Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4188 E. 2019/3352 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık ayıp↗ gizli ayıp↗ mahrum kalınan kâr↗ kazanç kaybı↗ ayıp↗ finansal kiralama↗ kâr mahrumiyeti↗ yenileme↗ temlik↗ kâr kaybı↗ feragat↗ ıslah↗ dosya masrafı↗ dahili dava↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ teslim↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre, davalı ... yönünden verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı Bureau Veritas Paris hakkındaki davanın ıslah edilmiş hali ile kısmen kabulüne, 2.232.790 USD nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte BK nın 83. maddesi kapsamında davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Bureau Veritas vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı Bureau Veritas Parne vekilinin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, gemi üzerindeki müstehak alacaklarını ve ferilerini dava dışı Türkay Denizcilik A.Ş.'den temlik alan Atak Denizcilik A.Ş. tarafından, FATSA B. (önceki adı SEA WAGNER olan) gemisinin satın alınması sırasında davalı Bureau Veritas Parne şirketi tarafından düzenlenen klas kayıtlarının geminin gerçek durumunu yansıtmadığı, bu nedenle davacının zarara uğradığı iddiasına dayalı olarak tamir masrafları, kâr kayıpları ve finansal kayıpların klas kuruluşu Bureau Veritas Parne ve finansal kiralama şirketi Halk Finansal Kiralama A.Ş.'den tahsili amacıyla açılan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan Dairemizin 05/07/2012 tarihli bozma ilamında da açıklandığı üzere davacının selefi müflis Türkay Denizcilik A.Ş.'nin, gemideki açık ayıpları ve dolayısıyla gerekli tamir masraflarını ve sürelerini bilerek gemiyi Lizbon’da 15/06/1994 tarihinde teslim aldığı, ancak gizli ayıp niteliğinde olan saç kalınlığındaki incelmenin bildirilmediği belirlendiğine göre, mahkemece tamir giderlerinden yalnızca gizli ayıp niteliğinde olan saç ve saç işçiliği giderine karar verilmesi, diğer talepler açık ayıplara ilişkin olduğundan bu taleplerin reddedilmesi gerekmektedir. Bu nedenle de mahkemece gizli ayıp niteliğinde olmayan çelik yapı yenileme işlemleri ayıklandıktan sonra gizli ayıplar için kullanılan çelik miktarı ve kullanıldıkları yerler belirlenerek tamir giderlerinin hesaplanması gerekirken gizli ayıpların tamirinde kullanılan çelik miktarı ve işçilik masrafları belirlenmeksizin kullanılan tüm çeliklerin bedeli ile işçilik masraflarının hesaplamaya dahil edilmesi doğru görülmemiştir.
3-Yine, geminin tamiratının Türkiye'de gerçekleştirildiği ve davacı tarafından yapılan tamir giderlerinin bir kısmının Türk Lirası olarak yapıldığı anlaşıldığından, mahkemece, zararın doğduğunun kabul edilmesine ve Türk Lirası üzerinden zarar doğmasına, bu hususa Diremiz bozma ilamında yer verilmesine rağmen tamir masraflarının tamamının USD üzerinden tahsiline karar verilmesi de doğru olmamıştır.
4-Ayrıca, tamir süresi 77 gün olarak dikkate alınmış ise de, bu sürenin tamamı davacının isteyebileceği gizli ayıp, başka bir deyişle geminin saç tamirine ilişkin olmayıp, aynı zamanda aşikâr ayıpların da tamir süresini kapsamaktadır. Davacı yukarıda açıklandığı üzere geminin açık ayıplarının tamiri için gereken süredeki kâr kaybını değil, gizli ayıp niteliğinde olan saçlardaki yıpranmaların tamiri gereken süredeki kazanç kaybını isteyebilecektir. Bu durumda mahkemece, tamir süresi olarak esas alınan 77 günden ne kadarının gizli ayıpların (saç ve saç işçiliği) tamiri için gereken süre olduğu uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilerek, belirlenecek bu süre kadar kâr mahrumiyetine karar verilmesi gerekirken, geminin tamir için tersanede geçirdiği toplam süre nazara alınarak hesaplanan mahrum kalınan kardan davalı Bureau Veritas Parne’nin sorumlu tutulması yerinde görülmemiştir.
5-Bununla birlikte, mahkemece 16/09/2008 tarihli karar ile onarımlar nedeniyle geminin atıl kaldığı süre zarfında oluşan 481.250,00 USD gelir kaybı zararına hükmedilmiş, bu karar davalı Bureau Veritas Parne vekili ve davacı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 26/01/2010 tarihli ilamıyla temyiz isteminden feragat edilmesi nedeniyle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, kararın davalı Bureau Veritas Parne yararına bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece 25/11/2010 tarihli kararla yine gelir kabı zararı olarak 481.250,00 USD ye karar verilmiş, bu karar sadece davalı Bureau Veritas Parne vekilince temyiz edilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca ve Dairemizce adı geçen davalı yararına bozulmuştur. Temyiz incelemesine konu mahkemenin 17/05/2017 tarihli son kararında ise gelir kaybının 731.500,00 USD olduğu kabul edilmiştir. Dolayısıyla mahkemece verilen önceki kararlarda hükmedilen gelir kaybı miktarı yönünden davalı yararına oluşan usuli kazanılmış haklara riayet edilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de temyiz eden davalı Bureau Veritas Parne yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7604 E. 2012/12075 K.
Ortak:açık ayıp · gizli ayıp · kazanç kaybı · ayıp · finansal kiralama · kâr mahrumiyeti · temlik · kâr kaybı · Tazminat
İncelediğiniz karardaDavacı yukarıda açıklandığı üzere geminin «açık ayıplarının» tamiri için gereken süredeki kâr «kaybını» değil, «gizli ayıp» niteliğinde olan saçlardaki yıpranmaların tamiri gereken süredeki «kazanç kaybını» isteyebilecektir.
2-Dava, gemi üzerindeki müstehak alacaklarını ve ferilerini dava dışı Türkay Denizcilik A.Ş.'den «temlik» alan Atak Denizcilik A.Ş. tarafından, FATSA B. (önceki adı SEA WAGNER olan) gemisinin satın alınması sırasında davalı Bureau Veritas Parne şirketi tarafından düzenlenen klas kayıtlarının geminin gerçek durumunu yansıtmadığı, bu nedenle davacının zarara uğradığı iddiasına dayalı olarak tamir «masrafları», kâr kayıpları ve finansal kayıpların klas kuruluşu Bureau Veritas Parne ve «finansal kiralama» şirketi Halk Finansal Kiralama A.Ş.'den tahsili amacıyla açılan tazminat istemine ilişkindir.
… mizin 05/07/2012 tarihli bozma ilamında da açıklandığı üzere davacının selefi müflis Türkay Denizcilik A.Ş.'nin, gemideki açık ayıpları ve dolayısıyla gerekli tamir «masraflarını» ve sürelerini bilerek gemiyi Lizbon’da 15/06/1994 tarihinde «teslim» aldığı, ancak «gizli ayıp» niteliğinde olan saç kalınlığındaki incelmenin bildirilmediği belirlendiğine göre, mahkemece tamir giderlerinden yalnızca gizli ayıp niteliğinde olan saç ve saç iş …
Benzer bu karardaDavacı yukarıda açıklandığı üzere geminin «açık ayıplarının» tamiri için gereken süredeki kâr «kaybını» değil, «gizli ayıp» niteliğinde olan saçlardaki yıpranmaların tamiri gereken süredeki «kazanç kaybını» isteyebilecektir.
2-Dava, gemi üzerindeki müstehak alacaklarını ve ferilerini dava dışı Türkay Denizcilik A.Ş.'den «temlik» alan Atak Denizcilik A.Ş. tarafından, FATSA B. (önceki adı SEA WAGNER olan) gemisinin satın alınması sırasında davalı Bureau Veritas şirketi tarafından düzenlenen klas kayıtlarının geminin gerçek durumunu yansıtmadığı, bu nedenle davacının zarara uğradığı iddiasına dayalı olarak tamir «masrafları», kâr kayıpları ve finansal kayıpların klas kuruluşu Bureau Veritas ve «finansal kiralama» şirketi Halk Finansal Kiralama A.Ş.'den tahsili amacıyla açılan tazminat istemine ilişkindir.
5-Ayrıca, geminin tamirde kaldığı 77 günlük dönem için gelir «kaybı» hesabı yapılırken, karara esas alınan 24.06.2008 tarihli 4. bilirkişi raporunda geminin günlük gelirinin 9.500 USD, günlük giderinin 3.250 USD olduğu, buna göre günlük net kârının 6.250 USD olduğu kabul edilerek «kazanç kaybı» hesabı yapılmış ise de, bilirkişi raporu somut verilere dayanmadığından yetersiz olduğu gibi, bu konuda sadece davacı tarafın iddiası doğrultusunda geminin günlük …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:finansal kiralama sözleşmesi · ticari defter incelemesi · donatan · haksız fiil sorumluluğu · zamanaşımı defi · direnme kararı · illiyet bağı · sözleşmenin feshi
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizce verilen bozma kararı doğrultusunda, davacının talebinin «haksız fiil sorumluluğuna» değil, BK'nun 96. maddesi kapsamında borcun kötü ifasından kaynaklanan sorumluluğa dayandığı, bu nedenle uygulanması gereken «zamanaşımı» süresinin BK'nın 125. maddesi gereği 10 yıl olduğu, dolayısıyla «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı belirtilerek, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Dairemizce bozma kararı verilen ilk hükümde direnilerek davalı Bureau Veritas aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne 5.159.368.56 USD'nin faizi ile bu davalıdan tahsiline, davalı ...Ş. hakkında verilen «husumetten» red kararı kesinleştiği için bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Öte yandan somut olayda davacı, tamir süresinde çalışılamadığından dolayı «finansal kiralama» ücretinin ödenemediğini ve bu dönemdeki finansman sıkıntısının varlığını ve tüm girişimlere rağmen kaynak bulunamadığını ve «temerrüde» düşüldüğünü, «sözleşmenin feshine» davalının kusurlu eyleminin yol açtığını, bir başka ifadeyle zararla davalının düzenlediği klas raporunun gerçeği aksettirmediği, yani sözleşmenin temerrüt nedeniyle feshi ile davalının ihmalî hareketi arasında uygun bir «illiyet bağının» bulunduğunu usulen kanıtlamamış olmasına göre mahkemece davacının ödediği finansal kiralama ücretinin davalı klas kuruluşundan tahsili talebinin reddine karar veri …
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca, mahkemenin «direnme» kararının yeni hüküm niteliğinde olduğu gerekçesiyle temyiz inlemesi yapılmak üzere dosya Dairemize gönderilmiştir.
Dosyada bulunan İstanbul Liman Başkanlığı'nın yazısına göre, FATSA B gemisinin 13.09.1994 tarihinde Türk Gemi Siciline Halk Finansal Kiralama A.Ş. adına tescil edildiği, «finansal kiralama sözleşmesi» gereği kiracı tarafından ödenmesi gereken kira bedellerinin ödenmemesi nedeniyle İstanbul 6.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17587 E. 2013/1886 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız fiil sorumluluğu · zamanaşımı defi · haksız fiil · zamanaşımı · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizce verilen bozma kararı doğrultusunda, davacının talebinin «haksız fiil sorumluluğuna» değil, BK'nun 96. maddesi kapsamında borcun kötü ifasından kaynaklanan sorumluluğa dayandığı, bu nedenle uygulanması gereken «zamanaşımı» süresinin BK'nun 125. maddesi gereği 10 yıl olduğu, dolayısıyla «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı belirtilerek, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Dairemizce bozma kararı verilen ilk hükümde direnilerek davalı Bureau Veritas aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne 5.159.368.56 USD'nin faizi ile bu davalıdan tahsiline, davalı ...Ş. hakkında verilen «husumetten» red kararı kesinleştiği için bu konuda karar verilmesine yer dair tesis edilen karar, davalı Bureau Veritas vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9792 E. 2010/807 K.
Ortak:açık ayıp · gizli ayıp · kazanç kaybı · ayıp · finansal kiralama · kâr mahrumiyeti · yenileme · temlik
İncelediğiniz karardaDavacı yukarıda açıklandığı üzere geminin «açık ayıplarının» tamiri için gereken süredeki kâr «kaybını» değil, «gizli ayıp» niteliğinde olan saçlardaki yıpranmaların tamiri gereken süredeki «kazanç kaybını» isteyebilecektir.
Bu nedenle de mahkemece «gizli ayıp» niteliğinde olmayan çelik yapı «yenileme» işlemleri ayıklandıktan sonra gizli ayıplar için kullanılan çelik miktarı ve kullanıldıkları yerler belirlenerek tamir giderlerinin hesaplanması gerekirken gizli ayıpların tamirinde kullanılan çelik miktarı ve işçilik «masrafları» belirlenmeksizin kullanılan tüm çeliklerin bedeli ile işçilik masraflarının hesaplamaya «dahil» edilmesi doğru görülmemiştir.
2-Dava, gemi üzerindeki müstehak alacaklarını ve ferilerini dava dışı Türkay Denizcilik A.Ş.'den «temlik» alan Atak Denizcilik A.Ş. tarafından, FATSA B. (önceki adı SEA WAGNER olan) gemisinin satın alınması sırasında davalı Bureau Veritas Parne şirketi tarafından düzenlenen klas kayıtlarının geminin gerçek durumunu yansıtmadığı, bu nedenle davacının zarara uğradığı iddiasına dayalı olarak tamir «masrafları», kâr kayıpları ve finansal kayıpların klas kuruluşu Bureau Veritas Parne ve «finansal kiralama» şirketi Halk Finansal Kiralama A.Ş.'den tahsili amacıyla açılan tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… .125.000 USD'si özkaynaklardan, 2.850.000 USD'si Halk Leasing kredisinden sağlanarak toplam 3.975.000 USD karşılığı satın alındığını ve geminin 15.06.1994 tarihinde «teslim» edildiğini, teslim işlemleri sırasında Bureau Veritas genel merkezinden baş surveyor gelerek bazı tamirlerin yolda yapılması kaydıyla sertifikaları onayladığını, geminin Türkiye’ye geldiğinde Salah Tersanesinde bakıma alındığını, davalı Bureau Veritas’ın İstanbul «temsilcilerinin» çağrıldığını, yapılan kontrolde klas raporunun gerçeği yansıtmadığının tesbit edildiğini, davalının da kendi kayıtlarının doğru olmadığını kabul ettiğini, geminin üç kere tamire girdiğini ve ilk havuz dönemine kadar sertifikalarının «yenilendiğini», bu olaylar sonucu firma maddi kayıplara uğradığını ve tazminat haklarını geminin yeni finansal kiracısı ve «donatanı» olan davacı müvekkiline «temlik» ettiğini, uğranılan zararların tamir gideri, zaman «kaybı» («kar kaybı») ve finansal kayıplardan kaynaklandığını ileri sürerek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalması kaydıyla 5.058.000 USD alacaktan şimdilik 2.500.000 USD'nın aynen veya fiili ödeme günündeki kur karşılığının «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla davalılardan 3095 sayılı Kanun'un 4/a. maddesi gereğince yürütülecek faizi, olmadığı takdirde «reeskont faizi» ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Denizcilik A.Ş. ile davalı ...Ş. arasında düzenleme şeklinde bir «finansal kiralama sözleşmesinin» imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden satın alınan SEA WAGNER isimli geminin FATSA B. adı ile İstanbul Gemi Siciline kaydedilerek ...
Denizcilik A.Ş. arasında yapılan sözleşmenin gereğinin bu şirket tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle «finansal kiralama sözleşmesinin» feshedildiğini, geminin iadesi için alınan tedbir kararının geminin yurt dışına kaçırılmış olması nedeniyle uygulanmadığını, bu arada ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava açma ehliyeti · deniz ticareti · kar kaybı · finansal kiralama sözleşmesi · i̇i̇k 266 · izafeten dava · donatan · tahsilde tekerrür olmaması
Benzer bu kararda… .125.000 USD'si özkaynaklardan, 2.850.000 USD'si Halk Leasing kredisinden sağlanarak toplam 3.975.000 USD karşılığı satın alındığını ve geminin 15.06.1994 tarihinde «teslim» edildiğini, teslim işlemleri sırasında Bureau Veritas genel merkezinden baş surveyor gelerek bazı tamirlerin yolda yapılması kaydıyla sertifikaları onayladığını, geminin Türkiye’ye geldiğinde Salah Tersanesinde bakıma alındığını, davalı Bureau Veritas’ın İstanbul «temsilcilerinin» çağrıldığını, yapılan kontrolde klas raporunun gerçeği yansıtmadığının tesbit edildiğini, davalının da kendi kayıtlarının doğru olmadığını kabul ettiğini, geminin üç kere tamire girdiğini ve ilk havuz dönemine kadar sertifikalarının «yenilendiğini», bu olaylar sonucu firma maddi kayıplara uğradığını ve tazminat haklarını geminin yeni finansal kiracısı ve «donatanı» olan davacı müvekkiline «temlik» ettiğini, uğranılan zararların tamir gideri, zaman «kaybı» («kar kaybı») ve finansal kayıplardan kaynaklandığını ileri sürerek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalması kaydıyla 5.058.000 USD alacaktan şimdilik 2.500.000 USD'nın aynen veya fiili ödeme günündeki kur karşılığının «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla davalılardan 3095 sayılı Kanun'un 4/a. maddesi gereğince yürütülecek faizi, olmadığı takdirde «reeskont faizi» ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Bureau Veritas vekili, müvekkilin yaptığı «hizmet sözleşmelirinde» doğacak ihtilafların Londra’da «tahkim» yolu ile halledileceği konusunda şart olduğunu, davanın müvekkilin Türkiye dışında verdiği hizmetlere karşı açılması nedeniyle Türkiye’de şubesi davalı gösterilerek dava açılmasının doğru olmadığını, davaya bakmaya Nanterre (Fransa) Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, «finansal kiralama sözleşmesine» göre gemi «donatanının» Halk Finansal Kiralama A.Ş. olması nedeniyle davacının dava «açma ehliyetinin» bulunmadığını, «husumetin» gemi satıcısına yöneltilmesi gerektiğini, davanın «zamanaşımına» uğradığını ve talebin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
… Metni" MAHKEMESİ :Denizcilik İhtisas Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 16.09.2008 tarih ve 2005/424-2008/«266» sayılı kararın Yargıtayca «incelenmesi duruşmalı» olarak davacı vekili ve davalılardan Bureau Veritas Paris'e «izafeten» Breau Veritas Türkiye «temsilciliği» tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.12.2009 gününde davacı avukatları ... ve ... ile davalılardan Halk Finansal Kiralama A.Ş.
Denizcilik A.Ş. ile davalı ...Ş. arasında düzenleme şeklinde bir «finansal kiralama sözleşmesinin» imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden satın alınan SEA WAGNER isimli geminin FATSA B. adı ile İstanbul Gemi Siciline kaydedilerek ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4188 E. , 2019/3352 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 17/05/2017 tarih ve 2014/608-2017/155 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı Bureau Veritas Parne vekili ve davacı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 30.04.2019 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tasfiye halinde bulunan Türkay Denizcilik A.Ş. ile davalı ...Ş. arasında düzenleme şeklinde bir finansal kiralama sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden satın alınan SEA WAGNER isimli geminin FATSA B. adı ile İstanbul Gemi Siciline kaydedilerek Türkay Denizcilik A.Ş.'ye tahsis edildiğini ve şirketin geminin donatanı olduğunu, gemi alınırken davalı Bureau Veritas tarafından düzenlenen klas surveylerinin incelendiğini, geminin 1992 yılının Ekim ayında Special Survey’den geçtiğinin ve 1997 yılı Ekim ayına kadar klas belgesi verildiğinin anlaşıldığını, geminin Türkay Denizcilik A.Ş. yetkilileri tarafından 06.12.1993 tarihinde Bombay’da incelendiğini ve geminin yeni Special Survey’den geçtiği için 3.500.000 USD civarında bedel ile alınabileceğinin rapor edildiğini, ayrıca davalı Bureau Veritas’ın yan kuruluşu aracılığıyla 17.12.1993 tarihinde rapor düzenlendiğini, davalı tarafından yapılan inceleme ve rapor doğrultusunda 01.08.1994 ve 12.07.1994 tarihli faturaların tanzim edildiğini ve bu faturaların müvekkilinin selefi tarafından davalıya ödendiğini, Halk Finansal Kiralama A.Ş.'nin eksperinin de olumlu raporu üzerine geminin 1.125.000 USD'si özkaynaklardan, 2.850.000 USD'si Halk Leasing kredisinden sağlanarak toplam 3.975.000 USD karşılığı satın alındığını ve geminin 15.06.1994 tarihinde teslim edildiğini, teslim işlemleri sırasında Bureau Veritas genel merkezinden baş surveyor gelerek bazı tamirlerin yolda yapılması kaydıyla sertifikaları onayladığını, geminin Türkiye’ye geldiğinde Salah Tersanesinde bakıma alındığını, davalı Bureau Veritas’ın İstanbul temsilcilerinin çağrıldığını, yapılan kontrolde klas raporunun gerçeği yansıtmadığının tesbit edildiğini, davalının da kendi kayıtlarının doğru olmadığını kabul ettiğini, geminin üç kere tamire girdiğini ve ilk havuz dönemine kadar sertifikalarının yenilendiğini, bu olaylar sonucu firmanın maddi kayıplara uğradığını ve tazminat haklarını geminin yeni finansal kiracısı ve donatanı olan davacı müvekkiline temlik ettiğini, uğranılan zararların tamir gideri, kar kaybı ve finansal kayıplardan kaynaklandığını ileri sürerek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalması kaydıyla 5.058.000 USD alacaktan şimdilik 2.500.000 USD'nın aynen veya fiili ödeme günündeki kur karşılığının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan 3095 sayılı Kanun'un 4/a.
maddesi gereğince yürütülecek faizi, olmadığı takdirde reeskont faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 10.06.2004 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 5.681.271,72 USD'nin davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili, müvekkili ile davacı arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığını, davanın öncelikle husumetten reddi gerektiğini, müvekkili ile dava dışı Türkay Denizcilik A.Ş. arasında yapılan sözleşme gereğinin bu şirket tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle finansal kiralama sözleşmesinin feshedildiğini, geminin iadesi için alınan tedbir kararının geminin yurt dışına kaçırılmış olması nedeniyle uygulanmadığını, bu arada Türkay Denizcilik A.Ş.'nin iflasına dair kararın kesinleştiğini, müvekkilinin itirazı üzerine geminin masadan tefrikine karar verildiğini, müvekkilinin gemiyi Türkiye’ye getirmek için büyük masraflar yaptığını, Türkay Denizcilik A.Ş. ile davacı ortaklarının aynı olması nedeniyle temlik işleminin de geçersiz olduğunu, geminin alım ve satımında müvekkilinin müdahil olmadığını, kaldı ki temlik eden Türkay Denizcilik A.Ş.'nin müvekkilini ibra ettiğini, hak düşürücü/zamanaşımı sürelerinin geçtiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Bureau Veritas vekili, müvekkilinin yaptığı hizmet sözleşmelerinde doğacak ihtilafların Londra’da tahkim yolu ile halledileceği konusunda şart olduğunu, davanın müvekkiline karşı Türkiye dışında verdiği hizmetlere dayalı açılması nedeniyle Türkiye’de şubesi davalı gösterilerek dava açılmasının doğru olmadığını, davaya bakmaya Nanterre (Fransa) Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, finansal kiralama sözleşmesine göre gemi donatanının Halk Finansal Kiralama A.Ş. olması nedeniyle davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığını, husumetin gemi satıcısına yöneltilmesi gerektiğini, davanın BK'nun 60. maddesi gereği zamanaşımına uğradığını ve talebin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre, davalı ... yönünden verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı Bureau Veritas Paris hakkındaki davanın ıslah edilmiş hali ile kısmen kabulüne, 2.232.790 USD nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte BK nın 83. maddesi kapsamında davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Bureau Veritas vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı Bureau Veritas Parne vekilinin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, gemi üzerindeki müstehak alacaklarını ve ferilerini dava dışı Türkay Denizcilik A.Ş.'den temlik alan Atak Denizcilik A.Ş. tarafından, FATSA B. (önceki adı SEA WAGNER olan) gemisinin satın alınması sırasında davalı Bureau Veritas Parne şirketi tarafından düzenlenen klas kayıtlarının geminin gerçek durumunu yansıtmadığı, bu nedenle davacının zarara uğradığı iddiasına dayalı olarak tamir masrafları, kâr kayıpları ve finansal kayıpların klas kuruluşu Bureau Veritas Parne ve finansal kiralama şirketi Halk Finansal Kiralama A.Ş.'den tahsili amacıyla açılan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan Dairemizin 05/07/2012 tarihli bozma ilamında da açıklandığı üzere davacının selefi müflis Türkay Denizcilik A.Ş.'nin, gemideki açık ayıpları ve dolayısıyla gerekli tamir masraflarını ve sürelerini bilerek gemiyi Lizbon’da 15/06/1994 tarihinde teslim aldığı, ancak gizli ayıp niteliğinde olan saç kalınlığındaki incelmenin bildirilmediği belirlendiğine göre, mahkemece tamir giderlerinden yalnızca gizli ayıp niteliğinde olan saç ve saç işçiliği giderine karar verilmesi, diğer talepler açık ayıplara ilişkin olduğundan bu taleplerin reddedilmesi gerekmektedir. Bu nedenle de mahkemece gizli ayıp niteliğinde olmayan çelik yapı yenileme işlemleri ayıklandıktan sonra gizli ayıplar için kullanılan çelik miktarı ve kullanıldıkları yerler belirlenerek tamir giderlerinin hesaplanması gerekirken gizli ayıpların tamirinde kullanılan çelik miktarı ve işçilik masrafları belirlenmeksizin kullanılan tüm çeliklerin bedeli ile işçilik masraflarının hesaplamaya dahil edilmesi doğru görülmemiştir.
3-Yine, geminin tamiratının Türkiye'de gerçekleştirildiği ve davacı tarafından yapılan tamir giderlerinin bir kısmının Türk Lirası olarak yapıldığı anlaşıldığından, mahkemece, zararın doğduğunun kabul edilmesine ve Türk Lirası üzerinden zarar doğmasına, bu hususa Diremiz bozma ilamında yer verilmesine rağmen tamir masraflarının tamamının USD üzerinden tahsiline karar verilmesi de doğru olmamıştır.
4-Ayrıca, tamir süresi 77 gün olarak dikkate alınmış ise de, bu sürenin tamamı davacının isteyebileceği gizli ayıp, başka bir deyişle geminin saç tamirine ilişkin olmayıp, aynı zamanda aşikâr ayıpların da tamir süresini kapsamaktadır. Davacı yukarıda açıklandığı üzere geminin açık ayıplarının tamiri için gereken süredeki kâr kaybını değil, gizli ayıp niteliğinde olan saçlardaki yıpranmaların tamiri gereken süredeki kazanç kaybını isteyebilecektir. Bu durumda mahkemece, tamir süresi olarak esas alınan 77 günden ne kadarının gizli ayıpların (saç ve saç işçiliği) tamiri için gereken süre olduğu uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilerek, belirlenecek bu süre kadar kâr mahrumiyetine karar verilmesi gerekirken, geminin tamir için tersanede geçirdiği toplam süre nazara alınarak hesaplanan mahrum kalınan kardan davalı Bureau Veritas Parne’nin sorumlu tutulması yerinde görülmemiştir.
5-Bununla birlikte, mahkemece 16/09/2008 tarihli karar ile onarımlar nedeniyle geminin atıl kaldığı süre zarfında oluşan 481.250,00 USD gelir kaybı zararına hükmedilmiş, bu karar davalı Bureau Veritas Parne vekili ve davacı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 26/01/2010 tarihli ilamıyla temyiz isteminden feragat edilmesi nedeniyle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, kararın davalı Bureau Veritas Parne yararına bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece 25/11/2010 tarihli kararla yine gelir kabı zararı olarak 481.250,00 USD ye karar verilmiş, bu karar sadece davalı Bureau Veritas Parne vekilince temyiz edilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca ve Dairemizce adı geçen davalı yararına bozulmuştur.
Temyiz incelemesine konu mahkemenin 17/05/2017 tarihli son kararında ise gelir kaybının 731.500,00 USD olduğu kabul edilmiştir. Dolayısıyla mahkemece verilen önceki kararlarda hükmedilen gelir kaybı miktarı yönünden davalı yararına oluşan usuli kazanılmış haklara riayet edilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de temyiz eden davalı Bureau Veritas Parne yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davalı Bureau Veritas Parne vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3), (4) ve (5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı Bureau Veritas Parne vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı Bureau Veritas Parne yararına BOZULMASINA, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalılardan Bureau Veritas Parne'ye verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 13,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı Bureau Veritas Parne'ye iadesine, 02/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/513229600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz