6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticaret unvanının terkini

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10875 E. 2013/9979 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının terkini ticaret unvanı marka hakkına tecavüz terkin ayırt edicilik haksız rekabet iltibas

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 43

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı-karşı davalının MASKOT ibaresinin zayıf marka olduğu, başka unsur ve ilavelerle ayırt edicilik kazandırılabileceği, davacı markası ile davalı ticaret unvanının benzer olmadığı, iltibas tehlikesi bulunmadığı, dolayısıyla markaya tecavüz ve haksız rekabetin söz konusu olmadığı, davacı-karşı davalının markasına ayırt edicilik kattığı, hükümsüzlük şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir.

Asıl dava, marka hakkına tecavüz, haksız rekabetin tespiti, meni, ticaret unvanının terkini, alan adının iptali ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı-karşı davalının ticaret unvanı ve markasının kılavuz sözcüğü MASKOT ibaresi olduğu gibi,

davalı-karşı davacının ticaret unvanı ve alan adında da kılavuz sözcük MASKOT ibaresinden oluşmaktadır. Ayrıca, davaya konu MASKOT ATÖLYESİ ticaret unvanında geçen ATÖLYE ibaresi ise faaliyet türünü göstermiş olması itibariyle 6762 sayılı TTK’nın 43. maddesi uyarınca ticaret unvanına ayırt edicilik katan ibare olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Anılan husus, davalı-karşı davacının alan adı olarak kullandığı tanıtma işareti bakımından da geçerlidir.

Bu itibarla, mahkemece tarafların iddia ve savunmalarında dayandıkları marka, ticaret unvanı ve alan adının asıl unsurunun MASKOT ibaresinden oluştuğu nazara alınarak, somut uyuşmazlığın buna göre çözümlenmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız rekabetin önlenmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7020 E. 2016/2994 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ticaret unvanına tecavüz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15412 E. 2013/253 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/10875 E.  ,  2013/9979 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.04.2012 tarih ve 2009/134-2012/79 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin MASKOT ibareli markası olduğunu, reklam, promosyon ve organizasyon alanında faaliyette bulunduklarını, www.maskot.com. isimli alan adlarının olduğunu, davalının ise ticaret unvanında MASKOT ATÖLYESİ ibaresini kullandığını, www.maskotatolyesi.com alan adının bulunduğunu, davalının kullanımının iltibasa neden olacağını, haksız yarar elde edeceğini ileri sürerek, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, menini, davalının ticaret unvanından MASKOT ibaresinin terkinini, internet alan adının kullanımının durdurulmasını, 10.000 TL manevi tazminatın tahsilini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.

Davalı-karşı davacı vekili, davacı markasının cins, vasıf bildirdiğini, bu ibarenin herkesin kullanımına açık olduğunu, anılan ibarenin tescilinin mümkün bulunmadığını savunarak asıl davanın reddini, karşı davada ise davacı markalarının hükümsüzlüğünü ve ticari itibarlarının zedelenmesi nedeniyle 1.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı-karşı davalının MASKOT ibaresinin zayıf marka olduğu, başka unsur ve ilavelerle ayırt edicilik kazandırılabileceği, davacı markası ile davalı ticaret unvanının benzer olmadığı, iltibas tehlikesi bulunmadığı, dolayısıyla markaya tecavüz ve haksız rekabetin söz konusu olmadığı, davacı-karşı davalının markasına ayırt edicilik kattığı, hükümsüzlük şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir.

Asıl dava, marka hakkına tecavüz, haksız rekabetin tespiti, meni, ticaret unvanının terkini, alan adının iptali ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçelerle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı-karşı davalının ticaret unvanı ve markasının kılavuz sözcüğü MASKOT ibaresi olduğu gibi,

davalı-karşı davacının ticaret unvanı ve alan adında da kılavuz sözcük MASKOT ibaresinden oluşmaktadır. Ayrıca, davaya konu MASKOT ATÖLYESİ ticaret unvanında geçen ATÖLYE ibaresi ise faaliyet türünü göstermiş olması itibariyle 6762 sayılı TTK’nın 43. maddesi uyarınca ticaret unvanına ayırt edicilik katan ibare olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Anılan husus, davalı-karşı davacının alan adı olarak kullandığı tanıtma işareti bakımından da geçerlidir.

Bu itibarla, mahkemece tarafların iddia ve savunmalarında dayandıkları marka, ticaret unvanı ve alan adının asıl unsurunun MASKOT ibaresinden oluştuğu nazara alınarak, somut uyuşmazlığın buna göre çözümlenmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı-karşı davalıya iadesine, 15.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/516126500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.