Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/2820 E. 2019/4522 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ güven ilişkisi↗ aciz vesikası↗ yönetici sorumluluğu↗ organik bağ↗ davanın açılmamış sayılması↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ açılmamış sayılma↗ dolandırıcılık↗ tmsf↗ tüzel kişilik↗ husumet yokluğu↗ havale↗ yönetim kurulu kararı↗ terkin↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece,iddia, savunmalar, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının KKTC'de faaliyet gösteren Yurt Security Off-Shore Ltd.Şti'ne parasını bilinçli olarak havale edip yüksek faiz getirisinden faydalandığı, Yurtbank A.Ş. hesabına yatırılmamış bir para nedeniyle ayrı tüzel kişiliği bulunan davalı bankanın sorumlu tutulamayacağı, davacının yüksek faiz getirili ve tasarruf mevduatı niteliğinde bulunmayan ... kapsamı ve güvencesi dışında kalan bu hesap türü nedeni ile davalı TMSF'den talepte bulunamayacağı, paranın havale edildiği off shore bankası ile davalı ... ve Balkaner Holding arasında herhangi bir organik bağ bulunmadığı ve ayrı hukuki sujeler olmaları nedeniyle davacıya karşı herhangi bir sorumlulukları olmadığı, davacının alacağının tahsili için öncelikle parasını havale ettiği off-shore bankasına dava açması gerektiği, tahsil edemeyip tüm kanun yolları da tükentikten sonra ve paranın Yurtbank A.Ş. bünyesinde tutulduğunun anlaşılması halinde şirket yöneticilerinin sorumluluğuna gidilebileceğini, ancak dava tarihi itibariyle davalı banka yöneticilerinin güven ilişkisini ihlal ettiklerinin ispatlanmadığı, davacı vekilinin 17.10.2002 tarihinde davalı ...-Shore Ltd.Şti. hakkındaki davasını atiye terk ettiği gerekçeleriyle, davalı ...-Shore Ltd.Şti hakkındaki davanın HUMK 409/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davalı TMSF hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılar Oyakbank(Yurtbank)A.Ş. ile Balkaner Holding A.Ş. ve davalı yönetim kurulu üyesi ... hakkındaki şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı INGBank vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, davalı INGBank A.Ş.’nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.'de bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Yurt Security Off-shore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, Yurt Security Off-Shore Bank Ltd. hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar hakkında açılan davanın ise reddi karar verilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600 E - 16537 K. sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde; davalı ... ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı ... tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Başka bir deyişle, Yurtbank A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konulmuştur.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, ayrıca davacının alacağını Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53.maddesi gözetilmek suretiyle, aynı Kanunun 41.maddesi ile 6762 sayılı TTK’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalı ...’in yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı ING Bank vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7090 E. 2012/14547 K.
Ortak:aciz vesikası · dolandırıcılık · tüzel kişilik · i̇i̇k 72/son · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, ayrıca davacının alacağını Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53.maddesi gözetilmek suretiyle, aynı Kanunun 41.maddesi ile 6762 sayılı TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalı ...’in yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği …
… n deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının KKTC'de faaliyet gösteren Yurt Security Off-Shore Ltd.Şti'ne parasını bilinçli olarak «havale» edip yüksek faiz getirisinden faydalandığı, Yurtbank A.Ş. hesabına yatırılmamış bir para nedeniyle ayrı «tüzel kişiliği» bulunan davalı bankanın sorumlu tutulamayacağı, davacının yüksek faiz getirili ve tasarruf mevduatı niteliğinde bulunmayan ... kapsamı ve güvencesi dışında kalan bu hesap türü nedeni ile davalı TMSF'den talepte bulunamayacağı, paranın havale edildiği off shore bankası ile davalı ... ve Balkaner Holding arasında herhangi bir «organik bağ» bulunmadığı ve ayrı hukuki sujeler olmaları nedeniyle davacıya karşı herhangi bir sorumlulukları olmadığı, davacının alacağının tahsili için öncelikle parasını havale ettiği off-shore bankasına dava açması gerektiği, tahsil edemeyip tüm kanun yolları da tükentikten sonra ve paranın Yurtbank A.Ş. bünyesinde tutulduğunun anlaşılması halinde «şirket yöneticilerinin sorumluluğuna» gidilebileceğini, ancak dava tarihi itibariyle davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettiklerinin ispatlanmadığı, davacı vekilinin 17.10.2002 tarihinde davalı ...-Shore Ltd.Şti. hakkındaki davasını atiye «terk» ettiği gerekçeleriyle, davalı ...-Shore Ltd.Şti hakkındaki davanın HUMK 409/5 maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına», davalı TMSF hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalılar Oyakbank(Yurtbank)A.Ş. ile Balkaner Holding A.Ş. ve davalı «yönetim kurulu» üyesi ... hakkındaki şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını dava dışı Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalıya yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçev …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı Yurt Bank' tan ayrı bir «tüzel kişiliği» bulunan Yurt Security Off Shore Ltd Şti' den alacağını talep etmesi gerektiği, davacının Yurt Security Ltd ne başvurmadan doğrudan davalılardan talepte bulunmasının erken açılmış bir dava olduğu kaldı ki Yargıtay'ın 2003 yılında verdiği içtihatların da bu yönde olduğu gerekçesiyle «erken açılan» davanın reddine karar verilmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı Banka'nın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin bir kısım yöneticileri hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı Yurt Bank' tan ayrı bir «tüzel kişiliği» bulunan Yurt Security Off Shore Ltd Şti' den alacağını talep etmesi gerektiği, davacının Yurt Security Ltd ne başvurmadan doğrudan davalılardan talepte bulunmasının erken açılmış bir dava olduğu kaldı ki Yargıtay'ın 2003 yılında verdiği içtihatların da bu yönde olduğu gerekçesiyle «erken açılan» davanın reddine karar verilmiştir.
1- Davacı vekilinin temyiz dilekçesi davalı (eski ünvanı Oyakbank A.Ş) vekiline 10.03.2011 tarihinde tebliğ edilmiş ve katılma yoluyla temyiz dilekçesi HUMK.'nun 433/2 nci maddesinde yazılı süre geçirildikten sonra 25.03.2011 tarihinde verildiği gibi temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcı da yatırılmadığından davalı ING Bank A.Ş. (Eski Ünvanı: Oyakbank A.Ş.) vekilinin, katılma yoluyla temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3176 E. 2011/14658 K.
Ortak:aciz vesikası · açılmamış sayılma · dolandırıcılık · i̇i̇k 72/son · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, ayrıca davacının alacağını Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53.maddesi gözetilmek suretiyle, aynı Kanunun 41.maddesi ile 6762 sayılı TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalı ...’in yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği …
… n deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının KKTC'de faaliyet gösteren Yurt Security Off-Shore Ltd.Şti'ne parasını bilinçli olarak «havale» edip yüksek faiz getirisinden faydalandığı, Yurtbank A.Ş. hesabına yatırılmamış bir para nedeniyle ayrı «tüzel kişiliği» bulunan davalı bankanın sorumlu tutulamayacağı, davacının yüksek faiz getirili ve tasarruf mevduatı niteliğinde bulunmayan ... kapsamı ve güvencesi dışında kalan bu hesap türü nedeni ile davalı TMSF'den talepte bulunamayacağı, paranın havale edildiği off shore bankası ile davalı ... ve Balkaner Holding arasında herhangi bir «organik bağ» bulunmadığı ve ayrı hukuki sujeler olmaları nedeniyle davacıya karşı herhangi bir sorumlulukları olmadığı, davacının alacağının tahsili için öncelikle parasını havale ettiği off-shore bankasına dava açması gerektiği, tahsil edemeyip tüm kanun yolları da tükentikten sonra ve paranın Yurtbank A.Ş. bünyesinde tutulduğunun anlaşılması halinde «şirket yöneticilerinin sorumluluğuna» gidilebileceğini, ancak dava tarihi itibariyle davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettiklerinin ispatlanmadığı, davacı vekilinin 17.10.2002 tarihinde davalı ...-Shore Ltd.Şti. hakkındaki davasını atiye «terk» ettiği gerekçeleriyle, davalı ...-Shore Ltd.Şti hakkındaki davanın HUMK 409/5 maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına», davalı TMSF hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalılar Oyakbank(Yurtbank)A.Ş. ile Balkaner Holding A.Ş. ve davalı «yönetim kurulu» üyesi ... hakkındaki şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, Yurt Security Off-Shore Bank Ltd. hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar hakkında açılan davanın ise reddi karar verilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8.
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalı ...’in yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği …
Mahkemece, Yurt Security Offshore Bank Ltd. ve ... hakkındaki davaların «açılmamış sayılmasına», diğer davalılar hakkında açılan davanın ise reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8.
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2783 E. 2012/9074 K.
Ortak:aciz vesikası · dolandırıcılık · husumet yokluğu · havale · husumet · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz kararda… n deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının KKTC'de faaliyet gösteren Yurt Security Off-Shore Ltd.Şti'ne parasını bilinçli olarak «havale» edip yüksek faiz getirisinden faydalandığı, Yurtbank A.Ş. hesabına yatırılmamış bir para nedeniyle ayrı «tüzel kişiliği» bulunan davalı bankanın sorumlu tutulamayacağı, davacının yüksek faiz getirili ve tasarruf mevduatı niteliğinde bulunmayan ... kapsamı ve güvencesi dışında kalan bu hesap türü nedeni ile davalı TMSF'den talepte bulunamayacağı, paranın havale edildiği off shore bankası ile davalı ... ve Balkaner Holding arasında herhangi bir «organik bağ» bulunmadığı ve ayrı hukuki sujeler olmaları nedeniyle davacıya karşı herhangi bir sorumlulukları olmadığı, davacının alacağının tahsili için öncelikle parasını havale ettiği off-shore bankasına dava açması gerektiği, tahsil edemeyip tüm kanun yolları da tükentikten sonra ve paranın Yurtbank A.Ş. bünyesinde tutulduğunun anlaşılması halinde «şirket yöneticilerinin sorumluluğuna» gidilebileceğini, ancak dava tarihi itibariyle davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettiklerinin ispatlanmadığı, davacı vekilinin 17.10.2002 tarihinde davalı ...-Shore Ltd.Şti. hakkındaki davasını atiye «terk» ettiği gerekçeleriyle, davalı ...-Shore Ltd.Şti hakkındaki davanın HUMK 409/5 maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına», davalı TMSF hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalılar Oyakbank(Yurtbank)A.Ş. ile Balkaner Holding A.Ş. ve davalı «yönetim kurulu» üyesi ... hakkındaki şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, ayrıca davacının alacağını Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53.maddesi gözetilmek suretiyle, aynı Kanunun 41.maddesi ile 6762 sayılı TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalı ...’in yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği …
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını dava dışı Yurt Security Offshore Ltd.’nden tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalılardan Ali Balkaner hakkındaki davanın ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve Balkaner Holding A.Ş.'nin gerekse Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olan Oyakbank A.Ş.'nin hukuki durumunun bu çerçevede saptanması gerekirken, açılan davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
… cının, dava tarihine kadar kendisine verilen hesap cüzdanına karşı bir itirazda bulunmadığı, davacının istek ve iradesiyle davalı bankaca dava dışı Off Shore Bank'a «havale» çıkartılmış bulunduğu, dayanak talimattaki imzanın davacının eli ürünü olduğu, davalı nezdinde açılmış vadeli bir hesap ya da davacıya karşı yapılmış bir «taahhüt» bulunmadığı gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Eskişehir Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının «rızası» dışında Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış olup, mahkemece, davacının kendi iradesi ile dava dışı Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına parayı yatırdığı kabul edilerek, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · eş rızası · pasif husumet · taahhütname
Benzer bu kararda… cının, dava tarihine kadar kendisine verilen hesap cüzdanına karşı bir itirazda bulunmadığı, davacının istek ve iradesiyle davalı bankaca dava dışı Off Shore Bank'a «havale» çıkartılmış bulunduğu, dayanak talimattaki imzanın davacının eli ürünü olduğu, davalı nezdinde açılmış vadeli bir hesap ya da davacıya karşı yapılmış bir «taahhüt» bulunmadığı gerekçesiyle, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Eskişehir Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının «rızası» dışında Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış olup, mahkemece, davacının kendi iradesi ile dava dışı Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına parayı yatırdığı kabul edilerek, «pasif husumet yokluğundan» davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını dava dışı Yurt Security Offshore Ltd.’nden tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalılardan Ali Balkaner hakkındaki davanın ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve Balkaner Holding A.Ş.'nin gerekse Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olan Oyakbank A.Ş.'nin hukuki durumunun bu çerçevede saptanması gerekirken, açılan davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7290 E. 2012/14988 K.
Ortak:aciz vesikası · dolandırıcılık · i̇i̇k 72/son · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, ayrıca davacının alacağını Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53.maddesi gözetilmek suretiyle, aynı Kanunun 41.maddesi ile 6762 sayılı TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalı ...’in yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği …
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
… nde; davalı ... ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı . …
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalının davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulması gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçev …
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin yöneticisi olan Ali Balkaner hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, Ali Balkaner ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların ...bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak Ali Balkaner tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargı yolu
Benzer bu kararda… ı bir yön bulunmamasına ve davalı TMSF hakkındaki davanın erken açılmış olması nedeniyle reddine dair verilen karar doğru değil ise de; davalı TMSF yönünden davanın «yargı yolu» nedeniyle reddi gerekip, verilen kararın sonucu itibariyle doğru olmasına göre davalı TMSF ve davalı ING BANK AŞ vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmişt …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10759 E. 2013/9176 K.
Ortak:aciz vesikası · dolandırıcılık · terkin · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, ayrıca davacının alacağını Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53.maddesi gözetilmek suretiyle, aynı Kanunun 41.maddesi ile 6762 sayılı TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalı ...’in yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği …
… n deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının KKTC'de faaliyet gösteren Yurt Security Off-Shore Ltd.Şti'ne parasını bilinçli olarak «havale» edip yüksek faiz getirisinden faydalandığı, Yurtbank A.Ş. hesabına yatırılmamış bir para nedeniyle ayrı «tüzel kişiliği» bulunan davalı bankanın sorumlu tutulamayacağı, davacının yüksek faiz getirili ve tasarruf mevduatı niteliğinde bulunmayan ... kapsamı ve güvencesi dışında kalan bu hesap türü nedeni ile davalı TMSF'den talepte bulunamayacağı, paranın havale edildiği off shore bankası ile davalı ... ve Balkaner Holding arasında herhangi bir «organik bağ» bulunmadığı ve ayrı hukuki sujeler olmaları nedeniyle davacıya karşı herhangi bir sorumlulukları olmadığı, davacının alacağının tahsili için öncelikle parasını havale ettiği off-shore bankasına dava açması gerektiği, tahsil edemeyip tüm kanun yolları da tükentikten sonra ve paranın Yurtbank A.Ş. bünyesinde tutulduğunun anlaşılması halinde «şirket yöneticilerinin sorumluluğuna» gidilebileceğini, ancak dava tarihi itibariyle davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettiklerinin ispatlanmadığı, davacı vekilinin 17.10.2002 tarihinde davalı ...-Shore Ltd.Şti. hakkındaki davasını atiye «terk» ettiği gerekçeleriyle, davalı ...-Shore Ltd.Şti hakkındaki davanın HUMK 409/5 maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına», davalı TMSF hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalılar Oyakbank(Yurtbank)A.Ş. ile Balkaner Holding A.Ş. ve davalı «yönetim kurulu» üyesi ... hakkındaki şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını dava dışı Yurt Security Offshore Ltd’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, davalılardan Ali Balkaner hakkındaki davanın ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçlan BK’nın 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nın 41, TTK’nın 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve Balkaner Holding A.Ş'nin gerekse Yurtbank A.Ş’nin külli halefi olan Oyakbank A.Ş'nin hukuki durumunun bu çerçevede saptanması gerekirken, davanın «erken açılan» bir dava olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Şti'ye başvurmadan doğrudan o banka adına işlem yapan davalı banka aleyhine dava açmasının ve bu aşamada böyle bir davanın dinlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalılar Oyakbank, ... ve Balkaner Holding A.Ş. hakkında açılan davanın erken açılmış olması nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkında açılan davalar ise atiye «terk» edildiğinden haklarında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Şti. ve TMSF hakkmdaki davanın atiye «terk» edilmesi nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava · eş rızası · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına · temsil
Benzer bu karardaŞti'ye başvurmadan doğrudan o banka adına işlem yapan davalı banka aleyhine dava açmasının ve bu aşamada böyle bir davanın dinlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalılar Oyakbank, ... ve Balkaner Holding A.Ş. hakkında açılan davanın erken açılmış olması nedeniyle reddine, diğer davalılar hakkında açılan davalar ise atiye «terk» edildiğinden haklarında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının «rızası» dışında Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış olup, mahkemece, davacının hesabının Yurt Security Off-Shore Ltd.
Şti'de olması nedeniyle öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davalılar Sümerbank (Oyak Bank) A.Ş. hakkında açılan davanın «erken açılan» bir dava olduğu gerekçesiyle reddine, davalı Yurt Security Off Shore Ltd.
Şti. ve TMSF hakkmdaki davanın atiye «terk» edilmesi nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7673 E. 2011/8740 K.
Ortak:aciz vesikası · dolandırıcılık · havale · terkin · i̇i̇k 72/son · Alacak
İncelediğiniz kararda… n deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının KKTC'de faaliyet gösteren Yurt Security Off-Shore Ltd.Şti'ne parasını bilinçli olarak «havale» edip yüksek faiz getirisinden faydalandığı, Yurtbank A.Ş. hesabına yatırılmamış bir para nedeniyle ayrı «tüzel kişiliği» bulunan davalı bankanın sorumlu tutulamayacağı, davacının yüksek faiz getirili ve tasarruf mevduatı niteliğinde bulunmayan ... kapsamı ve güvencesi dışında kalan bu hesap türü nedeni ile davalı TMSF'den talepte bulunamayacağı, paranın havale edildiği off shore bankası ile davalı ... ve Balkaner Holding arasında herhangi bir «organik bağ» bulunmadığı ve ayrı hukuki sujeler olmaları nedeniyle davacıya karşı herhangi bir sorumlulukları olmadığı, davacının alacağının tahsili için öncelikle parasını havale ettiği off-shore bankasına dava açması gerektiği, tahsil edemeyip tüm kanun yolları da tükentikten sonra ve paranın Yurtbank A.Ş. bünyesinde tutulduğunun anlaşılması halinde «şirket yöneticilerinin sorumluluğuna» gidilebileceğini, ancak dava tarihi itibariyle davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettiklerinin ispatlanmadığı, davacı vekilinin 17.10.2002 tarihinde davalı ...-Shore Ltd.Şti. hakkındaki davasını atiye «terk» ettiği gerekçeleriyle, davalı ...-Shore Ltd.Şti hakkındaki davanın HUMK 409/5 maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına», davalı TMSF hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalılar Oyakbank(Yurtbank)A.Ş. ile Balkaner Holding A.Ş. ve davalı «yönetim kurulu» üyesi ... hakkındaki şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, ayrıca davacının alacağını Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53.maddesi gözetilmek suretiyle, aynı Kanunun 41.maddesi ile 6762 sayılı TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalı ...’in yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği …
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının parasının off-shore hesabına «havale» edilmesi konusunda talimatı bulunduğunun taraflar arasında tartışmasız olduğunu, davacının hesabının Yurt Security Off-Shore Ltd'de olması nedeniyle davacının öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davanın henüz «erken açılan» bir dava olduğu gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off Shore Ltd. hakkındaki davanın atiye «terki» nedeniyle bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları ger …
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı Holding’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının parasının off-shore hesabına «havale» edilmesi konusunda talimatı bulunduğunun taraflar arasında tartışmasız olduğunu, davacının hesabının Yurt Security Off-Shore Ltd'de olması nedeniyle davacının öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davanın henüz «erken açılan» bir dava olduğu gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off Shore Ltd. hakkındaki davanın atiye «terki» nedeniyle bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, Yurt Security Offshore Bank Ltd. hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkında açılan davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8151 E. 2011/7823 K.
Ortak:aciz vesikası · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · dolandırıcılık · havale · i̇i̇k 72/son · Alacak
İncelediğiniz kararda… n deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının KKTC'de faaliyet gösteren Yurt Security Off-Shore Ltd.Şti'ne parasını bilinçli olarak «havale» edip yüksek faiz getirisinden faydalandığı, Yurtbank A.Ş. hesabına yatırılmamış bir para nedeniyle ayrı «tüzel kişiliği» bulunan davalı bankanın sorumlu tutulamayacağı, davacının yüksek faiz getirili ve tasarruf mevduatı niteliğinde bulunmayan ... kapsamı ve güvencesi dışında kalan bu hesap türü nedeni ile davalı TMSF'den talepte bulunamayacağı, paranın havale edildiği off shore bankası ile davalı ... ve Balkaner Holding arasında herhangi bir «organik bağ» bulunmadığı ve ayrı hukuki sujeler olmaları nedeniyle davacıya karşı herhangi bir sorumlulukları olmadığı, davacının alacağının tahsili için öncelikle parasını havale ettiği off-shore bankasına dava açması gerektiği, tahsil edemeyip tüm kanun yolları da tükentikten sonra ve paranın Yurtbank A.Ş. bünyesinde tutulduğunun anlaşılması halinde «şirket yöneticilerinin sorumluluğuna» gidilebileceğini, ancak dava tarihi itibariyle davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettiklerinin ispatlanmadığı, davacı vekilinin 17.10.2002 tarihinde davalı ...-Shore Ltd.Şti. hakkındaki davasını atiye «terk» ettiği gerekçeleriyle, davalı ...-Shore Ltd.Şti hakkındaki davanın HUMK 409/5 maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına», davalı TMSF hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalılar Oyakbank(Yurtbank)A.Ş. ile Balkaner Holding A.Ş. ve davalı «yönetim kurulu» üyesi ... hakkındaki şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, Yurt Security Off-Shore Bank Ltd. hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar hakkında açılan davanın ise reddi karar verilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, ayrıca davacının alacağını Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53.maddesi gözetilmek suretiyle, aynı Kanunun 41.maddesi ile 6762 sayılı TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalı ...’in yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının parasının off-shore hesabına «havale» edilmesi konusunda talimatı bulunduğunun taraflar arasında tartışmasız olduğunu, davacının hesabının Yurt Security Off-Shore Ltd'de olması nedeniyle davacının öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davanın henüz «erken açılan» bir dava olduğu gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off Shore Ltd. hakkındaki davanın HUMK’nın 409. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, Yurt Security Offshore Bank Ltd. hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar hakkında açılan davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları ger …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının parasının off-shore hesabına «havale» edilmesi konusunda talimatı bulunduğunun taraflar arasında tartışmasız olduğunu, davacının hesabının Yurt Security Off-Shore Ltd'de olması nedeniyle davacının öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davanın henüz «erken açılan» bir dava olduğu gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off Shore Ltd. hakkındaki davanın HUMK’nın 409. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8153 E. 2011/7825 K.
Ortak:aciz vesikası · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · dolandırıcılık · havale · i̇i̇k 72/son · Alacak
İncelediğiniz kararda… n deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının KKTC'de faaliyet gösteren Yurt Security Off-Shore Ltd.Şti'ne parasını bilinçli olarak «havale» edip yüksek faiz getirisinden faydalandığı, Yurtbank A.Ş. hesabına yatırılmamış bir para nedeniyle ayrı «tüzel kişiliği» bulunan davalı bankanın sorumlu tutulamayacağı, davacının yüksek faiz getirili ve tasarruf mevduatı niteliğinde bulunmayan ... kapsamı ve güvencesi dışında kalan bu hesap türü nedeni ile davalı TMSF'den talepte bulunamayacağı, paranın havale edildiği off shore bankası ile davalı ... ve Balkaner Holding arasında herhangi bir «organik bağ» bulunmadığı ve ayrı hukuki sujeler olmaları nedeniyle davacıya karşı herhangi bir sorumlulukları olmadığı, davacının alacağının tahsili için öncelikle parasını havale ettiği off-shore bankasına dava açması gerektiği, tahsil edemeyip tüm kanun yolları da tükentikten sonra ve paranın Yurtbank A.Ş. bünyesinde tutulduğunun anlaşılması halinde «şirket yöneticilerinin sorumluluğuna» gidilebileceğini, ancak dava tarihi itibariyle davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettiklerinin ispatlanmadığı, davacı vekilinin 17.10.2002 tarihinde davalı ...-Shore Ltd.Şti. hakkındaki davasını atiye «terk» ettiği gerekçeleriyle, davalı ...-Shore Ltd.Şti hakkındaki davanın HUMK 409/5 maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına», davalı TMSF hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalılar Oyakbank(Yurtbank)A.Ş. ile Balkaner Holding A.Ş. ve davalı «yönetim kurulu» üyesi ... hakkındaki şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, Yurt Security Off-Shore Bank Ltd. hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar hakkında açılan davanın ise reddi karar verilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, ayrıca davacının alacağını Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53.maddesi gözetilmek suretiyle, aynı Kanunun 41.maddesi ile 6762 sayılı TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalı ...’in yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının parasının off-shore hesabına «havale» edilmesi konusunda talimatı bulunduğunun taraflar arasında tartışmasız olduğunu, davacının hesabının Yurt Security Off-Shore Ltd'de olması nedeniyle davacının öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davanın henüz «erken açılan» bir dava olduğu gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off Shore Ltd. hakkındaki davanın HUMK’nın 409. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, Yurt Security Offshore Bank Ltd. hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar hakkında açılan davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları ger …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının parasının off-shore hesabına «havale» edilmesi konusunda talimatı bulunduğunun taraflar arasında tartışmasız olduğunu, davacının hesabının Yurt Security Off-Shore Ltd'de olması nedeniyle davacının öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davanın henüz «erken açılan» bir dava olduğu gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off Shore Ltd. hakkındaki davanın HUMK’nın 409. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/2820 E. , 2019/4522 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02/07/2004 tarih ve 2003/296-2004/344 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili ve katılma yoluyla davalı İng Bank vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Yurtbank A.Ş. nezdinde daha önceden mevduat hesabı bulunduğunu, vadeyi uzatmak için off shore hesabı açılması hususunda banka personelinin yanlış bilgilendirmesi üzerine, KKTC'de faaliyet gösteren Yurt Security Off-Shore Ltd.Şti'ne geçerli bir havale yaptığını, ancak paranın gönderilmeyip Yurt Security Off-Shore Ltd.Şti.'nin Yurt Bank A.Ş. Genel Müdürlüğü nezdindeki mevduat hesabına aktarıldığını, burada toplanan paraların davalı ... ve Balkaner Holding yararına kullanıldığını, bir güven kurumu olan bankanın müvekkili üzerinde yanlış izlenim uyandırarak bankacılık sistemine olan güvenini sarstığını, müvekkilinin yatırmış olduğu paranın 22.12.1999 tarihinde bankanın TMSF'na devri ile muaccel olmasına rağmen tahsil edilemediğini ileri sürerek, 991.945.674,557 TL'nin muacceliyet tarihinden itibaren fiili ödeme gününe kadar T.C.Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı en yüksek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davanın haksız fiil nedeni ile uğranılan zararın tazmini talebine ilişkin olduğundan zamanaşımına uğradığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı TMSF vekili, davanın idari yargıda açılması gerektiğini, husumetin yanlış tevdi ediliğini zira davalı bankanın tüzel kişiliğinin devam ettiğini, dava konusu hesabın tasarruf mevduatı niteliği bulunmayan off-shore hesap olması nedeniyle tasarruf mevduatı sigorta fonundan bu alacağın talep edilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve Balkaner Holding vekili, davacının parasını havale ettiği Yurt Security Off-Shore Ltd.Şti'nin KKTC'de bulunması nedeniyle öncelikle yetki itirazında bulunmuş, davacının özgür iradesi ile yapmış olduğu işlemler nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, Yurt Securıty Off-Shore Ltd.Şti. herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece,iddia, savunmalar, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının KKTC'de faaliyet gösteren Yurt Security Off-Shore Ltd.Şti'ne parasını bilinçli olarak havale edip yüksek faiz getirisinden faydalandığı, Yurtbank A.Ş. hesabına yatırılmamış bir para nedeniyle ayrı tüzel kişiliği bulunan davalı bankanın sorumlu tutulamayacağı, davacının yüksek faiz getirili ve tasarruf mevduatı niteliğinde bulunmayan ... kapsamı ve güvencesi dışında kalan bu hesap türü nedeni ile davalı TMSF'den talepte bulunamayacağı, paranın havale edildiği off shore bankası ile davalı ... ve Balkaner Holding arasında herhangi bir organik bağ bulunmadığı ve ayrı hukuki sujeler olmaları nedeniyle davacıya karşı herhangi bir sorumlulukları olmadığı, davacının alacağının tahsili için öncelikle parasını havale ettiği off-shore bankasına dava açması gerektiği, tahsil edemeyip tüm kanun yolları da tükentikten sonra ve paranın Yurtbank A.Ş.
bünyesinde tutulduğunun anlaşılması halinde şirket yöneticilerinin sorumluluğuna gidilebileceğini, ancak dava tarihi itibariyle davalı banka yöneticilerinin güven ilişkisini ihlal ettiklerinin ispatlanmadığı, davacı vekilinin 17.10.2002 tarihinde davalı ...-Shore Ltd.Şti. hakkındaki davasını atiye terk ettiği gerekçeleriyle, davalı ...-Shore Ltd.Şti hakkındaki davanın HUMK 409/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davalı TMSF hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalılar Oyakbank(Yurtbank)A.Ş. ile Balkaner Holding A.Ş. ve davalı yönetim kurulu üyesi ... hakkındaki şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı INGBank vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, davalı INGBank A.Ş.’nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.'de bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Yurt Security Off-shore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, Yurt Security Off-Shore Bank Ltd. hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar hakkında açılan davanın ise reddi karar verilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600 E - 16537 K. sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde; davalı ... ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş.
aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı ... tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır. Başka bir deyişle, Yurtbank A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konulmuştur.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, ayrıca davacının alacağını Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53.maddesi gözetilmek suretiyle, aynı Kanunun 41.maddesi ile 6762 sayılı TTK’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalı ...’in yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı ING Bank vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı INGBank vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlerden davacı ve katılma yoluyla davalı İng Bank'a iadesine, 17/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517298800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz