Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/9546 E. 2013/8577 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mutlak ticari dava↗ 3095 sayılı kanun↗ reeskont faizi↗ tacir↗ yasal faiz↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalının hisse devir bedelini davacıya ödediğini ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 260.000 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hisse devrinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece alacağın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Oysa, 6762 sayılı TTK’nun 4. maddesine göre tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda tanzim edilen hususlardan doğan hukuk davaları ticari davalardandır. Davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık mutlak ticari işlerden kaynaklanmaktadır. Davaya konu alacağa 3095 sayılı Kanun’un 2/2. maddesi uyarınca avans faizi oranlarının uygulanması mümkün iken davacı avans faizi oranından daha düşük orandaki reeskont faizini istemiştir. Bu durumda, davacının talebiyle bağlı kalınarak reeskont faizine hükmetmek gerekirken, yasal faize karar verilmesi
doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7 madde uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2911 E. 2017/5803 K.
Ortak:avans faizi · Alacak
İncelediğiniz karardaDavaya konu alacağa 3095 sayılı Kanun’un 2/2. maddesi uyarınca «avans faizi» oranlarının uygulanması mümkün iken davacı avans faizi oranından daha düşük orandaki «reeskont faizini» istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece davanın kısmen kabulüne, 14.260 TL'nin 02.09.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili ve «feri müdahil» ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil
Benzer bu karardaMahkemece davanın kısmen kabulüne, 14.260 TL'nin 02.09.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davalı vekili ve «feri müdahil» ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4493 E. 2021/5226 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/845 E. 2019/6682 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mevduat hesabı
Benzer bu kararda… in kabulü ile 100.000 Euro'nun, davacı ...'in talebinin kısmen kabulü ile 99.950 Euro'nun 02/05/2011 tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarının bir yıllık Euro «mevduat hesabına» uyguladığı en yüksek orandaki döviz faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile bu davacıya ödenmesine, davacı ...'in talebinin kabulü ile 200.000 Euro'nun, davacı ... …
Blanga'nın talebinin kısmen kabulü ile 99.990.-Euro'nun birleşen dava tarihi olan 09/03/2012 tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarının bir yıllık Euro «mevduat hesabına» uyguladığı en yüksek orandaki döviz faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın asıl ve birleşen davada davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/9546 E. , 2013/8577 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/04/2012 tarih ve 2011/684-2012/240 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "Havana Gece Kulubü" adlı işyerini işleten dava dışı Me-Ce Ltd. Şti.'nin gerçekte % 49 hissesine sahipken piyasaya olan borçları nedeniyle şirkete zarar gelmemesi için hissesini şirket ortaklarından ...'nin oğlu Aykut Meşe'nin üzerine yapıldığını, yaşanan bir takım olaylardan sonra hissesini Dainat İsmailova devretmeye karar verdiğini, ancak sözleşmede alıcı olarak davalının adının yazıldığını, alacağının souçta dava dışı anılan ile davalı tarafından ödenmediğini ve hissesinin davalıya devredildiğinin belirlendiğini, ceza soruşturması sırasında davalı ve dava dışı ... tarafından iddialarının zımnen ikrar edildiğini ileri sürerek, şimdilik 260.000 TL'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hissesini zorla kimsenin almadığını, ödemenin bir kısımını müvekkili tarafından ...'ye yapılmak zorunda kalındığını süresinden sonra savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalının hisse devir bedelini davacıya ödediğini ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 260.000 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hisse devrinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece alacağın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Oysa, 6762 sayılı TTK’nun 4. maddesine göre tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda tanzim edilen hususlardan doğan hukuk davaları ticari davalardandır. Davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık mutlak ticari işlerden kaynaklanmaktadır. Davaya konu alacağa 3095 sayılı Kanun’un 2/2. maddesi uyarınca avans faizi oranlarının uygulanması mümkün iken davacı avans faizi oranından daha düşük orandaki reeskont faizini istemiştir. Bu durumda, davacının talebiyle bağlı kalınarak reeskont faizine hükmetmek gerekirken, yasal faize karar verilmesi
doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7 madde uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm bölümünden 1.fıkrasında geçen “ yasal” ibaresinin çıkartılarak yerine “ reeskont“ ibaresi yazılmak suretiyle bu şekli ile davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/512668200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz