Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3296 E. 2019/4857 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekaletnamede feragate özel yetki↗ hmk 326↗ özel yetki↗ infazda tereddüt↗ aaüt↗ vekalet ücreti takdiri↗ davadan feragat↗ infaz↗ feragat↗ yargılama gideri↗ yetki↗ vekalet ücreti↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı vekilinin 30/01/2018 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini beyan ettiği, davacı vekilinin vekaletnamesinde feragate ilişkin özel yetki bulunduğu, feragatin davaya son veren ve kesin hüküm gibi sonuç doğuran tek taraflı taraf işlemi olduğu gerekçesiyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Milli Savunma Bakanlığı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Milli Savunma Bakanlığı vekilinin aşağıdaki bentler dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olup, her iki davalı bakımından da aynı nedene dayalı olarak red kararı verildiğinden, davalılar lehine AAÜT 3/2 maddesi gereğince tek bir vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, infazda tereddüt de yaratacak şekilde “davalı” lehine vekalet ücreti yazılmak suretiyle hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3-Ayrıca, 6100 sayılı HMK 326/1 maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlendiğinden, lehine hüküm kurulan davalı Milli Savunma Bakanlığı’nın yargılamada yaptığı giderlere yönelik hüküm kurulmaması da doğru olmayıp kararın bu nedenlerle davalı Milli Savunma Bakanlığı yararına bozulması gerekmekte ise de yapılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönlerden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tazminat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/739 E. 2017/1181 K.
Ortak:vekalet ücreti takdiri · vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda2-Ancak, mahkemece davanın «feragat» nedeniyle reddine karar verilmiş olup, her iki davalı bakımından da aynı nedene dayalı olarak red kararı verildiğinden, davalılar lehine AAÜT 3/2 maddesi gereğince tek bir «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken, «infazda tereddüt» de yaratacak şekilde “davalı” lehine vekalet ücreti yazılmak suretiyle hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaMaddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verildiğine göre, kendilerini vekille «temsil» ettiren mümeyyiz davalılar yararına davanın red «sebebinin» ortak olduğu hususu da göz önüne alınmak suretiyle AAÜT hükümleri uyarınca «vekalet ücreti takdiri» gerekirken bu hususta olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmediğinden, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · olumsuz oy · yenileme · dava sebebi · temsil
Benzer bu karardaMaddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verildiğine göre, kendilerini vekille «temsil» ettiren mümeyyiz davalılar yararına davanın red «sebebinin» ortak olduğu hususu da göz önüne alınmak suretiyle AAÜT hükümleri uyarınca «vekalet ücreti takdiri» gerekirken bu hususta olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmediğinden, hükmün bozulması gerekmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, «işlemden kaldırıldığı» tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde «yenilenmemesi» nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1803 E. 2019/8157 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava takip yetkisi · izafeten dava · bedel iadesi · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · dava şartı yokluğu · taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, davacının dava açma «yetkisine» haiz bulunmadığı gerekçesiyle, «aktif husumet ehliyetine» ilişkin dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiş, Dairemizce uyuşmazlığın «taşıma sözleşmesinden» kaynaklandığı, 6102 sayılı TTK'nin 4. maddesi uyarınca taşıma hukukundan doğan hukuk davalarının ticari dava niteliğinde olduğu ve asliye ticaret mahkemesinin «görev alanına» girdiği gerekçesiyle bozulmuş Mahkemece bozmaya uyularak taraflar arasındaki ihtilafın hizmet alımına ilişkin sözleşmeden kaynaklandığı, sözleşmenin taraflarının . …
Anılan yönetmelik hükümelerine göre açılan ihale sonrasında imzalanan sözleşmeden kaynaklanan işbu davada «aktif husumet ehliyeti» Milli Eğitim Bakanlığı'na aittir.
Dava; feshedilen «taşıma sözleşmesine» göre usulsüz olarak ödenen «bedelin iadesi» istemine ilişkindir.
… k sözleşmenin tarafı olması ve gerekse dava dilekçesine ekli 05.01.2015 tarihli vekaletnamesine dayalı olarak açılan eldeki davada davanın Milli Eğitim Bakanlığı'na «izafeten» açıldığı, dava dilekçesindeki "..." ibaresinin Milli Eğitim Bakanlığı'nın ilçedeki «temsil» «yetkisini» ifade ettiğinin kabulü ile mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın «aktif husumet» yönünden reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3296 E. , 2019/4857 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İskenderun 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 13/02/2018 tarih ve 2018/59-2018/43 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı Milli Savunma Bakanlığı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, "General Şükrü Kanatlı Kışlası" için davacı tarafından tasarlanan ve kendi el işçiliği ile imal edilen dava konusu ferforjelerin Kasım/2009 tarihinde kışlaya monte edildiğini, işin kalan bölümünün daha sonra yapılacağı kararlaştırıldığını, ancak kalan iş konusunda davalıların kendi aralarında 30.05.2010 tarihinde yaptıkları sözleşme ile tüm tasarım hakları davacıya ait olan tasarımların kopyalanarak davalı ... ve davalı ... Ferforje Metal İmalat Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılmasının kararlaştırıldığını, davacının sözkonusu tasarım hakkının tescili için 17.08.2010 tarihinde TPMK'na başvuruda bulunduğunu, başvuruda bulunduğu tasarım ile kışlada yapmış olduğu iş tasarımının aynı olduğunu ve iltibas yarattığını, durumun İskenderun 1.
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/102 D.İş sayılı dosyasından yapılan tespit ile belirlendiğini ileri sürerek tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin men'ini, taklit olarak monte edilen ferforjelerin kaldırılmasını, tasarımların kopyalanmasında kullanılan kalıpların imhasını, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini istemiş, 13.08.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin talebini 13.354,17 TL’ye yükseltmiş ve 30.01.2018 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı vekilinin 30/01/2018 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini beyan ettiği, davacı vekilinin vekaletnamesinde feragate ilişkin özel yetki bulunduğu, feragatin davaya son veren ve kesin hüküm gibi sonuç doğuran tek taraflı taraf işlemi olduğu gerekçesiyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Milli Savunma Bakanlığı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Milli Savunma Bakanlığı vekilinin aşağıdaki bentler dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olup, her iki davalı bakımından da aynı nedene dayalı olarak red kararı verildiğinden, davalılar lehine AAÜT 3/2 maddesi gereğince tek bir vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, infazda tereddüt de yaratacak şekilde “davalı” lehine vekalet ücreti yazılmak suretiyle hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3-Ayrıca, 6100 sayılı HMK 326/1 maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlendiğinden, lehine hüküm kurulan davalı Milli Savunma Bakanlığı’nın yargılamada yaptığı giderlere yönelik hüküm kurulmaması da doğru olmayıp kararın bu nedenlerle davalı Milli Savunma Bakanlığı yararına bozulması gerekmekte ise de yapılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönlerden düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Milli Savunma Bakanlığı’nın sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Milli Savunma Bakanlığı’nın temyiz isteminin kabulü ile vekalet ücretine yönelik yerel mahkeme kararı hüküm bölümü 3. bendinin tamamen çıkarılarak yerine “Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ve red sebebi aynı olduğundan AAÜT 3/2 maddesi dikkate alınarak ve yine AAÜT göre hesaplanan 2.802,51 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine” yazılmasına, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Milli Savunma Bakanlığı’nın temyiz isteminin kabulü ile “Davalı Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan 94 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine” cümlesinin yerel mahkeme kararı hüküm bölümüne 4.
bent olarak eklenmesine, kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517342900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz