6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Maddi ve Manevi Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2063 E. 2013/19562 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumluluk üst sınırı (sdr) kişilik haklarına saldırı kişilik hakları aktif dava ehliyeti taraf ehliyeti temerrüt faizi maddi tazminat yasal faiz avans faizi temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: BK · HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, sorumluluğunun üst sınırının 86.782,05 TL olup, davacıların maddi tazminat taleplerinin üst sınırın altında kaldığı, bileti ...ve ...'nın aldıkları dolayısıyla sözleşmenin ...ve ...arasında kurulduğu, davacılar ... ve ...'ın ancak velayeten ...ve ...adına tazminat talep edebilecekleri, kendi adlarına aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığı, eşya kaybolmasının davacıların kişilik haklarına saldırı olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.250,00 TL maddi tazminatın 08/08/2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile küçükler ...ve ...Kurtcan’a velayeten anne babası olan ... ve ...’a verilmesine, ... ve ...’ın açtıkları davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, havayolu ile yolcu taşımacılığından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacıların dava dilekçesinde "avans faizi" talebinde bulunmasına ve uyuşmazlığın yolcu taşımasından kaynaklanmış olmasına göre mahkemece avans oranı nispetinde temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13160 E. 2011/5955 K.

    Ortak: · Maddi ve Manevi Tazminat

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/2063 E.  ,  2013/19562 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.11.2012 tarih ve 2011/359-2012/244 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, 15 yaşındaki ...ile 12 yaşındaki ...'nın tenis akademisi yaz kampına gitmek üzere davalı şirketin İzmir-İstanbul-... uçağına bilet aldıklarını, ... Havaalanına vardıklarında tenis ekipmanlarının da içinde olduğu bagajlarının kaybolduğunu, durumu derhal anne ve babası olan diğer müvekkilleri ... ve ...'a bildirdiklerini, THY yetkilileri ile yapılan bir çok telefon görüşmesine rağmen bir sonuç alınamadığını, gerekli yardımı bulamadıklarını, bir yandan kamp yetkilisi ile buluşma bir yandan bagajları için koşuşturan çocukların büyük bir üzüntü ve travma yaşadıklarını, sonuçta kampa tenis malzemeleri olmadan gitmek zorunda kaldıklarını, nihayet 3 gün sonunda bagajın bulunarak müvekkillerine teslim edildiğini ileri sürerek her bir müvekkili için 1.500,00'er TL olmak üzere 6.000,00 TL manevi tazminatın, üç günluk kurs bedeli 975,12 Euro, 277,00 TL bagaj taşıma bedeli, bagaj geç ulaştırma tazminatı, telefon bedelleri vs.

karşılığı olarak da şimdilik 2.250,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacılar ... ve ...'ın aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığını, Varşova/Lahey Protokolü 26/2 maddesi uyarınca 21 gün içinde ihbar yapılmadığını, azami sorumluluklarının 1.260,00 USD ile sınırlı olduğunu, ileri sürülen zarar kalemleri ile bagajın geç teslimi arasında illiyet bağının bulunmadığını, BK 49. maddesi uyarınca manevi tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, sorumluluğunun üst sınırının 86.782,05 TL olup, davacıların maddi tazminat taleplerinin üst sınırın altında kaldığı, bileti ...ve ...'nın aldıkları dolayısıyla sözleşmenin ...ve ...arasında kurulduğu, davacılar ... ve ...'ın ancak velayeten ...ve ...adına tazminat talep edebilecekleri, kendi adlarına aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığı, eşya kaybolmasının davacıların kişilik haklarına saldırı olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.250,00 TL maddi tazminatın 08/08/2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile küçükler ...ve ...Kurtcan’a velayeten anne babası olan ... ve ...’a verilmesine, ... ve ...’ın açtıkları davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, havayolu ile yolcu taşımacılığından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacıların dava dilekçesinde "avans faizi" talebinde bulunmasına ve uyuşmazlığın yolcu taşımasından kaynaklanmış olmasına göre mahkemece avans oranı nispetinde temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, mahkeme kararının hüküm bölümünün (1) nolu bendinde yer alan "yasal" ibaresinin karardan çıkartılarak yerine "avans" ibaresinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, aşağıda yazılı bakiye 121,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/730155500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.