YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/5332 E. 2019/4623 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pasif husumet yokluğu↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ ilan↗ iltibas↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davanın reddine dair karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen davalı şirket aleyhinde sair karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, marka başvurusunun mutlak red nedenleri ile kısmen reddine dair verilen TPMK YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.
Davacı, 15.12.2011 tarihinde 2011/111089 başvuru numaralı BMS+şekil ibaresinin adına marka olarak tescilini talep etmiş olup, TPMK YİDK kararı ile nihai olarak başvurunun kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkemece TPMK YİDK karar tarihinde davalı şirketin henüz başvuruya ilişkin bir itirazı olmadığından adı geçen yönünden davanın pasif husumet yokluğundan, davalı TPMK yönünden ise davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Ancak, gerek dava konusu başvuru ve gerekse TPMK tarafından mutlak red nedeni olarak dikkate alınan davalı şirketin 09.12.2011 tarihinde 2011/107781 kod numarasını alan BMS+şekil işaretinden oluşan marka başvurusu karma marka niteliğinde olup, işaretlerin 566 sayılı KHK’nın 7/1-b bendi anlamında aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğundan söz edilemez. Dava konusu başvurunun TPMK tarafından ilanı halinde itiraz olunduğu takdirde söz konusu işaretlerin 556 sayılı KHK 8/1-b bendi anlamında iltibas tehlikesine yol açacak şekilde benzer olup olmadıklarının tartışılması sonucu davacı başvurusunun reddedilip edilmeyeceğinin göz önüne alınması gerekirken mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2609 E. 2017/5331 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5761 E. 2021/4257 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:erişimin engellenmesi · bozma sonrası karar · müktesep hak · hakkın kötüye kullanılması · bayilik sözleşmesi · sicilden terkin · dürüstlük kuralı · ticaret unvanı
Benzer bu karardaMarkaları bulunmasına rağmen davalının bu ibareleri markasal kullanımına ilişkin dosyaya yeterli delil sunulamaması sebebiyle «marka hakkına tecavüzün» ispatlanamadığı, davalı şirketin faaliyet konusu olmayan su arıtma alanında BMS kelimesini alan adında kullanmasının, su arıtma faaliyet alanına sahip davacı şirketle «haksız rekabete» sebep olduğunun kabulünün gerektiği, davacının su arıtma cihazları yönünden tescilli 172092 tescil nolu BMS AB-I HAYAT markasının 2013 yılında devraldığı ve bunun öncesinde bu marka üzerinde lisans sahibi ise de, söz konusu markaya ilişkin hakların dava tarihinde davacıya ait olmaması her ne kadar lisans sözleşmesi kapsamında talepte bulunabileceği kabul olunabilir ise de dava dilekçesinde lisans sözleşmesine dayalı bir talebinin olmadığı dikkate alındığında markaya tecavüz iddialarının bu marka yönünden dikkate alınamayacağı bu nedenle asıl davada davacının markaya tecavüze dayalı taleplerinin reddine karar vermek gerektiği, davalı kullanımlarının daha önceden davacıya devrolunan ve marka hak sahibi olan şirketin bölge bayiliğini yaptığı, kullanmış olduğu ünvan, alan adı ve markalarda hak sahibi olmadığı, kötü niyetli olduğu, «ticaret unvanı» ve alan adları yönünden şirketin faaliyet alanının su ve arıtma olmadığı dikkate alındığında «dürüstlük kuralına» ve hukuka aykırı olduğu, «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu hukuken korunmayacağı, tüm bunların yanında haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulünün gerektiği; birleşen dava yönünden davalının 01.10.2013 tarihinde BMSSUCOM ibareli 2012/76692 nolu markayı 35. sınıfta adına tescil ettirdiği, davalı markası ile davacıya ait markalar incelendiğinde ortak unsurun davacının tescilli markası olan BMS ibaresi olduğu, markaların benzer olduğu, her ne kadar davalı markası 35 sınıfta tescilli ve davacı markalarının bu sınıfta tescili söz konusu değil ise de farklı sınıflarda tescilli olsa da mal ve hizmetler arasındaki bütün ilişki ve özelliklerin dikkate alınması gerektiği, davacının 11. sınıf tescili dikkate alındığında davalı markasının tescilli olduğu hizmetler yönünden ilişkili sınıflarda tescilli olduğunun kabulünün gerektiği sonuç olarak taraf markalarının benzer olması ve birbirleri ile bağlantılı, ilişkili alanlarda kullanılması sonucunda davalı markasının davacı markasının seri markası olarak algılanma ihtimalinin yüksek olduğu, her ne kadar dosya içerisinde yazılı bir «bayilik sözleşmesi» yok ise de, dosyaya sunulu belgelerden taraflar arasında fiili bir bayilik ilişkisinin olduğu, bayilik ilişkisinin olmadığı kabul edilse bile ortada bir ticari ilişki olduğu, bu bakımdan davalının "bms" markası üzerindeki hak sahibinin davacı olduğunu bilmesine rağmen davacı markasının benzerini benzer sınıflarda tescil ettirmesinin kötü niyetli olduğu hükümsüzlük şartlarının oluştuğu gerkçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile davalının davacı adına tescilli "BMS" ibaresini içeren kullanımlarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda www.bmssu.net ve bmssu.com alan adlara «erişimin engellenmesine», bu alan adlarının terkinine, davalının Bms Batı Makina Kalıp San.
Şti. şeklindeki «ticaret unvanının» sicilden terkinine, davacının markaya tecavüze dayalı taleplerinin reddine, birleşen davanın kabulü ile, davalı adına TPMK nezdinde 2012 76692 no ile tescilli "BMSSUCOM" ibareli markanın hükümsüzlüğüne, «sicilden terkine» karar verilmiştir.
2- Asıl dava bakımından bozmadan önceki hükümde davalının ticaret ünvanının «terkini» ve www.bmssu.com alan adının iptaline ilişkin taleplerinin reddine karar verildiği, kararın davacı tarafca temyiz edilmemesi nedeniyle bu talepler yönünden davalı yararına «müktesep hak» oluştuğu halde, «bozma sonrası» kurulan yeni hükümde, davalı yararına oluşan müktesep hak ihlal edilerek reddi gereken bu istemler yönünden davanın kabulüne kararı verilmesi doğru olmamış, bozmay …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4927 E. 2015/12710 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · kâr kaybı · terkin · haksız rekabet
Benzer bu kararda… uğu, davacı tarafın 5 yılı aşkın bir süredir davalı şirketin ticaret unvanında BMS ibaresini kullanmasına itiraz etmediği, sessiz kalma nedeniyle davacı tarafın hak «kaybına» sebep olduğu, davalı şirketin ticaret unvanında yer almayan bir işletme konusu olan, su arıtma cihazı bakımından BMS ibaresini internet alan adı olarak kullanmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, davalı tarafa ait 2012 76692 tescil numaralı BMSSUCOM markasının internet alan adı olarak tescil edilmesinin ve markanın tescil edildiği ürünler bakımından bu sitede faaliyet gösterilmesinin hukuka aykırılık taşımadığı, bu sebeple markanın koruma süresinin başladığı 08.09.2012 tarihinden itibaren hukuka uygun bir kullanım olduğu tespit edildiği gerekçesiyle, davalının su arıtma cihazı ürünü bakımından BMS ünvanını markasal kullanımı nedeniyle davacının «marka hakkına tecavüzünün» ve «haksız rekabetinin» tespitine ve önlenmesine, «ticaret unvanına» ilişkin «terkin» talebinin reddine, www.bmssu.net isimli alan adının iptaline karar verilmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkeme kararı gerekçesinde davacının BMS ibareli tescilli markası bulunmadığı ve marka hakkına dayanılamayacağı belirtildiği halde, hüküm fıkrasında BMS ibaresinin kullanılması dolayısıyla «marka hakkına tecavüzün» tespiti ve önlenmesine ilişkin gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturacak şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8693 E. 2023/2854 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi · kaldırma ve yeniden hüküm · hukuki yarar
Benzer bu kararda… omut olayda o markanın tanınmış olup olmadığının ve tanınmışlığını sürdürüp sürdürmediğinin münferiden ispatlanması gerektiği, davacının eldeki somut davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunsuun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine, davacının diğer istinaf istemlerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin markasının tanınmışlığı için yeteri derecede tescil kriterlerinin müvekkili şirket tarafından karşılanmış durumda olduğunu ileri sürerek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4695 E. 2014/9860 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaBu durumda, «uyuşmazlık konusu» işaretler 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi anlamında aynı olmadıkları gibi açıklanan bu özellikleri itibariyle ayırt edilemeyecek derecede benzer olduklarından kabulü de mümkün bulunmamaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/5332 E. , 2019/4623 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14/05/2015 gün ve 2014/157 - 2015/171 sayılı kararı onayan Daire'nin 08/05/2017 gün ve 2015/14056 - 2017/2708 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, “BMS+ŞEKİL” ibare ve biçimli 11. sınıf ürünleri içeren 12.01.2005/59135; “BMS+ŞEKİL” ibare ve biçimli 8.sınıf ürünleri içeren 12.06.1998/195310 ve “BMS+ŞEKİL” ibare ve biçimli 4, 28, 29, 30 ve 32. sınıf ürünleri içeren 01.10.2010/62837 sayılı markaların sahibi olan, “BMS” ibareli tanıtım işaretinin gerçek ve öncelikli hak sahibi olan, bu işaret üzerinde müktesep hakkı bulunan, işarete kullanımla ayırt edicilik kazandıran, müşterileri nezdinde tanınan müvekkilinin, 15.12.2011 tarihinde gerçekleştirdiği 35/1.sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için sıhhi tesisat, vitrifiye, su yumuşatma cihazları, su arıtma cihazları, atık arıtma tesisatı ürünlerinin bir araya getirilerek sunulması hizmetlerini (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." içeren, "BMS+ŞEKİL" ibareli, 2011/111089 sayılı marka tescil başvurusunun Markalar Dairesi tarafından müvekkilinin eski bayisi olan kötüniyetli davalı şirkete ait "BMS+ŞEKİL" ibareli, 35.sınıftaki "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için su arıtma cihazları ve ekipmanlarının bir araya getirilerek sunulması hizmetlerini (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." içeren 09.12.2011/107781 sayılı marka tescil başvurusu mesnet alınarak 556 sayılı KHK'nın 7/b maddesi uyarınca reddedildiğini, ret kararının kaldırılması amacıyla itirazda bulunduklarını, ancak itirazın YİDK'nın 2014/M-2992 sayılı kararıyla reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre davanın reddine dair karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen davalı şirket aleyhinde sair karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, marka başvurusunun mutlak red nedenleri ile kısmen reddine dair verilen TPMK YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.
Davacı, 15.12.2011 tarihinde 2011/111089 başvuru numaralı BMS+şekil ibaresinin adına marka olarak tescilini talep etmiş olup, TPMK YİDK kararı ile nihai olarak başvurunun kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkemece TPMK YİDK karar tarihinde davalı şirketin henüz başvuruya ilişkin bir itirazı olmadığından adı geçen yönünden davanın pasif husumet yokluğundan, davalı TPMK yönünden ise davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Ancak, gerek dava konusu başvuru ve gerekse TPMK tarafından mutlak red nedeni olarak dikkate alınan davalı şirketin 09.12.2011 tarihinde 2011/107781 kod numarasını alan BMS+şekil işaretinden oluşan marka başvurusu karma marka niteliğinde olup, işaretlerin 566 sayılı KHK’nın 7/1-b bendi anlamında aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğundan söz edilemez. Dava konusu başvurunun TPMK tarafından ilanı halinde itiraz olunduğu takdirde söz konusu işaretlerin 556 sayılı KHK 8/1-b bendi anlamında iltibas tehlikesine yol açacak şekilde benzer olup olmadıklarının tartışılması sonucu davacı başvurusunun reddedilip edilmeyeceğinin göz önüne alınması gerekirken mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair karar düzeltme istemlerinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 08.05.2017 tarih 2015/14056 E 2017-2708 K sayılı onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 19/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517912700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz