YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/2740 E. 2019/4178 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müktesep hak↗ ziya↗ denetime elverişlilik↗ istinaf incelemesi↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ eksik inceleme↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ dahili dava↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2018/2740 E. , 2019/4178 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/09/2016 tarih ve 2014/543 E- 2016/219 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 15/03/2018 tarih ve 2017/1420 E- 2018/279 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ayrı ayrı davalı TPMK ve şirket vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin "TİTİZ" asıl unsurlu tanınmış markalarının bulunduğunu, "titiz practıcal cleanıng magıcal hook" ibaresinin tescili için davalı kuruma başvurduğunu, davalı şirketin "titiz", "titiz clean&shine+şekil" ibareli markalarına dayalı olarak müvekkili başvurusuna yaptığı itirazın önce MDB tarafından reddedildiğini, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin ise YİDK tarafından kabul edildiğini ve müvekkili başvurusunun reddine karar verildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, markalar arasında benzerlik bulunmadığı gibi müvekkilinin tescilli "TİTİZ" markalarından kaynaklanan müktesep haklarının gözetilmediğini, bir dönem davalı şirketin 20. ve 21. sınıfta yer alan bazı malların piyasaya "TİTİZ" markası altında sunulması için müvekkilinden lisans aldığını, aralarında sonradan oluşan ihtilaftan dolayı müvekkilinin markalarına itiraz etmeye başladığını ileri sürerek, YİDK’nın 2014-M-14604 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının başvurusuna konu ibare ile redde mesnet markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, "TİTİZ" ibareli markaların müvekkiline ait olduğunu, davacının daha önceki tescilli markalarının varlığına dayanarak müktesep hak sahipliği iddiasında bulunmasının yerinde bulunmadığını, başvuru konusu ibarenin tescilinin müvekkilinin markaları ile iltibas yaratacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; başvuru kapsamında yer alan markanın davalı şirkete ait markalar ile arasında yüksek düzeyde emtia ve marka benzerliği bulunduğu, ancak davacının "titiz" esas ibareli önceki tarihli markaları kapsamında kalan emtialar yönünden ise müktesep hakkının bulunduğu, bu sebeple davacının müktesep hak teşkil eden markaları kapsamında kalan emtialar yönünden davaya konu markayı tescil ettirme hakkı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacı yana müktesep hak teşkil eden "20. sınıf: çamaşır mandalları. 21. sınıf: elektriksiz temizlik aletleri gereçleri (boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, çelik yünleri, üstüpüler, bulaşık eldivenleri, dahil) çamaşır mandaları, ütü masaları ve kılıfları)" malları yönünden davanın kabulüne, YİDK'nın 2014-M-191230 sayılı kararının "20 sınıfa dahil "çamaşır mandalları", 21. sınıfa dahil "elektriksiz temizlik aletleri gereçleri (boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, çelik yünleri, üstüpüler, bulaşık eldivenleri, dahil) çamaşır mandaları, ütü masaları ve kılıfları)" malları yönünden iptaline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karar aleyhine, taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, başvuru kapsamında yer alan 20. sınıfa dahil "çamaşır mandalları" ile 21. sınıfa dahil "elektriksiz temizlik aletleri gereçleri (boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, çelik yünleri, üstüpüler, bulaşık eldivenleri, dahil) çamaşır mandaları, ütü masaları ve kılıfları)" malları ile redde mesnet markaların kapsamlarında bulunan mal ve hizmetlerin benzer olmadıkları anlaşılmakla, davalı TPMK vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine, davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; başvuru konusu işaretin asli unsurunun, "Titiz" kelimesi olduğu, yine aynı unsurlu 93/005878, 2006/29697, 2004/38103 sayılı markaların davacı adına tescilli bulunduğu, bu markaların fiilen kullanıldığı, başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerin davacının önceki tarihli markalarının kapsamlarında aynen yer aldığı, başvurunun davalı markalarından ziyade davacının önceki tarihli markalarına benzediği, diğer bir deyişle davacının markasını, davalı markalarına yanaştırmaya çalışmadığı, dolayısıyla davacının önceki markalarından kaynaklanan müktesep hakkı nedeniyle bu markaların serisi niteliğindeki dava konusu başvuruyu tescil ettirebileceği kanaatine varıldığı (11 HD'nin 12.06.2017 tarih, 2016/876 E.2017/3607 K. Sayılı ilamı), bu nedenlerle dava konusu marka başvurusunun reddine ilişkin kurum kararının tamamının yerinde olmadığı, İlk derece mahkemesince açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru isabetli olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, TPMK YİDK'nın 2014-M191230 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPMK ve şirket vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava davacı marka başvurusunun reddine dair TPMK YİDK kararının iptaline ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesince ise bu kararın kaldırılarak davanın tamamen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizin 2007/7547 Esas, 2008/10251 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere marka sahibinin markasını gençleştirme ve seri marka oluşturma hakkı bulunmaktadır. Bununla birlikte, tescil ettirilmek istenen yeni marka ile 3. kişilerin daha önceden tescil ettirdiği markalara yanaşılmaması ve markanın özgün ayırt edici unsurunun korunması gerekir. Somut olayda, davacının önceki tarihli ''Titiz'' ibareli markalarının ''Titiz'' ibaresi yönünden davacı adına müktesep hak teşkil ettiğinin kabulu isabetli ise de; başvuru konusu markanın 2007/52986 sayılı davalı şirkete ait markada yer alan, mavi zemin üzerine beyaz fon içermesi ve dalgalı şekil yapısı itibarıyle bu markaya yanaşma niteliğinde olduğu kabul edilerek, yanaşılan markada yer alan mallar yönünden davacının müktesep hakka dayanması mümkün değildir. Mahkemece, davacının başvuru konusu markası ile itiraza dayanak 2007/52986 sayılı markanın tescil kapsamlarının denetime elverişli şekilde karşılaştırıldığı ek rapor alınarak, 2007/52986 sayılı marka kapsamında bulunan aynı ve benzer olan mallar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamış, davalılar vekillerinin istinaf başvurularını esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararının, bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9221 E. 2023/5104 K.
Ortak:dahili dava
İncelediğiniz kararda21. sınıf: elektriksiz temizlik aletleri gereçleri (boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, çelik yünleri, üstüpüler, bulaşık eldivenleri, «dahil») çamaşır mandaları, ütü masaları ve kılıfları)" malları yönünden davanın kabulüne, YİDK'nın 2014-M-191230 sayılı kararının "20 sınıfa dahil "çamaşır mandalları", 2 …
Hukuk Dairesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, başvuru kapsamında yer alan 20. sınıfa «dahil» "çamaşır mandalları" ile 21. sınıfa dahil "elektriksiz temizlik aletleri gereçleri (boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, çelik yünleri, üstüpüler, bulaşık eldivenleri, dahil) çamaşır mandaları, ütü masaları ve kılıfları)" malları ile redde mesnet markaların kapsamlarında bulunan mal ve hizmetlerin benzer olmadıkları anlaşılmakla, davalı TPMK vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine, davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; başvuru konusu işaretin asli unsurunun, "Titiz" kelimesi olduğu, yine aynı unsurlu 93/005878, 2006/29697, 2004/38103 sayılı markaların davacı adına tescilli bulunduğu, bu markaların fiilen kullanıldığı, başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerin davacının önceki tarihli markalarının kapsamlarında aynen yer aldığı, başvurunun davalı markalarından «ziyade» davacının önceki tarihli markalarına benzediği, diğer bir deyişle davacının markasını, davalı markalarına yanaştırmaya çalışmadığı, dolayısıyla davacının önceki ma …
Benzer bu kararda… ünleri, üstüpüler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri, bulaşık eldivenleri, elektrikli olmayan cilalama makineleri, halı süpürgeleri, sopalı yer paspasları «dahil»)" emtiaları bakımından ve henüz başvuru aşamasında olan 2009 67907 numaralı "TİTİ" markasının da tescil edilmesi halinde "temizlik aletleri, gereçleri (boya fırçal …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müdahale talebi · asli müdahale · erken açılan dava · davanın konusu · yenileme · tüzel kişilik · hak düşürücü süre · kâr kaybı
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usulüne uygun ve harcı yatırılmış bir «asli müdahale talebi» bulunmadığı ve karşı dava tarihinde Titiz Temizlik şirketi ile Kovan Gıda şirketlerinin farklı «tüzel kişilikler» olduğu, her davanın açıldığı tarihteki koşullarla değerlendirileceği, Titiz Temizlik şirketinin kardeş şirket olduğundan bahisle Kovan Gıda'nın üstün hak iddiasını ileri süremeyeceği gibi, Titiz Temizlik şirketinin Kovan Gıda'yı devralması nedeniyle, karşı dava tarihinde sahip olmadığı bir hakkı şirket birleşmesi yoluyla ileri sürdüğünün kabul edilmesinin de mümkün olmadığı, Kovan Gıda şirketi tarafından birleşen davanın açıldığı, birleşen dava tarihi itibarıyla da sessiz kalma suretiyle hak «kaybı» gerçekleştiğinden, birleşen davanın reddi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı-karşı davacı ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurularının esas …
… yıllardır temizlik bezleri ve fırça emtialarında TİTİZ markasını kullandığını, müvekkilinin aynı zamanda 21.06.1993 yılında tescil edilen ve yasal süresi içerisinde «yenilenen» "TİTİZ PLASTİK" ve 23.11.2004 tarihinden beri tescilli olan "TİTİZ PLASTİK" markalarının sahibi olduğunu, müvekkilinin marka tescil başvurularının 21.06.1993 ve 23.11.2004 tarihlerinde yapılmış olup marka hükümsüzlüğü konulu bir dava için gerekli olan 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» her iki marka için de geçtiğini, müvekkili firmanın kötü niyetli olduğunu iddia etmenin mümkün olmadığını, tescilin kötü niyetli olarak yapıldığını iddia eden kişi …
… bepleri Davalı-karşı ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya ait 2006/29697 sayılı "titiz plastik tp şekil" ibareli marka tescilinin, «kötüniyetli» olmasından bağımsız şekilde karşı yada birleşen davadaki, müvekkilinin "üstün hakkı" nedeniyle hükümsüz kılınması gerektiğini, karşı davada da bu markanın hükümsüzlüğünün talep edildiğini, 14.12.2007 tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin dolmadığını, mahkemenin dikkate alması gereken tarihin 28.03.2011 tarihi olduğunu, karşı davanın açıldığı bu tarih ile sürenin kesildiğini, mahkemenin şirketler arasında birleşme olmamış gibi davrandığını, halbuki birleşme ile birlikte Kovan Gıdanın tüm haklarının ve üstün hakkının müvekkiline geçtiğini, her iki şirketin kardeş şirketi olup, «tüzel kişiliklerinin» farklı olması nedeniyle usuli itirazları üzerine olduğunun dikkate alınmadığını, «davalar konusu» markaların birbirine benzemediğini ve aynı anlama gelmediğini belirterek mahkeme kararının kaldırılarak asıl davanın tümden reddine, karşı ve birleşen davanın kabu …
3-Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl «dava konusu» edilen marka hükümsüzlüğü taleplerinde dava konusu bakımından müvekkili şirketin "TİTİZ" ibaresi üzerinde üstün hakkının mevcut olduğunu, davalının marka tescilinin kötü niyetli olduğunu, bu sebeple müvekkili şirketin üstün hakkının kabülü ile, asıl dosyaya asli müdahillik talebinin kabulüne, Titiz Plastik Dış Tic. ve San.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2369 E. 2024/5381 K.
Ortak:müktesep hak · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz karardaDavalı şirket vekili, "TİTİZ" ibareli markaların müvekkiline ait olduğunu, davacının daha önceki tescilli markalarının varlığına dayanarak «müktesep hak» sahipliği iddiasında bulunmasının yerinde bulunmadığını, başvuru konusu ibarenin tescilinin müvekkilinin markaları ile «iltibas» yaratacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; başvuru kapsamında yer alan markanın davalı şirkete ait markalar ile arasın …
Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının başvurusuna konu ibare ile redde mesnet markalar arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
21. sınıf: elektriksiz temizlik aletleri gereçleri (boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, çelik yünleri, üstüpüler, bulaşık eldivenleri, «dahil») çamaşır mandaları, ütü masaları ve kılıfları)" malları yönünden davanın kabulüne, YİDK'nın 2014-M-191230 sayılı kararının "20 sınıfa dahil "çamaşır mandalları", 2 …
Benzer bu karardaCam silme maddeleri, ağartma ve parlatma maddeleri." emtiaları arasında karşıladıkları ihtiyaç, sağladıkları fayda, amaç, satış, sunum ve «dağıtım» kanalları, hitap ettikleri tüketici kitleleri bakımından benzerlik bulunduğu, bu emtiaların birbirini tamamlayan ve birinin işlevini yerine getirebilmek için diğerinin de çoğu zaman kullanılması gereken nitelikte emtialar oldukları, dava konusu başvurunun bütününe hakim unsurun “TİTİZ” ibaresi olduğu, fonda yer alan mavi renkli, dalgalı, dikdörtgen şekil unsurunun güçlü bir «ayırt ediciliği» bulunmamakla birlikte markanın bütüne görsel bir katkı sağladığı, ancak markanın esas unsurunun tek başına “TİTİZ” ibaresi olduğu, davacı yanın dayanak yaptığı önceki tarihli markaları incelendiğinde bu markaların esas unsurunun da "TİTİZ" ibaresinden oluştuğu, taraf markalarında ortak olarak yer alan “TİTİZ” esas unsurunun işaretler arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak doğrudan bir benzerlik yarattığı, ayırt edici vasfı bulunan böylesi bir ibareden kaynaklı ortaklığın ilgili tüketici kitlesi nezdinde, benzerlik ve karıştırılma ihtimaline yol açacağı, somut uyuşmazlıkta dava konusu edilen 21. sınıftaki “Elektriksiz temizlik aletleri gereçleri (Boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, süngerler, çelik yünleri, üstüpüler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri, bulaşık eldivenleri, elektrikli olmayan cilalama makineleri, halı süpürgeleri, sopalı yer paspasları, makine parçası olmayan elektrikli fırçalar «dahil»).” emtialarının tamamı bakımından «iltibas» ihtimalinin mevcut olduğu; davalının «müktesep hak» kriteri çerçevesinde kalan başka bir ifadeyle 21. sınıftaki emtiaları içeren ve tescil tarihi üzerinden 5 yıllık olağan «hak düşürücü süreler» geçmiş “TİTİZ” ibaresini esas unsur olarak içerir markalarına bakıldığında, genel anlamda "TP TİTİZ PLASTİK" ibaresini içeren kırmızı kare bir «form» içerisine konumlandırılmış “TP” logosu ve “TİTİZ PLASTİK” tamlamasından oluştukları, davalıya ait önceki markalarda yer alan “TP” harflerini içerir logo, dava konusu marka başvurusunda yer almadığı gibi görsel stilizasyon anlamında da markaların birbirlerinden ciddi anlamda farklı algılar taşıdıkları, «ortalama tüketicinin», bu işareti davalıya ait önceki tarihli logolu "TİTİZ PLASTİK" markalarının serisi yeni bir marka olarak düşünmeyeceği, bu başvurunun, davacıya ait önceki tarihli …
… l önce imzalanan ve esasen üstün hak kavramının farkında ve bilincinde olmayan her iki tarafın, tescilsiz kullanımın sakınca yaratacağını düşünerek aslında var olan «münhasır» haklarını tescil ile kuvvetlendirme düşüncesinde hareket ettiklerini, ancak bir süre sonra davalının müvekkilinin tescilli olduğu sınıflarda markasını kullanmasına mani olmak istediğini ve kendisinin de “TP PLASTİK” ibarelerini markasından atarak işletmesel kökeni yok etmeyi amaçladığını, davalının müvekkili markasından haberdar olduğu halde bu değişikliğe gittiğini, müvekkilinin 1980’li yıllardan beri “TİTİZ” ibaresini aktif ve yoğun şekilde kullandığını, taraflar arasında centilmenlik anlaşmasının bu nedenle bozulduğunu, davalının salt “TİTİZ” ibaresi üzerinde bir üstün hakkının bulunmadığını, davalının 2011/25799 sayılı “TİTİZ PLASTİK CAMEON” markası varken 2013/13137 sayılı başvuru ile “TİTİZ CAMEON” markasını tescil ettirmek istediğini, davalının kademe kademe “TP” ve “PLASTİK” ibarelerini kullanmayı bıraktığını, kötü niyetli olduğunu, başvurunun tescili halinde markanın kaynak gösterme fonksiyonunu işlevsiz kalacağını, davalının eski tarihli markalarının da kendisine «müktesep hak» bahşetmeyeceğini ileri sürerek, 2019-M-5758 sayılı YİDK kararının iptali ve 2017/73476 sayılı markanın YİDK kararını kapsayan 21. sınıf emtialar bakımından hükümsü …
… e ve silme bezleri, bulaşık eldivenleri, elektrikli olmayan cilalama makineleri, halı süpürgeleri, sopalı yer paspasları, makine parçası olmayan elektrikli fırçalar «dahil»)." emtiaları ile davacıya ait 184802, 98/019405, 2007/52986, 2006/12446 sayılı markaların koruma kapsamı altında bulunan "Çamaşırda, bulaşıkta, her türlü eşya ve m …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ba formu · münhasırlık · muvafakat · iptal davası · hak düşürücü süre · kâr dağıtımı · kötü niyet · ortalama tüketici
Benzer bu karardaCam silme maddeleri, ağartma ve parlatma maddeleri." emtiaları arasında karşıladıkları ihtiyaç, sağladıkları fayda, amaç, satış, sunum ve «dağıtım» kanalları, hitap ettikleri tüketici kitleleri bakımından benzerlik bulunduğu, bu emtiaların birbirini tamamlayan ve birinin işlevini yerine getirebilmek için diğerinin de çoğu zaman kullanılması gereken nitelikte emtialar oldukları, dava konusu başvurunun bütününe hakim unsurun “TİTİZ” ibaresi olduğu, fonda yer alan mavi renkli, dalgalı, dikdörtgen şekil unsurunun güçlü bir «ayırt ediciliği» bulunmamakla birlikte markanın bütüne görsel bir katkı sağladığı, ancak markanın esas unsurunun tek başına “TİTİZ” ibaresi olduğu, davacı yanın dayanak yaptığı önceki tarihli markaları incelendiğinde bu markaların esas unsurunun da "TİTİZ" ibaresinden oluştuğu, taraf markalarında ortak olarak yer alan “TİTİZ” esas unsurunun işaretler arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak doğrudan bir benzerlik yarattığı, ayırt edici vasfı bulunan böylesi bir ibareden kaynaklı ortaklığın ilgili tüketici kitlesi nezdinde, benzerlik ve karıştırılma ihtimaline yol açacağı, somut uyuşmazlıkta dava konusu edilen 21. sınıftaki “Elektriksiz temizlik aletleri gereçleri (Boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, süngerler, çelik yünleri, üstüpüler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri, bulaşık eldivenleri, elektrikli olmayan cilalama makineleri, halı süpürgeleri, sopalı yer paspasları, makine parçası olmayan elektrikli fırçalar «dahil»).” emtialarının tamamı bakımından «iltibas» ihtimalinin mevcut olduğu; davalının «müktesep hak» kriteri çerçevesinde kalan başka bir ifadeyle 21. sınıftaki emtiaları içeren ve tescil tarihi üzerinden 5 yıllık olağan «hak düşürücü süreler» geçmiş “TİTİZ” ibaresini esas unsur olarak içerir markalarına bakıldığında, genel anlamda "TP TİTİZ PLASTİK" ibaresini içeren kırmızı kare bir «form» içerisine konumlandırılmış “TP” logosu ve “TİTİZ PLASTİK” tamlamasından oluştukları, davalıya ait önceki markalarda yer alan “TP” harflerini içerir logo, dava konusu marka başvurusunda yer almadığı gibi görsel stilizasyon anlamında da markaların birbirlerinden ciddi anlamda farklı algılar taşıdıkları, «ortalama tüketicinin», bu işareti davalıya ait önceki tarihli logolu "TİTİZ PLASTİK" markalarının serisi yeni bir marka olarak düşünmeyeceği, bu başvurunun, davacıya ait önceki tarihli …
Hukuk Dairesinin 10.06.2019 tarih ve 2018/2740 E., 2019/4178 K. sayılı kararı ile aynı Dairenin 10.10.2019 tarih ve 2018/5338 E., 2019/6437 K. sayılı kararının da aynı yönde olduğu, «kötü niyetin» ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK'in 2019-M-5758 sayılı kararının «iptaline, dava» konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… llanmadıkları emtialarda tescillerinin bulunduğunu, tarafların birbirlerine inhisari olmayan lisans vererek yaptıkları anlaşma uyarınca bazı emtialarda birbirlerine «muvafakat» verdiklerini, müvekkilinin davalı tarafa Bakırköy 34.
… l önce imzalanan ve esasen üstün hak kavramının farkında ve bilincinde olmayan her iki tarafın, tescilsiz kullanımın sakınca yaratacağını düşünerek aslında var olan «münhasır» haklarını tescil ile kuvvetlendirme düşüncesinde hareket ettiklerini, ancak bir süre sonra davalının müvekkilinin tescilli olduğu sınıflarda markasını kullanmasına mani olmak istediğini ve kendisinin de “TP PLASTİK” ibarelerini markasından atarak işletmesel kökeni yok etmeyi amaçladığını, davalının müvekkili markasından haberdar olduğu halde bu değişikliğe gittiğini, müvekkilinin 1980’li yıllardan beri “TİTİZ” ibaresini aktif ve yoğun şekilde kullandığını, taraflar arasında centilmenlik anlaşmasının bu nedenle bozulduğunu, davalının salt “TİTİZ” ibaresi üzerinde bir üstün hakkının bulunmadığını, davalının 2011/25799 sayılı “TİTİZ PLASTİK CAMEON” markası varken 2013/13137 sayılı başvuru ile “TİTİZ CAMEON” markasını tescil ettirmek istediğini, davalının kademe kademe “TP” ve “PLASTİK” ibarelerini kullanmayı bıraktığını, kötü niyetli olduğunu, başvurunun tescili halinde markanın kaynak gösterme fonksiyonunu işlevsiz kalacağını, davalının eski tarihli markalarının da kendisine «müktesep hak» bahşetmeyeceğini ileri sürerek, 2019-M-5758 sayılı YİDK kararının iptali ve 2017/73476 sayılı markanın YİDK kararını kapsayan 21. sınıf emtialar bakımından hükümsü …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1156 E. 2024/4674 K.
Ortak:iltibas · YİDK kararının iptali
İncelediğiniz karardaDavalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının başvurusuna konu ibare ile redde mesnet markalar arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, "TİTİZ" ibareli markaların müvekkiline ait olduğunu, davacının daha önceki tescilli markalarının varlığına dayanarak «müktesep hak» sahipliği iddiasında bulunmasının yerinde bulunmadığını, başvuru konusu ibarenin tescilinin müvekkilinin markaları ile «iltibas» yaratacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; başvuru kapsamında yer alan markanın davalı şirkete ait markalar ile arasın …
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin «iltibasa» yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının gerektiği, Yargıtay 11.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik
Benzer bu karardaHukuk Dairesinin 25.11.2020 tarih, 2020/1019 E. ve 2020/5419 K. sayılı ilamının da bu yönde bulunduğu, buna göre ""...+şekil" ibareli dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında bu anlamda bir benzerliğin bulunmadığı, anılan madde gereğince dava konusu başvuruya yeterli «ayırt ediciliğin» sağlandığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/2740 E. , 2019/4178 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/09/2016 tarih ve 2014/543 E- 2016/219 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 15/03/2018 tarih ve 2017/1420 E- 2018/279 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ayrı ayrı davalı TPMK ve şirket vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin "TİTİZ" asıl unsurlu tanınmış markalarının bulunduğunu, "titiz practıcal cleanıng magıcal hook" ibaresinin tescili için davalı kuruma başvurduğunu, davalı şirketin "titiz", "titiz clean&shine+şekil" ibareli markalarına dayalı olarak müvekkili başvurusuna yaptığı itirazın önce MDB tarafından reddedildiğini, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin ise YİDK tarafından kabul edildiğini ve müvekkili başvurusunun reddine karar verildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, markalar arasında benzerlik bulunmadığı gibi müvekkilinin tescilli "TİTİZ" markalarından kaynaklanan müktesep haklarının gözetilmediğini, bir dönem davalı şirketin 20. ve 21.
sınıfta yer alan bazı malların piyasaya "TİTİZ" markası altında sunulması için müvekkilinden lisans aldığını, aralarında sonradan oluşan ihtilaftan dolayı müvekkilinin markalarına itiraz etmeye başladığını ileri sürerek, YİDK’nın 2014-M-14604 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının başvurusuna konu ibare ile redde mesnet markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, "TİTİZ" ibareli markaların müvekkiline ait olduğunu, davacının daha önceki tescilli markalarının varlığına dayanarak müktesep hak sahipliği iddiasında bulunmasının yerinde bulunmadığını, başvuru konusu ibarenin tescilinin müvekkilinin markaları ile iltibas yaratacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; başvuru kapsamında yer alan markanın davalı şirkete ait markalar ile arasında yüksek düzeyde emtia ve marka benzerliği bulunduğu, ancak davacının "titiz" esas ibareli önceki tarihli markaları kapsamında kalan emtialar yönünden ise müktesep hakkının bulunduğu, bu sebeple davacının müktesep hak teşkil eden markaları kapsamında kalan emtialar yönünden davaya konu markayı tescil ettirme hakkı bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacı yana müktesep hak teşkil eden "20.
sınıf: çamaşır mandalları.
21. sınıf: elektriksiz temizlik aletleri gereçleri (boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, çelik yünleri, üstüpüler, bulaşık eldivenleri, dahil) çamaşır mandaları, ütü masaları ve kılıfları)" malları yönünden davanın kabulüne, YİDK'nın 2014-M-191230 sayılı kararının "20 sınıfa dahil "çamaşır mandalları", 21. sınıfa dahil "elektriksiz temizlik aletleri gereçleri (boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, çelik yünleri, üstüpüler, bulaşık eldivenleri, dahil) çamaşır mandaları, ütü masaları ve kılıfları)" malları yönünden iptaline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karar aleyhine, taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, başvuru kapsamında yer alan 20. sınıfa dahil "çamaşır mandalları" ile 21. sınıfa dahil "elektriksiz temizlik aletleri gereçleri (boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, çelik yünleri, üstüpüler, bulaşık eldivenleri, dahil) çamaşır mandaları, ütü masaları ve kılıfları)" malları ile redde mesnet markaların kapsamlarında bulunan mal ve hizmetlerin benzer olmadıkları anlaşılmakla, davalı TPMK vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine, davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince;
başvuru konusu işaretin asli unsurunun, "Titiz" kelimesi olduğu, yine aynı unsurlu 93/005878, 2006/29697, 2004/38103 sayılı markaların davacı adına tescilli bulunduğu, bu markaların fiilen kullanıldığı, başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerin davacının önceki tarihli markalarının kapsamlarında aynen yer aldığı, başvurunun davalı markalarından ziyade davacının önceki tarihli markalarına benzediği, diğer bir deyişle davacının markasını, davalı markalarına yanaştırmaya çalışmadığı, dolayısıyla davacının önceki markalarından kaynaklanan müktesep hakkı nedeniyle bu markaların serisi niteliğindeki dava konusu başvuruyu tescil ettirebileceği kanaatine varıldığı (11 HD'nin 12.06.2017 tarih, 2016/876 E.2017/3607 K.
Sayılı ilamı), bu nedenlerle dava konusu marka başvurusunun reddine ilişkin kurum kararının tamamının yerinde olmadığı, İlk derece mahkemesince açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru isabetli olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, TPMK YİDK'nın 2014-M191230 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPMK ve şirket vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava davacı marka başvurusunun reddine dair TPMK YİDK kararının iptaline ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesince ise bu kararın kaldırılarak davanın tamamen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizin 2007/7547 Esas, 2008/10251 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere marka sahibinin markasını gençleştirme ve seri marka oluşturma hakkı bulunmaktadır. Bununla birlikte, tescil ettirilmek istenen yeni marka ile 3. kişilerin daha önceden tescil ettirdiği markalara yanaşılmaması ve markanın özgün ayırt edici unsurunun korunması gerekir. Somut olayda, davacının önceki tarihli ''Titiz'' ibareli markalarının ''Titiz'' ibaresi yönünden davacı adına müktesep hak teşkil ettiğinin kabulu isabetli ise de;
başvuru konusu markanın 2007/52986 sayılı davalı şirkete ait markada yer alan, mavi zemin üzerine beyaz fon içermesi ve dalgalı şekil yapısı itibarıyle bu markaya yanaşma niteliğinde olduğu kabul edilerek, yanaşılan markada yer alan mallar yönünden davacının müktesep hakka dayanması mümkün değildir. Mahkemece, davacının başvuru konusu markası ile itiraza dayanak 2007/52986 sayılı markanın tescil kapsamlarının denetime elverişli şekilde karşılaştırıldığı ek rapor alınarak, 2007/52986 sayılı marka kapsamında bulunan aynı ve benzer olan mallar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamış, davalılar vekillerinin istinaf başvurularını esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararının, bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 10.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517151900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz