YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2369 E. 2024/5381 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '5 yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
katılma yolu ile istinaf↗ katılma yoluyla istinaf↗ müktesep hak↗ ba formu↗ münhasırlık↗ muvafakat↗ iptal davası↗ hak düşürücü süre↗ uyuşmazlık konusu↗ kâr dağıtımı↗ kötü niyet↗ ortalama tüketici↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ ayırt edicilik↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ iltibas↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 5. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2019/66 E., 2020/195 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Denetleme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2017/73476 sayılı "TİTİZ" ibareli marka başvurusuna müvekkilinin "TİTİZ" esas unsurlu markalarını mesnet göstererek yaptıkları itirazın YİDK tarafından kısmen reddedildiğini, oysa müvekkilinin 21. sınıftaki emtialar bakımından tescile dayalı üstün hakkının bulunduğunu, müvekkilinin markaları kapsamındaki 03. sınıf mallar ile davalının 21. sınıfta tescil ettirmek istediği emtiaların karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olduklarını, davalının faaliyet gösterdiği alanın “plastikten mamul” grubuna matuf emtialar olduğunu, müvekkilinin iştigal alanının ise “temizlik” sektörüne yönelik olduğunu, davalının, müvekkilinin 21. sınıftaki gerçek hak sahipliğini bildiğini, davalının kullandığı tek markasının “TP TİTİZ PLASTİK” şeklinde olduğunu, her iki tarafın da somut vaka öncesinde kullanmadıkları emtialarda tescillerinin bulunduğunu, tarafların birbirlerine inhisari olmayan lisans vererek yaptıkları anlaşma uyarınca bazı emtialarda birbirlerine muvafakat verdiklerini, müvekkilinin davalı tarafa Bakırköy 34. Noterliğinin 016454 yevmiye numaralı ve 23.07.2009 tarihli lisans anlaşması ile “Elbise askısı ve kılıfları” emtialarına matuf olarak kullanım hakkı tanıdığını, davalının ise müvekkiline “Süngerler, tekstilden mamul temizleme malzemeleri ve silme bezleri” emtialarında yine aynı tarihli 016455 sayılı anlaşma ile lisans verdiğini, yaklaşık 9 yıl önce imzalanan ve esasen üstün hak kavramının farkında ve bilincinde olmayan her iki tarafın, tescilsiz kullanımın sakınca yaratacağını düşünerek aslında var olan münhasır haklarını tescil ile kuvvetlendirme düşüncesinde hareket ettiklerini, ancak bir süre sonra davalının müvekkilinin tescilli olduğu sınıflarda markasını kullanmasına mani olmak istediğini ve kendisinin de “TP PLASTİK” ibarelerini markasından atarak işletmesel kökeni yok etmeyi amaçladığını, davalının müvekkili markasından haberdar olduğu halde bu değişikliğe gittiğini, müvekkilinin 1980’li yıllardan beri “TİTİZ” ibaresini aktif ve yoğun şekilde kullandığını, taraflar arasında centilmenlik anlaşmasının bu nedenle bozulduğunu, davalının salt “TİTİZ” ibaresi üzerinde bir üstün hakkının bulunmadığını, davalının 2011/25799 sayılı “TİTİZ PLASTİK CAMEON” markası varken 2013/13137 sayılı başvuru ile “TİTİZ CAMEON” markasını tescil ettirmek istediğini, davalının kademe kademe “TP” ve “PLASTİK” ibarelerini kullanmayı bıraktığını, kötü niyetli olduğunu, başvurunun tescili halinde markanın kaynak gösterme fonksiyonunu işlevsiz kalacağını, davalının eski tarihli markalarının da kendisine müktesep hak bahşetmeyeceğini ileri sürerek, 2019-M-5758 sayılı YİDK kararının iptali ve 2017/73476 sayılı markanın YİDK kararını kapsayan 21. sınıf emtialar bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 20, 21 ve 35. sınıf emtialarda müktesep hakkının mevcut olduğu hususunun Yargıtay tarafından verilen onama kararı ile de tespit edildiğini, Ankara 2. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/532 E. ve 2015/350 K. sayılı ilamının karar düzeltme sürecinden de geçerek kesinleştiğini, bu nedenle davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, mahkeme kararına konu marka ile işbu dava konusu markanın neredeyse aynı olduğunu, dolayısıyla anılan kesin hükmün bu dava yönünden de esas alınması gerektiğini, müvekkilinin önceki tarihli markalarının tamamında “titiz” ibaresinin esas unsur konumunda olduğunu, TİTİZ ibaresi üzerinde asıl hak sahipliğinin müvekkiline ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı şirkete ait 2017/73476 sayılı marka başvurusu kapsamında bulunan davaya konu "Elektriksiz temizlik aletleri gereçleri (Boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, süngerler, çelik yünleri, üstüpüler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri, bulaşık eldivenleri, elektrikli olmayan cilalama makineleri, halı süpürgeleri, sopalı yer paspasları, makine parçası olmayan elektrikli fırçalar dahil)." emtiaları ile davacıya ait 184802, 98/019405, 2007/52986, 2006/12446 sayılı markaların koruma kapsamı altında bulunan "Çamaşırda, bulaşıkta, her türlü eşya ve mekan temizliğinde kullanılan maddeler. Kireçlenmeyi önleyiciler, kireç gidericiler, granül sabun, mekanik temizleme tozu, cam silme maddeleri, yer ve halısilme maddeleri. Ağartma ve temizlik amaçlı maddeler. Cam silme maddeleri, ağartma ve parlatma maddeleri." emtiaları arasında karşıladıkları ihtiyaç, sağladıkları fayda, amaç, satış, sunum ve dağıtım kanalları, hitap ettikleri tüketici kitleleri bakımından benzerlik bulunduğu, bu emtiaların birbirini tamamlayan ve birinin işlevini yerine getirebilmek için diğerinin de çoğu zaman kullanılması gereken nitelikte emtialar oldukları, dava konusu başvurunun bütününe hakim unsurun “TİTİZ” ibaresi olduğu, fonda yer alan mavi renkli, dalgalı, dikdörtgen şekil unsurunun güçlü bir ayırt ediciliği bulunmamakla birlikte markanın bütüne görsel bir katkı sağladığı, ancak markanın esas unsurunun tek başına “TİTİZ” ibaresi olduğu, davacı yanın dayanak yaptığı önceki tarihli markaları incelendiğinde bu markaların esas unsurunun da "TİTİZ" ibaresinden oluştuğu, taraf markalarında ortak olarak yer alan “TİTİZ” esas unsurunun işaretler arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak doğrudan bir benzerlik yarattığı, ayırt edici vasfı bulunan böylesi bir ibareden kaynaklı ortaklığın ilgili tüketici kitlesi nezdinde, benzerlik ve karıştırılma ihtimaline yol açacağı, somut uyuşmazlıkta dava konusu edilen 21. sınıftaki “Elektriksiz temizlik aletleri gereçleri (Boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, süngerler, çelik yünleri, üstüpüler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri, bulaşık eldivenleri, elektrikli olmayan cilalama makineleri, halı süpürgeleri, sopalı yer paspasları, makine parçası olmayan elektrikli fırçalar dahil).” emtialarının tamamı bakımından iltibas ihtimalinin mevcut olduğu; davalının müktesep hak kriteri çerçevesinde kalan başka bir ifadeyle 21. sınıftaki emtiaları içeren ve tescil tarihi üzerinden 5 yıllık olağan hak düşürücü süreler geçmiş “TİTİZ” ibaresini esas unsur olarak içerir markalarına bakıldığında, genel anlamda "TP TİTİZ PLASTİK" ibaresini içeren kırmızı kare bir form içerisine konumlandırılmış “TP” logosu ve “TİTİZ PLASTİK” tamlamasından oluştukları, davalıya ait önceki markalarda yer alan “TP” harflerini içerir logo, dava konusu marka başvurusunda yer almadığı gibi görsel stilizasyon anlamında da markaların birbirlerinden ciddi anlamda farklı algılar taşıdıkları, ortalama tüketicinin, bu işareti davalıya ait önceki tarihli logolu "TİTİZ PLASTİK" markalarının serisi yeni bir marka olarak düşünmeyeceği, bu başvurunun, davacıya ait önceki tarihli "TİTİZ" ibareli markaların serisi bir marka olduğunu düşünebileceği, bu nedenle dava konusu marka başvurusunun, davacı şirkete ait "TİTİZ" ibareli önceki tarihli markalara yanaşma çabası içinde olduğu değerlendirildiğinden, davalı şirketin müktesep hak iddiasının yerinde bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10.06.2019 tarih ve 2018/2740 E., 2019/4178 K. sayılı kararı ile aynı Dairenin 10.10.2019 tarih ve 2018/5338 E., 2019/6437 K. sayılı kararının da aynı yönde olduğu, kötü niyetin ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK'in 2019-M-5758 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ile katılma yolu ile davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, markaların bugüne kadar karıştırılmadığını, YİDK kararının hukuka uygun olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin 21. sınıftaki elektriksiz ev gereçlerinin kullanılması için müvekkili ile lisans sözleşmesi yaptığını, davacının bu sınıf yönünden üstün hakkının bulunmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin taraflara ilişkin 13.01.2020 tarih ve 2019/2102 E., 2020/309 K. sayılı en güncel kararında müvekkilinin davacının markalarına yanaşmadığına ilişkin kararı onadığını, Yargıtay kararına rağmen müvekkilinin "TİTİZ" ibaresi üzerinde müktesep hakkı olmadığına karar verildiğini, taraflar arasındaki YİDK kararının iptaline ilişkin üç davanın müvekkili lehine sonuçlandığını, sekiz davanın ise devam ettiğini, müvekkilinin "TİTİZ" ibareli markaların gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkilinin ilk tescilinin 1993 yılında olmasına rağmen davacının tescilinin 1997 yılında olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
3.Katılma yoluyla davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkilinin markalarına yanaşma çabası içinde olduğunu, davalının başvurusu ile eski tarihli markalarının benzer olmadığını, müvekkilinin markalarından faydalanma kastı ile hareket edildiğini, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalılar vekillerinin ve katılma yoluyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kurum kararının doğru olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9221 E. 2023/5104 K.
Ortak:hak düşürücü süre · ortalama tüketici · dahili dava · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaCam silme maddeleri, ağartma ve parlatma maddeleri." emtiaları arasında karşıladıkları ihtiyaç, sağladıkları fayda, amaç, satış, sunum ve «dağıtım» kanalları, hitap ettikleri tüketici kitleleri bakımından benzerlik bulunduğu, bu emtiaların birbirini tamamlayan ve birinin işlevini yerine getirebilmek için diğerinin de çoğu zaman kullanılması gereken nitelikte emtialar oldukları, dava konusu başvurunun bütününe hakim unsurun “TİTİZ” ibaresi olduğu, fonda yer alan mavi renkli, dalgalı, dikdörtgen şekil unsurunun güçlü bir «ayırt ediciliği» bulunmamakla birlikte markanın bütüne görsel bir katkı sağladığı, ancak markanın esas unsurunun tek başına “TİTİZ” ibaresi olduğu, davacı yanın dayanak yaptığı önceki tarihli markaları incelendiğinde bu markaların esas unsurunun da "TİTİZ" ibaresinden oluştuğu, taraf markalarında ortak olarak yer alan “TİTİZ” esas unsurunun işaretler arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak doğrudan bir benzerlik yarattığı, ayırt edici vasfı bulunan böylesi bir ibareden kaynaklı ortaklığın ilgili tüketici kitlesi nezdinde, benzerlik ve karıştırılma ihtimaline yol açacağı, somut uyuşmazlıkta dava konusu edilen 21. sınıftaki “Elektriksiz temizlik aletleri gereçleri (Boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, süngerler, çelik yünleri, üstüpüler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri, bulaşık eldivenleri, elektrikli olmayan cilalama makineleri, halı süpürgeleri, sopalı yer paspasları, makine parçası olmayan elektrikli fırçalar «dahil»).” emtialarının tamamı bakımından «iltibas» ihtimalinin mevcut olduğu; davalının «müktesep hak» kriteri çerçevesinde kalan başka bir ifadeyle 21. sınıftaki emtiaları içeren ve tescil tarihi üzerinden 5 yıllık olağan «hak düşürücü süreler» geçmiş “TİTİZ” ibaresini esas unsur olarak içerir markalarına bakıldığında, genel anlamda "TP TİTİZ PLASTİK" ibaresini içeren kırmızı kare bir «form» içerisine konumlandırılmış “TP” logosu ve “TİTİZ PLASTİK” tamlamasından oluştukları, davalıya ait önceki markalarda yer alan “TP” harflerini içerir logo, dava konusu marka başvurusunda yer almadığı gibi görsel stilizasyon anlamında da markaların birbirlerinden ciddi anlamda farklı algılar taşıdıkları, «ortalama tüketicinin», bu işareti davalıya ait önceki tarihli logolu "TİTİZ PLASTİK" markalarının serisi yeni bir marka olarak düşünmeyeceği, bu başvurunun, davacıya ait önceki tarihli …
… e ve silme bezleri, bulaşık eldivenleri, elektrikli olmayan cilalama makineleri, halı süpürgeleri, sopalı yer paspasları, makine parçası olmayan elektrikli fırçalar «dahil»)." emtiaları ile davacıya ait 184802, 98/019405, 2007/52986, 2006/12446 sayılı markaların koruma kapsamı altında bulunan "Çamaşırda, bulaşıkta, her türlü eşya ve m …
Benzer bu kararda… ünleri, üstüpüler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri, bulaşık eldivenleri, elektrikli olmayan cilalama makineleri, halı süpürgeleri, sopalı yer paspasları «dahil»)" emtiaları bakımından ve henüz başvuru aşamasında olan 2009 67907 numaralı "TİTİ" markasının da tescil edilmesi halinde "temizlik aletleri, gereçleri (boya fırçal …
… yıllardır temizlik bezleri ve fırça emtialarında TİTİZ markasını kullandığını, müvekkilinin aynı zamanda 21.06.1993 yılında tescil edilen ve yasal süresi içerisinde «yenilenen» "TİTİZ PLASTİK" ve 23.11.2004 tarihinden beri tescilli olan "TİTİZ PLASTİK" markalarının sahibi olduğunu, müvekkilinin marka tescil başvurularının 21.06.1993 ve 23.11.2004 tarihlerinde yapılmış olup marka hükümsüzlüğü konulu bir dava için gerekli olan 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» her iki marka için de geçtiğini, müvekkili firmanın kötü niyetli olduğunu iddia etmenin mümkün olmadığını, tescilin kötü niyetli olarak yapıldığını iddia eden kişi …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının hitap ettiği «ortalama tüketici» tarafından karıştırılma ihtimallerinin mevcut olduğu, davacı-karşı davalının markalarının daha önce tescil edildikleri, davacı-karşı davalının davaya konu 2006/296 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müdahale talebi · asli müdahale · erken açılan dava · davanın konusu · yenileme · tüzel kişilik · kâr kaybı · kötüniyet
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usulüne uygun ve harcı yatırılmış bir «asli müdahale talebi» bulunmadığı ve karşı dava tarihinde Titiz Temizlik şirketi ile Kovan Gıda şirketlerinin farklı «tüzel kişilikler» olduğu, her davanın açıldığı tarihteki koşullarla değerlendirileceği, Titiz Temizlik şirketinin kardeş şirket olduğundan bahisle Kovan Gıda'nın üstün hak iddiasını ileri süremeyeceği gibi, Titiz Temizlik şirketinin Kovan Gıda'yı devralması nedeniyle, karşı dava tarihinde sahip olmadığı bir hakkı şirket birleşmesi yoluyla ileri sürdüğünün kabul edilmesinin de mümkün olmadığı, Kovan Gıda şirketi tarafından birleşen davanın açıldığı, birleşen dava tarihi itibarıyla da sessiz kalma suretiyle hak «kaybı» gerçekleştiğinden, birleşen davanın reddi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı-karşı davacı ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurularının esas …
… bepleri Davalı-karşı ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya ait 2006/29697 sayılı "titiz plastik tp şekil" ibareli marka tescilinin, «kötüniyetli» olmasından bağımsız şekilde karşı yada birleşen davadaki, müvekkilinin "üstün hakkı" nedeniyle hükümsüz kılınması gerektiğini, karşı davada da bu markanın hükümsüzlüğünün talep edildiğini, 14.12.2007 tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin dolmadığını, mahkemenin dikkate alması gereken tarihin 28.03.2011 tarihi olduğunu, karşı davanın açıldığı bu tarih ile sürenin kesildiğini, mahkemenin şirketler arasında birleşme olmamış gibi davrandığını, halbuki birleşme ile birlikte Kovan Gıdanın tüm haklarının ve üstün hakkının müvekkiline geçtiğini, her iki şirketin kardeş şirketi olup, «tüzel kişiliklerinin» farklı olması nedeniyle usuli itirazları üzerine olduğunun dikkate alınmadığını, «davalar konusu» markaların birbirine benzemediğini ve aynı anlama gelmediğini belirterek mahkeme kararının kaldırılarak asıl davanın tümden reddine, karşı ve birleşen davanın kabu …
3-Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl «dava konusu» edilen marka hükümsüzlüğü taleplerinde dava konusu bakımından müvekkili şirketin "TİTİZ" ibaresi üzerinde üstün hakkının mevcut olduğunu, davalının marka tescilinin kötü niyetli olduğunu, bu sebeple müvekkili şirketin üstün hakkının kabülü ile, asıl dosyaya asli müdahillik talebinin kabulüne, Titiz Plastik Dış Tic. ve San.
… yıllardır temizlik bezleri ve fırça emtialarında TİTİZ markasını kullandığını, müvekkilinin aynı zamanda 21.06.1993 yılında tescil edilen ve yasal süresi içerisinde «yenilenen» "TİTİZ PLASTİK" ve 23.11.2004 tarihinden beri tescilli olan "TİTİZ PLASTİK" markalarının sahibi olduğunu, müvekkilinin marka tescil başvurularının 21.06.1993 ve 23.11.2004 tarihlerinde yapılmış olup marka hükümsüzlüğü konulu bir dava için gerekli olan 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» her iki marka için de geçtiğini, müvekkili firmanın kötü niyetli olduğunu iddia etmenin mümkün olmadığını, tescilin kötü niyetli olarak yapıldığını iddia eden kişi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1156 E. 2024/4674 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz karardaCam silme maddeleri, ağartma ve parlatma maddeleri." emtiaları arasında karşıladıkları ihtiyaç, sağladıkları fayda, amaç, satış, sunum ve «dağıtım» kanalları, hitap ettikleri tüketici kitleleri bakımından benzerlik bulunduğu, bu emtiaların birbirini tamamlayan ve birinin işlevini yerine getirebilmek için diğerinin de çoğu zaman kullanılması gereken nitelikte emtialar oldukları, dava konusu başvurunun bütününe hakim unsurun “TİTİZ” ibaresi olduğu, fonda yer alan mavi renkli, dalgalı, dikdörtgen şekil unsurunun güçlü bir «ayırt ediciliği» bulunmamakla birlikte markanın bütüne görsel bir katkı sağladığı, ancak markanın esas unsurunun tek başına “TİTİZ” ibaresi olduğu, davacı yanın dayanak yaptığı önceki tarihli markaları incelendiğinde bu markaların esas unsurunun da "TİTİZ" ibaresinden oluştuğu, taraf markalarında ortak olarak yer alan “TİTİZ” esas unsurunun işaretler arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak doğrudan bir benzerlik yarattığı, ayırt edici vasfı bulunan böylesi bir ibareden kaynaklı ortaklığın ilgili tüketici kitlesi nezdinde, benzerlik ve karıştırılma ihtimaline yol açacağı, somut uyuşmazlıkta dava konusu edilen 21. sınıftaki “Elektriksiz temizlik aletleri gereçleri (Boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, süngerler, çelik yünleri, üstüpüler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri, bulaşık eldivenleri, elektrikli olmayan cilalama makineleri, halı süpürgeleri, sopalı yer paspasları, makine parçası olmayan elektrikli fırçalar «dahil»).” emtialarının tamamı bakımından «iltibas» ihtimalinin mevcut olduğu; davalının «müktesep hak» kriteri çerçevesinde kalan başka bir ifadeyle 21. sınıftaki emtiaları içeren ve tescil tarihi üzerinden 5 yıllık olağan «hak düşürücü süreler» geçmiş “TİTİZ” ibaresini esas unsur olarak içerir markalarına bakıldığında, genel anlamda "TP TİTİZ PLASTİK" ibaresini içeren kırmızı kare bir «form» içerisine konumlandırılmış “TP” logosu ve “TİTİZ PLASTİK” tamlamasından oluştukları, davalıya ait önceki markalarda yer alan “TP” harflerini içerir logo, dava konusu marka başvurusunda yer almadığı gibi görsel stilizasyon anlamında da markaların birbirlerinden ciddi anlamda farklı algılar taşıdıkları, «ortalama tüketicinin», bu işareti davalıya ait önceki tarihli logolu "TİTİZ PLASTİK" markalarının serisi yeni bir marka olarak düşünmeyeceği, bu başvurunun, davacıya ait önceki tarihli …
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin «iltibasa» yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının gerektiği, Yargıtay 11.
Hukuk Dairesinin 25.11.2020 tarih, 2020/1019 E. ve 2020/5419 K. sayılı ilamının da bu yönde bulunduğu, buna göre ""...+şekil" ibareli dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında bu anlamda bir benzerliğin bulunmadığı, anılan madde gereğince dava konusu başvuruya yeterli «ayırt ediciliğin» sağlandığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2740 E. 2019/4178 K.
Ortak:müktesep hak · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz karardaCam silme maddeleri, ağartma ve parlatma maddeleri." emtiaları arasında karşıladıkları ihtiyaç, sağladıkları fayda, amaç, satış, sunum ve «dağıtım» kanalları, hitap ettikleri tüketici kitleleri bakımından benzerlik bulunduğu, bu emtiaların birbirini tamamlayan ve birinin işlevini yerine getirebilmek için diğerinin de çoğu zaman kullanılması gereken nitelikte emtialar oldukları, dava konusu başvurunun bütününe hakim unsurun “TİTİZ” ibaresi olduğu, fonda yer alan mavi renkli, dalgalı, dikdörtgen şekil unsurunun güçlü bir «ayırt ediciliği» bulunmamakla birlikte markanın bütüne görsel bir katkı sağladığı, ancak markanın esas unsurunun tek başına “TİTİZ” ibaresi olduğu, davacı yanın dayanak yaptığı önceki tarihli markaları incelendiğinde bu markaların esas unsurunun da "TİTİZ" ibaresinden oluştuğu, taraf markalarında ortak olarak yer alan “TİTİZ” esas unsurunun işaretler arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak doğrudan bir benzerlik yarattığı, ayırt edici vasfı bulunan böylesi bir ibareden kaynaklı ortaklığın ilgili tüketici kitlesi nezdinde, benzerlik ve karıştırılma ihtimaline yol açacağı, somut uyuşmazlıkta dava konusu edilen 21. sınıftaki “Elektriksiz temizlik aletleri gereçleri (Boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, süngerler, çelik yünleri, üstüpüler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri, bulaşık eldivenleri, elektrikli olmayan cilalama makineleri, halı süpürgeleri, sopalı yer paspasları, makine parçası olmayan elektrikli fırçalar «dahil»).” emtialarının tamamı bakımından «iltibas» ihtimalinin mevcut olduğu; davalının «müktesep hak» kriteri çerçevesinde kalan başka bir ifadeyle 21. sınıftaki emtiaları içeren ve tescil tarihi üzerinden 5 yıllık olağan «hak düşürücü süreler» geçmiş “TİTİZ” ibaresini esas unsur olarak içerir markalarına bakıldığında, genel anlamda "TP TİTİZ PLASTİK" ibaresini içeren kırmızı kare bir «form» içerisine konumlandırılmış “TP” logosu ve “TİTİZ PLASTİK” tamlamasından oluştukları, davalıya ait önceki markalarda yer alan “TP” harflerini içerir logo, dava konusu marka başvurusunda yer almadığı gibi görsel stilizasyon anlamında da markaların birbirlerinden ciddi anlamda farklı algılar taşıdıkları, «ortalama tüketicinin», bu işareti davalıya ait önceki tarihli logolu "TİTİZ PLASTİK" markalarının serisi yeni bir marka olarak düşünmeyeceği, bu başvurunun, davacıya ait önceki tarihli …
… l önce imzalanan ve esasen üstün hak kavramının farkında ve bilincinde olmayan her iki tarafın, tescilsiz kullanımın sakınca yaratacağını düşünerek aslında var olan «münhasır» haklarını tescil ile kuvvetlendirme düşüncesinde hareket ettiklerini, ancak bir süre sonra davalının müvekkilinin tescilli olduğu sınıflarda markasını kullanmasına mani olmak istediğini ve kendisinin de “TP PLASTİK” ibarelerini markasından atarak işletmesel kökeni yok etmeyi amaçladığını, davalının müvekkili markasından haberdar olduğu halde bu değişikliğe gittiğini, müvekkilinin 1980’li yıllardan beri “TİTİZ” ibaresini aktif ve yoğun şekilde kullandığını, taraflar arasında centilmenlik anlaşmasının bu nedenle bozulduğunu, davalının salt “TİTİZ” ibaresi üzerinde bir üstün hakkının bulunmadığını, davalının 2011/25799 sayılı “TİTİZ PLASTİK CAMEON” markası varken 2013/13137 sayılı başvuru ile “TİTİZ CAMEON” markasını tescil ettirmek istediğini, davalının kademe kademe “TP” ve “PLASTİK” ibarelerini kullanmayı bıraktığını, kötü niyetli olduğunu, başvurunun tescili halinde markanın kaynak gösterme fonksiyonunu işlevsiz kalacağını, davalının eski tarihli markalarının da kendisine «müktesep hak» bahşetmeyeceğini ileri sürerek, 2019-M-5758 sayılı YİDK kararının iptali ve 2017/73476 sayılı markanın YİDK kararını kapsayan 21. sınıf emtialar bakımından hükümsü …
… e ve silme bezleri, bulaşık eldivenleri, elektrikli olmayan cilalama makineleri, halı süpürgeleri, sopalı yer paspasları, makine parçası olmayan elektrikli fırçalar «dahil»)." emtiaları ile davacıya ait 184802, 98/019405, 2007/52986, 2006/12446 sayılı markaların koruma kapsamı altında bulunan "Çamaşırda, bulaşıkta, her türlü eşya ve m …
Benzer bu karardaDavalı şirket vekili, "TİTİZ" ibareli markaların müvekkiline ait olduğunu, davacının daha önceki tescilli markalarının varlığına dayanarak «müktesep hak» sahipliği iddiasında bulunmasının yerinde bulunmadığını, başvuru konusu ibarenin tescilinin müvekkilinin markaları ile «iltibas» yaratacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; başvuru kapsamında yer alan markanın davalı şirkete ait markalar ile arasın …
Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının başvurusuna konu ibare ile redde mesnet markalar arasında «iltibas» tehlikesinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
21. sınıf: elektriksiz temizlik aletleri gereçleri (boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, çelik yünleri, üstüpüler, bulaşık eldivenleri, «dahil») çamaşır mandaları, ütü masaları ve kılıfları)" malları yönünden davanın kabulüne, YİDK'nın 2014-M-191230 sayılı kararının "20 sınıfa dahil "çamaşır mandalları", 2 …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ziya · denetime elverişlilik · istinaf incelemesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaHukuk Dairesince, dosya üzerinden yapılan «istinaf incelemesinde»; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, başvuru kapsamında yer alan 20. sınıfa «dahil» "çamaşır mandalları" ile 21. sınıfa dahil "elektriksiz temizlik aletleri gereçleri (boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, çelik yünleri, üstüpüler, bulaşık eldivenleri, dahil) çamaşır mandaları, ütü masaları ve kılıfları)" malları ile redde mesnet markaların kapsamlarında bulunan mal ve hizmetlerin benzer olmadıkları anlaşılmakla, davalı TPMK vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine, davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; başvuru konusu işaretin asli unsurunun, "Titiz" kelimesi olduğu, yine aynı unsurlu 93/005878, 2006/29697, 2004/38103 sayılı markaların davacı adına tescilli bulunduğu, bu markaların fiilen kullanıldığı, başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerin davacının önceki tarihli markalarının kapsamlarında aynen yer aldığı, başvurunun davalı markalarından «ziyade» davacının önceki tarihli markalarına benzediği, diğer bir deyişle davacının markasını, davalı markalarına yanaştırmaya çalışmadığı, dolayısıyla davacının önceki ma …
Mahkemece, davacının başvuru konusu markası ile itiraza dayanak 2007/52986 sayılı markanın tescil kapsamlarının «denetime elverişli» şekilde karşılaştırıldığı ek rapor alınarak, 2007/52986 sayılı marka kapsamında bulunan aynı ve benzer olan mallar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamış, davalılar vekillerinin istinaf başvurularını esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararının, bu …
1 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3179 E. 2024/5520 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · dahili dava · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaCam silme maddeleri, ağartma ve parlatma maddeleri." emtiaları arasında karşıladıkları ihtiyaç, sağladıkları fayda, amaç, satış, sunum ve «dağıtım» kanalları, hitap ettikleri tüketici kitleleri bakımından benzerlik bulunduğu, bu emtiaların birbirini tamamlayan ve birinin işlevini yerine getirebilmek için diğerinin de çoğu zaman kullanılması gereken nitelikte emtialar oldukları, dava konusu başvurunun bütününe hakim unsurun “TİTİZ” ibaresi olduğu, fonda yer alan mavi renkli, dalgalı, dikdörtgen şekil unsurunun güçlü bir «ayırt ediciliği» bulunmamakla birlikte markanın bütüne görsel bir katkı sağladığı, ancak markanın esas unsurunun tek başına “TİTİZ” ibaresi olduğu, davacı yanın dayanak yaptığı önceki tarihli markaları incelendiğinde bu markaların esas unsurunun da "TİTİZ" ibaresinden oluştuğu, taraf markalarında ortak olarak yer alan “TİTİZ” esas unsurunun işaretler arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak doğrudan bir benzerlik yarattığı, ayırt edici vasfı bulunan böylesi bir ibareden kaynaklı ortaklığın ilgili tüketici kitlesi nezdinde, benzerlik ve karıştırılma ihtimaline yol açacağı, somut uyuşmazlıkta dava konusu edilen 21. sınıftaki “Elektriksiz temizlik aletleri gereçleri (Boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, süngerler, çelik yünleri, üstüpüler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri, bulaşık eldivenleri, elektrikli olmayan cilalama makineleri, halı süpürgeleri, sopalı yer paspasları, makine parçası olmayan elektrikli fırçalar «dahil»).” emtialarının tamamı bakımından «iltibas» ihtimalinin mevcut olduğu; davalının «müktesep hak» kriteri çerçevesinde kalan başka bir ifadeyle 21. sınıftaki emtiaları içeren ve tescil tarihi üzerinden 5 yıllık olağan «hak düşürücü süreler» geçmiş “TİTİZ” ibaresini esas unsur olarak içerir markalarına bakıldığında, genel anlamda "TP TİTİZ PLASTİK" ibaresini içeren kırmızı kare bir «form» içerisine konumlandırılmış “TP” logosu ve “TİTİZ PLASTİK” tamlamasından oluştukları, davalıya ait önceki markalarda yer alan “TP” harflerini içerir logo, dava konusu marka başvurusunda yer almadığı gibi görsel stilizasyon anlamında da markaların birbirlerinden ciddi anlamda farklı algılar taşıdıkları, «ortalama tüketicinin», bu işareti davalıya ait önceki tarihli logolu "TİTİZ PLASTİK" markalarının serisi yeni bir marka olarak düşünmeyeceği, bu başvurunun, davacıya ait önceki tarihli …
… e ve silme bezleri, bulaşık eldivenleri, elektrikli olmayan cilalama makineleri, halı süpürgeleri, sopalı yer paspasları, makine parçası olmayan elektrikli fırçalar «dahil»)." emtiaları ile davacıya ait 184802, 98/019405, 2007/52986, 2006/12446 sayılı markaların koruma kapsamı altında bulunan "Çamaşırda, bulaşıkta, her türlü eşya ve m …
Benzer bu kararda… marka başvurusu ile davacının 2016/41375 sayılı "Lüx plastic" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuru kapsamında bırakılan 21 inci sınıftaki "Elektriksiz temizlik aletleri ve gereçleri: boya fırçaları hariç fırçal …
… sveç, Rusya, İspanya, Güney Afrika, Kuveyt gibi 81 ülkeye ihracat yapan bir firma olduğunu, müvekkilin markalarını ciddi ve yoğun bir şekilde kullanarak markalarına «ayırt edicilik» kazandırıp sektörde ayrıcalıklı bir yer edindiğini, “lüks” ve “lux” esas unsurlu birçok seri markanın sahibi olarak uzun yıllardan beri bu markaları yoğun ve ciddi …
Değerli metalden olanlar da «dahil» olmak üzere, bu sınıfta yer alan ve elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri (çatal, bıçak, kaşıklar hariç): yemek servis takımları, kap-kacak, şişe açacakları, saksılar, pipetler, elektriksiz pişirme aletleri.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2369 E. , 2024/5381 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/173 Esas, 2023/45 Karar
HÜKÜM
İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 5. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/66 E., 2020/195 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Denetleme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2017/73476 sayılı "TİTİZ" ibareli marka başvurusuna müvekkilinin "TİTİZ" esas unsurlu markalarını mesnet göstererek yaptıkları itirazın YİDK tarafından kısmen reddedildiğini, oysa müvekkilinin 21. sınıftaki emtialar bakımından tescile dayalı üstün hakkının bulunduğunu, müvekkilinin markaları kapsamındaki 03. sınıf mallar ile davalının 21. sınıfta tescil ettirmek istediği emtiaların karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olduklarını, davalının faaliyet gösterdiği alanın “plastikten mamul” grubuna matuf emtialar olduğunu, müvekkilinin iştigal alanının ise “temizlik” sektörüne yönelik olduğunu, davalının, müvekkilinin 21. sınıftaki gerçek hak sahipliğini bildiğini, davalının kullandığı tek markasının “TP TİTİZ PLASTİK” şeklinde olduğunu, her iki tarafın da somut vaka öncesinde kullanmadıkları emtialarda tescillerinin bulunduğunu, tarafların birbirlerine inhisari olmayan lisans vererek yaptıkları anlaşma uyarınca bazı emtialarda birbirlerine muvafakat verdiklerini, müvekkilinin davalı tarafa Bakırköy 34.
Noterliğinin 016454 yevmiye numaralı ve 23.07.2009 tarihli lisans anlaşması ile “Elbise askısı ve kılıfları” emtialarına matuf olarak kullanım hakkı tanıdığını, davalının ise müvekkiline “Süngerler, tekstilden mamul temizleme malzemeleri ve silme bezleri” emtialarında yine aynı tarihli 016455 sayılı anlaşma ile lisans verdiğini, yaklaşık 9 yıl önce imzalanan ve esasen üstün hak kavramının farkında ve bilincinde olmayan her iki tarafın, tescilsiz kullanımın sakınca yaratacağını düşünerek aslında var olan münhasır haklarını tescil ile kuvvetlendirme düşüncesinde hareket ettiklerini, ancak bir süre sonra davalının müvekkilinin tescilli olduğu sınıflarda markasını kullanmasına mani olmak istediğini ve kendisinin de “TP PLASTİK” ibarelerini markasından atarak işletmesel kökeni yok etmeyi amaçladığını, davalının müvekkili markasından haberdar olduğu halde bu değişikliğe gittiğini, müvekkilinin 1980’li yıllardan beri “TİTİZ” ibaresini aktif ve yoğun şekilde kullandığını, taraflar arasında centilmenlik anlaşmasının bu nedenle bozulduğunu, davalının salt “TİTİZ” ibaresi üzerinde bir üstün hakkının bulunmadığını, davalının 2011/25799 sayılı “TİTİZ PLASTİK CAMEON” markası varken 2013/13137 sayılı başvuru ile “TİTİZ CAMEON” markasını tescil ettirmek istediğini, davalının kademe kademe “TP” ve “PLASTİK” ibarelerini kullanmayı bıraktığını, kötü niyetli olduğunu, başvurunun tescili halinde markanın kaynak gösterme fonksiyonunu işlevsiz kalacağını, davalının eski tarihli markalarının da kendisine müktesep hak bahşetmeyeceğini ileri sürerek, 2019-M-5758 sayılı YİDK kararının iptali ve 2017/73476 sayılı markanın YİDK kararını kapsayan 21.
sınıf emtialar bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 20, 21 ve 35. sınıf emtialarda müktesep hakkının mevcut olduğu hususunun Yargıtay tarafından verilen onama kararı ile de tespit edildiğini, Ankara 2. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/532 E. ve 2015/350 K. sayılı ilamının karar düzeltme sürecinden de geçerek kesinleştiğini, bu nedenle davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, mahkeme kararına konu marka ile işbu dava konusu markanın neredeyse aynı olduğunu, dolayısıyla anılan kesin hükmün bu dava yönünden de esas alınması gerektiğini, müvekkilinin önceki tarihli markalarının tamamında “titiz” ibaresinin esas unsur konumunda olduğunu, TİTİZ ibaresi üzerinde asıl hak sahipliğinin müvekkiline ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı şirkete ait 2017/73476 sayılı marka başvurusu kapsamında bulunan davaya konu "Elektriksiz temizlik aletleri gereçleri (Boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, süngerler, çelik yünleri, üstüpüler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri, bulaşık eldivenleri, elektrikli olmayan cilalama makineleri, halı süpürgeleri, sopalı yer paspasları, makine parçası olmayan elektrikli fırçalar dahil)." emtiaları ile davacıya ait 184802, 98/019405, 2007/52986, 2006/12446 sayılı markaların koruma kapsamı altında bulunan "Çamaşırda, bulaşıkta, her türlü eşya ve mekan temizliğinde kullanılan maddeler. Kireçlenmeyi önleyiciler, kireç gidericiler, granül sabun, mekanik temizleme tozu, cam silme maddeleri, yer ve halısilme maddeleri.
Ağartma ve temizlik amaçlı maddeler. Cam silme maddeleri, ağartma ve parlatma maddeleri." emtiaları arasında karşıladıkları ihtiyaç, sağladıkları fayda, amaç, satış, sunum ve dağıtım kanalları, hitap ettikleri tüketici kitleleri bakımından benzerlik bulunduğu, bu emtiaların birbirini tamamlayan ve birinin işlevini yerine getirebilmek için diğerinin de çoğu zaman kullanılması gereken nitelikte emtialar oldukları, dava konusu başvurunun bütününe hakim unsurun “TİTİZ” ibaresi olduğu, fonda yer alan mavi renkli, dalgalı, dikdörtgen şekil unsurunun güçlü bir ayırt ediciliği bulunmamakla birlikte markanın bütüne görsel bir katkı sağladığı, ancak markanın esas unsurunun tek başına “TİTİZ” ibaresi olduğu, davacı yanın dayanak yaptığı önceki tarihli markaları incelendiğinde bu markaların esas unsurunun da "TİTİZ" ibaresinden oluştuğu, taraf markalarında ortak olarak yer alan “TİTİZ” esas unsurunun işaretler arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak doğrudan bir benzerlik yarattığı, ayırt edici vasfı bulunan böylesi bir ibareden kaynaklı ortaklığın ilgili tüketici kitlesi nezdinde, benzerlik ve karıştırılma ihtimaline yol açacağı, somut uyuşmazlıkta dava konusu edilen 21.
sınıftaki “Elektriksiz temizlik aletleri gereçleri (Boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, süngerler, çelik yünleri, üstüpüler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri, bulaşık eldivenleri, elektrikli olmayan cilalama makineleri, halı süpürgeleri, sopalı yer paspasları, makine parçası olmayan elektrikli fırçalar dahil).” emtialarının tamamı bakımından iltibas ihtimalinin mevcut olduğu; davalının müktesep hak kriteri çerçevesinde kalan başka bir ifadeyle 21. sınıftaki emtiaları içeren ve tescil tarihi üzerinden 5 yıllık olağan hak düşürücü süreler geçmiş “TİTİZ” ibaresini esas unsur olarak içerir markalarına bakıldığında, genel anlamda "TP TİTİZ PLASTİK" ibaresini içeren kırmızı kare bir form içerisine konumlandırılmış “TP” logosu ve “TİTİZ PLASTİK” tamlamasından oluştukları, davalıya ait önceki markalarda yer alan “TP” harflerini içerir logo, dava konusu marka başvurusunda yer almadığı gibi görsel stilizasyon anlamında da markaların birbirlerinden ciddi anlamda farklı algılar taşıdıkları, ortalama tüketicinin, bu işareti davalıya ait önceki tarihli logolu "TİTİZ PLASTİK" markalarının serisi yeni bir marka olarak düşünmeyeceği, bu başvurunun, davacıya ait önceki tarihli "TİTİZ" ibareli markaların serisi bir marka olduğunu düşünebileceği, bu nedenle dava konusu marka başvurusunun, davacı şirkete ait "TİTİZ" ibareli önceki tarihli markalara yanaşma çabası içinde olduğu değerlendirildiğinden, davalı şirketin müktesep hak iddiasının yerinde bulunmadığı, Yargıtay 11.
Hukuk Dairesinin 10.06.2019 tarih ve 2018/2740 E., 2019/4178 K. sayılı kararı ile aynı Dairenin 10.10.2019 tarih ve 2018/5338 E., 2019/6437 K. sayılı kararının da aynı yönde olduğu, kötü niyetin ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK'in 2019-M-5758 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ile katılma yolu ile davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markalarının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, markaların bugüne kadar karıştırılmadığını, YİDK kararının hukuka uygun olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin 21. sınıftaki elektriksiz ev gereçlerinin kullanılması için müvekkili ile lisans sözleşmesi yaptığını, davacının bu sınıf yönünden üstün hakkının bulunmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin taraflara ilişkin 13.01.2020 tarih ve 2019/2102 E., 2020/309 K. sayılı en güncel kararında müvekkilinin davacının markalarına yanaşmadığına ilişkin kararı onadığını, Yargıtay kararına rağmen müvekkilinin "TİTİZ" ibaresi üzerinde müktesep hakkı olmadığına karar verildiğini, taraflar arasındaki YİDK kararının iptaline ilişkin üç davanın müvekkili lehine sonuçlandığını, sekiz davanın ise devam ettiğini, müvekkilinin "TİTİZ" ibareli markaların gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkilinin ilk tescilinin 1993 yılında olmasına rağmen davacının tescilinin 1997 yılında olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
3.Katılma yoluyla davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin müvekkilinin markalarına yanaşma çabası içinde olduğunu, davalının başvurusu ile eski tarihli markalarının benzer olmadığını, müvekkilinin markalarından faydalanma kastı ile hareket edildiğini, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalılar vekillerinin ve katılma yoluyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kurum kararının doğru olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064886800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz