Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4673 E. 2021/4938 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakkaniyet↗ kâr kaybı↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; toplam trafiğin %80 kadarının davacı tarafa gelebilecek olmasının makul bulunduğu, anılan telefon trafiği için davacı tarafından eylemin gerçekleşmesini sağlayan maliyetlerin %15 minimum ortalama olarak gözönüne alınarak yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu, bilirkişilerin yapmış oldukları hesaplamaların makul ve gerekçeli olduğu, davacının gelir kaybının yapılan hesaplama sonucu 2.501,48 TL olarak hesaplandığı, bu durumunun Borçlar Kanunun 42. maddesi kapsamında değerlendirildiğinden hakkaniyete de uygun olacağı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, davanın 2.501,48 TL üzerinden kabulüne, bu miktara 20.07.2003 tarihinden avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davalıya tahsis edilen data hatlarından yasa ve sözleşmeye aykırı olarak ses iletimi yapılması suretiyle davalının düşük ücretle telefon görüştürmeleri yaptırması sonucu uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, 29.11.2016 tarihli bilirkişi raporuna istinaden ve BK 42. maddesi uyarınca davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizce onanmış ise de; Mahkemece davanın reddi yönünde verilen önceki tarihli kararlar sırasıyla; Dairemizin 2011/148 E-16989 K. ve 2014/3392 E-10467 K. sayılı ilamları ile bozulmuştur.
Dairemizin 2011/148 E-16989 K sayılı ilamında, davalının davacıya ait ses iletimi hakkını ihlal ettiği sonucuna varılarak, davalının yasa ve sözleşmeye aykırı olarak davacıya verdiği zarar nedeniyle tazminat hesabı yapılabilmesi için ihlalde bulunulan dönem ile bu dönemde yapılan ihlal sayısı ve niteliğinin belirlenmesi gerekmekte olup, bunun için davalının teknik imkanları, ihlale ilişkin tespit tarihleri, internet yolu ile ne kadarlık süre ve sayıda ses iletimi yapabileceği hususları da nazara alınarak, ses iletiminin ücretlendirilmesinde Türk Telekom A.Ş. tarafından milletlerarası görüşmelerde “en sık uygulanan tarife” esas alınarak hesaplama yapılması, bulunacak rakamdan ise varsa davacının ihlal sebebiyle sarf etmekten kurtulduğu giderler veya elde ettiği faydaların da tazminattan indirilmesi suretiyle zararın tespiti, bu şekilde zararın tam olarak tespitinin mümkün olmaması halinde ise olaya uygulanacak 818 sayılı BK'nın 42. maddesi uyarınca talep edilebilecek zararın belirlenerek hüküm altına alınması gerektiği ifade edilmiştir.
Yine Dairemizin 2014/3392 E -10467 K. sayılı ilamında da, taraflar arasında farklı dönemler için benzer talepleri içeren birden fazla davanın söz konusu olduğu, işbu davalarda da aynı şekilde gerektiğinde BK 42. maddesi çerçevesinde değerlendirme yapıldığı vurgulanmıştır
Ancak mahkemece, bozma ilamına uyularak devam olunan yargılama sonunda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, Dairemizin 2011/148 E.-16989 K. sayılı ilamının gereğinin yerine getirilmediği, hesaplamada Türk Telekom A.Ş. tarafından milletlerarası görüşmelerde en sık uygulanan tarife hükümlerinin esas alınmadığı gibi esas alınan birim fiyattan dahi yarı oranında indirim yapıldığı, bu haliyle varılan sonucun bozma ilamının gereklerine ve Dairemizin yerleşik içtihatlarına uygun olmadığı anlaşılmıştır. O halde Mahkemece, yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda davacının uğradığı zararın tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, Dairemizin onama ilamının kaldırılarak, mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/397 E. 2011/17559 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muarazanın giderilmesi · tekel hakkı · teminat mektubu · teminat
Benzer bu karardaTelekomunikasyon ve İletişim San.Tic.Ltd.Şti. tarafından Türk Telekom A.Ş.ne karşı açılan «muarazanın giderilmesi» ve «teminat mektubunun» nakte çevrilmesinin tedbiren durdurulması istemine ilişkin olarak Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda anılan mahkemece 406 sayılı Yasa ile davalıya tanınan ses «tekeli hakkının» davacı tarafından ihlal edildiği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiş, bu kararın davacı ......Ltd.Şti. tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10926 E. 2012/2275 K.
Ortak:kâr kaybı
İncelediğiniz kararda… larak gözönüne alınarak yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu, bilirkişilerin yapmış oldukları hesaplamaların makul ve gerekçeli olduğu, davacının gelir «kaybının» yapılan hesaplama sonucu 2.501,48 TL olarak hesaplandığı, bu durumunun Borçlar Kanunun 42. maddesi kapsamında değerlendirildiğinden «hakkaniyete» de uygun olacağı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, davanın 2.501,48 TL üzerinden kabulüne, bu miktara 20.07.2003 tarihinden «avans faizi» uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Benzer bu kararda… arının tam olarak hesaplanmasının mümkün olmadığı, tazminata hükmedilmesi için zararın somut ve hesaplanabilir olmasının gerektiği, mevcut delillerle bir zarar veya «kazanç kaybı» tespiti mümkün olmadığı, BK 42 ve 43. maddesine göre de «zararın ispatının» davacıya ait olduğu, zararın varlığının tespiti söz konusu olmadığından bu maddelerin değerlendirilmesinin söz konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine kara …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zararın ispatı · kazanç kaybı · protokol · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… arının tam olarak hesaplanmasının mümkün olmadığı, tazminata hükmedilmesi için zararın somut ve hesaplanabilir olmasının gerektiği, mevcut delillerle bir zarar veya «kazanç kaybı» tespiti mümkün olmadığı, BK 42 ve 43. maddesine göre de «zararın ispatının» davacıya ait olduğu, zararın varlığının tespiti söz konusu olmadığından bu maddelerin değerlendirilmesinin söz konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine kara …
Davacı tarafından noter aracılığıyla 11.06.2004 tarihinde yaptırılan tespit sonucu İstanbul Yıldız Teknik Üniveritesi Elektrik-Elektronik Fakültesi Öğretim «görevlisi» Prof.
Galip Cansever raporunda, davalının VoIP (internet «protokolü» üzerinden ses iletimi) yaptığının tespit edildiğini bildirdiği, yine mahkemece yargılama sırasında alınan raporlarda dahi teknik olarak yapılan tespitte de belirtildiği üzere davalının internet protokolü üzerinden ses iletimi yaptığının bildirildiği anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14838 E. 2011/16989 K.
Ortak:kâr kaybı · Tazminat
İncelediğiniz kararda… larak gözönüne alınarak yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu, bilirkişilerin yapmış oldukları hesaplamaların makul ve gerekçeli olduğu, davacının gelir «kaybının» yapılan hesaplama sonucu 2.501,48 TL olarak hesaplandığı, bu durumunun Borçlar Kanunun 42. maddesi kapsamında değerlendirildiğinden «hakkaniyete» de uygun olacağı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, davanın 2.501,48 TL üzerinden kabulüne, bu miktara 20.07.2003 tarihinden «avans faizi» uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Benzer bu kararda… heyeti raporunda da, PRI hatlarındaki ses trafiğinin yurtdışı 3. taraf ses trafiği olduğu, davacının, davalının anlaşma ve yasalar hilafına hareketi nedeniyle gelir «kaybına» uğradığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · ıslah · ibraz · kesin hüküm
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesince yaptırılan «delil tespiti» sonucunda davalının kendisine tahsis edilen data hatlarından aldığı ses trafiğini (VOIP) PRI hatlarına aktardığının bu şekilde yasalara aykırı olarak ses iletimi yapıldığının tespit edildiğini, davalı şirketin 406 sayılı Yasa ve sözleşmeye aykırı olarak ses iletmek suretiyle üçüncü kişilere düşük ücretle telefon görüşmeleri yaptırması sonucu müvekkilinin büyük zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 135.171.066.015 TL.'nin görüşmelerin başladığı 20.07.2003 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 05.07.2004 tarihli «ıslah» dilekçesi ile talebini 2.527.831.341.693 TL.'ye yükseltmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre davalının internet üzerinden ses iletimi yaptığının «kesin» olarak söylenmesinin mümkün olmadığı, yaptı ise nasıl, ne şekilde ve ne kadar süre ile yaptığının belirlenemediği, tespit sırasında belirlenmeyen bu bilgilerin teknik olarak sonradan tespit edilemeyeceği, zarar miktarının bu verilere göre tespitinin mümkün olmadığı, yurtdışı görüşmelere ilişkin kayıtların en fazla 1 yıl saklandığı için «ibraz» edilemediğinin davacı vekilince bildirildiği, zararın niteliği ve miktarı, davalının zararı nasıl oluşturduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar ve …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4394 E. 2019/4065 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tekel hakkı · zararın ispatı
Benzer bu kararda… taraflar arasında imzalanan abonman sözleşmesi kapsamında davalı yana tahsis edilen hatların kullanımı suretiyle internet üzerinden ses aktarımı yöntemi ile davacı «tekel hakkının» ihlal edildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davacı yanın zarara uğradığı iddiası ve zararı kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddi …
… e zararın miktarının tespitinin mümkün olmaması halinde davacı zararının 818 sayılı BK'nın 42. maddesi çerçevesinde belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde davacının «zararını ispat» edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemizin 19.06.2017 tarih 2016/49 …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11654 E. 2010/902 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/4673 E. , 2021/4938 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02.02.2017 gün ve 2014/1455 - 2017/76 sayılı kararı onayan Daire'nin 21.01.2019 gün ve 2017/3236 - 2019/538 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında kiralık data devreleri üzerinden görüntü iletimi yapılmak üzere sözleşme imzalandığını, ancak Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce yaptırılan delil tespiti sonucunda davalının kendisine tahsis edilen data hatlarından aldığı ses trafiğini (VOIP) PRI hatlarına aktardığının bu şekilde yasalara aykırı olarak ses iletimi yapıldığının tespit edildiğini, davalı şirketin 406 sayılı Yasa ve sözleşmeye aykırı olarak ses iletmek suretiyle üçüncü kişilere düşük ücretle telefon görüşmeleri yaptırması sonucu müvekkilinin büyük zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 135.171.066.015 TL'nin görüşmelerin başladığı 20.07.2003 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 05.07.2004 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 2.527.831.341.693 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacının yapıldığını iddia ettiği internet üzerinden ses naklinin davacıya yasa ile tanınan telefon ve alt yapı hizmetleri tekel hakkından tamamen farklı ve katma değerli bir hizmet olduğunu, davacının yaptırmış olduğu tespitlerin taraflarına tebliğ edilmediğini, tazminat istemine konu zararın gerçeğe aykırı şekilde hesaplandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; toplam trafiğin %80 kadarının davacı tarafa gelebilecek olmasının makul bulunduğu, anılan telefon trafiği için davacı tarafından eylemin gerçekleşmesini sağlayan maliyetlerin %15 minimum ortalama olarak gözönüne alınarak yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu, bilirkişilerin yapmış oldukları hesaplamaların makul ve gerekçeli olduğu, davacının gelir kaybının yapılan hesaplama sonucu 2.501,48 TL olarak hesaplandığı, bu durumunun Borçlar Kanunun 42. maddesi kapsamında değerlendirildiğinden hakkaniyete de uygun olacağı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, davanın 2.501,48 TL üzerinden kabulüne, bu miktara 20.07.2003 tarihinden avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davalıya tahsis edilen data hatlarından yasa ve sözleşmeye aykırı olarak ses iletimi yapılması suretiyle davalının düşük ücretle telefon görüştürmeleri yaptırması sonucu uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, 29.11.2016 tarihli bilirkişi raporuna istinaden ve BK 42. maddesi uyarınca davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizce onanmış ise de; Mahkemece davanın reddi yönünde verilen önceki tarihli kararlar sırasıyla; Dairemizin 2011/148 E-16989 K. ve 2014/3392 E-10467 K. sayılı ilamları ile bozulmuştur.
Dairemizin 2011/148 E-16989 K sayılı ilamında, davalının davacıya ait ses iletimi hakkını ihlal ettiği sonucuna varılarak, davalının yasa ve sözleşmeye aykırı olarak davacıya verdiği zarar nedeniyle tazminat hesabı yapılabilmesi için ihlalde bulunulan dönem ile bu dönemde yapılan ihlal sayısı ve niteliğinin belirlenmesi gerekmekte olup, bunun için davalının teknik imkanları, ihlale ilişkin tespit tarihleri, internet yolu ile ne kadarlık süre ve sayıda ses iletimi yapabileceği hususları da nazara alınarak, ses iletiminin ücretlendirilmesinde Türk Telekom A.Ş. tarafından milletlerarası görüşmelerde “en sık uygulanan tarife” esas alınarak hesaplama yapılması, bulunacak rakamdan ise varsa davacının ihlal sebebiyle sarf etmekten kurtulduğu giderler veya elde ettiği faydaların da tazminattan indirilmesi suretiyle zararın tespiti, bu şekilde zararın tam olarak tespitinin mümkün olmaması halinde ise olaya uygulanacak 818 sayılı BK'nın 42.
maddesi uyarınca talep edilebilecek zararın belirlenerek hüküm altına alınması gerektiği ifade edilmiştir.
Yine Dairemizin 2014/3392 E -10467 K. sayılı ilamında da, taraflar arasında farklı dönemler için benzer talepleri içeren birden fazla davanın söz konusu olduğu, işbu davalarda da aynı şekilde gerektiğinde BK 42. maddesi çerçevesinde değerlendirme yapıldığı vurgulanmıştır
Ancak mahkemece, bozma ilamına uyularak devam olunan yargılama sonunda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, Dairemizin 2011/148 E.-16989 K. sayılı ilamının gereğinin yerine getirilmediği, hesaplamada Türk Telekom A.Ş. tarafından milletlerarası görüşmelerde en sık uygulanan tarife hükümlerinin esas alınmadığı gibi esas alınan birim fiyattan dahi yarı oranında indirim yapıldığı, bu haliyle varılan sonucun bozma ilamının gereklerine ve Dairemizin yerleşik içtihatlarına uygun olmadığı anlaşılmıştır. O halde Mahkemece, yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda davacının uğradığı zararın tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, Dairemizin onama ilamının kaldırılarak, mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 21.01.2019 tarih 2017/3236 E. - 2019/538 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 09.06.2021tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/692976700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz