Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2609 E. 2017/5331 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektici sebeplere ve gerekçeli kararın 6. sayfasında "... dava açılma tarihi itibariyle davacının su arıtma cihazları yönünden tescilli markasının bulunmadığı 2013 yılında BMS AB-I HAYAT markasının davacıya devredildiği, söz konusu markaya ilişkin hakların dava tarihinde davacıya ait olmaması nedeniyle bu markaya dayanılamayacağı, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği markalar incelendiğinde BMS ibareli ve su arıtma cihazı ürünü bakımından tescil edilmiş bir markası bulunmadığı..." şeklinde açıklama yapılmış olmasına göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5761 E. 2021/4257 K.
Ortak:Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:erişimin engellenmesi · bozma sonrası karar · müktesep hak · hakkın kötüye kullanılması · bayilik sözleşmesi · sicilden terkin · dürüstlük kuralı · ticaret unvanı
Benzer bu karardaMarkaları bulunmasına rağmen davalının bu ibareleri markasal kullanımına ilişkin dosyaya yeterli delil sunulamaması sebebiyle «marka hakkına tecavüzün» ispatlanamadığı, davalı şirketin faaliyet konusu olmayan su arıtma alanında BMS kelimesini alan adında kullanmasının, su arıtma faaliyet alanına sahip davacı şirketle «haksız rekabete» sebep olduğunun kabulünün gerektiği, davacının su arıtma cihazları yönünden tescilli 172092 tescil nolu BMS AB-I HAYAT markasının 2013 yılında devraldığı ve bunun öncesinde bu marka üzerinde lisans sahibi ise de, söz konusu markaya ilişkin hakların dava tarihinde davacıya ait olmaması her ne kadar lisans sözleşmesi kapsamında talepte bulunabileceği kabul olunabilir ise de dava dilekçesinde lisans sözleşmesine dayalı bir talebinin olmadığı dikkate alındığında markaya tecavüz iddialarının bu marka yönünden dikkate alınamayacağı bu nedenle asıl davada davacının markaya tecavüze dayalı taleplerinin reddine karar vermek gerektiği, davalı kullanımlarının daha önceden davacıya devrolunan ve marka hak sahibi olan şirketin bölge bayiliğini yaptığı, kullanmış olduğu ünvan, alan adı ve markalarda hak sahibi olmadığı, kötü niyetli olduğu, «ticaret unvanı» ve alan adları yönünden şirketin faaliyet alanının su ve arıtma olmadığı dikkate alındığında «dürüstlük kuralına» ve hukuka aykırı olduğu, «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğu hukuken korunmayacağı, tüm bunların yanında haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulünün gerektiği; birleşen dava yönünden davalının 01.10.2013 tarihinde BMSSUCOM ibareli 2012/76692 nolu markayı 35. sınıfta adına tescil ettirdiği, davalı markası ile davacıya ait markalar incelendiğinde ortak unsurun davacının tescilli markası olan BMS ibaresi olduğu, markaların benzer olduğu, her ne kadar davalı markası 35 sınıfta tescilli ve davacı markalarının bu sınıfta tescili söz konusu değil ise de farklı sınıflarda tescilli olsa da mal ve hizmetler arasındaki bütün ilişki ve özelliklerin dikkate alınması gerektiği, davacının 11. sınıf tescili dikkate alındığında davalı markasının tescilli olduğu hizmetler yönünden ilişkili sınıflarda tescilli olduğunun kabulünün gerektiği sonuç olarak taraf markalarının benzer olması ve birbirleri ile bağlantılı, ilişkili alanlarda kullanılması sonucunda davalı markasının davacı markasının seri markası olarak algılanma ihtimalinin yüksek olduğu, her ne kadar dosya içerisinde yazılı bir «bayilik sözleşmesi» yok ise de, dosyaya sunulu belgelerden taraflar arasında fiili bir bayilik ilişkisinin olduğu, bayilik ilişkisinin olmadığı kabul edilse bile ortada bir ticari ilişki olduğu, bu bakımdan davalının "bms" markası üzerindeki hak sahibinin davacı olduğunu bilmesine rağmen davacı markasının benzerini benzer sınıflarda tescil ettirmesinin kötü niyetli olduğu hükümsüzlük şartlarının oluştuğu gerkçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile davalının davacı adına tescilli "BMS" ibaresini içeren kullanımlarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda www.bmssu.net ve bmssu.com alan adlara «erişimin engellenmesine», bu alan adlarının terkinine, davalının Bms Batı Makina Kalıp San.
Şti. şeklindeki «ticaret unvanının» sicilden terkinine, davacının markaya tecavüze dayalı taleplerinin reddine, birleşen davanın kabulü ile, davalı adına TPMK nezdinde 2012 76692 no ile tescilli "BMSSUCOM" ibareli markanın hükümsüzlüğüne, «sicilden terkine» karar verilmiştir.
2- Asıl dava bakımından bozmadan önceki hükümde davalının ticaret ünvanının «terkini» ve www.bmssu.com alan adının iptaline ilişkin taleplerinin reddine karar verildiği, kararın davacı tarafca temyiz edilmemesi nedeniyle bu talepler yönünden davalı yararına «müktesep hak» oluştuğu halde, «bozma sonrası» kurulan yeni hükümde, davalı yararına oluşan müktesep hak ihlal edilerek reddi gereken bu istemler yönünden davanın kabulüne kararı verilmesi doğru olmamış, bozmay …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4927 E. 2015/12710 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · kâr kaybı · terkin · haksız rekabet
Benzer bu kararda… uğu, davacı tarafın 5 yılı aşkın bir süredir davalı şirketin ticaret unvanında BMS ibaresini kullanmasına itiraz etmediği, sessiz kalma nedeniyle davacı tarafın hak «kaybına» sebep olduğu, davalı şirketin ticaret unvanında yer almayan bir işletme konusu olan, su arıtma cihazı bakımından BMS ibaresini internet alan adı olarak kullanmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, davalı tarafa ait 2012 76692 tescil numaralı BMSSUCOM markasının internet alan adı olarak tescil edilmesinin ve markanın tescil edildiği ürünler bakımından bu sitede faaliyet gösterilmesinin hukuka aykırılık taşımadığı, bu sebeple markanın koruma süresinin başladığı 08.09.2012 tarihinden itibaren hukuka uygun bir kullanım olduğu tespit edildiği gerekçesiyle, davalının su arıtma cihazı ürünü bakımından BMS ünvanını markasal kullanımı nedeniyle davacının «marka hakkına tecavüzünün» ve «haksız rekabetinin» tespitine ve önlenmesine, «ticaret unvanına» ilişkin «terkin» talebinin reddine, www.bmssu.net isimli alan adının iptaline karar verilmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkeme kararı gerekçesinde davacının BMS ibareli tescilli markası bulunmadığı ve marka hakkına dayanılamayacağı belirtildiği halde, hüküm fıkrasında BMS ibaresinin kullanılması dolayısıyla «marka hakkına tecavüzün» tespiti ve önlenmesine ilişkin gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturacak şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/5332 E. 2019/4623 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · ilan · iltibas · husumet
Benzer bu karardaMahkemece TPMK YİDK karar tarihinde davalı şirketin henüz başvuruya ilişkin bir itirazı olmadığından adı geçen yönünden davanın «pasif husumet yokluğundan», davalı TPMK yönünden ise davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Dava konusu başvurunun TPMK tarafından «ilanı» halinde itiraz olunduğu takdirde söz konusu işaretlerin 556 sayılı KHK 8/1-b bendi anlamında «iltibas» tehlikesine yol açacak şekilde benzer olup olmadıklarının tartışılması sonucu davacı başvurusunun reddedilip edilmeyeceğinin göz önüne alınması gerekirken mahkemec …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8693 E. 2023/2854 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi · kaldırma ve yeniden hüküm · hukuki yarar
Benzer bu kararda… omut olayda o markanın tanınmış olup olmadığının ve tanınmışlığını sürdürüp sürdürmediğinin münferiden ispatlanması gerektiği, davacının eldeki somut davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunsuun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine, davacının diğer istinaf istemlerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin markasının tanınmışlığı için yeteri derecede tescil kriterlerinin müvekkili şirket tarafından karşılanmış durumda olduğunu ileri sürerek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/2609 E. , 2017/5331 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/12/2014 gün ve 2012/151-2014/363 sayılı kararı bozan Daire’nin 30/11/2015 gün ve 2015/4927-2015/12710 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin marka ve kalıp ve teçhizatlarını satın aldığı ... Makine A.Ş'nin 1979 yılında paslanmaz çelikten mamul bir kısım ürünlerin üretimi ve satışını gerçekleştirmek amacıyla kurulduğunu, müvekkilinin şirket yetkilisinin 2005 senesinde ... Makine A.Ş'de bayilik sistemini kurduğunu, 2006 yılında ... Makine A.Ş'nin işlerini tasfiye etme kararı sonrasında davacı şirket yetkilisi tarafından kurulan FCS Mutfak unvanlı şirkete marka ve üretim kalıplarını devredildiğini, bu dönemde davacı şirket çalışanı olan ve bayilik verilen Abdurrahman Cüstan'ın davalı şirket kurucusu ve yetkilisi olduğunu, 2007 senesinde bayilerin unvanında BMS ibaresine yer verildiğini, bu sistemin 2011 senesine kadar devam ettiğini, 2011 senesinde davalı şirket yetkilisinin davacı şirketin bayilerine BMS markasının kendisine ait bulunduğunu belirttiği, müvekkilinin yaptığı araştırmada;
davalı şirket adına 23.03.2011 tarih 2011/24125 no ile 11. sınıfta "BMS ... MAKİNE" ibareli marka başvurusu yapıldığını, müvekkilinin bu marka başvurusuna itiraz ettiğini, 23.03.2011 tarih ve 2011/24137 no ile 11. sınıfta yapılan "BMS" ibareli marka başvurusunun TPE tarafından reddedildiğini, davalının marka başvurularının kabul edilmemesi üzerine 35. sınıfta 09.12.2011 tarih ve 2011/107781 no'lu BMS ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davacının 2011 senesinde davalı şirket ile ticari ilişkilerini sonlandırdığını, davalının davacının "aquatech" ve "aquaprofi" markalarına tecavüz teşkil eden kullanımlarını meşrulaştırmak amacıyla "Aquavie" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davacı firmanın www.bmsaritma.com, www.aquabms.com, www.linioxom.tr, www.orkinos.com.tr internet sitelerini kullandığını;
davacı firmanın BMS ibaresini havi bayilerinin "www.bmsaritma.com.tr, www.bmssuaritma.com, www.bmsanadolu.com, wwwbmssuaritma. com.tr, www.bms-suaritma.com, www.bmsguney.com, www.bmssuaritmacihazları.com internet sitelerinde kullandığını, davalının kötüniyetli olduğunu, bu nedenle 2005 59135 tescil numaralı BMS 2010 62837 tescil numaralı BMS + şekil, 2006 22027 tescil numaralı FCS + şekil, 2001 09257 tescil numaralı AQUATECH ve 2000 08474 tescil numaralı AQUAPROFİ markaları bakımından marka hakkına tecavüzün tespiti, ticaret unvanının terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektici sebeplere ve gerekçeli kararın 6. sayfasında "... dava açılma tarihi itibariyle davacının su arıtma cihazları yönünden tescilli markasının bulunmadığı 2013 yılında BMS AB-I HAYAT markasının davacıya devredildiği, söz konusu markaya ilişkin hakların dava tarihinde davacıya ait olmaması nedeniyle bu markaya dayanılamayacağı, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği markalar incelendiğinde BMS ibareli ve su arıtma cihazı ürünü bakımından tescil edilmiş bir markası bulunmadığı..." şeklinde açıklama yapılmış olmasına göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 4,60 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 275,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 12/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/376901700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz