Deniz Ticaret
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/9792 E. 2010/807 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
deniz ihtisas mahkemesi↗ açık ayıp↗ dava açma ehliyeti↗ tahkim sözleşmesi↗ gemi sicili↗ tahkim itirazı↗ uygun illiyet bağı↗ deniz ticareti↗ kar mahrumiyeti↗ gizli ayıp↗ genel zamanaşımı↗ kar kaybı↗ finansal kiralama sözleşmesi↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ kazanç kaybı↗ i̇i̇k 266↗ ticari defter incelemesi↗ izafeten dava↗ ayıp↗ finansal kiralama↗ donatan↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ tefrik↗ haksız fiil sorumluluğu↗ zamanaşımı defi↗ tahsilde tekerrür↗ ön inceleme duruşması↗ ihtisas mahkemesi↗ yetki itirazı↗ 3095 sayılı kanun↗ illiyet bağı↗ kâr mahrumiyeti↗ tahkim↗ sözleşmenin feshi↗ ibra↗ ara karar↗ ek prim↗ zamanaşımı def'i↗ hizmet sözleşmesi↗ kesin süre↗ reeskont faizi↗ olumsuz oy↗ yenileme↗ def'i↗ temlik↗ kâr kaybı↗ taraf ehliyeti↗ feragat↗ haksız fiil↗ ticari defter↗ görevsizlik kararı↗ havale↗ yetki↗ geçersizlik↗ ek tasfiye↗ iflas↗ ıslah↗ terkin↗ tacir↗ dosya masrafı↗ yetkisizlik kararı↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ temsil↗ teslim↗ kesin hüküm↗ husumet↗ e-defter↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2009/9792 E. , 2010/807 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 16.09.2008 tarih ve 2005/424-2008/266 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ve davalılardan Bureau Veritas Paris'e izafeten Breau Veritas Türkiye temsilciliği tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.12.2009 gününde davacı avukatları ... ve ... ile davalılardan Halk Finansal Kiralama A.Ş. Avukatı ... ve diğer davalı avukatı M.... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, halen tasfiye halinde bulunan ... Denizcilik A.Ş. ile davalı ...Ş. arasında düzenleme şeklinde bir finansal kiralama sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden satın alınan SEA WAGNER isimli geminin FATSA B. adı ile İstanbul Gemi Siciline kaydedilerek ... Denizcilik A.Ş.'ne tahsis edildiğini ve şirketin geminin donatanı olduğunu, gemi alınırken davalı Bureau Veritas tarafından düzenlenen klas surveylerinin incelendiğini, geminin 1992 yılının Ekim ayında Special Survey’den geçtiği ve 1997 yılı Ekim ayına kadar klas belgesi verildiğinin anlaşıldığını, geminin ... Denizcilik A.Ş. yetkilileri tarafından 06.12.1993 tarihinde Bombay’da incelendiğini ve geminin yeni Special Survey’den geçtiği için 3.500.000 USD civarında bedel ile alınabileceğinin rapor edildiğini, ayrıca davalı Bureau Veritas’ın yan kuruluşu aracılıyla 17.12.1993 tarihinde rapor düzenlendiğini, Halk Finansal Kiralama A.Ş.nin eksperinin de olumlu raporu üzerine geminin 1.125.000 USD'si özkaynaklardan, 2.850.000 USD'si Halk Leasing kredisinden sağlanarak toplam 3.975.000 USD karşılığı satın alındığını ve geminin 15.06.1994 tarihinde teslim edildiğini, teslim işlemleri sırasında Bureau Veritas genel merkezinden baş surveyor gelerek bazı tamirlerin yolda yapılması kaydıyla sertifikaları onayladığını, geminin Türkiye’ye geldiğinde Salah Tersanesinde bakıma alındığını, davalı Bureau Veritas’ın İstanbul temsilcilerinin çağrıldığını, yapılan kontrolde klas raporunun gerçeği yansıtmadığının tesbit edildiğini, davalının da kendi kayıtlarının doğru olmadığını
kabul ettiğini, geminin üç kere tamire girdiğini ve ilk havuz dönemine kadar sertifikalarının yenilendiğini, bu olaylar sonucu firma maddi kayıplara uğradığını ve tazminat haklarını geminin yeni finansal kiracısı ve donatanı olan davacı müvekkiline temlik ettiğini, uğranılan zararların tamir gideri, zaman kaybı (kar kaybı) ve finansal kayıplardan kaynaklandığını ileri sürerek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalması kaydıyla 5.058.000 USD alacaktan şimdilik 2.500.000 USD'nın aynen veya fiili ödeme günündeki kur karşılığının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan 3095 sayılı Kanun'un 4/a. maddesi gereğince yürütülecek faizi, olmadığı takdirde reeskont faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 10.06.2004 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 5.681.271,72 USD'nin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, müvekkili ile davacı arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığını, davanın öncelikle husumetten reddinin gerektiğini, müvekkili ile dava dışı ... Denizcilik A.Ş. arasında yapılan sözleşmenin gereğinin bu şirket tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle finansal kiralama sözleşmesinin feshedildiğini, geminin iadesi için alınan tedbir kararının geminin yurt dışına kaçırılmış olması nedeniyle uygulanmadığını, bu arada ... Denizcilik A.Ş.'nin iflasına dair kararın kesinleştiğini, müvekkilinin itirazı üzerine geminin masadan tefrikine karar verildiğini, müvekkilinin gemiyi Türkiye’ye getirmek için büyük masraflar yaptığını, ... Denizcilik A.Ş. ile davacı ortaklarının aynı olması nedeniyle temlik işleminin de geçersiz olduğunu, geminin alım ve satımında müvekkilinin müdahil olmadığını, kaldıki temlik eden ... Denizcilik A.Ş.'nin müvekkilini ibra ettiğini, hak düşürücü/zamanaşımı sürelerinin geçtiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Bureau Veritas vekili, müvekkilin yaptığı hizmet sözleşmelirinde doğacak ihtilafların Londra’da tahkim yolu ile halledileceği konusunda şart olduğunu, davanın müvekkilin Türkiye dışında verdiği hizmetlere karşı açılması nedeniyle Türkiye’de şubesi davalı gösterilerek dava açılmasının doğru olmadığını, davaya bakmaya Nanterre (Fransa) Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, finansal kiralama sözleşmesine göre gemi donatanının Halk Finansal Kiralama A.Ş. olması nedeniyle davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığını, husumetin gemi satıcısına yöneltilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını ve talebin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul 4 ncü Asliye Ticaret Mahkemesi'nce, tüm dosya kapsamına göre davanın TTK’nun 4.kitabında yer alan deniz ticareti ile ilgili olarak bir geminin alım satımı sırasında yapılan klas işlemi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olduğu, dava devam ederken 20.04.2004 tarihli 5136 Sayılı Kanun gereğince TTK’nun 4.maddesi değiştirilerek bu Yasa'nın 4.kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak üzere ihtisas mahkemeleri kurulduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Deniz İhtisas Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.06.2005 tarihli kararı ile mahkeme kararı onanmıştır. Görevli mahkemece yapılan yargılama sonucunda iddia, savunma,toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...Ş. hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, davalı Bureau Veritas aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 5.159.368.56 USD'nin faizi ile bu davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı Bureau Veritas vekili temyiz etmiş, mahkemece 17.07.2009 tarihli karar ile davalı Bureau Veritas vekili Avukat ...’nin yaptığı temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. Ret kararını davalı Bureau Veritas vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkeme kararı davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş ise de, 06.10.2009 havale tarihli dilekçe ile davalı ... Finans Kiralama A.Ş. yönünden yapılan temyiz isteminden feragat edilmiştir. Temyiz isteminden feragat edilmesine ilişkin dilekçeye ekli vekâletnamede vekile temyizden feragat etme yetkisinin tanınmış olduğu görülmüştür. HUMK.nun 91 nci maddesine göre feragat, iki taraftan birinin netice-i talebinden vazgeçmesidir. Bu itibarla, usulüne uygun bulunan feragat nedeniyle davacının temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı Bureau Veritas-Paris vekilinin temyiz itirazlarına gelince; öncelikle davalı vekili henüz karar tebliğ edilmeden 22.06.2009 tarihli dilekçesi ile mahkeme kararının, görev, yetki, husumet, zamanaşımı, hukuki ihtilafın vasfı ve mahiyetinin tayini, taraf sorumluluğunun tayini, tazminat miktarının belirlenmesi başta olmak üzere pek çok maddi vakıalar ve kanun hükümlerine açıkça aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. Mahkemece 17.07.2009 tarihli karar ile davalı vekilinin temyiz isteminin usulüne uygun vekaletname ibraz edilmediğinden reddine karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı vekili tarafından usulüne uygun vekaletname ibraz edilmek suretiyle temyiz edilmiştir. HUMK.67. maddesi, vekâletnamenin aslını veya örneğini vermeyen vekil dava açamaz ve yargılama ile ilgili hiçbir görev yapamaz. Şu kadar ki, gecikmesinde zarar umulan hallerde mahkeme vereceği kesin bir süre içinde vekaletnamesini getirmek şartı ile vekilin dava açmasına veya usul işlemleri yapmasına izin verebileceği hükmüne haizdir. Bu itibarla Dairemizin bu konudaki uygulamasına göre mahkemece, davalı vekiline usulüne uygun vekaletnamesini ibraz etmesi için kesin süre vermesi ve oluşacak sonucuna göre bir karar vermesi gerekirken, doğrudan davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden, mahkemenin 17.07.2009 tarihli davalı Bureau Veritas vekilinin temyiz isteminin reddine dair kararın bozulması ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının süresinde verilen 22.06.2009 tarihli temyiz dilekçesinde ileri sürülen ve dosyanın incelenmesi açısından yeterli temyiz itirazları içeren dilekçe yönünden incelenmesine ve fakat süresinde verilmeyen ek temyiz dilekçesinin ise temyiz incelemesinde dikkate alınmamasına karar vermek gerekmiştir.
3- İşin esasının incelenmesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemece 12.10.2001 tarihli ara kararı ile Temlik eden ... Denizcilik A.Ş. ile davalı arasında yazılı tahkim sözleşmesi olmaması nedeniyle tahkim itirazının, davalılardan birinin Türkiye’de ikametgahı olması nedeniyle yetki itirazının reddinde bir usulsüzlük olmamasına göre, davalı Bureau Veritas vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
4- Dava, gemi üzerindeki müstehak alacaklarını ve ferilerini dava dışı ... Denizcilik A.Ş.'den temlik alan ...Denizcilik A.Ş. tarafından açılan, FATSA B. (önceki adı SEA WAGNER olan) gemisinin satın alınması sırasında davalı Bureau Veritas firması tarafından düzenlenen klas kayıtlarının geminin gerçek durumunu yansıtmadığı, bu nedenle davacının zarara uğradığı iddiasına dayalı tamir masrafları, kar kayıpları ve finansal kayıpların hem klas kuruluşu Bureau Veritas hem de Finansal kiralama şirketi Halk Finansal Kiralama A.Ş.'den tahsili için açılan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı Bureu Veritas firması hem cevap dilekçesinde hem de davacı tarafından yapılan ıslaha karşı beyanında davacının talebinin BK.nun 41-55 ve 60. maddeleri uyarınca zamanaşımına uğradığını savunmuştur. Mahkemece karara esas alınan 24.06.2008 tarihli 4. bilirkişi raporunun 11. sayfasında, ... Denizcilik A.Ş.'nin talebiyle davalı Bureau Veritas’ın gemide survey yaptığı, survey sonucuna göre gemi belgelerini düzenlediği, Bureau Veritas ve onun yan kuruluşu TECNITAS tarafından düzenlenen faturalar ... Denizcilik A.Ş. tarafından ödendiği gerekçesiyle davacının selefi ... Denizcilik A.Ş. ile davalı Bureau Veritas arasında sözleşme ilişkisinin mevcut olduğu bu nedenle davacının talebinin haksız fiil sorumluluğuna değil, BK.nun 96. maddesi kapsamında borcun kötü ifasından kaynaklanan sorumluluğa dayandığı ve bu nedenle de uygulanması gereken zamanaşımı süresinin BK.nun 125. maddesinde zikredilen 10 yıllık genel zamanaşımı olduğu mütalaa edilmiştir. Ancak mahkemece ne ara kararında ne de gerekçeli kararda zamanaşımı defi üzerinde durularak olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiştir. Bu itibarla mahkemece öncelikle davalı vekilinin zamanaşımı def’i HUMK.77. ve 221. maddeleri gereği değerlendirilip, tarafların bu konudaki iddia ve savunmaları incelenerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan ve bir sonuca varılmadan karar verilmesi doğru olmamıştır.
5- Kabul şekline göre ise, geminin satın alınmasından önceki dönemde, davacının selefi ... Denizcilik A.Ş. Tarafından 16.03.1993 tarihinde Hindistan/Bombay’da kendi teknik ve operasyon müdürüne yaptırdığı inceleme sonucu düzenlenen raporda, gemide kötü bakıma rağmen kontrol altına alınamayacak durum olmadığı belirtilmiş, daha sonra ... Denizcilik A.Ş. tarafından davalının yan kuruluşu TECHNITAS firmasına yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen 17.12.1993 tarihli raporda, incelemenin davalı klas kuruluşunun kayıtları üzerinden yapıldığı ancak geminin gerçek durumunun tespiti için, gemi üzerinde survey incelemesi ve gemi yapı elemanlarının kalınlıklarının ölçümünün yapılması gerektiği belirtilmiş, Halk Finansal Kiralama A.Ş. tarafından Brezilya-Salvador/Aratu limanında 24.03.1994 tarihinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen 04.04.2003 tarihli raporda da, teknenin vinç evleri ve ambar kapaklarının bakım gerektirdiği, yapılan gözlem ve davalı Bureau Veritas tarafından 1991 yılında yapılan saç kalınlık raporlarından anlaşıldığı belirtilmiştir. Satın alma işlemi öncesinde tedbirli bir tacir gibi davranarak ön araştırmalar yapan davacının selefinin anılan raporlarda belirtilen ikazlara göre, satın almayı düşündüğü dava konusu geminin tamiri gerektiğini bildiğinin kabulü gerekir. Davacının selefi ... Denizcilik A.Ş. bütün tavsiyeleri, gemideki açık ayıpları ve dolayısıyla gerekli tamir masraflarını ve sürelerini bilerek gemiyi Lizbon’da 15.06.1994 tarihinde teslim almış ve gemi sac kalınlıklarının ölçülmesi için herhangi bir kuruluşa müracaat etmemiştir. Halbuki, davacı gemiyi teslim aldığı sırada kalınlık azalması olabileceğini en azından TECHNITAS
raporundaki ikazı gözeterek düşünmeli ve buna göre hareket etmeliydi. Nitekim gemi teslim alındıktan sonra Taşel Deniz Mühendisliğince düzenlenen 14.12.1994 tarihli raporda da gemi saclarında yer yer %80’lere varan kalınlık kaybının bulunduğu tesbit edilmiştir. Bununla beraber davalı Bureau Veritas’ın da geminin fiili durumunu özellikle yan kuruluşu TECHNİTAS’ın raporundaki ikaz nedeniyle sac kalınlığına ilişkin olarak gereken incelemeyi yapmalı veya yapılması gerektiği yönünde davacının selefini uyarmak ve net bir görüş bildirmesi gerekirken, geminin alımı esnasında fiili durumu belgelere açıkça yansıtmamış, geminin tamirleri başlamadan gerçek durumu bir seferde ortaya koymamış, doğru karar alınmamasına neden olmuştur. Nitekim, 09.09.1994 tarihinde ... Denizciliğe geminin hurdaya ayrılmasının mı, yoksa tamir edilmesinin mi istendiğini dahi sormuş, adeta ihmali davranışını benimsemiştir. Mahkemece, geminin satın alınması aşamasında yaşanan ve her iki tarafa yönelik olarak yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmak suretiyle davacının selefi ... Denizcilik A.Ş.'nin geminin satın alınması aşamasında müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının uzman bilirkişiden alınacak rapora göre tespiti gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
6- Ayrıca, mahkemece Finansal Kiralama ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Dosyada bulunan İstanbul Liman Başkanlığının 16.11.2000 tarihli yazısında, FATSA B gemisinin 13.09.1994 tarihinde Türk gemi siciline Halk FK adına tescil edildiği, finansal kiralama sözleşmesinin kiracı tarafından kira bedellerinin ödenmemesi nedeniyle İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1995/2214 D.İş. dosyası ile 21.12.1995 tarihinde gemi üzerine tedbir konulduğu, Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.04.1996 gün ve 95/718-207 sayılı iflas kararı ile finansal kiracının işletmecilik hakkının 13.09.1996 tarihinde terkin edildiği, geminin 24.07.1997 tarihinde malik Halk FK tarafından üçüncü şahsa satıldığı ve 25.11.1999 tarihinde de yurt dışına satılması nedeniyle sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının finansal kiralama yoluyla gemiyi satın almaya kalkışırken herhangi bir sebeple geminin geçici olarak çalışmayabileceğini ve o dönemde gelir elde edilemeyebileceğini finansal kiralama ücretinin bir başka kaynaktan temini gerekebileceğini düşünerek finansal kiralama sözleşmesi yapması gerektiği ve bunun müdebbir bir tacir gibi davranmanın icabı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan somut olayda davacı tamir süresinde çalışılamadığından dolayı finansal kiralama ücretinin ödenemediğini ve bu dönemdeki finansman sıkıntısının varlığını ve tüm girişimlere rağmen kaynak bulunamadığını ve temerrüde düşüldüğünü, sözleşmenin feshine davalının kusurlu eyleminin yol açtığını bir başka ifadeyle zararla davalının düzenlediği klas raporunun gerçeği aksettirmediği yani sözleşmenin temerrüt nedeniyle feshi ile davalının ihmali hareketi arasında uygun bir illiyet bağının bulunduğunu usulen kanıtlamamış olmasına göre mahkemece davacının ödediği finansal kiralama ücretinin davalı klas kuruluşundan tahsili talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kaldı ki, davacının selefinin yaptığı ödemeler kira karşılığı yapılan ödemeler olduğundan çalışılan dönem için ödenen kiraların tazminat olarak istenmesi de mümkün değildir.
7- Yine mahkemece, gemi için ödenen sigorta primlerinin de davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, geminin sigorta primleri gemi için yapılması zorunlu masraflardandır. Aksi halde, geminin denize açılması yük kabul etmesi mümkün değildir. Davacı tarafından ticari bir zorunluluk olarak yaptırdığı sigorta primlerinin davalıdan tahsili talebinin de açıklanan nedenlerle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
8- Öte yandan, davacı tarafından yapılan tamir giderlerinden bir kısmı Türk Lirası olarak yapıldığı halde USD. olarak karar altına alınma sebebinin ne bilirkişi raporunda ne de mahkeme gerekçesinde açıklanmaması da doğru görülmemiştir.
9- Yine, geminin toplam 77 gün tamirde kaldığı dönem için gelir kaybı hesabı yapılırken, karara esas alınan 24.06.2008 tarihli 4. bilirkişi raporunda geminin günlük gelirinin 9.500 USD, günlük giderinin 3.250 USD olduğu, buna göre günlük net karının 6.250 USD olduğu kabul edilerek kazanç kaybı hesabı yapılmış ise de, bilirkişi raporu somut verilere dayanmadığından yetersizdir. Bu itibarla mahkemece, günlük kazanç ve giderin davacının ticari defterleri incelenerek daha önceki dönemlerde geminin günlük kazancının ne olduğunun belirlenmesi yada o tarih itibariyle emsal charter sözleşmeleri dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
10- Ayrıca, geminin satın alınmasından önce ... Denizcilik A.Ş. tarafından 16.03.1993 tarihinde Hindistan/Bombay’da kendi teknik ve operasyon müdürüne yaptırdığı inceleme sonucu düzenlenen raporda, gemide kötü bakıma rağmen kontrol altına alınamayacak durum olmadığı belirtilmiş, yine ... Denizcilik A.Ş. tarafından TECHNITAS firmasına yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen 17.12.1993 tarihli raporda, incelemenin davalı klas kuruluşunun kayıtları üzerinden yapıldığı, geminin gerçek durumunun tesbiti için, gemi üzerinde survey incelemesi ve gemi yapı elemanlarının kalınlıklarının ölçümü yapılması gerektiği belirtilmiş, Halk Finansal Kiralama tarafından Brezilya-Salvador/Aratu limanında 24.03.1994 tarihinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen 04.04.2003 tarihli raporda da, teknenin vinç evleri ve ambar kapaklarının bakım gerektirdiği, yapılan gözlem ve davalı Bureau Veritas tarafından 1991 yılında yapılan saç kalınlık raporlarından anlaşıldığı belirtilmiştir. Davacının selefinin bu ikazlara göre geminin tamir edilmesi gerektiğini bilmekte olduğu açıktır. Davacının selefi müflis ... Denizcilik A.Ş. bütün bu tavsiyeleri, gemideki açık ayıpları ve dolayısıyla gerekli tamir masraflarını ve sürelerini bilerek gemiyi Lizbon’da 15.06.1994 tarihinde teslim almıştır. Bu itibarla mahkemece tamir giderlerinden yalnızca gizli ayıp olan sac ve sac işçiliği giderine karar verilmesi diğer talepler açık ayıplara ilişkin olduğundan bu taleplerin reddedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
11- Yine, tamir süresi olarak 77 gün esas alınmış ise de, bu sürenin tamamı davacının isteyebileceği gizli ayıp başka deyişle, geminin saç tamirine ilişkin olmayıp, aynı zamanda aşikar ayıpların da tamir süresini kapsamaktadır. Davacı yukarıda açıklandığı üzere geminin açık ayıplarının tamiri için gereken süredeki kar kaybını değil, gizli ayıp olan saclardaki yıpranmaların tamiri gereken süredeki kazanç kaybını isteyebilecektir. Bu durumda mahkemece, tamir süresi olarak esas alınan 77 günden ne kadarının gizli ayıpların (Sac ve sac işçiliği) tamiri için gereken süre olduğu uzman bilirkişi aracılıyla tespit edilerek, tespit edilecek bu süre kadar ve davacının yukarıda açıklanan müterafik kusurunun değerlendirilmesi yapılarak kar mahrumiyetine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7604 E. 2012/12075 K.
Ortak:açık ayıp · gizli ayıp · finansal kiralama sözleşmesi · kazanç kaybı · ticari defter incelemesi · ayıp · finansal kiralama · donatan · dava şartı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaDavalı Bureau Veritas vekili, müvekkilin yaptığı «hizmet sözleşmelirinde» doğacak ihtilafların Londra’da «tahkim» yolu ile halledileceği konusunda şart olduğunu, davanın müvekkilin Türkiye dışında verdiği hizmetlere karşı açılması nedeniyle Türkiye’de şubesi davalı gösterilerek dava açılmasının doğru olmadığını, davaya bakmaya Nanterre (Fransa) Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, «finansal kiralama sözleşmesine» göre gemi «donatanının» Halk Finansal Kiralama A.Ş. olması nedeniyle davacının dava «açma ehliyetinin» bulunmadığını, «husumetin» gemi satıcısına yöneltilmesi gerektiğini, davanın «zamanaşımına» uğradığını ve talebin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Denizcilik A.Ş. ile davalı ...Ş. arasında düzenleme şeklinde bir «finansal kiralama sözleşmesinin» imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden satın alınan SEA WAGNER isimli geminin FATSA B. adı ile İstanbul Gemi Siciline kaydedilerek ...
Denizcilik A.Ş. arasında yapılan sözleşmenin gereğinin bu şirket tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle «finansal kiralama sözleşmesinin» feshedildiğini, geminin iadesi için alınan tedbir kararının geminin yurt dışına kaçırılmış olması nedeniyle uygulanmadığını, bu arada ...
Benzer bu karardaDavacı yukarıda açıklandığı üzere geminin «açık ayıplarının» tamiri için gereken süredeki kâr «kaybını» değil, «gizli ayıp» niteliğinde olan saçlardaki yıpranmaların tamiri gereken süredeki «kazanç kaybını» isteyebilecektir.
Dosyada bulunan İstanbul Liman Başkanlığı'nın yazısına göre, FATSA B gemisinin 13.09.1994 tarihinde Türk Gemi Siciline Halk Finansal Kiralama A.Ş. adına tescil edildiği, «finansal kiralama sözleşmesi» gereği kiracı tarafından ödenmesi gereken kira bedellerinin ödenmemesi nedeniyle İstanbul 6.
Davacının selefinin «finansal kiralama» yoluyla gemiyi satın alırken herhangi bir sebeple geminin geçici olarak çalışmayabileceğini ve o dönemde gelir elde edilemeyebileceğini, finansal kiralama ücretinin bir başka kaynaktan temini gerekebileceğini düşünerek «finansal kiralama sözleşmesi» yapması gerektiği ve bunun müdebbir bir «tacir» gibi davranmanın icabı olduğu kuşkusuzdur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:direnme kararı · fatura · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizce verilen bozma kararı doğrultusunda, davacının talebinin «haksız fiil sorumluluğuna» değil, BK'nun 96. maddesi kapsamında borcun kötü ifasından kaynaklanan sorumluluğa dayandığı, bu nedenle uygulanması gereken «zamanaşımı» süresinin BK'nın 125. maddesi gereği 10 yıl olduğu, dolayısıyla «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı belirtilerek, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Dairemizce bozma kararı verilen ilk hükümde direnilerek davalı Bureau Veritas aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne 5.159.368.56 USD'nin faizi ile bu davalıdan tahsiline, davalı ...Ş. hakkında verilen «husumetten» red kararı kesinleştiği için bu konuda karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca, mahkemenin «direnme» kararının yeni hüküm niteliğinde olduğu gerekçesiyle temyiz inlemesi yapılmak üzere dosya Dairemize gönderilmiştir.
… ının selefinin bu ikazlar doğrultusunda 14-16.06.1994 tarihlerinde davalı Bureau Veritas şirketine bizzat gemi üzerinde inceleme yaptırdığı ve bu surveylere ilişkin «fatura» bedellerinin davacının selefi Türkay Denizcilik A.Ş. tarafından ödendiği, davalının 3 aylık klas sertifikalarını düzenleyerek 14.06.1994 tarihinde hukuki olarak eski «donatan» adına düzenlediği, davacının selefinin gemiyi satın aldığı 15.06.1994 tarihinden sonra 16.06.1994 tarihinde geminin yeni donatanı adına yeniden düzenlediği, bu bel …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4188 E. 2019/3352 K.
Ortak:açık ayıp · gizli ayıp · kazanç kaybı · ayıp · finansal kiralama · kâr mahrumiyeti · yenileme · temlik
İncelediğiniz kararda… .125.000 USD'si özkaynaklardan, 2.850.000 USD'si Halk Leasing kredisinden sağlanarak toplam 3.975.000 USD karşılığı satın alındığını ve geminin 15.06.1994 tarihinde «teslim» edildiğini, teslim işlemleri sırasında Bureau Veritas genel merkezinden baş surveyor gelerek bazı tamirlerin yolda yapılması kaydıyla sertifikaları onayladığını, geminin Türkiye’ye geldiğinde Salah Tersanesinde bakıma alındığını, davalı Bureau Veritas’ın İstanbul «temsilcilerinin» çağrıldığını, yapılan kontrolde klas raporunun gerçeği yansıtmadığının tesbit edildiğini, davalının da kendi kayıtlarının doğru olmadığını kabul ettiğini, geminin üç kere tamire girdiğini ve ilk havuz dönemine kadar sertifikalarının «yenilendiğini», bu olaylar sonucu firma maddi kayıplara uğradığını ve tazminat haklarını geminin yeni finansal kiracısı ve «donatanı» olan davacı müvekkiline «temlik» ettiğini, uğranılan zararların tamir gideri, zaman «kaybı» («kar kaybı») ve finansal kayıplardan kaynaklandığını ileri sürerek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalması kaydıyla 5.058.000 USD alacaktan şimdilik 2.500.000 USD'nın aynen veya fiili ödeme günündeki kur karşılığının «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla davalılardan 3095 sayılı Kanun'un 4/a. maddesi gereğince yürütülecek faizi, olmadığı takdirde «reeskont faizi» ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Denizcilik A.Ş. ile davalı ...Ş. arasında düzenleme şeklinde bir «finansal kiralama sözleşmesinin» imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden satın alınan SEA WAGNER isimli geminin FATSA B. adı ile İstanbul Gemi Siciline kaydedilerek ...
Denizcilik A.Ş. arasında yapılan sözleşmenin gereğinin bu şirket tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle «finansal kiralama sözleşmesinin» feshedildiğini, geminin iadesi için alınan tedbir kararının geminin yurt dışına kaçırılmış olması nedeniyle uygulanmadığını, bu arada ...
Benzer bu karardaDavacı yukarıda açıklandığı üzere geminin «açık ayıplarının» tamiri için gereken süredeki kâr «kaybını» değil, «gizli ayıp» niteliğinde olan saçlardaki yıpranmaların tamiri gereken süredeki «kazanç kaybını» isteyebilecektir.
Bu nedenle de mahkemece «gizli ayıp» niteliğinde olmayan çelik yapı «yenileme» işlemleri ayıklandıktan sonra gizli ayıplar için kullanılan çelik miktarı ve kullanıldıkları yerler belirlenerek tamir giderlerinin hesaplanması gerekirken gizli ayıpların tamirinde kullanılan çelik miktarı ve işçilik «masrafları» belirlenmeksizin kullanılan tüm çeliklerin bedeli ile işçilik masraflarının hesaplamaya «dahil» edilmesi doğru görülmemiştir.
2-Dava, gemi üzerindeki müstehak alacaklarını ve ferilerini dava dışı Türkay Denizcilik A.Ş.'den «temlik» alan Atak Denizcilik A.Ş. tarafından, FATSA B. (önceki adı SEA WAGNER olan) gemisinin satın alınması sırasında davalı Bureau Veritas Parne şirketi tarafından düzenlenen klas kayıtlarının geminin gerçek durumunu yansıtmadığı, bu nedenle davacının zarara uğradığı iddiasına dayalı olarak tamir «masrafları», kâr kayıpları ve finansal kayıpların klas kuruluşu Bureau Veritas Parne ve «finansal kiralama» şirketi Halk Finansal Kiralama A.Ş.'den tahsili amacıyla açılan tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mahrum kalınan kâr · dahili dava · karar verilmesine yer olmadığına · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre, davalı ... yönünden verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davalı Bureau Veritas Paris hakkındaki davanın «ıslah» edilmiş hali ile kısmen kabulüne, 2.232.790 USD nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte BK nın 83. madd …
Bu nedenle de mahkemece «gizli ayıp» niteliğinde olmayan çelik yapı «yenileme» işlemleri ayıklandıktan sonra gizli ayıplar için kullanılan çelik miktarı ve kullanıldıkları yerler belirlenerek tamir giderlerinin hesaplanması gerekirken gizli ayıpların tamirinde kullanılan çelik miktarı ve işçilik «masrafları» belirlenmeksizin kullanılan tüm çeliklerin bedeli ile işçilik masraflarının hesaplamaya «dahil» edilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece, tamir süresi olarak esas alınan 77 günden ne kadarının gizli ayıpların (saç ve saç işçiliği) tamiri için gereken süre olduğu uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilerek, belirlenecek bu süre kadar kâr «mahrumiyetine» karar verilmesi gerekirken, geminin tamir için tersanede geçirdiği toplam süre nazara alınarak hesaplanan «mahrum kalınan» kardan davalı Bureau Veritas Parne’nin sorumlu tutulması yerinde görülmemiştir.
Temyiz incelemesine konu mahkemenin 17/05/2017 tarihli «son» kararında ise gelir «kaybının» 731.500,00 USD olduğu kabul edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17587 E. 2013/1886 K.
Ortak:haksız fiil sorumluluğu · zamanaşımı defi · haksız fiil · zamanaşımı · husumet · dava şartı · zamanaşımı var · Deniz Ticaret
İncelediğiniz karardaDavalı Bureau Veritas vekili, müvekkilin yaptığı «hizmet sözleşmelirinde» doğacak ihtilafların Londra’da «tahkim» yolu ile halledileceği konusunda şart olduğunu, davanın müvekkilin Türkiye dışında verdiği hizmetlere karşı açılması nedeniyle Türkiye’de şubesi davalı gösterilerek dava açılmasının doğru olmadığını, davaya bakmaya Nanterre (Fransa) Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, «finansal kiralama sözleşmesine» göre gemi «donatanının» Halk Finansal Kiralama A.Ş. olması nedeniyle davacının dava «açma ehliyetinin» bulunmadığını, «husumetin» gemi satıcısına yöneltilmesi gerektiğini, davanın «zamanaşımına» uğradığını ve talebin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2- Davalı Bureau Veritas-Paris vekilinin temyiz itirazlarına gelince; öncelikle davalı vekili henüz karar tebliğ edilmeden 22.06.2009 tarihli dilekçesi ile mahkeme kararının, görev, «yetki», «husumet», «zamanaşımı», hukuki ihtilafın vasfı ve mahiyetinin tayini, taraf sorumluluğunun tayini, tazminat miktarının belirlenmesi başta olmak üzere pek çok maddi vakıalar ve kanun hükümlerine açıkça aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, müvekkili ile davacı arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığını, davanın öncelikle «husumetten» reddinin gerektiğini, müvekkili ile dava dışı ...
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizce verilen bozma kararı doğrultusunda, davacının talebinin «haksız fiil sorumluluğuna» değil, BK'nun 96. maddesi kapsamında borcun kötü ifasından kaynaklanan sorumluluğa dayandığı, bu nedenle uygulanması gereken «zamanaşımı» süresinin BK'nun 125. maddesi gereği 10 yıl olduğu, dolayısıyla «zamanaşımı definin» yerinde olmadığı belirtilerek, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Dairemizce bozma kararı verilen ilk hükümde direnilerek davalı Bureau Veritas aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne 5.159.368.56 USD'nin faizi ile bu davalıdan tahsiline, davalı ...Ş. hakkında verilen «husumetten» red kararı kesinleştiği için bu konuda karar verilmesine yer dair tesis edilen karar, davalı Bureau Veritas vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/9792 E. , 2010/807 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 16.09.2008 tarih ve 2005/424-2008/266 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ve davalılardan Bureau Veritas Paris'e izafeten Breau Veritas Türkiye temsilciliği tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15.12.2009 gününde davacı avukatları ... ve ... ile davalılardan Halk Finansal Kiralama A.Ş. Avukatı ... ve diğer davalı avukatı M.... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, halen tasfiye halinde bulunan ... Denizcilik A.Ş. ile davalı ...Ş. arasında düzenleme şeklinde bir finansal kiralama sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden satın alınan SEA WAGNER isimli geminin FATSA B. adı ile İstanbul Gemi Siciline kaydedilerek ... Denizcilik A.Ş.'ne tahsis edildiğini ve şirketin geminin donatanı olduğunu, gemi alınırken davalı Bureau Veritas tarafından düzenlenen klas surveylerinin incelendiğini, geminin 1992 yılının Ekim ayında Special Survey’den geçtiği ve 1997 yılı Ekim ayına kadar klas belgesi verildiğinin anlaşıldığını, geminin ... Denizcilik A.Ş. yetkilileri tarafından 06.12.1993 tarihinde Bombay’da incelendiğini ve geminin yeni Special Survey’den geçtiği için 3.500.000 USD civarında bedel ile alınabileceğinin rapor edildiğini, ayrıca davalı Bureau Veritas’ın yan kuruluşu aracılıyla 17.12.1993 tarihinde rapor düzenlendiğini, Halk Finansal Kiralama A.Ş.nin eksperinin de olumlu raporu üzerine geminin 1.125.000 USD'si özkaynaklardan, 2.850.000 USD'si Halk Leasing kredisinden sağlanarak toplam 3.975.000 USD karşılığı satın alındığını ve geminin 15.06.1994 tarihinde teslim edildiğini, teslim işlemleri sırasında Bureau Veritas genel merkezinden baş surveyor gelerek bazı tamirlerin yolda yapılması kaydıyla sertifikaları onayladığını, geminin Türkiye’ye geldiğinde Salah Tersanesinde bakıma alındığını, davalı Bureau Veritas’ın İstanbul temsilcilerinin çağrıldığını, yapılan kontrolde klas raporunun gerçeği yansıtmadığının tesbit edildiğini, davalının da kendi kayıtlarının doğru olmadığını
kabul ettiğini, geminin üç kere tamire girdiğini ve ilk havuz dönemine kadar sertifikalarının yenilendiğini, bu olaylar sonucu firma maddi kayıplara uğradığını ve tazminat haklarını geminin yeni finansal kiracısı ve donatanı olan davacı müvekkiline temlik ettiğini, uğranılan zararların tamir gideri, zaman kaybı (kar kaybı) ve finansal kayıplardan kaynaklandığını ileri sürerek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalması kaydıyla 5.058.000 USD alacaktan şimdilik 2.500.000 USD'nın aynen veya fiili ödeme günündeki kur karşılığının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalılardan 3095 sayılı Kanun'un 4/a. maddesi gereğince yürütülecek faizi, olmadığı takdirde reeskont faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 10.06.2004 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 5.681.271,72 USD'nin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, müvekkili ile davacı arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığını, davanın öncelikle husumetten reddinin gerektiğini, müvekkili ile dava dışı ... Denizcilik A.Ş. arasında yapılan sözleşmenin gereğinin bu şirket tarafından yerine getirilmemesi nedeniyle finansal kiralama sözleşmesinin feshedildiğini, geminin iadesi için alınan tedbir kararının geminin yurt dışına kaçırılmış olması nedeniyle uygulanmadığını, bu arada ... Denizcilik A.Ş.'nin iflasına dair kararın kesinleştiğini, müvekkilinin itirazı üzerine geminin masadan tefrikine karar verildiğini, müvekkilinin gemiyi Türkiye’ye getirmek için büyük masraflar yaptığını, ... Denizcilik A.Ş. ile davacı ortaklarının aynı olması nedeniyle temlik işleminin de geçersiz olduğunu, geminin alım ve satımında müvekkilinin müdahil olmadığını, kaldıki temlik eden ...
Denizcilik A.Ş.'nin müvekkilini ibra ettiğini, hak düşürücü/zamanaşımı sürelerinin geçtiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Bureau Veritas vekili, müvekkilin yaptığı hizmet sözleşmelirinde doğacak ihtilafların Londra’da tahkim yolu ile halledileceği konusunda şart olduğunu, davanın müvekkilin Türkiye dışında verdiği hizmetlere karşı açılması nedeniyle Türkiye’de şubesi davalı gösterilerek dava açılmasının doğru olmadığını, davaya bakmaya Nanterre (Fransa) Mahkemesi'nin yetkili olduğunu, finansal kiralama sözleşmesine göre gemi donatanının Halk Finansal Kiralama A.Ş. olması nedeniyle davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığını, husumetin gemi satıcısına yöneltilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını ve talebin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul 4 ncü Asliye Ticaret Mahkemesi'nce, tüm dosya kapsamına göre davanın TTK’nun 4.kitabında yer alan deniz ticareti ile ilgili olarak bir geminin alım satımı sırasında yapılan klas işlemi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olduğu, dava devam ederken 20.04.2004 tarihli 5136 Sayılı Kanun gereğince TTK’nun 4.maddesi değiştirilerek bu Yasa'nın 4.kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak üzere ihtisas mahkemeleri kurulduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Deniz İhtisas Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.06.2005 tarihli kararı ile mahkeme kararı onanmıştır. Görevli mahkemece yapılan yargılama sonucunda iddia, savunma,toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...Ş.
hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine, davalı Bureau Veritas aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 5.159.368.56 USD'nin faizi ile bu davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı Bureau Veritas vekili temyiz etmiş, mahkemece 17.07.2009 tarihli karar ile davalı Bureau Veritas vekili Avukat ...’nin yaptığı temyiz talebinin reddine karar verilmiştir. Ret kararını davalı Bureau Veritas vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkeme kararı davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş ise de, 06.10.2009 havale tarihli dilekçe ile davalı ... Finans Kiralama A.Ş. yönünden yapılan temyiz isteminden feragat edilmiştir. Temyiz isteminden feragat edilmesine ilişkin dilekçeye ekli vekâletnamede vekile temyizden feragat etme yetkisinin tanınmış olduğu görülmüştür. HUMK.nun 91 nci maddesine göre feragat, iki taraftan birinin netice-i talebinden vazgeçmesidir. Bu itibarla, usulüne uygun bulunan feragat nedeniyle davacının temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı Bureau Veritas-Paris vekilinin temyiz itirazlarına gelince; öncelikle davalı vekili henüz karar tebliğ edilmeden 22.06.2009 tarihli dilekçesi ile mahkeme kararının, görev, yetki, husumet, zamanaşımı, hukuki ihtilafın vasfı ve mahiyetinin tayini, taraf sorumluluğunun tayini, tazminat miktarının belirlenmesi başta olmak üzere pek çok maddi vakıalar ve kanun hükümlerine açıkça aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. Mahkemece 17.07.2009 tarihli karar ile davalı vekilinin temyiz isteminin usulüne uygun vekaletname ibraz edilmediğinden reddine karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı vekili tarafından usulüne uygun vekaletname ibraz edilmek suretiyle temyiz edilmiştir. HUMK.67.
maddesi, vekâletnamenin aslını veya örneğini vermeyen vekil dava açamaz ve yargılama ile ilgili hiçbir görev yapamaz. Şu kadar ki, gecikmesinde zarar umulan hallerde mahkeme vereceği kesin bir süre içinde vekaletnamesini getirmek şartı ile vekilin dava açmasına veya usul işlemleri yapmasına izin verebileceği hükmüne haizdir. Bu itibarla Dairemizin bu konudaki uygulamasına göre mahkemece, davalı vekiline usulüne uygun vekaletnamesini ibraz etmesi için kesin süre vermesi ve oluşacak sonucuna göre bir karar vermesi gerekirken, doğrudan davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden, mahkemenin 17.07.2009 tarihli davalı Bureau Veritas vekilinin temyiz isteminin reddine dair kararın bozulması ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının süresinde verilen 22.06.2009 tarihli temyiz dilekçesinde ileri sürülen ve dosyanın incelenmesi açısından yeterli temyiz itirazları içeren dilekçe yönünden incelenmesine ve fakat süresinde verilmeyen ek temyiz dilekçesinin ise temyiz incelemesinde dikkate alınmamasına karar vermek gerekmiştir.
3- İşin esasının incelenmesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, mahkemece 12.10.2001 tarihli ara kararı ile Temlik eden ... Denizcilik A.Ş. ile davalı arasında yazılı tahkim sözleşmesi olmaması nedeniyle tahkim itirazının, davalılardan birinin Türkiye’de ikametgahı olması nedeniyle yetki itirazının reddinde bir usulsüzlük olmamasına göre, davalı Bureau Veritas vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
4- Dava, gemi üzerindeki müstehak alacaklarını ve ferilerini dava dışı ... Denizcilik A.Ş.'den temlik alan ...Denizcilik A.Ş. tarafından açılan, FATSA B. (önceki adı SEA WAGNER olan) gemisinin satın alınması sırasında davalı Bureau Veritas firması tarafından düzenlenen klas kayıtlarının geminin gerçek durumunu yansıtmadığı, bu nedenle davacının zarara uğradığı iddiasına dayalı tamir masrafları, kar kayıpları ve finansal kayıpların hem klas kuruluşu Bureau Veritas hem de Finansal kiralama şirketi Halk Finansal Kiralama A.Ş.'den tahsili için açılan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı Bureu Veritas firması hem cevap dilekçesinde hem de davacı tarafından yapılan ıslaha karşı beyanında davacının talebinin BK.nun 41-55 ve 60. maddeleri uyarınca zamanaşımına uğradığını savunmuştur. Mahkemece karara esas alınan 24.06.2008 tarihli 4. bilirkişi raporunun 11. sayfasında, ... Denizcilik A.Ş.'nin talebiyle davalı Bureau Veritas’ın gemide survey yaptığı, survey sonucuna göre gemi belgelerini düzenlediği, Bureau Veritas ve onun yan kuruluşu TECNITAS tarafından düzenlenen faturalar ... Denizcilik A.Ş. tarafından ödendiği gerekçesiyle davacının selefi ... Denizcilik A.Ş. ile davalı Bureau Veritas arasında sözleşme ilişkisinin mevcut olduğu bu nedenle davacının talebinin haksız fiil sorumluluğuna değil, BK.nun 96.
maddesi kapsamında borcun kötü ifasından kaynaklanan sorumluluğa dayandığı ve bu nedenle de uygulanması gereken zamanaşımı süresinin BK.nun 125. maddesinde zikredilen 10 yıllık genel zamanaşımı olduğu mütalaa edilmiştir. Ancak mahkemece ne ara kararında ne de gerekçeli kararda zamanaşımı defi üzerinde durularak olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiştir. Bu itibarla mahkemece öncelikle davalı vekilinin zamanaşımı def’i HUMK.77. ve 221. maddeleri gereği değerlendirilip, tarafların bu konudaki iddia ve savunmaları incelenerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan ve bir sonuca varılmadan karar verilmesi doğru olmamıştır.
5- Kabul şekline göre ise, geminin satın alınmasından önceki dönemde, davacının selefi ... Denizcilik A.Ş. Tarafından 16.03.1993 tarihinde Hindistan/Bombay’da kendi teknik ve operasyon müdürüne yaptırdığı inceleme sonucu düzenlenen raporda, gemide kötü bakıma rağmen kontrol altına alınamayacak durum olmadığı belirtilmiş, daha sonra ... Denizcilik A.Ş. tarafından davalının yan kuruluşu TECHNITAS firmasına yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen 17.12.1993 tarihli raporda, incelemenin davalı klas kuruluşunun kayıtları üzerinden yapıldığı ancak geminin gerçek durumunun tespiti için, gemi üzerinde survey incelemesi ve gemi yapı elemanlarının kalınlıklarının ölçümünün yapılması gerektiği belirtilmiş, Halk Finansal Kiralama A.Ş.
tarafından Brezilya-Salvador/Aratu limanında 24.03.1994 tarihinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen 04.04.2003 tarihli raporda da, teknenin vinç evleri ve ambar kapaklarının bakım gerektirdiği, yapılan gözlem ve davalı Bureau Veritas tarafından 1991 yılında yapılan saç kalınlık raporlarından anlaşıldığı belirtilmiştir. Satın alma işlemi öncesinde tedbirli bir tacir gibi davranarak ön araştırmalar yapan davacının selefinin anılan raporlarda belirtilen ikazlara göre, satın almayı düşündüğü dava konusu geminin tamiri gerektiğini bildiğinin kabulü gerekir. Davacının selefi ... Denizcilik A.Ş. bütün tavsiyeleri, gemideki açık ayıpları ve dolayısıyla gerekli tamir masraflarını ve sürelerini bilerek gemiyi Lizbon’da 15.06.1994 tarihinde teslim almış ve gemi sac kalınlıklarının ölçülmesi için herhangi bir kuruluşa müracaat etmemiştir.
Halbuki, davacı gemiyi teslim aldığı sırada kalınlık azalması olabileceğini en azından TECHNITAS
raporundaki ikazı gözeterek düşünmeli ve buna göre hareket etmeliydi. Nitekim gemi teslim alındıktan sonra Taşel Deniz Mühendisliğince düzenlenen 14.12.1994 tarihli raporda da gemi saclarında yer yer %80’lere varan kalınlık kaybının bulunduğu tesbit edilmiştir. Bununla beraber davalı Bureau Veritas’ın da geminin fiili durumunu özellikle yan kuruluşu TECHNİTAS’ın raporundaki ikaz nedeniyle sac kalınlığına ilişkin olarak gereken incelemeyi yapmalı veya yapılması gerektiği yönünde davacının selefini uyarmak ve net bir görüş bildirmesi gerekirken, geminin alımı esnasında fiili durumu belgelere açıkça yansıtmamış, geminin tamirleri başlamadan gerçek durumu bir seferde ortaya koymamış, doğru karar alınmamasına neden olmuştur.
Nitekim, 09.09.1994 tarihinde ... Denizciliğe geminin hurdaya ayrılmasının mı, yoksa tamir edilmesinin mi istendiğini dahi sormuş, adeta ihmali davranışını benimsemiştir. Mahkemece, geminin satın alınması aşamasında yaşanan ve her iki tarafa yönelik olarak yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmak suretiyle davacının selefi ... Denizcilik A.Ş.'nin geminin satın alınması aşamasında müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının uzman bilirkişiden alınacak rapora göre tespiti gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
6- Ayrıca, mahkemece Finansal Kiralama ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Dosyada bulunan İstanbul Liman Başkanlığının 16.11.2000 tarihli yazısında, FATSA B gemisinin 13.09.1994 tarihinde Türk gemi siciline Halk FK adına tescil edildiği, finansal kiralama sözleşmesinin kiracı tarafından kira bedellerinin ödenmemesi nedeniyle İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1995/2214 D.İş. dosyası ile 21.12.1995 tarihinde gemi üzerine tedbir konulduğu, Beyoğlu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.04.1996 gün ve 95/718-207 sayılı iflas kararı ile finansal kiracının işletmecilik hakkının 13.09.1996 tarihinde terkin edildiği, geminin 24.07.1997 tarihinde malik Halk FK tarafından üçüncü şahsa satıldığı ve 25.11.1999 tarihinde de yurt dışına satılması nedeniyle sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının finansal kiralama yoluyla gemiyi satın almaya kalkışırken herhangi bir sebeple geminin geçici olarak çalışmayabileceğini ve o dönemde gelir elde edilemeyebileceğini finansal kiralama ücretinin bir başka kaynaktan temini gerekebileceğini düşünerek finansal kiralama sözleşmesi yapması gerektiği ve bunun müdebbir bir tacir gibi davranmanın icabı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan somut olayda davacı tamir süresinde çalışılamadığından dolayı finansal kiralama ücretinin ödenemediğini ve bu dönemdeki finansman sıkıntısının varlığını ve tüm girişimlere rağmen kaynak bulunamadığını ve temerrüde düşüldüğünü, sözleşmenin feshine davalının kusurlu eyleminin yol açtığını bir başka ifadeyle zararla davalının düzenlediği klas raporunun gerçeği aksettirmediği yani sözleşmenin temerrüt nedeniyle feshi ile davalının ihmali hareketi arasında uygun bir illiyet bağının bulunduğunu usulen kanıtlamamış olmasına göre mahkemece davacının ödediği finansal kiralama ücretinin davalı klas kuruluşundan tahsili talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kaldı ki, davacının selefinin yaptığı ödemeler kira karşılığı yapılan ödemeler olduğundan çalışılan dönem için ödenen kiraların tazminat olarak istenmesi de mümkün değildir.
7- Yine mahkemece, gemi için ödenen sigorta primlerinin de davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, geminin sigorta primleri gemi için yapılması zorunlu masraflardandır. Aksi halde, geminin denize açılması yük kabul etmesi mümkün değildir. Davacı tarafından ticari bir zorunluluk olarak yaptırdığı sigorta primlerinin davalıdan tahsili talebinin de açıklanan nedenlerle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
8- Öte yandan, davacı tarafından yapılan tamir giderlerinden bir kısmı Türk Lirası olarak yapıldığı halde USD. olarak karar altına alınma sebebinin ne bilirkişi raporunda ne de mahkeme gerekçesinde açıklanmaması da doğru görülmemiştir.
9- Yine, geminin toplam 77 gün tamirde kaldığı dönem için gelir kaybı hesabı yapılırken, karara esas alınan 24.06.2008 tarihli 4. bilirkişi raporunda geminin günlük gelirinin 9.500 USD, günlük giderinin 3.250 USD olduğu, buna göre günlük net karının 6.250 USD olduğu kabul edilerek kazanç kaybı hesabı yapılmış ise de, bilirkişi raporu somut verilere dayanmadığından yetersizdir. Bu itibarla mahkemece, günlük kazanç ve giderin davacının ticari defterleri incelenerek daha önceki dönemlerde geminin günlük kazancının ne olduğunun belirlenmesi yada o tarih itibariyle emsal charter sözleşmeleri dikkate alınmak suretiyle belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
10- Ayrıca, geminin satın alınmasından önce ... Denizcilik A.Ş. tarafından 16.03.1993 tarihinde Hindistan/Bombay’da kendi teknik ve operasyon müdürüne yaptırdığı inceleme sonucu düzenlenen raporda, gemide kötü bakıma rağmen kontrol altına alınamayacak durum olmadığı belirtilmiş, yine ... Denizcilik A.Ş. tarafından TECHNITAS firmasına yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen 17.12.1993 tarihli raporda, incelemenin davalı klas kuruluşunun kayıtları üzerinden yapıldığı, geminin gerçek durumunun tesbiti için, gemi üzerinde survey incelemesi ve gemi yapı elemanlarının kalınlıklarının ölçümü yapılması gerektiği belirtilmiş, Halk Finansal Kiralama tarafından Brezilya-Salvador/Aratu limanında 24.03.1994 tarihinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen 04.04.2003 tarihli raporda da, teknenin vinç evleri ve ambar kapaklarının bakım gerektirdiği, yapılan gözlem ve davalı Bureau Veritas tarafından 1991 yılında yapılan saç kalınlık raporlarından anlaşıldığı belirtilmiştir.
Davacının selefinin bu ikazlara göre geminin tamir edilmesi gerektiğini bilmekte olduğu açıktır. Davacının selefi müflis ... Denizcilik A.Ş. bütün bu tavsiyeleri, gemideki açık ayıpları ve dolayısıyla gerekli tamir masraflarını ve sürelerini bilerek gemiyi Lizbon’da 15.06.1994 tarihinde teslim almıştır. Bu itibarla mahkemece tamir giderlerinden yalnızca gizli ayıp olan sac ve sac işçiliği giderine karar verilmesi diğer talepler açık ayıplara ilişkin olduğundan bu taleplerin reddedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
11- Yine, tamir süresi olarak 77 gün esas alınmış ise de, bu sürenin tamamı davacının isteyebileceği gizli ayıp başka deyişle, geminin saç tamirine ilişkin olmayıp, aynı zamanda aşikar ayıpların da tamir süresini kapsamaktadır. Davacı yukarıda açıklandığı üzere geminin açık ayıplarının tamiri için gereken süredeki kar kaybını değil, gizli ayıp olan saclardaki yıpranmaların tamiri gereken süredeki kazanç kaybını isteyebilecektir. Bu durumda mahkemece, tamir süresi olarak esas alınan 77 günden ne kadarının gizli ayıpların (Sac ve sac işçiliği) tamiri için gereken süre olduğu uzman bilirkişi aracılıyla tespit edilerek, tespit edilecek bu süre kadar ve davacının yukarıda açıklanan müterafik kusurunun değerlendirilmesi yapılarak kar mahrumiyetine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle HUMK.nun 432/4 maddesi uyarınca davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Bureau Veritas vekilinin temyiz isteminin kabulü ile mahkemenin temyiz isteminin reddine dair 17.07.2009 tarihli kararının bozularak ortadan kaldırılmasına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Bureau Veritas vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Bureau Veritas vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, (5), (6), (7), (8), (9), (10) ve (11) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı Bureau Veritas vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kabul şekline göre kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalı Bureau Veritas'a verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 1,55 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Bureau Veitas'a iadesine, 26.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008212400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz