Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4474 E. 2019/3804 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alacak davası↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulüne, diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise husumet nedeniyle reddine dair verilen kararın davacı vekili ve davalı şirket vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı şirket yararına bozulmuştur.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin davalı şirket yönünden HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, arsa ve üzerinde kain fabrikanın satışından kaynaklanan alacak davası olup davacı taraflar arasında tanzim edilen 19/10/2006 tarihli sözleşme gereğince ödenmesi gereken bedelin eksik ödendiğini ileri sürerek bu davayı açmış; davalılardan ... davalı şirketin yetkilisi olduğunu, davalı ... Tic. Teks. Ltd. Şti. vekili satış bedelini ödediklerini, davalı ... ise sözleşmenin tarafı olmadığını savunmuşlardır. Her ne kadar sözleşmeden önce gayrimenkul 11/09/2006 tarihli resmi senetle davalı şirkete devredilmişse de bu hususa taraflarca 19/10/2006 tarihli sözleşmenin 2. maddesinde yer verilmiş ve verilmesi gereken çekler alınmadan taşınmazın tapusunun alıcılar adına tescil edildiği ifade edilmiştir. Sözleşmenin 3. maddesinde ise satış bedelinin ne şekilde ödeneceği kararlaştırılmış, sözleşmeyi alıcılar olarak davalılar ... ve ... imzalamışlardır. Bu durumda, davalı gerçek kişilere de husumet düşeceği hususu gözden kaçırılarak mahkemece davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi isabetli olmadığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme taleplerinin kabulü ile Dairemizin 10.04.2017 tarih, 2016/1996 E. 2017/1976 K. sayılı kararının 1 no.lu bendinin kaldırılarak kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14966 E. 2013/19134 K.
Ortak:alacak davası · Alacak
İncelediğiniz kararda2- Dava, arsa ve üzerinde kain fabrikanın satışından kaynaklanan «alacak davası» olup davacı taraflar arasında tanzim edilen 19/10/2006 tarihli sözleşme gereğince ödenmesi gereken bedelin eksik ödendiğini ileri sürerek bu davayı açmış; davalılardan ... davalı şirketin yetkilisi olduğunu, davalı ...
Benzer bu karardaDava, arsa ve üzerinde kain fabrikanın satışından kaynaklanan «alacak davası» olup davacı taraflar arasında tanzim edilen 19/10/2006 tarihli sözleşme gereğince ödenmesi gereken bedelin eksik ödendiğini ileri sürerek, bu davayı açmış; davalılardan ... ile Güleroğlu Tic.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:satış sözleşmesi · satım sözleşmesi · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «uyuşmazlık konusu» harici gayrimenkul «satış sözleşmesinin» 19/10/2006, tapuda yapılan satışın ise 11/09/2006 tarihli olduğu, gayrimenkul satışına ilişkin resmi senette davacının satıcı, davalı şirket adına diğer davalı ...'nun alıcı olarak imzalarının bulunduğu, davacının tapuda kendi adına kayıtlı olmayan gayrimenkulü harici «satım sözleşmesiyle» sattığı, TMK'nın 2. ve 3. maddeleri de nazara alındığında, taraflar arasındaki harici gayrimenkul satış sözleşmesinin hukuka aykırı ve batıl olduğu gerekçesiyle; d …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3170 E. 2012/4760 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · maktu vekalet ücreti · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2- Ancak, mahkemece davacı yararına «maktu vekalet ücretine» hükmedilmek gerekirken, «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru değil ve kararın bu nedenle davalı yararına bozulması, ne varki anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4474 E. , 2019/3804 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Hatay 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09/12/2014 gün ve 2014/49 - 2014/674 sayılı kararı bozan Daire'nin 10/04/2017 gün ve 2016/1996 - 2017/1976 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına kayıtlı taşınmaz ile üzerindeki çırçır ve prese fabrikasını 19/10/2006 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesiyle davalılar ... ve ...'a sattığını, tapu kaydının davalı ...'ın oluruyla diğer davalı ...'nun temsilcisi olduğu Güleroğlu Tic. Teks. Ltd. Şti. adına yapıldığını, gayrimenkul satış sözleşmesinin 3. maddesi gereğince müvekkiline çek keşide edildiğini, ödemelerin bir kısmının yapıldığını, ancak davalıların bakiye 120.000,00 TL'yi müvekkiline ödemediklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 120.000,00 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri , davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulüne, diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise husumet nedeniyle reddine dair verilen kararın davacı vekili ve davalı şirket vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı şirket yararına bozulmuştur.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin davalı şirket yönünden HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, arsa ve üzerinde kain fabrikanın satışından kaynaklanan alacak davası olup davacı taraflar arasında tanzim edilen 19/10/2006 tarihli sözleşme gereğince ödenmesi gereken bedelin eksik ödendiğini ileri sürerek bu davayı açmış; davalılardan ... davalı şirketin yetkilisi olduğunu, davalı ... Tic. Teks. Ltd. Şti. vekili satış bedelini ödediklerini, davalı ... ise sözleşmenin tarafı olmadığını savunmuşlardır. Her ne kadar sözleşmeden önce gayrimenkul 11/09/2006 tarihli resmi senetle davalı şirkete devredilmişse de bu hususa taraflarca 19/10/2006 tarihli sözleşmenin 2. maddesinde yer verilmiş ve verilmesi gereken çekler alınmadan taşınmazın tapusunun alıcılar adına tescil edildiği ifade edilmiştir.
Sözleşmenin 3. maddesinde ise satış bedelinin ne şekilde ödeneceği kararlaştırılmış, sözleşmeyi alıcılar olarak davalılar ... ve ... imzalamışlardır. Bu durumda, davalı gerçek kişilere de husumet düşeceği hususu gözden kaçırılarak mahkemece davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi isabetli olmadığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme taleplerinin kabulü ile Dairemizin 10.04.2017 tarih, 2016/1996 E. 2017/1976 K. sayılı kararının 1 no.lu bendinin kaldırılarak kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin davalı şirket yönünden karar düzeltme isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin Dairemizin 10.04.2017 tarih, 2016/1996 E. 2017/1976 K. sayılı bozma ilamına yönelik karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin bozma ilamının gerekçe bölümünün 1 no.lu bendinin ve sonuç bölümünün ‘‘1 no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine’’ dair kısmının kaldırılarak kararın yukarda açıklanan gerekçe ile davacı yararına BOZULMASINA, işbu bozma kararının Dairemizin önceki ilamına (1) no.lu bent olarak eklenmesine, sonuç kısmına ise ‘‘1 no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA’’ ibaresinin eklenmesine, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 15/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/512868800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz