İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13370 E. 2018/6380 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari örf ve adet↗ kapalı fatura↗ karine↗ navlun↗ ciro↗ icra takibine itiraz↗ taşıma sözleşmesi↗ kötü niyet tazminatı↗ ispat yükü↗ uyuşmazlık konusu↗ kötü niyet↗ ticari defter↗ fatura↗ çek↗ eksik inceleme↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava konusu alacağı konusunda alacağının varlığı hususunda bir tartışmanın bulunmadığı, ancak davalı kooperatifin dava konusu alacakları akaryakıt bedeli olarak ve çek ciro etmek suretiyle ... olduğu, yine kapalı fatura bedellerinin ödemeye karine olduğu ve kapalı fatura bedeli toplamı ile ödemelerin toplamının dava konusu alacak miktarından daha fazla olduğu, bu nedenle alacağının ödenmiş olduğu, yine ilçede geçerli ticari örf adete göre akaryakıt bedeli olarak ödemenin yapıldığı ve kısmen elden ödeme uygulamasının da bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine ve takip konusu alacağın % 20' si olan 34.001,40 TL kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan faturalar için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, dava konusu navlun ücretine ilişkin faturaların hiçbir şekilde ödenmediğini ileri sürmüş, davalı vekili ise dava konusu faturaların bir kısmının davacının akaryakıt borcunun ödenmesi yoluyla ödendiğini bir kısmının ise elden ödendiğini savunmuştur. Davacının davalı kooperatifin ortağı olduğu, kooperatif ortakları tarafından yapılan taşımaların ödemesinin gönderen tarafından davalı kooperatife yapıldığı, davalı kooperatifin ise navlun ücretlerinin bir kısmını ortaklarının akaryakıt borcunun ödenmesi yoluyla ödediği hususları taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, navlun ücretine ilişkin dava konusu faturaların bedelinin herhangi bir şekilde davacıya ödenip ödenmediği hususunda toplanmaktadır. Mahkemece, yazılı şekilde, davalı tarafından dava konusu faturaların bir kısmının akaryakıt olarak bir kısmının ise elden ödendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen elden ödemelerin hepsinin ödenme tarihinin dava konusu fatura tarihlerinden önce olduğu, ayrıca akaryakıt ödeme listesinin dayanaklarının ve taraflarca dosyaya sunulan ticari defter ve belgelerin incelenmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, ispat yükünün borcu ödediğini savunan davalı üzerinde olduğu gözetilerek taraflarca dosyaya sunulan ticari defter ve belgeler incelendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5863 E. 2019/3287 K.
Ortak:ticari örf ve adet · kapalı fatura · karine · navlun · ciro · ispat yükü · ticari defter · fatura · İtirazın iptali
İncelediğiniz kararda… dava konusu alacağı konusunda alacağının varlığı hususunda bir tartışmanın bulunmadığı, ancak davalı kooperatifin dava konusu alacakları akaryakıt bedeli olarak ve «çek» «ciro» etmek suretiyle ... olduğu, yine «kapalı fatura» bedellerinin ödemeye «karine» olduğu ve kapalı fatura bedeli toplamı ile ödemelerin toplamının dava konusu alacak miktarından daha fazla olduğu, bu nedenle alacağının ödenmiş olduğu, yine ilçede geçerli «ticari örf adete» göre akaryakıt bedeli olarak ödemenin yapıldığı ve kısmen elden ödeme uygulamasının da bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine ve takip konusu alacağın % 20' si olan 34.001,40 TL «kötü niyet tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
… ödendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen elden ödemelerin hepsinin ödenme tarihinin dava konusu «fatura» tarihlerinden önce olduğu, ayrıca akaryakıt ödeme listesinin dayanaklarının ve taraflarca dosyaya sunulan «ticari defter» ve belgelerin incelenmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, «ispat yükünün» borcu ödediğini savunan davalı üzerinde olduğu gözetilerek taraflarca dosyaya sunulan «ticari defter» ve belgeler incelendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dava konusu alacağı akaryakıt bedeli olarak, banka yolu ile, «çek» «ciro» etmek suretiyle ödediği, «kapalı fatura» bedellerinin ödemeye «karine» olup, kapalı fatura bedeli toplamı ile banka ödemelerinin toplamının dava konusu alacak miktarından daha fazla olduğu, ilçede geçerli «ticari örf adete» göre akaryakıt bedeli olarak ödemenin yapıldığı ve kısmen elden ödeme uygulamasının da bulunduğu nazara alındığında dava konusu alacağın davalı tarafından davacıya ödenmiş olduğu gerekçesiyle, davanın reddine, davacı aleyhine %20 oranında «kötüniyet tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, borcu ödediğini savunması nedeniyle «ispat yükünün» davalı üzerinde olduğu ve «tacir» olan davalının «ticari defterleri» ile savunmasını ispat edebileceği nazara alınarak, akaryakıt ödeme listesinin dayanaklarının davalı ticari defter ve belgeleri incelenerek tespiti ile sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik incelemeye» dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1-Dava, «navlun alacağının» tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:açık muvafakat · navlun alacağı · senetle ispat · kötüniyet tazminatı · ikrar · muvafakat · yenileme · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaBu madde uyarınca «senetle ispatı» gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın «açık muvafakati» hâlinde tanık dinlenebilir. '' hükmü uyarınca uyuşmazlığın çözümünde tanık dinlenemeyeceğinin nazara alınmaması doğru olmamıştır.
Ancak, HMK’nın 200. maddesinde '' Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, «yenilenmesi», ertelenmesi, «ikrarı» ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetleispat olunması gerekir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının dava konusu alacağı akaryakıt bedeli olarak, banka yolu ile, «çek» «ciro» etmek suretiyle ödediği, «kapalı fatura» bedellerinin ödemeye «karine» olup, kapalı fatura bedeli toplamı ile banka ödemelerinin toplamının dava konusu alacak miktarından daha fazla olduğu, ilçede geçerli «ticari örf adete» göre akaryakıt bedeli olarak ödemenin yapıldığı ve kısmen elden ödeme uygulamasının da bulunduğu nazara alındığında dava konusu alacağın davalı tarafından davacıya ödenmiş olduğu gerekçesiyle, davanın reddine, davacı aleyhine %20 oranında «kötüniyet tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiştir.
1-Dava, «navlun alacağının» tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13370 E. , 2018/6380 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/03/2016 tarih ve 2014/245-2016/31 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 16/10/2018 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya taşıma hizmeti verdiğini, muhtelif tarihlerdeki taşıma işi ile ilgili olarak kesilen navlun faturalarından 170.007,00 TL’lik kısmının davalı tarafından ödenmediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının icra dosyasına vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının müvekkili kooperatifin ortağı olduğunu ve kooperatif adına yük taşıma işi yaptığını, yapmış olduğu taşıma işi ile ilgili olarak yapılan ödemelerin kooperatife yapıldığını, ancak davacının akaryakıt giderlerinin müvekkili tarafından ödendiğini, taşıma işi ile ilgili kullanılan yakıt giderleri ve masraflar düşüldükten sonra arta kalan kısmın davacıya elden veya çek ile ödendiğini savunarak davanın reddini istemiş ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının dava konusu alacağı konusunda alacağının varlığı hususunda bir tartışmanın bulunmadığı, ancak davalı kooperatifin dava konusu alacakları akaryakıt bedeli olarak ve çek ciro etmek suretiyle ... olduğu, yine kapalı fatura bedellerinin ödemeye karine olduğu ve kapalı fatura bedeli toplamı ile ödemelerin toplamının dava konusu alacak miktarından daha fazla olduğu, bu nedenle alacağının ödenmiş olduğu, yine ilçede geçerli ticari örf adete göre akaryakıt bedeli olarak ödemenin yapıldığı ve kısmen elden ödeme uygulamasının da bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine ve takip konusu alacağın % 20' si olan 34.001,40 TL kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan faturalar için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, dava konusu navlun ücretine ilişkin faturaların hiçbir şekilde ödenmediğini ileri sürmüş, davalı vekili ise dava konusu faturaların bir kısmının davacının akaryakıt borcunun ödenmesi yoluyla ödendiğini bir kısmının ise elden ödendiğini savunmuştur. Davacının davalı kooperatifin ortağı olduğu, kooperatif ortakları tarafından yapılan taşımaların ödemesinin gönderen tarafından davalı kooperatife yapıldığı, davalı kooperatifin ise navlun ücretlerinin bir kısmını ortaklarının akaryakıt borcunun ödenmesi yoluyla ödediği hususları taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık, navlun ücretine ilişkin dava konusu faturaların bedelinin herhangi bir şekilde davacıya ödenip ödenmediği hususunda toplanmaktadır. Mahkemece, yazılı şekilde, davalı tarafından dava konusu faturaların bir kısmının akaryakıt olarak bir kısmının ise elden ödendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen elden ödemelerin hepsinin ödenme tarihinin dava konusu fatura tarihlerinden önce olduğu, ayrıca akaryakıt ödeme listesinin dayanaklarının ve taraflarca dosyaya sunulan ticari defter ve belgelerin incelenmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, ispat yükünün borcu ödediğini savunan davalı üzerinde olduğu gözetilerek taraflarca dosyaya sunulan ticari defter ve belgeler incelendikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/449992500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz