Infazda tereddüt
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/5094 E. 2019/4358 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
infazda tereddüt↗ 3095 sayılı kanun↗ ticari dava niteliği↗ reeskont faizi↗ iş bölümü↗ infaz↗ fer'i müdahil↗ temerrüt faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların murisi ... 'ın Yurt Bank A.Ş 'nin İzmir Şubesinde hesapları olduğu, off-shore işlemi yapıldığı ve daha sonra bankanın ... 'ye devredildiği, bilahare İNG Bank A.Ş 'ye devri sırasında parasının ödenmediğini, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/102 esas ve 2005/100 karar sayılı dosyasından Yurt Bank çalışanları aleyhine karar verildiği gerekçesiyle 1.250 TL'nin 07/10/1999 - 11/11/1999 tarihleri arasında 1.250 TL üzerinden, 11/11/1999 - 16/12/1999 tarihleri arasında 1.151,71 TL matrah üzerinden, 16/12/1999 tarihinden sonra ise borç ödeninceye kadar avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.250 TL'nin 12/11/1999 - 17/12/1999 tarihine kadar 1.250 TL üzerinden 17/12/1999 tarihinden borç ödeninceye kadar 1.103,71 TL matrah üzerinden, ayrıca 1.250 TL'nin 17/12/1999 tarihinden borç ödeninceye kadar avans faiziyle (toplam 3.750 TL'nin) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili, fer’i müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...Ş. ve fer’i müdahiller ... ve OYAK vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 294 ve devamı (Mülga HUMK’nun 382 ve devamı) maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Hüküm açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi gerekmektedir. Ayrıca, yazılacak kararın gerekçesiyle hüküm kısmı arasında bütünsellik esastır. Başka bir anlatımla, gerekçe ile hüküm birbirine bağlı olup, çelişki bulunmaması gerekir.
Davacı, murisi ...'ın Yurt Bank A.Ş. İzmir Şubesi’nde 07/10/1999 tarihinde 1.250,00 TL, 12/11/1999 tarihinde 1.250,00 TL ve 07/12/1999 tarihinde 1.250,00 TL olmak üzere 3 ayrı hesaba yatırılan toplam 3.750,00 TL’nin hesap açma tarihlerinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi uyarınca ticari işlerde uygulanan avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Dosyada alınan 31/07/2017 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu herbir hesap kendi içerisinde, paranın hesaba yatırıldığı tarih ile davacıya ilgili hesaptan yapılan ödemelerin miktar ve tarihleri dikkate alınarak, alacak ve faizleri ayrı ayrı değerlendirilmiş, mahkemece de bilirkişi raporundaki tespit dikkate alınarak hüküm kurulmuştur. Davacının, hesaba yatırılan miktarları esas alarak tahsil hükmü kurulması talep ettiği nazara alındığında, mahkemece davacıya yapılan ödemelerin bulunduğu da tespit edilmesine rağmen, davanın tam kabulü yönünde hüküm tesis etmesi doğru olmadığı gibi, alacak miktarına yönelik hüküm bölümü de infazda tereddüt yaratacak niteliktedir.
2-Ayrıca, davaya konu uyuşmazlık, gerek 6762 sayılı Kanun’un 4 ve 21/2. maddeleri ve gerekse de 6102 sayılı Kanun’un 4. ve 19. maddeleri açısından ticari iş niteliğinde ise de, 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde temerrüt faizinin, TCMB'nin kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faiz oranı olduğu belirtilmiş iken 15.12.1999 tarih ve 4489 sayılı Yasa ile 3095 sayılı Yasa’da yapılan değişiklik ile, 01/01/2000 tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanacak temerrüt faiz oranı, TCMB'nin kısa vadeli avans işlemlerine uyguladığı faiz oranı olarak değiştirilmiştir. Bu durumda, kabul biçimine göre mahkemece, davacıya yapılan ödemeler de dikkate alınarak, davalıdan tahsili gereken meblağa paranın yatırıldığı tarihten 01/01/2000 tarihine kadar reeskont oranında temerrüt faizi, bu tarihten sonra ise avans işlemlerine uygulanan faiz oranında temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde faize hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
3- 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca, davalı ...Ş.’nin harçtan muaf olmasına rağmen, hüküm bölümünde yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması da doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4317 E. 2017/6663 K.
Ortak:reeskont faizi · temerrüt faizi · temerrüt
İncelediğiniz kararda… de 6102 sayılı Kanun’un 4. ve 19. maddeleri açısından ticari iş niteliğinde ise de, 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde «temerrüt faizinin», TCMB'nin kısa vadeli krediler için öngördüğü «reeskont faiz» oranı olduğu belirtilmiş iken 15.12.1999 tarih ve 4489 sayılı Yasa ile 3095 sayılı Yasa’da yapılan değişiklik ile, 01/01/2000 tarihinden itibaren ticari işlerde uy …
Bu durumda, kabul biçimine göre mahkemece, davacıya yapılan ödemeler de dikkate alınarak, davalıdan tahsili gereken meblağa paranın yatırıldığı tarihten 01/01/2000 tarihine kadar reeskont oranında «temerrüt faizi», bu tarihten sonra ise avans işlemlerine uygulanan faiz oranında temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde faize hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
Benzer bu kararda… i istemiş olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de, 04.12.1984 tarih ve 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde «temerrüt faizinin», TCMB'nin kısa vadeli krediler için öngördüğü «reeskont faiz» oranı olduğu belirtilmiş iken, 15.12.1999 tarih ve 4489 sayılı Yasa ile 3095 sayılı Yasa’da yapılan değişiklik ile 01.01.2000 tarihinden itibaren ticari işlerde uy …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1493 E. 2017/4272 K.
Ortak:reeskont faizi · temerrüt faizi · temerrüt
İncelediğiniz kararda… de 6102 sayılı Kanun’un 4. ve 19. maddeleri açısından ticari iş niteliğinde ise de, 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde «temerrüt faizinin», TCMB'nin kısa vadeli krediler için öngördüğü «reeskont faiz» oranı olduğu belirtilmiş iken 15.12.1999 tarih ve 4489 sayılı Yasa ile 3095 sayılı Yasa’da yapılan değişiklik ile, 01/01/2000 tarihinden itibaren ticari işlerde uy …
Bu durumda, kabul biçimine göre mahkemece, davacıya yapılan ödemeler de dikkate alınarak, davalıdan tahsili gereken meblağa paranın yatırıldığı tarihten 01/01/2000 tarihine kadar reeskont oranında «temerrüt faizi», bu tarihten sonra ise avans işlemlerine uygulanan faiz oranında temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde faize hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
Benzer bu kararda… i istemiş olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de, 04.12.1984 tarih ve 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde «temerrüt faizinin», TCMB'nin kısa vadeli krediler için öngördüğü «reeskont faiz» oranı olduğu belirtilmiş iken, 15.12.1999 tarih ve 4489 sayılı Yasa ile 3095 sayılı Yasa’da yapılan değişiklik ile, 01.01.2000 tarihinden itibaren ticari işlerde u …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:e-defter
Benzer bu kararda1- Fer'i müdahil ... vekilinin 23.12.2015 tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin, temyiz «defterine» kaydedilmediği, temyiz harcının da yatırılmadığı ve bu nedenle süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından fer'i müdahil ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16327 E. 2013/14575 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acente · mahsup · avans faizi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece alınan her üç bilirkişi raporunda, davalı «acente» tarafından dava tarihinden sonra ödeme yapıldığı belirtilerek ödeme tutarları davacının alacağından «mahsup» edilip bakiye alacak belirlenmiş, mahkemece de «son» bilirkişi raporu ile tespit edilen bu tutar hüküm altına alınmışsa da, davacı tarafça davadan sonra ödenen meblağ tutarınca dava açılması yerinde olup, bu miktar i …
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, davalı tarafça Acentelik Sözleşmesi’ne göre tahsil edilen primlerin süresi içinde davacı sigorta şirketine ödenmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 161.915,88 TL’nin dava tarihinden itibaren ödeninceye kadar TCMB’nin uyguladığı değişen oranlarda «avans faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5226 E. 2019/6389 K.
Ortak:reeskont faizi · temerrüt faizi · temerrüt
İncelediğiniz kararda… de 6102 sayılı Kanun’un 4. ve 19. maddeleri açısından ticari iş niteliğinde ise de, 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde «temerrüt faizinin», TCMB'nin kısa vadeli krediler için öngördüğü «reeskont faiz» oranı olduğu belirtilmiş iken 15.12.1999 tarih ve 4489 sayılı Yasa ile 3095 sayılı Yasa’da yapılan değişiklik ile, 01/01/2000 tarihinden itibaren ticari işlerde uy …
Bu durumda, kabul biçimine göre mahkemece, davacıya yapılan ödemeler de dikkate alınarak, davalıdan tahsili gereken meblağa paranın yatırıldığı tarihten 01/01/2000 tarihine kadar reeskont oranında «temerrüt faizi», bu tarihten sonra ise avans işlemlerine uygulanan faiz oranında temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde faize hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
Benzer bu kararda04.12.1984 tarih ve 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde «temerrüt faizinin», TCMB'nin kısa vadeli krediler için öngördüğü «reeskont faiz» oranı olduğu belirtilmiş, 15.12.1999 tarih ve 4489 sayılı Yasa ile 3095 sayılı Yasa’da yapılan değişiklik ile, 01.01.2000 tarihinden itibaren ticari işlerde uygula …
Bu durumda, davalıdan tahsili gereken meblağa 08.12.1999 tarihinden 01.01.2000 tarihine kadar reeskont oranında «temerrüt faizi», bu tarihten sonra ise avans işlemlerine uygulanan faiz oranında temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 08.12.1999 tarihinden itibaren «avans faize» hükmedilmesi doğru olmayıp yerel mahkeme kararının davalı ve fer’i müdahiller TMSF ve OYAK yararına bozulması gerekiyor ise de, anılan yanlışlıkların düzeltilmesi …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu kararda2-Davacı vekili, müvekkilince 08/12/1999 tarihinde Yurtbank A.Ş’ye yatırılan 6.848,07 TL’nin yatırıldığı tarihten itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 2/2. maddesi uyarınca «avans faizi» ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece davanın kabulü ile 6.848,07 TL’nin 08/12/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 2/2. maddesi gereğince uygulanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda, davalıdan tahsili gereken meblağa 08.12.1999 tarihinden 01.01.2000 tarihine kadar reeskont oranında «temerrüt faizi», bu tarihten sonra ise avans işlemlerine uygulanan faiz oranında temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 08.12.1999 tarihinden itibaren «avans faize» hükmedilmesi doğru olmayıp yerel mahkeme kararının davalı ve fer’i müdahiller TMSF ve OYAK yararına bozulması gerekiyor ise de, anılan yanlışlıkların düzeltilmesi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3745 E. 2019/5565 K.
Ortak:reeskont faizi · temerrüt faizi · temerrüt
İncelediğiniz kararda… de 6102 sayılı Kanun’un 4. ve 19. maddeleri açısından ticari iş niteliğinde ise de, 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde «temerrüt faizinin», TCMB'nin kısa vadeli krediler için öngördüğü «reeskont faiz» oranı olduğu belirtilmiş iken 15.12.1999 tarih ve 4489 sayılı Yasa ile 3095 sayılı Yasa’da yapılan değişiklik ile, 01/01/2000 tarihinden itibaren ticari işlerde uy …
Bu durumda, kabul biçimine göre mahkemece, davacıya yapılan ödemeler de dikkate alınarak, davalıdan tahsili gereken meblağa paranın yatırıldığı tarihten 01/01/2000 tarihine kadar reeskont oranında «temerrüt faizi», bu tarihten sonra ise avans işlemlerine uygulanan faiz oranında temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde faize hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
Benzer bu kararda… de 6102 sayılı Kanun’un 4. ve 19. maddeleri açısından ticari iş niteliğinde ise de, 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde «temerrüt faizinin», TCMB'nin kısa vadeli krediler için öngördüğü «reeskont faiz» oranı olduğu belirtilmiş iken 15.12.1999 tarih ve 4489 sayılı Yasa ile 3095 sayılı Yasa’da yapılan değişiklik ile, 01/01/2000 tarihinden itibaren ticari işlerde uy …
Bu durumda, davalıdan tahsili gereken meblağa paranın yatırıldığı tarihten 01/01/2000 tarihine kadar reeskont oranında «temerrüt faizi», bu tarihten sonra ise avans işlemlerine uygulanan faiz oranında temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8420 E. 2018/1692 K.
Ortak:reeskont faizi · temerrüt faizi · temerrüt
İncelediğiniz kararda… de 6102 sayılı Kanun’un 4. ve 19. maddeleri açısından ticari iş niteliğinde ise de, 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde «temerrüt faizinin», TCMB'nin kısa vadeli krediler için öngördüğü «reeskont faiz» oranı olduğu belirtilmiş iken 15.12.1999 tarih ve 4489 sayılı Yasa ile 3095 sayılı Yasa’da yapılan değişiklik ile, 01/01/2000 tarihinden itibaren ticari işlerde uy …
Bu durumda, kabul biçimine göre mahkemece, davacıya yapılan ödemeler de dikkate alınarak, davalıdan tahsili gereken meblağa paranın yatırıldığı tarihten 01/01/2000 tarihine kadar reeskont oranında «temerrüt faizi», bu tarihten sonra ise avans işlemlerine uygulanan faiz oranında temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde faize hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
Benzer bu kararda… i istemiş olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de, 04.12.1984 tarih ve 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde «temerrüt faizinin», TCMB'nin kısa vadeli krediler için öngördüğü «reeskont faiz» oranı olduğu belirtilmiş iken, 15.12.1999 tarih ve 4489 sayılı Yasa ile 3095 sayılı Yasa’da yapılan değişiklik ile, 01.01.2000 tarihinden itibaren ticari işlerde u …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · feri müdahil · ihbar · e-defter
Benzer bu karardaKararı davalı, «feri müdahil» ve «ihbar olunan» vekilleri temyiz etmiştir.
1- Fer'i müdahil ... vekilinin 09.06.2016 tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin, temyiz «defterine» kaydedilmediği, temyiz harcının da yatırılmadığı ve bu nedenle süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından fer'i müdahil ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/5094 E. , 2019/4358 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Tüketici Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 12/09/2017 tarih ve 2016/1058-2017/1134 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı banka vekili, fer'i müdahil ... vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacılar murisi ...'ın Yurt Bank A.Ş. İzmir şubesinde, 07/10/1999 tarihinde %82 faiz oranıyla 1.250 TL bedelli ve 11/11/1999 vade sonu, 12/11/1999 tarihinde %82 faiz oranıyla 1.250 TL bedelli ve 17/12/1999 vade sonu, 07/12/1999 tarihinde %84 faiz oranıyla 1.250 TL bedelli ve 12/01/2000 vade sonu olmak üzere ayrı ayrı toplam 3 adet hesap açtırdığını, hesap cüzdanları düzenlenerek davacıya verildiğini, mevduatının görünüşte KKTC 'de kurulu Yurt Securtiy Off-Shore Ltd adlı paravan bankaya havale edilmiş gibi işlem yapılmasına rağmen gerçekte bunun yapılmadığını ve paraların Yurt Bank AŞ yönetimi tarafından Balkaner Grubuna ait şirketlere aktarıldığını, 22/12/1999 tarihinde bankaya ...'nin el koyduğunu ileri sürerek fazla ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere muris tarafından yatırılan 3.750 TL bedelin ayrı ayrı 3 adet hesabın açım tarihlerinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi uyarınca ticari işlerde uygulanan avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, fer’i müdahiller vekilleri davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların murisi ... 'ın Yurt Bank A.Ş 'nin İzmir Şubesinde hesapları olduğu, off-shore işlemi yapıldığı ve daha sonra bankanın ... 'ye devredildiği, bilahare İNG Bank A.Ş 'ye devri sırasında parasının ödenmediğini, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/102 esas ve 2005/100 karar sayılı dosyasından Yurt Bank çalışanları aleyhine karar verildiği gerekçesiyle 1.250 TL'nin 07/10/1999 - 11/11/1999 tarihleri arasında 1.250 TL üzerinden, 11/11/1999 - 16/12/1999 tarihleri arasında 1.151,71 TL matrah üzerinden, 16/12/1999 tarihinden sonra ise borç ödeninceye kadar avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1.250 TL'nin 12/11/1999 - 17/12/1999 tarihine kadar 1.250 TL üzerinden 17/12/1999 tarihinden borç ödeninceye kadar 1.103,71 TL matrah üzerinden, ayrıca 1.250 TL'nin 17/12/1999 tarihinden borç ödeninceye kadar avans faiziyle (toplam 3.750 TL'nin) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili, fer’i müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...Ş. ve fer’i müdahiller ... ve OYAK vekillerinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 294 ve devamı (Mülga HUMK’nun 382 ve devamı) maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Hüküm açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi gerekmektedir. Ayrıca, yazılacak kararın gerekçesiyle hüküm kısmı arasında bütünsellik esastır. Başka bir anlatımla, gerekçe ile hüküm birbirine bağlı olup, çelişki bulunmaması gerekir.
Davacı, murisi ...'ın Yurt Bank A.Ş. İzmir Şubesi’nde 07/10/1999 tarihinde 1.250,00 TL, 12/11/1999 tarihinde 1.250,00 TL ve 07/12/1999 tarihinde 1.250,00 TL olmak üzere 3 ayrı hesaba yatırılan toplam 3.750,00 TL’nin hesap açma tarihlerinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi uyarınca ticari işlerde uygulanan avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Dosyada alınan 31/07/2017 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu herbir hesap kendi içerisinde, paranın hesaba yatırıldığı tarih ile davacıya ilgili hesaptan yapılan ödemelerin miktar ve tarihleri dikkate alınarak, alacak ve faizleri ayrı ayrı değerlendirilmiş, mahkemece de bilirkişi raporundaki tespit dikkate alınarak hüküm kurulmuştur.
Davacının, hesaba yatırılan miktarları esas alarak tahsil hükmü kurulması talep ettiği nazara alındığında, mahkemece davacıya yapılan ödemelerin bulunduğu da tespit edilmesine rağmen, davanın tam kabulü yönünde hüküm tesis etmesi doğru olmadığı gibi, alacak miktarına yönelik hüküm bölümü de infazda tereddüt yaratacak niteliktedir.
2-Ayrıca, davaya konu uyuşmazlık, gerek 6762 sayılı Kanun’un 4 ve 21/2. maddeleri ve gerekse de 6102 sayılı Kanun’un 4. ve 19. maddeleri açısından ticari iş niteliğinde ise de, 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde temerrüt faizinin, TCMB'nin kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faiz oranı olduğu belirtilmiş iken 15.12.1999 tarih ve 4489 sayılı Yasa ile 3095 sayılı Yasa’da yapılan değişiklik ile, 01/01/2000 tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanacak temerrüt faiz oranı, TCMB'nin kısa vadeli avans işlemlerine uyguladığı faiz oranı olarak değiştirilmiştir. Bu durumda, kabul biçimine göre mahkemece, davacıya yapılan ödemeler de dikkate alınarak, davalıdan tahsili gereken meblağa paranın yatırıldığı tarihten 01/01/2000 tarihine kadar reeskont oranında temerrüt faizi, bu tarihten sonra ise avans işlemlerine uygulanan faiz oranında temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde faize hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
3- 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca, davalı ...Ş.’nin harçtan muaf olmasına rağmen, hüküm bölümünde yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması da doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ...Ş. ve fer’i müdahiller ... ve OYAK vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2 ve 3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı ...Ş. ve fer’i müdahiller ... ve OYAK vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile kararın adı geçen davalı ve fer’i müdahiller yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 12/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517326500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz