 150/5 maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 aylık yasal süre içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu durumda 13/10/2011 tarihli celsede davacı vekilinin duruşmaya gelmemesi üzerine mahkemece verilen «işlemden kaldırma» kararı ve akabinde dava dosyasının 3 aylık süre içerisinde «yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
HMK'nın 150.maddesine göre «işlemden kaldırma» kararı verilebilmesi için tarafların duruşmaya usulüne uygun davetiye ile çağrılmasına rağmen geçerli «mazereti» olmaksızın duruşmaya gelmemesi gerekmekte olup, mahkemece telgrafın davacı vekilinin adresine gönderilmediği yanlış adrese gönderildiği, bu şekilde duruşmaya davetin usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece «mazeretin» reddine karar verildiği davacı vekiline telgrafla bildirilmeden, «dosyanın işlemden kaldırıldığı» 27.2.2012 tarihinden itibaren 3 ay için «davanın yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davanın yöntemine uygun bir biçimde takip edilmemesi nedeniyle HMK.’nın 150. maddesinin 1. ve 5. fıkraları gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava, «çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın yöntemine uygun bir biçimde takip edilmemesi nedeniyle HMK.’nın 150. maddesinin 1. ve 5. fıkraları gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın yenilenmesi · dosyanın işlemden kaldırılması · çek iptali · vekile tebliğ · çek
Benzer bu karardaDava, «çek iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın yöntemine uygun bir biçimde takip edilmemesi nedeniyle HMK.’nın 150. maddesinin 1. ve 5. fıkraları gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Davacı vekili cevaplı telgraf ile «mazeretini» bildirmiş olmasına rağmen, mahkemece mazeretin reddine ve «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, bu husus davacı «vekiline tebliğ» edilmemiştir.
Mahkemece «mazeretin» reddine karar verildiği davacı vekiline telgrafla bildirilmeden, «dosyanın işlemden kaldırıldığı» 27.2.2012 tarihinden itibaren 3 ay için «davanın yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1270 E. 2013/18287 K.
Ortak:mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, 13.10.2011 günlü celsesinde davacı vekilinin «mazeretsiz» olarak duruşmaya katılmaması sebebiyle dosya «işlemden kaldırılmış» ve HMK'nın 150/5 maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 aylık yasal süre içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu durumda 13/10/2011 tarihli celsede davacı vekilinin duruşmaya gelmemesi üzerine mahkemece verilen «işlemden kaldırma» kararı ve akabinde dava dosyasının 3 aylık süre içerisinde «yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
HMK'nın 150.maddesine göre «işlemden kaldırma» kararı verilebilmesi için tarafların duruşmaya usulüne uygun davetiye ile çağrılmasına rağmen geçerli «mazereti» olmaksızın duruşmaya gelmemesi gerekmekte olup, mahkemece telgrafın davacı vekilinin adresine gönderilmediği yanlış adrese gönderildiği, bu şekilde duruşmaya davetin usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın 12/06/2012 tarihli duruşmada takip edilmemesi nedeniyle «işlemden kaldırıldığı», işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren de HMK'nın 150. maddesinde öngörülen üç aylık süre içinde «yenilenmediği», gerekçesiyle davanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına», karar verilmiştir.
Mahkemece, 22.03.2012 tarihli celsede davacı vekilinin «mazereti» kabul edildiği halde usulüne uygun davetiye ile duruşma günü bildirilmeden «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18731 E. 2014/665 K.
Ortak:mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, 13.10.2011 günlü celsesinde davacı vekilinin «mazeretsiz» olarak duruşmaya katılmaması sebebiyle dosya «işlemden kaldırılmış» ve HMK'nın 150/5 maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 aylık yasal süre içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu durumda 13/10/2011 tarihli celsede davacı vekilinin duruşmaya gelmemesi üzerine mahkemece verilen «işlemden kaldırma» kararı ve akabinde dava dosyasının 3 aylık süre içerisinde «yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
HMK'nın 150.maddesine göre «işlemden kaldırma» kararı verilebilmesi için tarafların duruşmaya usulüne uygun davetiye ile çağrılmasına rağmen geçerli «mazereti» olmaksızın duruşmaya gelmemesi gerekmekte olup, mahkemece telgrafın davacı vekilinin adresine gönderilmediği yanlış adrese gönderildiği, bu şekilde duruşmaya davetin usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, duruşmaya çağrılmış olan davacı tarafın «mazeretsiz» olarak gelmediği ve bir vekil ile de kendisini «temsil» ettirmediği, bu nedenle HUMK.’nun 409/1. maddesi gereğince 12.02.2008 tarihinde «yenileninceye» kadar «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay içinde tarafların hiçbirinin «davayı yenilemediği» gerekçesiyle HUMK.’nun 409/5. maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu itibarla takip edilmediğinden bahisle dosya «işlemden kaldırılarak», yasal süre geçtikten sonra da «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin «mazereti» kabul edildiğine göre, yeni duruşma gününün duruşma tarihinden önce davacı vekiline bildirilmesi gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın yenilenmesi · dosyanın işlemden kaldırılması · ibraz · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, duruşmaya çağrılmış olan davacı tarafın «mazeretsiz» olarak gelmediği ve bir vekil ile de kendisini «temsil» ettirmediği, bu nedenle HUMK.’nun 409/1. maddesi gereğince 12.02.2008 tarihinde «yenileninceye» kadar «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay içinde tarafların hiçbirinin «davayı yenilemediği» gerekçesiyle HUMK.’nun 409/5. maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Kaldı ki vekilin davacı vekili olduğu da bilahare dosyaya «ibraz» edilen vekaletnameden anlaşılmaktadır.
3 benzer karar daha
-
Kıymetli evrak iptal | Çek iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4008 E. 2014/10056 K.
Ortak:mazeret dilekçesi · mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, 13.10.2011 günlü celsesinde davacı vekilinin «mazeretsiz» olarak duruşmaya katılmaması sebebiyle dosya «işlemden kaldırılmış» ve HMK'nın 150/5 maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 aylık yasal süre içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu durumda 13/10/2011 tarihli celsede davacı vekilinin duruşmaya gelmemesi üzerine mahkemece verilen «işlemden kaldırma» kararı ve akabinde dava dosyasının 3 aylık süre içerisinde «yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Ancak davacı vekilinin adresi «mazeret dilekçesi» anteti ve dosyada mevcut diğer dilekçelerde “...” iken mahkemece gönderilen telgrafta, “...” şeklinde yazılmıştır.
Benzer bu karardaDava, «kıymetli evrak iptali» istemine ilişkin olup; mahkemece; davacı vekilinin elektronik ortamda gönderdiği 16/10/2012 tarihli mesleki «mazeret dilekçesine» rağmen, duruşmaya mazereti olmaksızın katılmadığından bahisle; 17/10/2012 tarihinde «dosyanın işlemden kaldırılması» kararı verilerek ve usulüne uygun olmayan işlemden kaldırma kararı esas alınarak 3 ay sonra dosyanın «yenilenmemesi» nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış,kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak iptali · dosyanın işlemden kaldırılması · kıymetli evrak
Benzer bu karardaDava, «kıymetli evrak iptali» istemine ilişkin olup; mahkemece; davacı vekilinin elektronik ortamda gönderdiği 16/10/2012 tarihli mesleki «mazeret dilekçesine» rağmen, duruşmaya mazereti olmaksızın katılmadığından bahisle; 17/10/2012 tarihinde «dosyanın işlemden kaldırılması» kararı verilerek ve usulüne uygun olmayan işlemden kaldırma kararı esas alınarak 3 ay sonra dosyanın «yenilenmemesi» nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış,kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11611 E. 2016/8322 K.
Ortak:mazeret dilekçesi · mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, 13.10.2011 günlü celsesinde davacı vekilinin «mazeretsiz» olarak duruşmaya katılmaması sebebiyle dosya «işlemden kaldırılmış» ve HMK'nın 150/5 maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 aylık yasal süre içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu durumda 13/10/2011 tarihli celsede davacı vekilinin duruşmaya gelmemesi üzerine mahkemece verilen «işlemden kaldırma» kararı ve akabinde dava dosyasının 3 aylık süre içerisinde «yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Ancak davacı vekilinin adresi «mazeret dilekçesi» anteti ve dosyada mevcut diğer dilekçelerde “...” iken mahkemece gönderilen telgrafta, “...” şeklinde yazılmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin duruşmaya katılmadığı gibi «mazeret dilekçesi» de göndermediği için «dosyanın işlemden kaldırıldığı», bu tarihten itibaren üç aylık yasal sürede de dosyanın «yenilenmediği» gerekçesiyle HMK'nın 150. maddesi uyarınca 22/08/2014 tarihi itibariyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, 22.05.2014 tarihli celsede, davacılar vekilinin katılmadığı ve «mazeret» de bildirmediği gerekçesiyle «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, üç aylık yasal sürede de dosya «yenilenmediği» için «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece davacı vekilinin «mazeretinin» değerlendirilmesi ve olumlu yada «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devrinin iptali · dosyanın işlemden kaldırılması · hisse devri · olumsuz oy
Benzer bu karardaDava, şirket hisselerini devralan davalının hisse bedellerini ödememesi nedeniyle «hisse devrinin iptali» istemine ilişkindir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin duruşmaya katılmadığı gibi «mazeret dilekçesi» de göndermediği için «dosyanın işlemden kaldırıldığı», bu tarihten itibaren üç aylık yasal sürede de dosyanın «yenilenmediği» gerekçesiyle HMK'nın 150. maddesi uyarınca 22/08/2014 tarihi itibariyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, 22.05.2014 tarihli celsede, davacılar vekilinin katılmadığı ve «mazeret» de bildirmediği gerekçesiyle «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, üç aylık yasal sürede de dosya «yenilenmediği» için «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece davacı vekilinin «mazeretinin» değerlendirilmesi ve olumlu yada «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5522 E. 2022/7505 K.
Ortak:mazeret dilekçesi · mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, 13.10.2011 günlü celsesinde davacı vekilinin «mazeretsiz» olarak duruşmaya katılmaması sebebiyle dosya «işlemden kaldırılmış» ve HMK'nın 150/5 maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 aylık yasal süre içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu durumda 13/10/2011 tarihli celsede davacı vekilinin duruşmaya gelmemesi üzerine mahkemece verilen «işlemden kaldırma» kararı ve akabinde dava dosyasının 3 aylık süre içerisinde «yenilenmediği» gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Ancak davacı vekilinin adresi «mazeret dilekçesi» anteti ve dosyada mevcut diğer dilekçelerde “...” iken mahkemece gönderilen telgrafta, “...” şeklinde yazılmıştır.
Benzer bu karardaDavacı vekilince, 17.12.2020 tarihli duruşmadan önce 15.12.2020 tarihinde UYAP üzerinden «mazeret dilekçesi» gönderilmiş olmasına rağmen mahkemece mazeret hakkında olumlu veya «olumsuz» karar verilmeden dosyanın HMK 150. maddesi uyarınca «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırılmasına», sonrasında ise dava üç ay içinde yenilenmediğinden HMK 150/5 maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan tasarım haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» nedeniyle «maddi tazminat» talepli dava, davacı vekilinin 17/12/2020 tarihli duruşmaya gelmemesi üzerine, dosya «işlemden kaldırılmış» ve aradan geçen süreye rağmen dosyanın üç ay içerisinde «yenilenmediği» gerekçesiyle HMK'nın 150/5. maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · maddi tazminat · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan tasarım haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» nedeniyle «maddi tazminat» talepli dava, davacı vekilinin 17/12/2020 tarihli duruşmaya gelmemesi üzerine, dosya «işlemden kaldırılmış» ve aradan geçen süreye rağmen dosyanın üç ay içerisinde «yenilenmediği» gerekçesiyle HMK'nın 150/5. maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Davacı vekilince, 17.12.2020 tarihli duruşmadan önce 15.12.2020 tarihinde UYAP üzerinden «mazeret dilekçesi» gönderilmiş olmasına rağmen mahkemece mazeret hakkında olumlu veya «olumsuz» karar verilmeden dosyanın HMK 150. maddesi uyarınca «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırılmasına», sonrasında ise dava üç ay içinde yenilenmediğinden HMK 150/5 maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/11298 E. , 2013/10135 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/02/2012 tarih ve 2009/145-2012/25 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile Internet Bazaar arasında imzalanan gizlilik sözleşmesinin davalı tarafından ihlal edilmesi sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, 13.10.2011 günlü celsesinde davacı vekilinin mazeretsiz olarak duruşmaya katılmaması sebebiyle dosya işlemden kaldırılmış ve HMK'nın 150/5 maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 aylık yasal süre içinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, 10/05/2011 tarihli celsede hazır bulunamayıp, mazereti kabul edilen davacı vekiline telgraf cevap bonosu ile 13/10/2011 tarihli duruşma gün ve saati bildirilmiştir. Ancak davacı vekilinin adresi mazeret dilekçesi anteti ve dosyada mevcut diğer dilekçelerde “...” iken mahkemece gönderilen telgrafta, “...” şeklinde yazılmıştır. HMK'nın 150.maddesine göre işlemden kaldırma kararı verilebilmesi için tarafların duruşmaya usulüne uygun davetiye ile çağrılmasına rağmen geçerli mazereti olmaksızın duruşmaya gelmemesi gerekmekte olup, mahkemece telgrafın davacı vekilinin adresine gönderilmediği yanlış adrese gönderildiği, bu şekilde duruşmaya davetin usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda 13/10/2011 tarihli celsede davacı vekilinin duruşmaya gelmemesi üzerine mahkemece verilen işlemden kaldırma kararı ve akabinde dava dosyasının 3 aylık süre içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/521437000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz