Tekel hakkı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4394 E. 2019/4065 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tekel hakkı↗ zararın ispatı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre asıl dava kesinleşmiş olduğundan yeniden karar tesisine yer olmadığına, birleşen dosya davalısı ETT Telekominikasyon Sistemleri ve Ticareti A.Ş. hakkındaki davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Birleşen dava, taraflar arasında imzalanan abonman sözleşmesi kapsamında davalı yana tahsis edilen hatların kullanımı suretiyle internet üzerinden ses aktarımı yöntemi ile davacı tekel hakkının ihlal edildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davacı yanın zarara uğradığı iddiası ve zararı kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Davalının yasa ve sözleşmeye aykırı olarak davacıya verdiği zarar nedeniyle tazminat hesabı yapılabilmesi için ihlalde bulunduğu dönemin, bu dönemde yaptığı ihlalin sayısının, niteliğinin belirlenmesi gerekmekte olup, bunun için davalının teknik imkanları, ihlale ilişkin tespit tarihleri, internet yolu ile ne kadarlık süre ve sayıda ses iletimi yapabileceği hususlarının nazara alınarak ve ses iletiminin ücretlendirilmesinde Türk Telekom A.Ş. tarafından milletlerarası görüşmelerde en sık uygulanan tarife hükümleri esas alınarak hesaplamanın yapılması, davacının davalının ihlali nedeniyle sarf etmediği giderler veya elde ettiği faydalar varsa bunların da tazminattan indirilmesi suretiyle davacının davalının yasa ve sözleşmeye aykırı ihlali nedeniyle uğrayabileceği zararın bu şekilde hüküm altına alınması gerekir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Yasa'nın 42. maddesi “zararın hakiki miktarını ispat etmek mümkün olmadığı takdirde hakim, halin mutat cereyanını ve mutazarrır olan tarafın yaptığı tedbirleri nazara alarak onu adalete tevfikan tayin eder." hükmünü haiz olup, zararın miktarının ispat edilemediği durumlarda hakim halin icabına göre münasip bir tazminata hükmeder.
Bu itibarla mahkemece, davalının, davacıya ait ses iletim hakkını ihlal ettiği belirlendiğine göre, yukarıda açıklandığı şekilde zararın miktarının tespitinin mümkün olmaması halinde davacı zararının 818 sayılı BK'nın 42. maddesi çerçevesinde belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde davacının zararını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemizin 19.06.2017 tarih 2016/491 E 2017/3853 K sayılı onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/397 E. 2011/17559 K.
Ortak:tekel hakkı
İncelediğiniz kararda… taraflar arasında imzalanan abonman sözleşmesi kapsamında davalı yana tahsis edilen hatların kullanımı suretiyle internet üzerinden ses aktarımı yöntemi ile davacı «tekel hakkının» ihlal edildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davacı yanın zarara uğradığı iddiası ve zararı kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddi …
Benzer bu karardaTelekomunikasyon ve İletişim San.Tic.Ltd.Şti. tarafından Türk Telekom A.Ş.ne karşı açılan «muarazanın giderilmesi» ve «teminat mektubunun» nakte çevrilmesinin tedbiren durdurulması istemine ilişkin olarak Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda anılan mahkemece 406 sayılı Yasa ile davalıya tanınan ses «tekeli hakkının» davacı tarafından ihlal edildiği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiş, bu kararın davacı ......Ltd.Şti. tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muarazanın giderilmesi · teminat mektubu · teminat
Benzer bu karardaTelekomunikasyon ve İletişim San.Tic.Ltd.Şti. tarafından Türk Telekom A.Ş.ne karşı açılan «muarazanın giderilmesi» ve «teminat mektubunun» nakte çevrilmesinin tedbiren durdurulması istemine ilişkin olarak Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda anılan mahkemece 406 sayılı Yasa ile davalıya tanınan ses «tekeli hakkının» davacı tarafından ihlal edildiği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiş, bu kararın davacı ......Ltd.Şti. tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10926 E. 2012/2275 K.
Ortak:zararın ispatı
İncelediğiniz kararda… e zararın miktarının tespitinin mümkün olmaması halinde davacı zararının 818 sayılı BK'nın 42. maddesi çerçevesinde belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde davacının «zararını ispat» edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemizin 19.06.2017 tarih 2016/49 …
Benzer bu kararda… arının tam olarak hesaplanmasının mümkün olmadığı, tazminata hükmedilmesi için zararın somut ve hesaplanabilir olmasının gerektiği, mevcut delillerle bir zarar veya «kazanç kaybı» tespiti mümkün olmadığı, BK 42 ve 43. maddesine göre de «zararın ispatının» davacıya ait olduğu, zararın varlığının tespiti söz konusu olmadığından bu maddelerin değerlendirilmesinin söz konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine kara …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kazanç kaybı · kâr kaybı · protokol · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… arının tam olarak hesaplanmasının mümkün olmadığı, tazminata hükmedilmesi için zararın somut ve hesaplanabilir olmasının gerektiği, mevcut delillerle bir zarar veya «kazanç kaybı» tespiti mümkün olmadığı, BK 42 ve 43. maddesine göre de «zararın ispatının» davacıya ait olduğu, zararın varlığının tespiti söz konusu olmadığından bu maddelerin değerlendirilmesinin söz konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine kara …
Davacı tarafından noter aracılığıyla 11.06.2004 tarihinde yaptırılan tespit sonucu İstanbul Yıldız Teknik Üniveritesi Elektrik-Elektronik Fakültesi Öğretim «görevlisi» Prof.
Galip Cansever raporunda, davalının VoIP (internet «protokolü» üzerinden ses iletimi) yaptığının tespit edildiğini bildirdiği, yine mahkemece yargılama sırasında alınan raporlarda dahi teknik olarak yapılan tespitte de belirtildiği üzere davalının internet protokolü üzerinden ses iletimi yaptığının bildirildiği anlaşılmıştır.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11654 E. 2010/902 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3392 E. 2014/10467 K.
Ortak:zararın ispatı
İncelediğiniz kararda… e zararın miktarının tespitinin mümkün olmaması halinde davacı zararının 818 sayılı BK'nın 42. maddesi çerçevesinde belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde davacının «zararını ispat» edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemizin 19.06.2017 tarih 2016/49 …
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalının eylemi sebebiyle uğradığı «zararı ispat» edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Ancak, Dairemizin 14838/16989 E/K sayılı bozma ilamında davalının davacıya ait ses iletim hakkını ihlal ettiği belirtilmiş, mahkemece Dairemiz bozmasına uyulduktan sonra sonra yapılan yargılamada mahkemece bu husus kabul edilmekle birlikte davacının davalının «haksız eylemi» nedeniyle uğradığı «zararı ispat» edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 Sayılı Yasa'nın 42 .maddesi “zararın hakiki miktarını ispat etmek mümkün olmadığı takdirde hakim, halin mutat cereyanını ve mutazarrır olan tarafın yaptığı tedbirleri nazara alarak onu adalete tevfikan tayin eder." hükmünü haiz olup, «zararın ispat» edilmediği durumlarda hakim halin icabına göre münasip bir tazminata hükmeder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız eylem
Benzer bu kararda2-Ancak, Dairemizin 14838/16989 E/K sayılı bozma ilamında davalının davacıya ait ses iletim hakkını ihlal ettiği belirtilmiş, mahkemece Dairemiz bozmasına uyulduktan sonra sonra yapılan yargılamada mahkemece bu husus kabul edilmekle birlikte davacının davalının «haksız eylemi» nedeniyle uğradığı «zararı ispat» edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda da davacı, davalının «haksız eylemi» nedeniyle uğradığı «zararı ispat» edemediğine göre mahkemece, anılan Yasa hükmü çerçevesinde bir değerlendirme yapılması gerekirdi.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4673 E. 2021/4938 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · kâr kaybı · avans faizi
Benzer bu kararda… larak gözönüne alınarak yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu, bilirkişilerin yapmış oldukları hesaplamaların makul ve gerekçeli olduğu, davacının gelir «kaybının» yapılan hesaplama sonucu 2.501,48 TL olarak hesaplandığı, bu durumunun Borçlar Kanunun 42. maddesi kapsamında değerlendirildiğinden «hakkaniyete» de uygun olacağı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, davanın 2.501,48 TL üzerinden kabulüne, bu miktara 20.07.2003 tarihinden «avans faizi» uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14838 E. 2011/16989 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · kâr kaybı · ıslah · ibraz · kesin hüküm
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesince yaptırılan «delil tespiti» sonucunda davalının kendisine tahsis edilen data hatlarından aldığı ses trafiğini (VOIP) PRI hatlarına aktardığının bu şekilde yasalara aykırı olarak ses iletimi yapıldığının tespit edildiğini, davalı şirketin 406 sayılı Yasa ve sözleşmeye aykırı olarak ses iletmek suretiyle üçüncü kişilere düşük ücretle telefon görüşmeleri yaptırması sonucu müvekkilinin büyük zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 135.171.066.015 TL.'nin görüşmelerin başladığı 20.07.2003 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 05.07.2004 tarihli «ıslah» dilekçesi ile talebini 2.527.831.341.693 TL.'ye yükseltmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre davalının internet üzerinden ses iletimi yaptığının «kesin» olarak söylenmesinin mümkün olmadığı, yaptı ise nasıl, ne şekilde ve ne kadar süre ile yaptığının belirlenemediği, tespit sırasında belirlenmeyen bu bilgilerin teknik olarak sonradan tespit edilemeyeceği, zarar miktarının bu verilere göre tespitinin mümkün olmadığı, yurtdışı görüşmelere ilişkin kayıtların en fazla 1 yıl saklandığı için «ibraz» edilemediğinin davacı vekilince bildirildiği, zararın niteliği ve miktarı, davalının zararı nasıl oluşturduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar ve …
… heyeti raporunda da, PRI hatlarındaki ses trafiğinin yurtdışı 3. taraf ses trafiği olduğu, davacının, davalının anlaşma ve yasalar hilafına hareketi nedeniyle gelir «kaybına» uğradığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4394 E. , 2019/4065 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 15/10/2015 gün ve 2014/329 - 2015/774 sayılı kararı onayan Daire'nin 19/06/2017 gün ve 2016/491 - 2017/3853 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davada müvekkili tarafından abonman sözleşmesi ile davalılara tahsis edilen hatların kullanılması yoluyla 406 sayılı Yasa ve sözleşme hükümlerine aykırı olarak internet üzerinden ses iletimi sağlanması yoluyla 3. kişilere düşük ücretle telefon görüşmeleri yaptırdıklarını, davalıların bu eylemleri nedeniyle müvekkilinin zarara uğratıldığını ileri sürerek 1.857.258.816.880 TL'nin ayrı ayrı davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre asıl dava kesinleşmiş olduğundan yeniden karar tesisine yer olmadığına, birleşen dosya davalısı ETT Telekominikasyon Sistemleri ve Ticareti A.Ş. hakkındaki davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Birleşen dava, taraflar arasında imzalanan abonman sözleşmesi kapsamında davalı yana tahsis edilen hatların kullanımı suretiyle internet üzerinden ses aktarımı yöntemi ile davacı tekel hakkının ihlal edildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davacı yanın zarara uğradığı iddiası ve zararı kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Davalının yasa ve sözleşmeye aykırı olarak davacıya verdiği zarar nedeniyle tazminat hesabı yapılabilmesi için ihlalde bulunduğu dönemin, bu dönemde yaptığı ihlalin sayısının, niteliğinin belirlenmesi gerekmekte olup, bunun için davalının teknik imkanları, ihlale ilişkin tespit tarihleri, internet yolu ile ne kadarlık süre ve sayıda ses iletimi yapabileceği hususlarının nazara alınarak ve ses iletiminin ücretlendirilmesinde Türk Telekom A.Ş.
tarafından milletlerarası görüşmelerde en sık uygulanan tarife hükümleri esas alınarak hesaplamanın yapılması, davacının davalının ihlali nedeniyle sarf etmediği giderler veya elde ettiği faydalar varsa bunların da tazminattan indirilmesi suretiyle davacının davalının yasa ve sözleşmeye aykırı ihlali nedeniyle uğrayabileceği zararın bu şekilde hüküm altına alınması gerekir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı Yasa'nın 42. maddesi “zararın hakiki miktarını ispat etmek mümkün olmadığı takdirde hakim, halin mutat cereyanını ve mutazarrır olan tarafın yaptığı tedbirleri nazara alarak onu adalete tevfikan tayin eder." hükmünü haiz olup, zararın miktarının ispat edilemediği durumlarda hakim halin icabına göre münasip bir tazminata hükmeder.
Bu itibarla mahkemece, davalının, davacıya ait ses iletim hakkını ihlal ettiği belirlendiğine göre, yukarıda açıklandığı şekilde zararın miktarının tespitinin mümkün olmaması halinde davacı zararının 818 sayılı BK'nın 42. maddesi çerçevesinde belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde davacının zararını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemizin 19.06.2017 tarih 2016/491 E 2017/3853 K sayılı onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 19.06.2017 tarih, 2016/491 Esas 2017/3853 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 22/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/512973000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz