Rücu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/11092 E. 2013/9359 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kat mülkiyeti↗ infazda tereddüt↗ infaz↗ rücu↗ kâr payı↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunmalar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ana taşınmazın ortak tesisatı olan pis su gider borusunun tıkanması sebebiyle sigortalı konutta hasar meydana geldiği, oluşan hasar bedelinin 5.278 TL olduğu, hasarın taşınmazın ortak yerlerinde meydana gelmesi sebebiyle Kat Mülkiyeti Kanununun 19. maddesi gereğince kat maliklerinin tamamının arsa payı oranında hasardan sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalılar hakkında yapılan icra takibinin 5.278 TL üzerinden ve davalıların arsa payları oranında devamına, icra inkar tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilleri temyiz etmiştir.
1 - Dava, konut sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalılar hakkındaki icra takibinin tapudaki hisseleri oranında devamına karar verilmişse de, söz konusu kabul şekli, infazda tereddüt ve karışıklığa yol açacağından, davalıların sorumlu olduğu miktarların hükümde ayrı ayrı gösterilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
2- Öte yandan davalılar hakkında açılan davanın aynı nedenle reddedildiği göz önüne alınmaksızın, reddedilen kısım yönünden, davalılar lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, her bir davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi dahi doğru görülmemiş kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre mümeyyiz davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7736 E. 2011/598 K.
Ortak:infazda tereddüt · infaz · hasar · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaMahkemece davanın kısmen kabulü ile davalılar hakkındaki icra takibinin tapudaki hisseleri oranında devamına karar verilmişse de, söz konusu kabul şekli, «infazda tereddüt» ve karışıklığa yol açacağından, davalıların sorumlu olduğu miktarların hükümde ayrı ayrı gösterilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
… savunmalar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ana taşınmazın ortak tesisatı olan pis su gider borusunun tıkanması sebebiyle sigortalı konutta «hasar» meydana geldiği, oluşan hasar bedelinin 5.278 TL olduğu, hasarın taşınmazın ortak yerlerinde meydana gelmesi sebebiyle Kat Mülkiyeti Kanununun 19. maddesi gereğince kat maliklerinin tamamının arsa «payı» oranında hasardan sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalılar hakkında yapılan icra takibinin 5.278 TL üzerinden ve davalıların arsa payları oranında devamına, «icra inkar tazminatı» talebinin ise reddine karar verilmiştir.
2- Öte yandan davalılar hakkında açılan davanın aynı nedenle reddedildiği göz önüne alınmaksızın, reddedilen kısım yönünden, davalılar lehine tek bir «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, her bir davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi dahi doğru görülmemiş kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… e de alacak arsa payları gözetilerek istendiği halde, mahkemenin gerekçesinde her ne kadar diğer ortaklar... ve ...’nın payları düştüğü belirtilmiş olsa da, hükümde «infazda tereddüt» yaratacak ve HUMK 74. maddeye aykırı olacak şekilde itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalıların malik olduğu binaya ait pis su borularının tıkanması nedeniyle davacı tarafından sigortalı iş yerinde talep kadar «hasar» meydana geldiği, takibe itiraz etmeyen malik ile sigortalı iş yerinin ortağı malikin hisselerine düşen paylar indirilmek suretiyle hasarın hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işlemiş faiz · dava sebebi
Benzer bu karardaAyrıca takipte talep edilen «işlemiş faize» de itiraz edilmiş, kararda faize ilişkin itiraz bakımından denetlenmeye elverişli olacak şekilde açıklık bulunmadığından hükmün bu yönden de davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
3) Vekalet ücreti hususundaki temyiz talebi bozma şekil ve «sebebine» göre şimdilik incelenmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8923 E. 2010/446 K.
Ortak:sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz kararda… savunmalar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ana taşınmazın ortak tesisatı olan pis su gider borusunun tıkanması sebebiyle sigortalı konutta «hasar» meydana geldiği, oluşan hasar bedelinin 5.278 TL olduğu, hasarın taşınmazın ortak yerlerinde meydana gelmesi sebebiyle Kat Mülkiyeti Kanununun 19. maddesi gereğince kat maliklerinin tamamının arsa «payı» oranında hasardan sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalılar hakkında yapılan icra takibinin 5.278 TL üzerinden ve davalıların arsa payları oranında devamına, «icra inkar tazminatı» talebinin ise reddine karar verilmiştir.
1 - Dava, konut «sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücu» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, ekspertiz raporunda «hasar» nedeninin konutların ortak pis su borusundan kaynaklandığının açıklandığı, davalının konutundan sızan sular sonucu hasara uğradığına dair kanıt olmadığı, yasal bir tespitin bulunmadığı, «illiyet bağının» kurulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, konut «sigorta poliçesine» dayalı rucuan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkiline sigortalı konutun davalıya ait konuttaki tadilat nedeniyle ortak pis su borusunun tıkanması sonucu «hasara» uğradığını ileri sürmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşif · illiyet bağı · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaİddiasını apartman yönetiminin yazılı beyanına, mahallinde «keşif» yapılarak «bilirkişi incelemesi» sonucu alınacak rapora ve diğer kanıtlara dayandırmıştır.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, ekspertiz raporunda «hasar» nedeninin konutların ortak pis su borusundan kaynaklandığının açıklandığı, davalının konutundan sızan sular sonucu hasara uğradığına dair kanıt olmadığı, yasal bir tespitin bulunmadığı, «illiyet bağının» kurulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durum karşısında, sigortalı konutta meydana gelen «hasar» bakımından davacı iddiası üzerinde durulması, tüm kanıtlarının değerlendirilmesi ve gerektiğinde uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulu vasıtasıyla mahallinde «keşif» yapılarak rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksper raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/11092 E. , 2013/9359 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 8. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/09/2011 tarih ve 2009/652-2011/879 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı sigortalı arasında konut sigorta poliçesi düzenlendiğini, sigortalı konuta davalıların maliki olduğu apartmanın ortak kullanım alanından su sızması sebebiyle sigortalı konuttaki eşyaların hasarlandığını, müvekkilinin hasar bedelini ödediğini, davalar hakkında başlatılan icra takibine itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalıların itirazının iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ..., Gül İnşaat A.Ş. ve ... vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlar, diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunmalar, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ana taşınmazın ortak tesisatı olan pis su gider borusunun tıkanması sebebiyle sigortalı konutta hasar meydana geldiği, oluşan hasar bedelinin 5.278 TL olduğu, hasarın taşınmazın ortak yerlerinde meydana gelmesi sebebiyle Kat Mülkiyeti Kanununun 19. maddesi gereğince kat maliklerinin tamamının arsa payı oranında hasardan sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalılar hakkında yapılan icra takibinin 5.278 TL üzerinden ve davalıların arsa payları oranında devamına, icra inkar tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilleri temyiz etmiştir.
1 - Dava, konut sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalılar hakkındaki icra takibinin tapudaki hisseleri oranında devamına karar verilmişse de, söz konusu kabul şekli, infazda tereddüt ve karışıklığa yol açacağından, davalıların sorumlu olduğu miktarların hükümde ayrı ayrı gösterilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
2- Öte yandan davalılar hakkında açılan davanın aynı nedenle reddedildiği göz önüne alınmaksızın, reddedilen kısım yönünden, davalılar lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, her bir davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi dahi doğru görülmemiş kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre mümeyyiz davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalılar vekillerinin temyiz itirazların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/515642500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz