Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5641 E. 2013/9437 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denetime elverişlilik↗ kamu düzeni↗ uyuşmazlık konusu↗ bilirkişi incelemesi↗ ıslah↗ ayırt edicilik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 1, 3, 5, 6, 7, 11, 13, 14 nolu tasarımların sadece anonim karakterli ve geleneksellik arz eden motif olup, yeni olmadığı, 2 ve 9 nolu desenin orijinal örnekleri sıkça görünen bir desen olduğu ancak, birebir kopyasına ilişkin delilinin dosya içerisinde bulunmadığı, 15 nolu desenin de Avrupa etkisinde bir Osmanlı deseni olduğu, 17 nolu desenin girift kompozisyonlu Osmanlı deseni olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı vekilinin 01/11/2006 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak davalı adına tescilli 2003/04237 nolu tasarımın 1, 3, 5, 6, 7, 9, 11, 13, 14, 15, 17 nolu tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına uyuşmazlık konusu 2003/004237 nolu çoklu tasarım tescil belgesindeki 1, 3, 5, 7, 11, 13 ve 14 nolu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadıklarının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- 554 sayılı KHK’nin 6. maddesi uyarınca, bir tasarımın tescil edilebilmesi için, tasarımın aynısının başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması, bir başka deyişle mutlak yenilik koşulu kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir. 554 sayılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın ayırt edicilik unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, 554 sayılı KHK ile mutlak yenilik kriteri benimsendiğinden, hükümsüzlük davasında bu yönün mahkemece re’sen dikkate alınarak, tarafların bildirdikleri delillerle birlikte anılan KHK’nin 5 ila 10. maddeleri hükümleri göz önüne alınmak suretiyle ve somut uyuşmazlık koşulları itibariyle de bilirkişi görüşü alınarak çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Dava konusu olayda, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış alınan bilirkişi raporunda, davalıya ait 2003/004237 sayılı çoklu tasarım belgesindeki 9, 15 ve 17 nolu tasarımların birebir örneklerini saptayamadıkları, bu desenlerin varsa birebir ya da yakın örneklerinin yüzlerce müze ve koleksiyona dağılmış olan Osmanlı kumaşları ve desenleri arasında bulunmasının çok geniş araştırma konusu olduğu, müzelerden büyük müzayedecilerle koleksiyonerlerden Osmanlı sanat tarihçilerden sorulabileceği belirtilmiştir.
Yukarıda da açıklandığı üzere 554 sayılı KHK'nın 6. maddesi ile kabul edilen mutlak yenilik koşulu kamu düzenine ilişkin olduğundan, taraflarca bildirilen deliller yanında bilirkişilerin özel ve teknik bilgilerine dayalı olarak yapacakları araştırmada şayet dava konusu tasarımın yenilik unsurunu ortadan kaldıran bir başka tasarımın bulunduğu sonucuna ulaştıkları taktirde, raporda bu tasarıma dayalı olarak da yenilik değerlendirmesi yapmaları mümkündür.
Mahkemece, bilirkişilerin mesleki bilgi ve tecrübeleri ile dava konusu 9,15 ve 17 nolu tasarımların Osmanlı deseni olduğu görüşünü açıkladıklarından yeni olmadıklarından bahisle bu tasarımlar bakımından da hükümsüzlük kararı verilmiştir. Ne varki, bilirkişilerce dosyaya herhangi bir Osmanlı desen örneği sunulmaksızın genel bilgi soyut ifadelerle görüş açıklanmış olup, anılan tasarımlara ilişkin olarak 554 sayılı KHK hükümlere uygun, denetime elverişli bir şekilde yapılan kıyaslama sonucu düzenlenen bir mütalaa olarak kabulü mümkün olamayacağından; yazılı gerekçelerle dava konusu 9,15 ve 17 nolu tasarımlar bakımından da davanın kabulü karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2531 E. 2013/19864 K.
Ortak:denetime elverişlilik · kamu düzeni · ıslah
İncelediğiniz kararda… etkisinde bir Osmanlı deseni olduğu, 17 nolu desenin girift kompozisyonlu Osmanlı deseni olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı vekilinin 01/11/2006 tarihli «ıslah» dilekçesi dikkate alınarak davalı adına tescilli 2003/04237 nolu tasarımın 1, 3, 5, 6, 7, 9, 11, 13, 14, 15, 17 nolu tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Yukarıda da açıklandığı üzere 554 sayılı KHK'nın 6. maddesi ile kabul edilen mutlak yenilik koşulu «kamu düzenine» ilişkin olduğundan, taraflarca bildirilen deliller yanında bilirkişilerin özel ve teknik bilgilerine dayalı olarak yapacakları araştırmada şayet dava konusu tasarı …
Ne varki, bilirkişilerce dosyaya herhangi bir Osmanlı desen örneği sunulmaksızın genel bilgi soyut ifadelerle görüş açıklanmış olup, anılan tasarımlara ilişkin olarak 554 sayılı KHK hükümlere uygun, «denetime elverişli» bir şekilde yapılan kıyaslama sonucu düzenlenen bir mütalaa olarak kabulü mümkün olamayacağından; yazılı gerekçelerle dava konusu 9,15 ve 17 nolu tasarımlar bakımından da davanın kabulü karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaOysa, 554 sayılı KHK'nın 6. maddesinde kabul edilen mutlak yenilik koşulu «kamu düzenine» ilişkin olduğundan, taraflarca bildirilen delillerin yanında bilirkişilerin de özel ve teknik bilgilerine dayalı olarak araştırma ve değerlendirme yapmaları mümkün bulunmaktadır.
Bu kapsamda mahkemece alınan bilirkişi raporlarının 554 sayılı KHK. hükümlerine uygun ve «denetime elverişli» olduğundan söz edilemez.
… a sunulmuş hangi tasarıma benzediği konusunda, desen örneklerinin de gösterilmesi suretiyle yenilik incelemesi yaptırılması ve bu şekilde hükmü izlemeye ve Yargıtay «denetimine elverişli rapor» alındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayanılarak, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli rapor · tescilsiz tasarım · sicilden terkin · yenileme · hukuki yarar · terkin · eksik inceleme
Benzer bu kararda1-Dava, 554 sayılı KHK hükümleri uyarınca davalı adına «tescilli tasarımlarının» iptali ile «sicilden terkini» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
… a sunulmuş hangi tasarıma benzediği konusunda, desen örneklerinin de gösterilmesi suretiyle yenilik incelemesi yaptırılması ve bu şekilde hükmü izlemeye ve Yargıtay «denetimine elverişli rapor» alındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayanılarak, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Ayrıca TPE'ce dosyaya sunulan yazılarda, dava konusu çoklu tasarımlardan 3075 ve 3186 sayılı olanların «yenilenmediğinden», 554 sayılı KHK'nın 36. maddesi uyarınca tasarım hakkının sona erdiği bildirilmiştir.
Dava açılmasında «hukuki yararın» olup olmadığı ise dava şartıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3365 E. 2017/6487 K.
Ortak:denetime elverişlilik · ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda554 sayılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
Ne varki, bilirkişilerce dosyaya herhangi bir Osmanlı desen örneği sunulmaksızın genel bilgi soyut ifadelerle görüş açıklanmış olup, anılan tasarımlara ilişkin olarak 554 sayılı KHK hükümlere uygun, «denetime elverişli» bir şekilde yapılan kıyaslama sonucu düzenlenen bir mütalaa olarak kabulü mümkün olamayacağından; yazılı gerekçelerle dava konusu 9,15 ve 17 nolu tasarımlar bakımından da davanın kabulü karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaŞti. vekili dava konusu desenin Türkiye'de pek çok fabrikada üretimde kullanılan bir desen olduğunu, davacının tasarımının yenilik ve «ayırt edicilik» özelliği bulunmadığını savunmuş ve bilirkişi raporuna da itiraz etmiştir.
… miş kullanıcı gözüyle” değerlendirmesi yapılarak ve tasarımcının seçenek özgürlüğü üzerinde de durulmak suretiyle bir sonuca varılması gerekirken; anılan hususlarda «denetime elverişli» değerlendirme içermeyen yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde tecavüzün tespiti ve tazminata hükmedilmesi doğru olmadığından kararın davalı .. …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · ilan
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliler, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, endüstriyel tasarıma tecavüzün men'i isteminin kabulü ile davacı adına 2010/00497 no ile tescilli çoklu tasarımlardan 14.1 no'lu desene davalılarca tecavüzde bulunulduğunun tespitine, tecavüzün durdurulmasına, «maddi tazminat» isteminin kısmen kabulü ile 2.000,00'er TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, davalı ...
Tekstil bakımından fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 3.000,00'er TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline ve hükmün «ilanına» dair verilen kararın davacı vekili ve davalı ...
-
Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4300 E. 2017/6161 K.
Ortak:denetime elverişlilik · ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda554 sayılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
Ne varki, bilirkişilerce dosyaya herhangi bir Osmanlı desen örneği sunulmaksızın genel bilgi soyut ifadelerle görüş açıklanmış olup, anılan tasarımlara ilişkin olarak 554 sayılı KHK hükümlere uygun, «denetime elverişli» bir şekilde yapılan kıyaslama sonucu düzenlenen bir mütalaa olarak kabulü mümkün olamayacağından; yazılı gerekçelerle dava konusu 9,15 ve 17 nolu tasarımlar bakımından da davanın kabulü karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaKHK’nin aradığı yenilik ve «ayırt edicilik» koşullarını sağlamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile TPE YİDK'in 2014-T-432 sayılı kararının iptaline, dava konusu 2013/04492/1-2 sıra no’lu tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
554 sayılı KHK’nın 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
… rine ağırlık verilip verilmediği ve seçenek özgürlüğü gibi hususlar dikkate alınarak, aralarında tasarım uzmanın da bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden Yargıtay «denetimine elverişli» olacak şekilde rapor alınarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, kıyaslanan tasarımlar bakımından 554 sayılı KHK'nin 7. ve 11. maddeleri kapsamında bir değ …
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13439 E. 2012/5244 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi · ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda554 sayılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
Dava konusu olayda, mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış alınan bilirkişi raporunda, davalıya ait 2003/004237 sayılı çoklu tasarım belgesindeki 9, 15 ve 17 nolu tasarımların birebir örneklerini saptayamadıkla …
Benzer bu kararda554 Sayılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın «ayırt edicilik» unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir.
… usu tasarımın yenilik unsuruna sahip olup olmadığının, bir başka deyişle, o tasarımın dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş bulunup bulunmadığının gerekirse «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı TPE'nin itiraz nedenleri ile sınırlı olarak inceleme yapma «yetkisinin» bulunduğu, itiraz aşamasında sunulmayan ve daha sonraki gelişmelerle ilgili delillerin YİDK kararının iptali istemli davada göz önüne alınamayacağı, bu nitelikteki …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/5641 E. , 2013/9437 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02.11.2010 tarih ve 2005/561-2010/200 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.05.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava ve ıslah dilekçesi ile davalının 2003 004237 nolu tasarımın 1, 3, 5, 6, 7, 9, 11, 13, 14, 15, 17 nolu tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik özelliğinin bulunmadığını, herkesçe bilinen Osmanlı motiflerinin davalı tarafından kötü niyetli olarak tescil ettirildiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2003 004237/1, 3, 5, 6, 7, 9, 11, 13, 14, 15, 17 nolu endüstriyel tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iptalini istediği çoklu tasarımın müvekkilinin tasarımcıları tarafından ortaya çıkarıldığını ve yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinin mevcut olduğunu, söz konusu tasarımların Osmanlı Türk kumaş desenlerinin renk, raport, doku, yapı ve kalite bakımından yeniden tasarlanması neticesinde ortaya çıktığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 1, 3, 5, 6, 7, 11, 13, 14 nolu tasarımların sadece anonim karakterli ve geleneksellik arz eden motif olup, yeni olmadığı, 2 ve 9 nolu desenin orijinal örnekleri sıkça görünen bir desen olduğu ancak, birebir kopyasına ilişkin delilinin dosya içerisinde bulunmadığı, 15 nolu desenin de Avrupa etkisinde bir Osmanlı deseni olduğu, 17 nolu desenin girift kompozisyonlu Osmanlı deseni olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı vekilinin 01/11/2006 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak davalı adına tescilli 2003/04237 nolu tasarımın 1, 3, 5, 6, 7, 9, 11, 13, 14, 15, 17 nolu tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına uyuşmazlık konusu 2003/004237 nolu çoklu tasarım tescil belgesindeki 1, 3, 5, 7, 11, 13 ve 14 nolu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadıklarının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- 554 sayılı KHK’nin 6. maddesi uyarınca, bir tasarımın tescil edilebilmesi için, tasarımın aynısının başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması, bir başka deyişle mutlak yenilik koşulu kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir. 554 sayılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın ayırt edicilik unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11.
maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, 554 sayılı KHK ile mutlak yenilik kriteri benimsendiğinden, hükümsüzlük davasında bu yönün mahkemece re’sen dikkate alınarak, tarafların bildirdikleri delillerle birlikte anılan KHK’nin 5 ila 10. maddeleri hükümleri göz önüne alınmak suretiyle ve somut uyuşmazlık koşulları itibariyle de bilirkişi görüşü alınarak çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Dava konusu olayda, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış alınan bilirkişi raporunda, davalıya ait 2003/004237 sayılı çoklu tasarım belgesindeki 9, 15 ve 17 nolu tasarımların birebir örneklerini saptayamadıkları, bu desenlerin varsa birebir ya da yakın örneklerinin yüzlerce müze ve koleksiyona dağılmış olan Osmanlı kumaşları ve desenleri arasında bulunmasının çok geniş araştırma konusu olduğu, müzelerden büyük müzayedecilerle koleksiyonerlerden Osmanlı sanat tarihçilerden sorulabileceği belirtilmiştir.
Yukarıda da açıklandığı üzere 554 sayılı KHK'nın 6. maddesi ile kabul edilen mutlak yenilik koşulu kamu düzenine ilişkin olduğundan, taraflarca bildirilen deliller yanında bilirkişilerin özel ve teknik bilgilerine dayalı olarak yapacakları araştırmada şayet dava konusu tasarımın yenilik unsurunu ortadan kaldıran bir başka tasarımın bulunduğu sonucuna ulaştıkları taktirde, raporda bu tasarıma dayalı olarak da yenilik değerlendirmesi yapmaları mümkündür.
Mahkemece, bilirkişilerin mesleki bilgi ve tecrübeleri ile dava konusu 9,15 ve 17 nolu tasarımların Osmanlı deseni olduğu görüşünü açıkladıklarından yeni olmadıklarından bahisle bu tasarımlar bakımından da hükümsüzlük kararı verilmiştir. Ne varki, bilirkişilerce dosyaya herhangi bir Osmanlı desen örneği sunulmaksızın genel bilgi soyut ifadelerle görüş açıklanmış olup, anılan tasarımlara ilişkin olarak 554 sayılı KHK hükümlere uygun, denetime elverişli bir şekilde yapılan kıyaslama sonucu düzenlenen bir mütalaa olarak kabulü mümkün olamayacağından; yazılı gerekçelerle dava konusu 9,15 ve 17 nolu tasarımlar bakımından da davanın kabulü karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/515624800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz