İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/7000 E. 2013/9888 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hayat sigortası↗ zamanaşımı def'i↗ reeskont faizi↗ icra takibine itiraz↗ def'i↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ sigorta poliçesi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davalı vekili zamanaşımı def'inde bulunmuş ise de davanın açıldığı tarihteki Sigorta Murakabe Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca alacağın 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, süresinde dava açıldığı, davacının açtığı kısmi davada alacak miktarının belirlendiği, alacak miktarının yargılamayla ortaya çıktığı, inkar tazminat koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın, ...'a velayeten annesi ... tarafından açılmış olmasına, her ne kadar gerekçeli kararda ... davacı olarak gösterilmiş ise de bu eksikliğin maddi hatadan kaynaklanmış bulunmasına, mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan bakiye tazminat alacağının tahsiline yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir.
Ancak, davacı iki ayrı poliçeye dayalı tazminat talebinde bulunmuş olmasına, tazminat miktarının poliçe özel ve genel şartlarına göre hesaplanabilir nitelikte bulunmasına, esasen eldeki davanın taraflar arasında görülen kısmi davada alınan bilirkişi raporunda belirlenen bakiye tazminat alacağına ilişkin olmasına, başka bir ifadeyle alacağın likit bulunmasına rağmen talep gibi icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde bu istemin reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11871 E. 2010/2879 K.
Ortak:zamanaşımı def'i · def'i · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davalı vekili «zamanaşımı def»'inde bulunmuş ise de davanın açıldığı tarihteki Sigorta Murakabe Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca alacağın 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, süresinde dava açıldığı, davacının açtığı kısmi davada alacak miktarının belirlendiği, alacak miktarının yargılamayla ortaya çıktığı, «inkar tazminat» koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının «icra takibine itirazının» iptaline, takibin devamına ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren «reeskont faizi» uygulanmasına karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1-Dava, taraflar arasındaki «temsilcilik» sözleşmesi uyarınca doğduğu iddia edilen «komisyon» ücreti alacağının davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, davalı taraf «zamanaşımı def»'inde bulunmuştur.
Bu durumda mahkemece davalının «zamanaşımı def»'i ile ilgili olarak bir karar verilmek gerekirken, bu konuda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiş olması doğru görülmediğinden, hüküm bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · komisyon · temsil
Benzer bu kararda1-Dava, taraflar arasındaki «temsilcilik» sözleşmesi uyarınca doğduğu iddia edilen «komisyon» ücreti alacağının davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, davalı taraf «zamanaşımı def»'inde bulunmuştur.
Bu durumda mahkemece davalının «zamanaşımı def»'i ile ilgili olarak bir karar verilmek gerekirken, bu konuda olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiş olması doğru görülmediğinden, hüküm bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2063 E. 2013/19562 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarına saldırı · kişilik hakları · taraf ehliyeti · temerrüt faizi · maddi tazminat · yasal faiz · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, sorumluluğunun üst sınırının 86.782,05 TL olup, davacıların «maddi tazminat» taleplerinin üst sınırın altında kaldığı, bileti ...ve ...'nın aldıkları dolayısıyla sözleşmenin ...ve ...arasında kurulduğu, davacılar ... ve ...'ın ancak velayeten ...ve ...adına tazminat talep edebilecekleri, kendi adlarına aktif dava «ehliyetlerinin» bulunmadığı, eşya kaybolmasının davacıların «kişilik haklarına saldırı» olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.250,00 TL maddi tazminatın 08/08/2010 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile küçükler ...ve ...Kurtcan’a velayeten anne babası olan ... ve ...’a verilmesine, ... ve ...’ın açtıkları davanın aktif dava ehli …
Davacıların dava dilekçesinde "«avans faizi»" talebinde bulunmasına ve uyuşmazlığın yolcu taşımasından kaynaklanmış olmasına göre mahkemece avans oranı nispetinde «temerrüt faizine» hükmedilmek gerekirken «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılma …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/7000 E. , 2013/9888 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.12.2010 tarih ve 2008/606-2010/636 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekillerince tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14.05.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin babasının davalıyla hayattayken menfaattarının müvekkili olduğu iki ayrı hayat sigorta poliçesi akdettiğini, sigorta ettirenin 25.12.2003 tarihinde kaza sonucu öldüğünü, poliçe alacağının bir kısmının dava edildiğini, tahsile karar verildiğini, bakiyesi için yapılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 inkar tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, istemin zamanaşımına uğradığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davalı vekili zamanaşımı def'inde bulunmuş ise de davanın açıldığı tarihteki Sigorta Murakabe Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca alacağın 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, süresinde dava açıldığı, davacının açtığı kısmi davada alacak miktarının belirlendiği, alacak miktarının yargılamayla ortaya çıktığı, inkar tazminat koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davanın, ...'a velayeten annesi ... tarafından açılmış olmasına, her ne kadar gerekçeli kararda ... davacı olarak gösterilmiş ise de bu eksikliğin maddi hatadan kaynaklanmış bulunmasına, mahallinde her zaman düzeltilmesinin mümkün olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan bakiye tazminat alacağının tahsiline yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir.
Ancak, davacı iki ayrı poliçeye dayalı tazminat talebinde bulunmuş olmasına, tazminat miktarının poliçe özel ve genel şartlarına göre hesaplanabilir nitelikte bulunmasına, esasen eldeki davanın taraflar arasında görülen kısmi davada alınan bilirkişi raporunda belirlenen bakiye tazminat alacağına ilişkin olmasına, başka bir ifadeyle alacağın likit bulunmasına rağmen talep gibi icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde bu istemin reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 13.221,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine,14.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/515721800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz