YİDK kararının iptaline, davalı adına tescil olunan tasarımların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4304 E. 2019/3795 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava, TPMK YİDK kararının iptali ve endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Olaya uygulanacak 554 sayılı KHK'nın 3. maddesinde, tasarım, bir ürünün tümü, veya bir parçası veya üzerindeki süslemenin, çizgi, şekil, biçim, renk, doku, malzeme veya esneklik gibi insan duyuları ile algılanan çeşitli unsur veya özelliklerinin oluşturduğu bütünü olarak tanımlanmıştır. Yine aynı KHK’nın 5 vd. maddelerinde de ifade olunduğu üzere, ancak yeni ve ayırt edici tasarımlar tasarım tescil belgesi verilerek korunacaktır. Bir tasarımın önceki tasarımlara nazaran ayırt edici olduğunu kabul edebilmek için, tasarımın bütünü itibariyle bilgilenmiş kullanıcının genel izlenimi dikkate alınmalı ve sonraki tasarımda, tasarımın bütünü itibariyle belirgin bir farklılık bulunmalıdır. Söz konusu değerlendirme yapılırken, işlevsel unsurlar ile görünmeyen kısımlar dikkate alınmamalı, bunu karşın tasarımcının yeni bir tasarım gerçekleştirme konusundaki seçenek özgürlüğü dikkate alınmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, başvuru konusu 1 numaralı tasarımın 1, 2 ve 3 no.lu görseli ile, 2 numaralı tasarımdaki 2, 3 ve 4 no.lu görselin başvuru konusu tasarımın nihai kullanım esnasında görünebilir olup olmadığına dair bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda, başvuru konusu tasarımın nihai kullanım esnasında görünebilir ve bu kapsamda tescili ve korunmasının mümkün olup olmadığı konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, belirtilen ilkeler göz önünde bulundurulmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemiz onama ilamı kaldırılarak mahkeme kararının açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8291 E. 2014/13653 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · infaz · marka hakkına tecavüz · ilan · haksız rekabet · iltibas
Benzer bu kararda… n ambalajının davacının tescilli marka ve şekil markalarına kullandığı şekil ve ambalaj kompozisyonlarına 556 sayılı KHK'nın 9 ve 61. maddesi gereğince benzerlik ve «iltibas» yarattığının tespitine, tecavüzün önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, 554 sayılı KHK'nın 48/a maddesi gereğince benzerlik ve iltibas yarattığının ve davalının ürün ambalajının ayırt edici özelliğinin bulunmadığının tespitine, tecavüzün önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, TTK gereğince iltibas ve «haksız rekabet» oluşturduğunun tespitine tecavüzün önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, imhasına, tescil başvurusu yapılmış ise tescile bağlanması halinde hükümsüzlüğüne ve terkinine, hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
… valının piyasaya sunduğu bisküvi emtiasının üzerindeki renk, şekil ve yazıdan oluşan ambalaj kompozisyonu ve tanıtıcı işaretlerinin, davacı adına tescilli marka ile «iltibas» oluşturacak derecede benzer olması nedeniyle «marka hakkına tecavüz» oluşturmasına ve aynı zamanda da tescilsiz ambalaj kompozisyonun 6762 sayılı TTK’nun 57/5 uyarınca «haksız rekabete» yol açacak nitelikte bulunmasına göre, davalı A.
S." ürünü ile benzerlik «iltibas» yarattığı, davalının ürünü ile davacı tarafın ürününün kıyaslanması halinde tüketicinin ayıramayacağı tonlamanın mevcut olduğu, ambalaj yönünden ayırt edici özelliğinin bulunmadığı, bu hususların davacı yönünden «haksız rekabet» oluşturduğu, davalılar arasında ise ürünün üretim ve pazarlama yönü ile işbirliği bulunduğu, 554 sayılı KHK'nın 48/a, 556 sayılı KHK 9 ve 61 maddeleri çerçevesinde …
Ayrıca, davalı tarafça herhangi bir tasarım başvurusu yapılmadığı gibi böyle bir tescilin de bulunmadığı dosya kapsamından anlaşıldığı halde, mahkemece «infazda tereddüde» yol açacak şekilde “Tescil başvurusu yapılmış ise tescile bağlanması halinde hükümsüzlüğüne ve terkinine” şeklinde karar verilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7572 E. 2011/6985 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… sunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, belirtilen ilkeler göz önünde bulundurulmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemiz onama ilamı kaldırılarak mahkeme kararın …
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, davalı tarafından üretilen ürünün, yine kendisi adına tescilli faydalı model belgesi ile korunan buluş kapsamında olup olmadığının «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak tespit edilmesi, bu inceleme sonucunda aynı buluşun her iki taraf adına da faydalı model belgesi ile tescilli olduğunun anlaşılması halinde, bu belgelerin hükümsüz kılınmadığı sürece, tarafların birbirlerine karşı faydalı model belgesine tecavüzden dolayı talep ve dava haklarının bulunmayacağının kabul edilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporuna itiraz · bilirkişi incelemesi · ilan · haksız rekabet · ibraz
Benzer bu kararda1- Dava, faydalı model ve endüstriyel tasarım haklarına vaki tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesi ile hüküm özetinin «ilanı» istemlerine ilişkin olup mahkemece, davalının ürünü için 21.02.2006 tarihinden geçerli olmak üzere faydalı model belgesi aldığı, 16.08.2006 dava tarihinden önce başlayan bu koruma nedeniyle davalının herhangi bir tecavüzünden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Buna karşılık davalı vekilince de ek «bilirkişi raporuna itiraz» dilekçesinde, davacının işbu davada dayandığı endüstriyel tasarım ve faydalı model belgelerinin hükümsüzlüğü istemiyle davalar açıldığı bildirilerek, Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne sunulan iki adet 25.03.2008 tarihli dava dilekçesi «ibraz» edilmiştir.
Öncelikle davacı işbu davasında 04.05.2005 tarih ve 2005/1568 sayılı endüstriyel tasarım tescil belgesine ve 01.07.2005 tarih ve 2005/2559 sayılı faydalı model belgesine dayanmış, mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesinde» davalının sunulan ürününü üretip satmasının, davacının hem faydalı model hem de tasarım tescil belgesinden kaynaklanan haklarına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir.
Mahkemece bu tespitten sonra, davalının sonradan aldığı faydalı model belgesinin sağladığı korumadan yararlanacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, böyle bir kararın verilebilmesi için «bilirkişilerce incelenen» davalı ürünleri ile davalının faydalı model belgesine konu buluşun aynı olup olmadığının da ayrıca incelenmesi gerektiği açıktır.
-
YİDK kararının iptali | Marka tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/5449 E. 2019/2609 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · ayırt edicilik · istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu karardaKarara karşı davalılar vekilleri tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
İlk derece mahkemesince, davacının tasarım başvurusuna konu olan ve davalı Kurum tarafından reddine karar verilen 4,6,9 alt grup numaralı tasarımların yenilik ve «ayırt edicilik» koşullarını sağladığı kabul edilerek YİDK kararının iptaline karar verilmiş, istinaf istemi de Ankara Bölge Adliye Mahkemesince aynı gerekçeyle esastan reddedilmiştir.
Somut olayda, mahkemece, yukarıdaki ilkeler doğrultusunda inceleme içermeyen yetersiz ve «denetime elverişli» olmayan, ortak kısımlar çıkarıldıktan sonra dava konusu tasarımların bir bütün olarak hangi belirgin özellikleri itibariyle ayırt edici oldukları tespit edilemeyen …
2 benzer karar daha
-
Tasarım hükümsüzlüğü | Sicilden terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/314 E. 2022/4301 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf başvurusunun reddi · davanın konusu · tescilsiz tasarım · sicilden terkin · istinaf incelemesi · bilirkişi incelemesi · yargılama gideri · geçersizlik
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda, davacı/karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden; ilk derece mahkemesi tarafından somut olayın özelliklerine uygun, denetlenebilir temin edilen bilirkişi heyetleri raporları, toplanan deliller ve mahkeme gerekçesine göre asıl davanın reddine, karşı davanın ise kabulüne yönelik kurulan hükümde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı/karşı davalı vekilinin «istinaf başvurusunun reddine», davalı/karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden ise, karşı davanın kabulüne asıl davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen hükmün 8. fıkrasında davacı/ karşı davalı tarafından yapılan «yargılama giderlerinin» davalı karşı davacıdan alınmasına yönelik hüküm yerinde görülmediği, ancak bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davalı/karşı davacı vekilinin istinaf b …
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava yönünden, davacı/karşı davalının tasarım hakkına tecavüz ve «haksız rekabet» iddiasına dayanak gösterdiği 2013/02672 sayılı tasarımın hükümsüz kılınması halinde, davalı/karşı davacının tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinden söz edilemeyeceği, karşı dava yönünden, davacı-karşı davalı tarafından 2005/03101 Y no ile daha önce 03/08/2005 tarihinden itibaren tescil edilmiş olan "Kendinden Burgulu Sap" başlıklı faydalı model konusu ürünün birbirinin aynısı olduğu, bu nedenle 6769 sayılı SMK'nın 57/1 maddesi uyarınca söz konusu tasarımın, endüstüriyel tasarım tescil başvurusundan önceki rüçhan tarihinden de önce 21/10/2005 tarihinde Tarifinin yayınlanması suretiyle kamuya sunulmuş olduğu, bu durumda söz konusu ürüne ilişkin tasarım tescili için başvuru tarihi olan 02/04/2013 tarihinden çok önce kamuya sunulmuş olması nedeniyle yenilik özelliğine sahip olmadığı ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, karşı davanın kabulü ile davacı-karşı davalı adına tescilli 2013/02672 sayılı tasarımın yeni ve ayırt edici olmaması nedeniyle hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, asıl davanın ise, «dava konusu» tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmiş olması nedeni ile, hükümsüzlük kararı geçmişe etkili sonuç doğuracağından ve baştan itibaren tasarım «geçersiz» hale geleceğinden tasarıma tecavüz, maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşmaması nedeniyle asıl davanın reddine karar verilmiştir.
… 3/05/2005 tarihinden itibaren geçerli olan 2005/03101 numaralı faydalı model belgesine konu “Kendinden Burgulu Sap” başlıklı ürün ile yine davacı-karşı davalıya ait «dava konusu» olan 2013/02672 sayılı tasarımın birbirinin aynısı olduğu gerekçesiyle karşı davanın kabulü ile tasarımın hükümsüzlüğüne ve tasarım hükümsüz kılındığından, tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil eden eylemlerden söz edilemeyeceği gerekçesiyle de asıl davanın reddine karar verilmiş, bu karar taraf vekillerince istinaf edilmekle, Bölge Adliye Mahkemesince asıl dava yönünden başvurunun esastan reddine, karşı dava yönünden ise «yargılama giderlerine» ilişkin olarak yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ayrıca mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesinde»; davalı-karşı davacının tespite sunulan ikinci çeşit ürününü üretip satmasının davacı adına «tescilli tasarıma» tecavüz teşkil ettiği belirtilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1616 E. 2019/8214 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karşılıklılık esası · tescilsiz tasarım · menfi tespit · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «karşılaştırmaya esas» olan numunelerin «tescilli tasarımın» başvuru tarihinden önce kamuya sunulup sunulmadıkları belirsiz olduğu, bilirkişilerin raporunda da katalog görüntülerinin somut ürünlerle aynı olup olmadığının belirsiz olduğu, kataloğa konu edilen plastik apartın zaman içinde değişmiş olabileceği, bu nedenle tasarım hükümsüzlüğüne ilişkin iddiaların kanıtlanamadığı ve «menfi tespit» konusundaki iddiada kanıtlanamış olduğu gerekçesiyle tasarıma tecavüzün bulunmadığı tespiti ile tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı adına tescilli 2011/07745 sayılı ''ev gereçleri için plastik aparat '' tasarımının değişik ürün parçalarının biraraya getirmeye yarayan plastik aparat niteliğinde olduğu, tasarımın görselleri incelendiğinde tasarımın bazı görsellerinin «son» bilgilenmiş kullanıcı tarafından nihai kullanım sırasında görülen kısımlarına ilişkin olmadığı anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4304 E. , 2019/3795 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30/09/2015 gün ve 2014/369 - 2015/299 sayılı kararı onayan Daire'nin 02/05/2017 gün ve 2015/15537 - 2017/2545 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kişisel bakım ve kağıt havlu ürünleri konusunda 1929 yılından beri faaliyet gösterdiğini, davalının 2013/02279-(1), (2) kod numarası verilen “kağıt havlu vericiler için aparat” başlıklı tasarım tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ilânı üzerine müvekkili tarafından tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliklerinin bulunmadığı gerekçesiyle itirazda bulunulduğunu, itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, oysa başvuru konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasıflarının bulunmadığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve davalı adına tescil olunan tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava, TPMK YİDK kararının iptali ve endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Olaya uygulanacak 554 sayılı KHK'nın 3. maddesinde, tasarım, bir ürünün tümü, veya bir parçası veya üzerindeki süslemenin, çizgi, şekil, biçim, renk, doku, malzeme veya esneklik gibi insan duyuları ile algılanan çeşitli unsur veya özelliklerinin oluşturduğu bütünü olarak tanımlanmıştır. Yine aynı KHK’nın 5 vd. maddelerinde de ifade olunduğu üzere, ancak yeni ve ayırt edici tasarımlar tasarım tescil belgesi verilerek korunacaktır. Bir tasarımın önceki tasarımlara nazaran ayırt edici olduğunu kabul edebilmek için, tasarımın bütünü itibariyle bilgilenmiş kullanıcının genel izlenimi dikkate alınmalı ve sonraki tasarımda, tasarımın bütünü itibariyle belirgin bir farklılık bulunmalıdır. Söz konusu değerlendirme yapılırken, işlevsel unsurlar ile görünmeyen kısımlar dikkate alınmamalı, bunu karşın tasarımcının yeni bir tasarım gerçekleştirme konusundaki seçenek özgürlüğü dikkate alınmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, başvuru konusu 1 numaralı tasarımın 1, 2 ve 3 no.lu görseli ile, 2 numaralı tasarımdaki 2, 3 ve 4 no.lu görselin başvuru konusu tasarımın nihai kullanım esnasında görünebilir olup olmadığına dair bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda, başvuru konusu tasarımın nihai kullanım esnasında görünebilir ve bu kapsamda tescili ve korunmasının mümkün olup olmadığı konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, belirtilen ilkeler göz önünde bulundurulmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemiz onama ilamı kaldırılarak mahkeme kararının açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 02.05.2017 tarih, 2015/15537 E. 2017/2545 K. sayılı onama ilamı kaldırılarak kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 15/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/512867600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz