Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/7572 E. 2011/6985 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporuna itiraz↗ bilirkişi incelemesi↗ ilan↗ eksik inceleme↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının ürünü için 21.02.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere faydalı model belgesi aldığı, eldeki davanın anılan korumanın başladığı tarihten çok sonra 16.08.2006 tarihinde açıldığı, dava edilen ürünün davalının faydalı model belgesine konu ürün olduğu, davacı tarafından da dava konusu ürünün davalının faydalı model belgesine konu ürün olmadığı yönünde bir iddiada bulunulmadığı, bu durumda sözü edilen ürünün davacının faydalı model ve endüstriyel tasarım hakkına tecavüz teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, faydalı model ve endüstriyel tasarım haklarına vaki tecavüzün ve haksız rekabetin tespit ve önlenmesi ile hüküm özetinin ilanı istemlerine ilişkin olup mahkemece, davalının ürünü için 21.02.2006 tarihinden geçerli olmak üzere faydalı model belgesi aldığı, 16.08.2006 dava tarihinden önce başlayan bu koruma nedeniyle davalının herhangi bir tecavüzünden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Öncelikle davacı işbu davasında 04.05.2005 tarih ve 2005/1568 sayılı endüstriyel tasarım tescil belgesine ve 01.07.2005 tarih ve 2005/2559 sayılı faydalı model belgesine dayanmış, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde davalının sunulan ürününü üretip satmasının, davacının hem faydalı model hem de tasarım tescil belgesinden kaynaklanan haklarına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir. 551 Sayılı KHK'nin 154. maddesi uyarınca, faydalı model belgesi yeni ve sanayiye uygulanabilir bir buluşu, endüstriyel tasarım belgesi ise 554 Sayılı KHK'nin 5,6 ve 7. maddesine, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olmak koşuluyla, bir ürünün tümü veya bir parçası
veya üzerindeki süslemenin, şekil, biçim, renk, doku, malzeme veya esneklik gibi insan duyuları ile algılanan çeşitli unsur ve özelliklerinin oluşturduğu bütünü, başka bir deyişle ürünün dış görünüm özelliklerini ifade eden tasarımı korur. Bu itibarla mahkemece, faydalı model belgesi ile endüstriyel tasarım belgesinin fonksiyonlarının farklı olduğu ve yine birbirinden farklı nitelikli sınai haklar üzerinde koruma sağladıkları dikkate alınmaksızın davalının buluşu için aldığı 21.02.2006 tarih ve 2006/780 sayılı faydalı model belgesinden hareketle, davacının 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında KHK.’ye dayalı talebinin reddi doğru değildir.
2- Ayrıca anılan bilirkişi raporunda davalı tarafından üretilen ürünün davacının faydalı model belgesine konu ürünle birebir aynı olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece bu tespitten sonra, davalının sonradan aldığı faydalı model belgesinin sağladığı korumadan yararlanacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, böyle bir kararın verilebilmesi için bilirkişilerce incelenen davalı ürünleri ile davalının faydalı model belgesine konu buluşun aynı olup olmadığının da ayrıca incelenmesi gerektiği açıktır. Dolayısıyla mahkemece davacının dava ettiği ürünün davalının faydalı model belgesine konu buluş ile aynı olmadığı yönünde bir iddiada bulunmadığı gerekçesiyle bu konuda bir inceleme yapılmaması doğru değildir. Bu durum karşısında mahkemece, davalı tarafından üretilen ürünün, yine kendisi adına tescilli faydalı model belgesi ile korunan buluş kapsamında olup olmadığının bilirkişi incelemesi yaptırılarak tespit edilmesi, bu inceleme sonucunda aynı buluşun her iki taraf adına da faydalı model belgesi ile tescilli olduğunun anlaşılması halinde, bu belgelerin hükümsüz kılınmadığı sürece, tarafların birbirlerine karşı faydalı model belgesine tecavüzden dolayı talep ve dava haklarının bulunmayacağının kabul edilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır.
3- Yine 24.01.2008 tarihli oturumda davacı vekilince 01.07.2005 tarih ve 2005/2559 sayılı faydalı model belgesine dayanarak davalının 21.02.2006 tarih ve 2006/780 sayılı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/38 E. sayılı dosyasında dava açıldığı bildirilmiş, mahkemece anılan dosyanın incelenmek üzere getirtilmesine karar verilmiştir. Buna karşılık davalı vekilince de ek bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, davacının işbu davada dayandığı endüstriyel tasarım ve faydalı model belgelerinin hükümsüzlüğü istemiyle davalar açıldığı bildirilerek, Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne sunulan iki adet 25.03.2008 tarihli dava dilekçesi ibraz edilmiştir. Bu durum karşısında mahkemece, tarafların birbirlerine karşı açtıkları davaların sonuçlarının beklenmesi gerekip gerekmediğinin incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tasarım hükümsüzlüğü | Sicilden terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/314 E. 2022/4301 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda1- Dava, faydalı model ve endüstriyel tasarım haklarına vaki tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespit ve önlenmesi ile hüküm özetinin «ilanı» istemlerine ilişkin olup mahkemece, davalının ürünü için 21.02.2006 tarihinden geçerli olmak üzere faydalı model belgesi aldığı, 16.08.2006 dava tarihinden önce başlayan bu koruma nedeniyle davalının herhangi bir tecavüzünden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Öncelikle davacı işbu davasında 04.05.2005 tarih ve 2005/1568 sayılı endüstriyel tasarım tescil belgesine ve 01.07.2005 tarih ve 2005/2559 sayılı faydalı model belgesine dayanmış, mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesinde» davalının sunulan ürününü üretip satmasının, davacının hem faydalı model hem de tasarım tescil belgesinden kaynaklanan haklarına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir.
Mahkemece bu tespitten sonra, davalının sonradan aldığı faydalı model belgesinin sağladığı korumadan yararlanacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, böyle bir kararın verilebilmesi için «bilirkişilerce incelenen» davalı ürünleri ile davalının faydalı model belgesine konu buluşun aynı olup olmadığının da ayrıca incelenmesi gerektiği açıktır.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava yönünden, davacı/karşı davalının tasarım hakkına tecavüz ve «haksız rekabet» iddiasına dayanak gösterdiği 2013/02672 sayılı tasarımın hükümsüz kılınması halinde, davalı/karşı davacının tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinden söz edilemeyeceği, karşı dava yönünden, davacı-karşı davalı tarafından 2005/03101 Y no ile daha önce 03/08/2005 tarihinden itibaren tescil edilmiş olan "Kendinden Burgulu Sap" başlıklı faydalı model konusu ürünün birbirinin aynısı olduğu, bu nedenle 6769 sayılı SMK'nın 57/1 maddesi uyarınca söz konusu tasarımın, endüstüriyel tasarım tescil başvurusundan önceki rüçhan tarihinden de önce 21/10/2005 tarihinde Tarifinin yayınlanması suretiyle kamuya sunulmuş olduğu, bu durumda söz konusu ürüne ilişkin tasarım tescili için başvuru tarihi olan 02/04/2013 tarihinden çok önce kamuya sunulmuş olması nedeniyle yenilik özelliğine sahip olmadığı ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, karşı davanın kabulü ile davacı-karşı davalı adına tescilli 2013/02672 sayılı tasarımın yeni ve ayırt edici olmaması nedeniyle hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, asıl davanın ise, «dava konusu» tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmiş olması nedeni ile, hükümsüzlük kararı geçmişe etkili sonuç doğuracağından ve baştan itibaren tasarım «geçersiz» hale geleceğinden tasarıma tecavüz, maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşmaması nedeniyle asıl davanın reddine karar verilmiştir.
… 3/05/2005 tarihinden itibaren geçerli olan 2005/03101 numaralı faydalı model belgesine konu “Kendinden Burgulu Sap” başlıklı ürün ile yine davacı-karşı davalıya ait «dava konusu» olan 2013/02672 sayılı tasarımın birbirinin aynısı olduğu gerekçesiyle karşı davanın kabulü ile tasarımın hükümsüzlüğüne ve tasarım hükümsüz kılındığından, tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil eden eylemlerden söz edilemeyeceği gerekçesiyle de asıl davanın reddine karar verilmiş, bu karar taraf vekillerince istinaf edilmekle, Bölge Adliye Mahkemesince asıl dava yönünden başvurunun esastan reddine, karşı dava yönünden ise «yargılama giderlerine» ilişkin olarak yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ayrıca mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesinde»; davalı-karşı davacının tespite sunulan ikinci çeşit ürününü üretip satmasının davacı adına «tescilli tasarıma» tecavüz teşkil ettiği belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf başvurusunun reddi · davanın konusu · tescilsiz tasarım · sicilden terkin · istinaf incelemesi · yargılama gideri · geçersizlik · terkin
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda, davacı/karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden; ilk derece mahkemesi tarafından somut olayın özelliklerine uygun, denetlenebilir temin edilen bilirkişi heyetleri raporları, toplanan deliller ve mahkeme gerekçesine göre asıl davanın reddine, karşı davanın ise kabulüne yönelik kurulan hükümde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı/karşı davalı vekilinin «istinaf başvurusunun reddine», davalı/karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden ise, karşı davanın kabulüne asıl davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen hükmün 8. fıkrasında davacı/ karşı davalı tarafından yapılan «yargılama giderlerinin» davalı karşı davacıdan alınmasına yönelik hüküm yerinde görülmediği, ancak bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davalı/karşı davacı vekilinin istinaf b …
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; asıl dava yönünden, davacı/karşı davalının tasarım hakkına tecavüz ve «haksız rekabet» iddiasına dayanak gösterdiği 2013/02672 sayılı tasarımın hükümsüz kılınması halinde, davalı/karşı davacının tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinden söz edilemeyeceği, karşı dava yönünden, davacı-karşı davalı tarafından 2005/03101 Y no ile daha önce 03/08/2005 tarihinden itibaren tescil edilmiş olan "Kendinden Burgulu Sap" başlıklı faydalı model konusu ürünün birbirinin aynısı olduğu, bu nedenle 6769 sayılı SMK'nın 57/1 maddesi uyarınca söz konusu tasarımın, endüstüriyel tasarım tescil başvurusundan önceki rüçhan tarihinden de önce 21/10/2005 tarihinde Tarifinin yayınlanması suretiyle kamuya sunulmuş olduğu, bu durumda söz konusu ürüne ilişkin tasarım tescili için başvuru tarihi olan 02/04/2013 tarihinden çok önce kamuya sunulmuş olması nedeniyle yenilik özelliğine sahip olmadığı ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, karşı davanın kabulü ile davacı-karşı davalı adına tescilli 2013/02672 sayılı tasarımın yeni ve ayırt edici olmaması nedeniyle hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, asıl davanın ise, «dava konusu» tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmiş olması nedeni ile, hükümsüzlük kararı geçmişe etkili sonuç doğuracağından ve baştan itibaren tasarım «geçersiz» hale geleceğinden tasarıma tecavüz, maddi ve manevi tazminat şartlarının oluşmaması nedeniyle asıl davanın reddine karar verilmiştir.
1- Asıl dava, endüstriyel tasarıma vaki tecavüzün önlenmesi ve tazminat, karşı dava ise, endüstriyel tasarımın yeni ve ayırtedici olmaması nedeniyle hükümsüzlüğü ve «sicilden terkini» istemine ilişkindir.
… 3/05/2005 tarihinden itibaren geçerli olan 2005/03101 numaralı faydalı model belgesine konu “Kendinden Burgulu Sap” başlıklı ürün ile yine davacı-karşı davalıya ait «dava konusu» olan 2013/02672 sayılı tasarımın birbirinin aynısı olduğu gerekçesiyle karşı davanın kabulü ile tasarımın hükümsüzlüğüne ve tasarım hükümsüz kılındığından, tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil eden eylemlerden söz edilemeyeceği gerekçesiyle de asıl davanın reddine karar verilmiş, bu karar taraf vekillerince istinaf edilmekle, Bölge Adliye Mahkemesince asıl dava yönünden başvurunun esastan reddine, karşı dava yönünden ise «yargılama giderlerine» ilişkin olarak yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1022 E. 2011/3992 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/7572 E. , 2011/6985 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.03.2008 tarih ve 2006/399-2008/1321 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 07.06.2011 gününde davacı vekili avukat ..... geldi, davalı vekili davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin korkuluk ve küpeşte sistemlerinde istenilen açıda ayarlanabilir dirsek dönüş elemanı icat edip bu buluşu için 01.07.2005 tarihli faydalı model ve 04.05.2005 tarihli endüstriyel tasarım tescil belgesi aldığını, davalı tarafından bu ürünün taklit edilerek üretim ve satışının yapıldığını ileri sürerek, davalının haksız rekabet ve tecavüz teşkil eden eylemlerinin tespit ve önlenmesini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ürününün yeni olmadığını, müvekkili ürünü ile davacının ürünü arasında benzerlik de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının ürünü için 21.02.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere faydalı model belgesi aldığı, eldeki davanın anılan korumanın başladığı tarihten çok sonra 16.08.2006 tarihinde açıldığı, dava edilen ürünün davalının faydalı model belgesine konu ürün olduğu, davacı tarafından da dava konusu ürünün davalının faydalı model belgesine konu ürün olmadığı yönünde bir iddiada bulunulmadığı, bu durumda sözü edilen ürünün davacının faydalı model ve endüstriyel tasarım hakkına tecavüz teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, faydalı model ve endüstriyel tasarım haklarına vaki tecavüzün ve haksız rekabetin tespit ve önlenmesi ile hüküm özetinin ilanı istemlerine ilişkin olup mahkemece, davalının ürünü için 21.02.2006 tarihinden geçerli olmak üzere faydalı model belgesi aldığı, 16.08.2006 dava tarihinden önce başlayan bu koruma nedeniyle davalının herhangi bir tecavüzünden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Öncelikle davacı işbu davasında 04.05.2005 tarih ve 2005/1568 sayılı endüstriyel tasarım tescil belgesine ve 01.07.2005 tarih ve 2005/2559 sayılı faydalı model belgesine dayanmış, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde davalının sunulan ürününü üretip satmasının, davacının hem faydalı model hem de tasarım tescil belgesinden kaynaklanan haklarına tecavüz oluşturduğu belirtilmiştir. 551 Sayılı KHK'nin 154. maddesi uyarınca, faydalı model belgesi yeni ve sanayiye uygulanabilir bir buluşu, endüstriyel tasarım belgesi ise 554 Sayılı KHK'nin 5,6 ve 7. maddesine, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olmak koşuluyla, bir ürünün tümü veya bir parçası
veya üzerindeki süslemenin, şekil, biçim, renk, doku, malzeme veya esneklik gibi insan duyuları ile algılanan çeşitli unsur ve özelliklerinin oluşturduğu bütünü, başka bir deyişle ürünün dış görünüm özelliklerini ifade eden tasarımı korur. Bu itibarla mahkemece, faydalı model belgesi ile endüstriyel tasarım belgesinin fonksiyonlarının farklı olduğu ve yine birbirinden farklı nitelikli sınai haklar üzerinde koruma sağladıkları dikkate alınmaksızın davalının buluşu için aldığı 21.02.2006 tarih ve 2006/780 sayılı faydalı model belgesinden hareketle, davacının 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında KHK.’ye dayalı talebinin reddi doğru değildir.
2- Ayrıca anılan bilirkişi raporunda davalı tarafından üretilen ürünün davacının faydalı model belgesine konu ürünle birebir aynı olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece bu tespitten sonra, davalının sonradan aldığı faydalı model belgesinin sağladığı korumadan yararlanacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, böyle bir kararın verilebilmesi için bilirkişilerce incelenen davalı ürünleri ile davalının faydalı model belgesine konu buluşun aynı olup olmadığının da ayrıca incelenmesi gerektiği açıktır. Dolayısıyla mahkemece davacının dava ettiği ürünün davalının faydalı model belgesine konu buluş ile aynı olmadığı yönünde bir iddiada bulunmadığı gerekçesiyle bu konuda bir inceleme yapılmaması doğru değildir.
Bu durum karşısında mahkemece, davalı tarafından üretilen ürünün, yine kendisi adına tescilli faydalı model belgesi ile korunan buluş kapsamında olup olmadığının bilirkişi incelemesi yaptırılarak tespit edilmesi, bu inceleme sonucunda aynı buluşun her iki taraf adına da faydalı model belgesi ile tescilli olduğunun anlaşılması halinde, bu belgelerin hükümsüz kılınmadığı sürece, tarafların birbirlerine karşı faydalı model belgesine tecavüzden dolayı talep ve dava haklarının bulunmayacağının kabul edilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır.
3- Yine 24.01.2008 tarihli oturumda davacı vekilince 01.07.2005 tarih ve 2005/2559 sayılı faydalı model belgesine dayanarak davalının 21.02.2006 tarih ve 2006/780 sayılı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/38 E. sayılı dosyasında dava açıldığı bildirilmiş, mahkemece anılan dosyanın incelenmek üzere getirtilmesine karar verilmiştir. Buna karşılık davalı vekilince de ek bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, davacının işbu davada dayandığı endüstriyel tasarım ve faydalı model belgelerinin hükümsüzlüğü istemiyle davalar açıldığı bildirilerek, Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’ne sunulan iki adet 25.03.2008 tarihli dava dilekçesi ibraz edilmiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, tarafların birbirlerine karşı açtıkları davaların sonuçlarının beklenmesi gerekip gerekmediğinin incelenip değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1), (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1028227300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz