Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/3392 E. 2014/10467 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zararın ispatı↗ haksız eylem↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalının eylemi sebebiyle uğradığı zararı ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, Dairemizin 14838/16989 E/K sayılı bozma ilamında davalının davacıya ait ses iletim hakkını ihlal ettiği belirtilmiş, mahkemece Dairemiz bozmasına uyulduktan sonra sonra yapılan yargılamada mahkemece bu husus kabul edilmekle birlikte davacının davalının haksız eylemi nedeniyle uğradığı zararı ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 Sayılı Yasa'nın 42 .maddesi “zararın hakiki miktarını ispat etmek mümkün olmadığı takdirde hakim, halin mutat cereyanını ve mutazarrır olan tarafın yaptığı tedbirleri nazara alarak onu adalete tevfikan tayin eder." hükmünü haiz olup, zararın ispat edilmediği durumlarda hakim halin icabına göre münasip bir tazminata hükmeder. Somut olayda da davacı, davalının haksız eylemi nedeniyle uğradığı zararı ispat edemediğine göre mahkemece, anılan Yasa hükmü çerçevesinde bir değerlendirme yapılması gerekirdi. Nitekim Dairemize intikal eden, aynı davacı tarafından data hattı tahsis edilen farklı şirketler aleyhine açılan davalarda da verilen kararlar bu yöndedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 16789/15180 E/K. 10179/13548 E/K)
Bu itibarla mahkemece, davalının, davacıya ait ses iletim hakkını ihlal ettiği belirlendiğine göre, yukarıda açıklandığı üzere, davacı zararının 818 Sayılı BK'nın 42. maddesi çerçevesinde belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde davacının zararını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4394 E. 2019/4065 K.
Ortak:zararın ispatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalının eylemi sebebiyle uğradığı «zararı ispat» edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Ancak, Dairemizin 14838/16989 E/K sayılı bozma ilamında davalının davacıya ait ses iletim hakkını ihlal ettiği belirtilmiş, mahkemece Dairemiz bozmasına uyulduktan sonra sonra yapılan yargılamada mahkemece bu husus kabul edilmekle birlikte davacının davalının «haksız eylemi» nedeniyle uğradığı «zararı ispat» edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 Sayılı Yasa'nın 42 .maddesi “zararın hakiki miktarını ispat etmek mümkün olmadığı takdirde hakim, halin mutat cereyanını ve mutazarrır olan tarafın yaptığı tedbirleri nazara alarak onu adalete tevfikan tayin eder." hükmünü haiz olup, «zararın ispat» edilmediği durumlarda hakim halin icabına göre münasip bir tazminata hükmeder.
Benzer bu kararda… e zararın miktarının tespitinin mümkün olmaması halinde davacı zararının 818 sayılı BK'nın 42. maddesi çerçevesinde belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde davacının «zararını ispat» edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemizin 19.06.2017 tarih 2016/49 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tekel hakkı
Benzer bu kararda… taraflar arasında imzalanan abonman sözleşmesi kapsamında davalı yana tahsis edilen hatların kullanımı suretiyle internet üzerinden ses aktarımı yöntemi ile davacı «tekel hakkının» ihlal edildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davacı yanın zarara uğradığı iddiası ve zararı kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddi …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11654 E. 2010/902 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14838 E. 2011/16989 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · kâr kaybı · ıslah · ibraz · kesin hüküm
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesince yaptırılan «delil tespiti» sonucunda davalının kendisine tahsis edilen data hatlarından aldığı ses trafiğini (VOIP) PRI hatlarına aktardığının bu şekilde yasalara aykırı olarak ses iletimi yapıldığının tespit edildiğini, davalı şirketin 406 sayılı Yasa ve sözleşmeye aykırı olarak ses iletmek suretiyle üçüncü kişilere düşük ücretle telefon görüşmeleri yaptırması sonucu müvekkilinin büyük zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 135.171.066.015 TL.'nin görüşmelerin başladığı 20.07.2003 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 05.07.2004 tarihli «ıslah» dilekçesi ile talebini 2.527.831.341.693 TL.'ye yükseltmiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre davalının internet üzerinden ses iletimi yaptığının «kesin» olarak söylenmesinin mümkün olmadığı, yaptı ise nasıl, ne şekilde ve ne kadar süre ile yaptığının belirlenemediği, tespit sırasında belirlenmeyen bu bilgilerin teknik olarak sonradan tespit edilemeyeceği, zarar miktarının bu verilere göre tespitinin mümkün olmadığı, yurtdışı görüşmelere ilişkin kayıtların en fazla 1 yıl saklandığı için «ibraz» edilemediğinin davacı vekilince bildirildiği, zararın niteliği ve miktarı, davalının zararı nasıl oluşturduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar ve …
… heyeti raporunda da, PRI hatlarındaki ses trafiğinin yurtdışı 3. taraf ses trafiği olduğu, davacının, davalının anlaşma ve yasalar hilafına hareketi nedeniyle gelir «kaybına» uğradığının belirtildiği anlaşılmıştır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4673 E. 2021/4938 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · kâr kaybı · avans faizi
Benzer bu kararda… larak gözönüne alınarak yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu, bilirkişilerin yapmış oldukları hesaplamaların makul ve gerekçeli olduğu, davacının gelir «kaybının» yapılan hesaplama sonucu 2.501,48 TL olarak hesaplandığı, bu durumunun Borçlar Kanunun 42. maddesi kapsamında değerlendirildiğinden «hakkaniyete» de uygun olacağı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, davanın 2.501,48 TL üzerinden kabulüne, bu miktara 20.07.2003 tarihinden «avans faizi» uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/3392 E. , 2014/10467 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 22/10/2013
NUMARASI 2012/78-2013/181
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22/10/2013 tarih ve 2012/78-2013/181 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında kiralık data devreleri üzerinden görüntü iletimi yapılmak üzere sözleşme imzalandığını, ancak Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce yaptırılan delil tespiti sonucunda davalının kendisine tahsis edilen data hatlarından aldığı ses trafiğini (VOIP) PRI hatlarına aktardığının bu şekilde yasalara aykırı olarak ses iletimi yapıldığının tespit edildiğini, davalı şirketin 406 sayılı Yasa ve sözleşmeye aykırı olarak ses iletmek suretiyle üçüncü kişilere düşük ücretle telefon görüşmeleri yaptırması sonucu müvekkilinin büyük zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 135.171.066.015 TL'nin görüşmelerin başladığı 20.07.2003 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 05.07.2004 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 2.527.831.341.693 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacının yapıldığını iddia ettiği internet üzerinden ses naklinin davacıya yasa ile tanınan telefon ve alt yapı hizmetleri tekel hakkından tamamen farklı ve katma değerli bir hizmet olduğunu, davacının yaptırmış olduğu tespitlerin taraflarına tebliğ edilmediğini, tazminat istemine konu zararın gerçeğe aykırı şekilde hesaplandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalının eylemi sebebiyle uğradığı zararı ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, Dairemizin 14838/16989 E/K sayılı bozma ilamında davalının davacıya ait ses iletim hakkını ihlal ettiği belirtilmiş, mahkemece Dairemiz bozmasına uyulduktan sonra sonra yapılan yargılamada mahkemece bu husus kabul edilmekle birlikte davacının davalının haksız eylemi nedeniyle uğradığı zararı ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 Sayılı Yasa'nın 42 .maddesi “zararın hakiki miktarını ispat etmek mümkün olmadığı takdirde hakim, halin mutat cereyanını ve mutazarrır olan tarafın yaptığı tedbirleri nazara alarak onu adalete tevfikan tayin eder." hükmünü haiz olup, zararın ispat edilmediği durumlarda hakim halin icabına göre münasip bir tazminata hükmeder. Somut olayda da davacı, davalının haksız eylemi nedeniyle uğradığı zararı ispat edemediğine göre mahkemece, anılan Yasa hükmü çerçevesinde bir değerlendirme yapılması gerekirdi. Nitekim Dairemize intikal eden, aynı davacı tarafından data hattı tahsis edilen farklı şirketler aleyhine açılan davalarda da verilen kararlar bu yöndedir.
(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 16789/15180 E/K. 10179/13548 E/K)
Bu itibarla mahkemece, davalının, davacıya ait ses iletim hakkını ihlal ettiği belirlendiğine göre, yukarıda açıklandığı üzere, davacı zararının 818 Sayılı BK'nın 42. maddesi çerçevesinde belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde davacının zararını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101816600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz