Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/14966 E. 2013/19134 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
satış sözleşmesi↗ satım sözleşmesi↗ alacak davası↗ uyuşmazlık konusu↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; uyuşmazlık konusu harici gayrimenkul satış sözleşmesinin 19/10/2006, tapuda yapılan satışın ise 11/09/2006 tarihli olduğu, gayrimenkul satışına ilişkin resmi senette davacının satıcı, davalı şirket adına diğer davalı ...'nun alıcı olarak imzalarının bulunduğu, davacının tapuda kendi adına kayıtlı olmayan gayrimenkulü harici satım sözleşmesiyle sattığı, TMK'nın 2. ve 3. maddeleri de nazara alındığında, taraflar arasındaki harici gayrimenkul satış sözleşmesinin hukuka aykırı ve batıl olduğu gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, arsa ve üzerinde kain fabrikanın satışından kaynaklanan alacak davası olup davacı taraflar arasında tanzim edilen 19/10/2006 tarihli sözleşme gereğince ödenmesi gereken bedelin eksik ödendiğini ileri sürerek, bu davayı açmış; davalılardan ... ile Güleroğlu Tic. Teks. Ltd. Şti. vekili satış bedelini ödediklerini, davalı ... ... ise sözleşmenin tarafı olmadığını savunmuşlardır. Her ne kadar mahkemece belirtildiği gibi sözleşmeden önce gayrimenkul 11/09/2006 tarihli resmi senetle davalı şirkete devredilmişse de bu hususa taraflarca 19/10/2006 tarihli sözleşmenin 2. maddesinde yer verilmiş ve verilmesi gereken çekler alınmadan taşınmazın tapusunun alıcılar adına tescil edildiği ifade edilmiştir. Sözleşmenin 3. maddesinde ise satış bedelinin ne şekilde ödeneceği kararlaştırılmıştır. Bu durumda, mahkemece her ne kadar gayrimenkulün tapuda devredilerek bedelinin tahsil edildiği kabul edilmişse de 19/10/2006 tarihli sözleşme ile tarafların bu durumun aksini kararlaştırdıkları göz önüne alınarak tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde inceleme yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4474 E. 2019/3804 K.
Ortak:alacak davası · Alacak
İncelediğiniz karardaDava, arsa ve üzerinde kain fabrikanın satışından kaynaklanan «alacak davası» olup davacı taraflar arasında tanzim edilen 19/10/2006 tarihli sözleşme gereğince ödenmesi gereken bedelin eksik ödendiğini ileri sürerek, bu davayı açmış; davalılardan ... ile Güleroğlu Tic.
Benzer bu kararda2- Dava, arsa ve üzerinde kain fabrikanın satışından kaynaklanan «alacak davası» olup davacı taraflar arasında tanzim edilen 19/10/2006 tarihli sözleşme gereğince ödenmesi gereken bedelin eksik ödendiğini ileri sürerek bu davayı açmış; davalılardan ... davalı şirketin yetkilisi olduğunu, davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu karardaMahkemece davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulüne, diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise «husumet» nedeniyle reddine dair verilen kararın davacı vekili ve davalı şirket vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı şirket yararına bozulmuştur.
Bu durumda, davalı gerçek kişilere de «husumet» düşeceği hususu gözden kaçırılarak mahkemece davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi isabetli olmadığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme taleplerinin kabulü ile Dairemizin 10.04.2017 tarih, 2016/1996 E.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/14966 E. , 2013/19134 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Hatay 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.06.2012 tarih ve 2008/231-2012/311 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına kayıtlı taşınmaz ile üzerindeki çırçır ve prese fabrikasını 19/10/2006 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesiyle davalılar ... ve ...'a sattığını, tapu kaydının davalı ... ...'ın oluruyla diğer davalı ...'nun temsilcisi olduğu Güleroğlu Tic. Teks. Ltd. Şti. adına yapıldığını, gayrimenkul satış sözleşmesinin 3. maddesi gereğince müvekkiline çek keşide edildiğini, ödemelerin bir kısmının yapıldığını, ancak davalıların bakiye 120.000,00 TL'yi müvekkiline ödemediklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 120.000,00 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir..
Davalı ... Ltd. Şti. ve ... vekili, satış bedelinin ödendiğini savunmuştur.
Davalı ... ... vekili ise, müvekkilinin satış sözleşmesini tanık sıfatıyla imzaladığını, borçla ilgisinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; uyuşmazlık konusu harici gayrimenkul satış sözleşmesinin 19/10/2006, tapuda yapılan satışın ise 11/09/2006 tarihli olduğu, gayrimenkul satışına ilişkin resmi senette davacının satıcı, davalı şirket adına diğer davalı ...'nun alıcı olarak imzalarının bulunduğu, davacının tapuda kendi adına kayıtlı olmayan gayrimenkulü harici satım sözleşmesiyle sattığı, TMK'nın 2. ve 3. maddeleri de nazara alındığında, taraflar arasındaki harici gayrimenkul satış sözleşmesinin hukuka aykırı ve batıl olduğu gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, arsa ve üzerinde kain fabrikanın satışından kaynaklanan alacak davası olup davacı taraflar arasında tanzim edilen 19/10/2006 tarihli sözleşme gereğince ödenmesi gereken bedelin eksik ödendiğini ileri sürerek, bu davayı açmış; davalılardan ... ile Güleroğlu Tic. Teks. Ltd. Şti. vekili satış bedelini ödediklerini, davalı ... ... ise sözleşmenin tarafı olmadığını savunmuşlardır. Her ne kadar mahkemece belirtildiği gibi sözleşmeden önce gayrimenkul 11/09/2006 tarihli resmi senetle davalı şirkete devredilmişse de bu hususa taraflarca 19/10/2006 tarihli sözleşmenin 2. maddesinde yer verilmiş ve verilmesi gereken çekler alınmadan taşınmazın tapusunun alıcılar adına tescil edildiği ifade edilmiştir.
Sözleşmenin 3. maddesinde ise satış bedelinin ne şekilde ödeneceği kararlaştırılmıştır. Bu durumda, mahkemece her ne kadar gayrimenkulün tapuda devredilerek bedelinin tahsil edildiği kabul edilmişse de 19/10/2006 tarihli sözleşme ile tarafların bu durumun aksini kararlaştırdıkları göz önüne alınarak tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde inceleme yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 30.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/641885600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz