Rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/18731 E. 2014/665 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davanın yenilenmesi↗ dosyanın işlemden kaldırılması↗ mazeret↗ işlemden kaldırma↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ yenileme↗ ibraz↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, duruşmaya çağrılmış olan davacı tarafın mazeretsiz olarak gelmediği ve bir vekil ile de kendisini temsil ettirmediği, bu nedenle HUMK.’nun 409/1. maddesi gereğince 12.02.2008 tarihinde yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay içinde tarafların hiçbirinin davayı yenilemediği gerekçesiyle HUMK.’nun 409/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin mazereti kabul edildiğine göre, yeni duruşma gününün duruşma tarihinden önce davacı vekiline bildirilmesi gerekir. Mazeret telgrafı çeken vekilin, o tarih itibariyle dosyada vekaletinin olmaması mazeretin reddine gerekçe yapılmaz. Kaldı ki vekilin davacı vekili olduğu da bilahare dosyaya ibraz edilen vekaletnameden anlaşılmaktadır. Bu itibarla takip edilmediğinden bahisle dosya işlemden kaldırılarak, yasal süre geçtikten sonra da davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/1531 E. 2011/10617 K.
Ortak:dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaMahkemece, duruşmaya çağrılmış olan davacı tarafın «mazeretsiz» olarak gelmediği ve bir vekil ile de kendisini «temsil» ettirmediği, bu nedenle HUMK.’nun 409/1. maddesi gereğince 12.02.2008 tarihinde «yenileninceye» kadar «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay içinde tarafların hiçbirinin «davayı yenilemediği» gerekçesiyle HUMK.’nun 409/5. maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu itibarla takip edilmediğinden bahisle dosya «işlemden kaldırılarak», yasal süre geçtikten sonra da «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin «mazereti» kabul edildiğine göre, yeni duruşma gününün duruşma tarihinden önce davacı vekiline bildirilmesi gerekir.
Benzer bu karardaOysa mahkemece, taraflardan birinin «mazeret» bildirmesi üzerine bu mazeretin kabulü ve bir kısım «ara» kararlar tesis edilerek yeni bir duruşma günü verilmesinden sonra geçmişe dönük olarak «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmesi ve HUMK 409/5.maddesi uyarınca da «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
HUMK'nun 409/1. maddesinde, “Oturuma çağrılmış olan tarafların hiçbiri gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dava «yenileninceye» kadar «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilir.” denilmektedir.
Mahkemece, bu beyan esas alınarak 01.05.2009 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere HUMK’nın 409. maddesi gereğince «yenileninceye» kadar «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ara karar
Benzer bu karardaSomut olayda, 01.05.2009 tarihli duruşmaya davacı taraf her hangi bir «mazeret» bildirmeksizin, davalı taraf ise mazeret bildirerek katılmamış, mahkemece, davalı vekilinin mazereti kabul edilerek ve bilirkişi raporu alınmasına yönelik bir kısım «ara» kararlar tesis edilerek 03.07.2009 tarihine duruşma günü verilmiştir.
Oysa mahkemece, taraflardan birinin «mazeret» bildirmesi üzerine bu mazeretin kabulü ve bir kısım «ara» kararlar tesis edilerek yeni bir duruşma günü verilmesinden sonra geçmişe dönük olarak «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmesi ve HUMK 409/5.maddesi uyarınca da «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15890 E. 2012/5777 K.
Ortak:davanın yenilenmesi · dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaMahkemece, duruşmaya çağrılmış olan davacı tarafın «mazeretsiz» olarak gelmediği ve bir vekil ile de kendisini «temsil» ettirmediği, bu nedenle HUMK.’nun 409/1. maddesi gereğince 12.02.2008 tarihinde «yenileninceye» kadar «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay içinde tarafların hiçbirinin «davayı yenilemediği» gerekçesiyle HUMK.’nun 409/5. maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu itibarla takip edilmediğinden bahisle dosya «işlemden kaldırılarak», yasal süre geçtikten sonra da «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin «mazereti» kabul edildiğine göre, yeni duruşma gününün duruşma tarihinden önce davacı vekiline bildirilmesi gerekir.
Benzer bu karardaDava, «çek» bedelinin tahsiline ilişkin olup, mahkemece «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş ise de davacı vekili «mazeret dilekçesine» «masraf» da eklediğine göre, mahkemece, mazeretin kabul edilmediğine dair «ara» kararının davacı «vekiline tebliğ» edilmesi, davacı vekilinin mazeretin kabul edilmediğine «dosyanın işlemden kaldırıldığına» ilişkin ara kararından haberdar edilmesi ve böylece davacı vekilinin 3 aylık «hak düşürücü süre» içerisinde «davayı yenileme» yasal hakkını kullanmasının sağlanması gerekirken, mahkemece bu usuli işlemler yerine getirilmeyerek davanın 3 aylık süre içerisinde yenilenmediğinden bahisle yazı …
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre süresi içinde «yenilenmeyen» «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mazeret dilekçesi · vekile tebliğ · ara karar · hak düşürücü süre · çek · dosya masrafı
Benzer bu karardaDava, «çek» bedelinin tahsiline ilişkin olup, mahkemece «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş ise de davacı vekili «mazeret dilekçesine» «masraf» da eklediğine göre, mahkemece, mazeretin kabul edilmediğine dair «ara» kararının davacı «vekiline tebliğ» edilmesi, davacı vekilinin mazeretin kabul edilmediğine «dosyanın işlemden kaldırıldığına» ilişkin ara kararından haberdar edilmesi ve böylece davacı vekilinin 3 aylık «hak düşürücü süre» içerisinde «davayı yenileme» yasal hakkını kullanmasının sağlanması gerekirken, mahkemece bu usuli işlemler yerine getirilmeyerek davanın 3 aylık süre içerisinde yenilenmediğinden bahisle yazı …
-
Kıymetli evrak iptal | Çek iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4008 E. 2014/10056 K.
Ortak:dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaMahkemece, duruşmaya çağrılmış olan davacı tarafın «mazeretsiz» olarak gelmediği ve bir vekil ile de kendisini «temsil» ettirmediği, bu nedenle HUMK.’nun 409/1. maddesi gereğince 12.02.2008 tarihinde «yenileninceye» kadar «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay içinde tarafların hiçbirinin «davayı yenilemediği» gerekçesiyle HUMK.’nun 409/5. maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu itibarla takip edilmediğinden bahisle dosya «işlemden kaldırılarak», yasal süre geçtikten sonra da «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin «mazereti» kabul edildiğine göre, yeni duruşma gününün duruşma tarihinden önce davacı vekiline bildirilmesi gerekir.
Benzer bu karardaDava, «kıymetli evrak iptali» istemine ilişkin olup; mahkemece; davacı vekilinin elektronik ortamda gönderdiği 16/10/2012 tarihli mesleki «mazeret dilekçesine» rağmen, duruşmaya mazereti olmaksızın katılmadığından bahisle; 17/10/2012 tarihinde «dosyanın işlemden kaldırılması» kararı verilerek ve usulüne uygun olmayan işlemden kaldırma kararı esas alınarak 3 ay sonra dosyanın «yenilenmemesi» nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış,kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mazeret dilekçesi · kıymetli evrak iptali · kıymetli evrak
Benzer bu karardaDava, «kıymetli evrak iptali» istemine ilişkin olup; mahkemece; davacı vekilinin elektronik ortamda gönderdiği 16/10/2012 tarihli mesleki «mazeret dilekçesine» rağmen, duruşmaya mazereti olmaksızın katılmadığından bahisle; 17/10/2012 tarihinde «dosyanın işlemden kaldırılması» kararı verilerek ve usulüne uygun olmayan işlemden kaldırma kararı esas alınarak 3 ay sonra dosyanın «yenilenmemesi» nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış,kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/18731 E. , 2014/665 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KIZILTEPE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 21/05/2008
NUMARASI 2006/370-2008/424
Taraflar arasında görülen davada Kızıltepe 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.05.2008 tarih ve 2006/370-2008/424 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından emtia blok abonman sigorta poliçesi kapsamında sigortalanan emtianın davalılar tarafından taşınması esnasında hasar gördüğünü, davalıların kusurlu olduklarını, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, hasar bedelinin davalılardan rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, duruşmaya çağrılmış olan davacı tarafın mazeretsiz olarak gelmediği ve bir vekil ile de kendisini temsil ettirmediği, bu nedenle HUMK.’nun 409/1. maddesi gereğince 12.02.2008 tarihinde yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay içinde tarafların hiçbirinin davayı yenilemediği gerekçesiyle HUMK.’nun 409/5. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin mazereti kabul edildiğine göre, yeni duruşma gününün duruşma tarihinden önce davacı vekiline bildirilmesi gerekir. Mazeret telgrafı çeken vekilin, o tarih itibariyle dosyada vekaletinin olmaması mazeretin reddine gerekçe yapılmaz. Kaldı ki vekilin davacı vekili olduğu da bilahare dosyaya ibraz edilen vekaletnameden anlaşılmaktadır. Bu itibarla takip edilmediğinden bahisle dosya işlemden kaldırılarak, yasal süre geçtikten sonra da davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101945500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz