6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tasfiye tamamlanan şirketin ek tasfiye nedeniyle ihyası

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/833 E. 2025/975 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

Tasfiyesi tamamlanarak ticaret sicilinden terkin edilen bir şirket hakkında, terkin öncesinde başlatılıp kesinleşen bir icra alacağı tasfiye sürecinde kaydedilmeden şirket terkin edilmişse, TTK 547. madde uyarınca ek tasfiye işlemlerinin yapılması gerektiğinden alacaklının şirketin ihyasını talep etmesinde hukuki yararı vardır. Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumlu olduğundan, bu eksiklik nedeniyle açılan davada haksız çıkan tasfiye memuru yargılama giderlerinden sorumlu tutulur.

Ele alınan sorunlar

Şirketin ihyasında davacının hukuki yararının bulunup bulunmadığı → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru, şirketin herhangi bir malvarlığı bulunmadığını, ihyada davacının hukuki yararı olmadığını, terkin işlemlerinin usulüne uygun yapıldığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 547. madde uyarınca, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahibi veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bu işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir; mahkeme istemi yerinde bulursa ek tasfiye için yeniden tescile ve tasfiye memuru atanmasına karar verir. Şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesinden söz edilebilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekir. Şirket aleyhine icra takibinin başlatılıp kesinleşmesine rağmen bu alacak kaydedilmeden ticaret sicilinden terkin edildiği anlaşıldığından, davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunmaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Tasfiye memurunun yargılama giderlerinden sorumluluğu → ret

İddia: Davalı tasfiye memuru, davanın tarafı olmadığını, şirketin borcundan şahsen sorumlu olmadığını, bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretine mahkum edilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: HMK'nın 326/1. maddesi gereğince, kanunda yazılı haller dışında yargı gideri davada haksız çıkan taraftan alınır. Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumlu olduğundan, davada haksız çıkan davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kesinleşmiş bir alacağın tasfiye sürecinde kaydedilmeden şirketin terkin edilmesi halinde alacaklının TTK 547 uyarınca ihya talebinde hukuki yararının bulunduğu ve tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memurunun sorumlu olduğu yönündeki tespitler açısından emsal niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
hukuki yarar

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ek tasfiye şirketin ihyası tasfiye memurunun sorumluluğu hukuki yarar ticaret sicilinden terkin yeniden tescil

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 547 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 326-(1)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/833

KARAR NO 2025/975

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 06/03/2025

NUMARASI 2024/473 Esas - 2025/199 Karar

DAVA

Şirketin İhyası

DAVA TARİHİ 05/08/2024

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı tasfiye memuru ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; Müvekkili tarafından ... Sanayi ve Ticaret Ltd Şti'ne 06/04/2023 tarihinde İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, 25/07/2023 tarihinde takibin kesinleştiğini, haciz talebinin kabulüne karar verildiğini,şirketin 20/03/2023 tarihinde tasfiyeye girdiğini, alacaklıların müracaatları için 08/11/2023 tarihinde 3. ilan Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlandığını, alacaklıların müracaatı için son gün 08/02/2024 olduğundan ivedilikli olarak alacaklarının tasfiye memuruna bildirilmesinin talep edildiğini ve taleplerinin kabul edilerek İcra Müdürlüğünce İstanbul ... İcra Dairesi'nin 07/02/2024 tarihli, İstanbul Ticaret Odası'na yazılan yazısıyla "Dosyamız borçlusunun tasfiye işlemlerine başlandığı alacaklı vekili tarafından bildirilmekle yukarıdaki borcundan dolayı şirketin kaydına borç miktarınca haciz konulmasına karar verildiğinin" denildiğini, İstanbul ...

İcra Dairesi'nin 07/02/2024 tarihli, İstanbul Ticaret Odası Başkanlığı'na yazılan yazısına ve kesinleşmiş bulunan icra dosyasına rağmen müvekkilinin alacağı kaydedilmeden şirketin tasfiye edildiğini ve ticaret sicilinden de terkin edildiğini, alınan tasfiye kararının müvekkilinin alacağına kavuşmasını engeller mahiyette olduğunu, bu nedenlerle ... Sanayi Ve Ticaret Ltd Şti'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili; Huzurdaki davanın, olağan tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin(SN:...) ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, bu işlemler yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini sicilin tespit etmesinin mümkün olmadığını, ek tasfiyeye karar verilmesi durumunda TTK m.

547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu,müvekkilinin davanın açılmasına neden olunmadığından yargı gideri ile vekalet ücretinden de sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tasfiye memuru vekili; tasfiye tarihinde şirketin, herhangi bir malvarlığı mevcut olmadığını, ihyasında da davacının hukuki yararı bulunmadığını,müvekkili ...'un şirketin tasfiye memuru olup, davanın tarafı olmadığından, keza şirketin borcundan şahsen sorumlu olmadığından,yargı gideri ve vekalet ücretine de mahkum edilmemesi gerektiğini, davacı tarafın, iddia ettiği bu alacağın varlığının araştırılmasını talep ettiklerini, yine tasfiye memuru olarak böyle bir takipten ve borçtan müvekkilinin bilgisi olmadığını, davacı tarafından,tasfiye işlemleri devam ederken böyle bir alacak talebi yapılmadığını, tebligatların nereye yapıldığı ve takibin ne şekilde kesinleştirildiği hususunun mahkemece araştırılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; ihyası talep edilen Tasfiye Halinde ... San. ve Tic. Ltd. Şti'nin tasfiye memuru olan ...'un şirketin tek yetkilisi ve ortağı olduğunu ve şirket hakkında açılan 05/04/2023 tarihli takibe rağmen bu tarihten sonra tasfiye kararı alınarak şirketin tasfiyesinin sona erdirildiğini, TTK 547. maddesindeki ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası isteminin koşullarının oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne son tasfiye memurunun yeniden atanmasına, davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş; ancak davacı tarafça başlatılan takipten haberdar olunmasına rağmen şirket terkin edildiğinden davalı tasfiye memuru yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı tasfiye memuru ... vekili; müvekkilinin tasfiye memuru olduğu şirketin genel kurul kararı gereğince sicilden terkin edilerek, Ticaret Sicili Gazetesinin 14 Mart 2024 tarih ve 11043 sayılı nüshasının 587. Sayfasında tescil ve ilan olunduğunu, şirketin terkin işlemleri usulüne uygun olarak yerine getirildiğini, şirketin, herhangi bir malvarlığı mevcut olmadığını, ihyasında da davacının hiçbir hukuki yararı bulunmadığını, davacı tarafın, terkin olan şirketten herhangi bir alacağı var idiyse, bunu tasfiye sürecinde veya öncesinde usulünce ileri sürmesi gerektiğini, müvekkilinin tasfiye memuru olup, davanın tarafı olmadığından, keza şirketin borcundan şahsen sorumlu olmadığından herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücretine de mahkum edilmemesi gerektiğini, davacının tasfiye işlemleri devam ederken böyle bir alacak talebi yapılmadığını, gıyabında cereyan eden işlemlerin kabulünün mümkün olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nın 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının,YK üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.

Ticaret Sicil kayıtlarında Tasfiye Halinde ... San. ve Tic. Ltd. Şti'nin tasfiyesinin sona erdiği 14/03/2024 tarihinde tescil edilerek sicil kaydının terkin edildiği, şirketin aleyhine 05/04/2023 tarihinde İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı ve takibin kesinleştiği, kesinleşen alacak kaydedilmeden ticaret sicilden terkin edilen şirket hakkında davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunmaktadır. HMK'nın 326-(1) maddesi gereğince; kanunda yazılı haller dışında, yargı gideri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumlu olup dava da haksız çıkan davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur.Açıklanan nedenlerle, şirketin sınırlı ihyasına, tasfiye memuru atanmasına, eksik tasfiye yapması nedeniyle davalı tasfiye memuru aleyhine yargı gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı, davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı tasfiye memuru ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan 255-TL istinaf yargı giderinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya verilmesine, davalı tasfiye memuru tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/06/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/5185 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.