İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/9735 E. 2013/8537 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aaüt↗ vekalet ücreti takdiri↗ cari hesap↗ ticari defter kayıtları↗ ticari faiz↗ ticari defter↗ inkar tazminatı↗ vekalet ücreti↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava, taraflar arasındaki 17/04/2008 tarihli marka ve lisans sözleşmesi gereğince sözleşmeden kaynaklanan alacakların takibi için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, bilirkişice tarafların ticari defter kayıtları ve cari hesapları incelenerek davacının ödenmeyen 13.490 TL alacağı bulunduğunun tespit edildiği, davalı vekili, 08/03/2012 günlü oturumda bilirkişi raporunu kabul ettiğini, ancak inceleme gerektirdiğinden, inkar tazminatına hükmolunmamasını istediği, davalının 13.490 TL borcu olduğunun bilirkişi raporu ve taraf beyanlarıyla kanıtlandığı, cari hesap nedeniyle davalı taraf borcunu bilebilecek durumda olup, alacak likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının Şişli 3. İcra Müdürlüğünün 2009/19801 nolu takibe itirazının 13.490 TL'lik bölümüne itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağa icra takip tarihinden itibaren ticari faiz yürütülmesine, hüküm altına alınan miktar üzerinden %40 inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, dava kısmen kabul edildiği halde davanın reddedilen kısmı üzerinden AAÜT gereğince davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıda yazılı şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4742 E. 2020/2147 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · haksız rekabet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, davalıların, davacı şirketin «ticaret unvanına» yönelik «haksız rekabette» bulunduklarının tespiti ile 223.490,77 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8558 E. 2011/1207 K.
Ortak:inkar tazminatı
İncelediğiniz kararda… marka ve lisans sözleşmesi gereğince sözleşmeden kaynaklanan alacakların takibi için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, bilirkişice tarafların «ticari defter kayıtları» ve cari hesapları incelenerek davacının ödenmeyen 13.490 TL alacağı bulunduğunun tespit edildiği, davalı vekili, 08/03/2012 günlü oturumda bilirkişi raporunu kabul ettiğini, ancak inceleme gerektirdiğinden, «inkar tazminatına» hükmolunmamasını istediği, davalının 13.490 TL borcu olduğunun bilirkişi raporu ve taraf beyanlarıyla kanıtlandığı, «cari hesap» nedeniyle davalı taraf borcunu bilebilecek durumda olup, alacak likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının Şişli 3.
İcra Müdürlüğünün 2009/19801 nolu takibe itirazının 13.490 TL'lik bölümüne itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağa icra takip tarihinden itibaren «ticari faiz» yürütülmesine, hüküm altına alınan miktar üzerinden %40 «inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, bu kez asıl davanın kısmen kabulü ile takibin 490-USD.üzerinden devamına ve «icra inkar tazminatının» tahsiline ve karşı davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra inkar tazminatı · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, bu kez asıl davanın kısmen kabulü ile takibin 490-USD.üzerinden devamına ve «icra inkar tazminatının» tahsiline ve karşı davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir..
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı-karşı davacı vekilinin eksik malların değerine yönelik olarak önceki rapordaki tespitlere bir itirazının olmadığına yönelik «son» oturumdaki imzalı beyanına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11374 E. 2016/6646 K.
Ortak:vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda2- Ancak, dava kısmen kabul edildiği halde davanın reddedilen kısmı üzerinden AAÜT gereğince davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıda yazılı şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2-Bozma sebep ve şekline göre de davacı vekilinin «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · yasal faiz
Benzer bu kararda… ın tasarım hakkını ihlal ettiği, 554 sayılı KHK'nın 52/2-b maddesi gereğince zararın 13.490 TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 13.490 TL «maddi tazminatın» ve 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1-Dava endüstriyel tasarıma tecavüze dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup davacı «maddi tazminat» tutarının 554 sayılı KHK'nın 52/2-a maddesi uyarınca tasarımdan doğan haklara tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, tasarım hakkı sahibinin tasarımı kullanması ile el …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/9735 E. , 2013/8537 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.03.2012 tarih ve 2011/39-2012/55 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında yapılan marka ve lisans sözleşmesi gereğince, müvekkilinin, davalının Ankara'daki şubesi gibi addedilmek ve isim hakkı ödenmek suretiyle kar ve zararı müvekkiline ait yabancı dil kursu açılmasının kararlaştırıldığını, müvekkilinin edimini eksiksiz yerine getirmesine rağmen davalının edimini yerine getirmemesi üzerine başlatılan takibin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin “Efınıst” logosu ve “Engin Fikirler” markasının sözleşmeye konu olduğunu, markanın tescil belgesinde belirtilen tüm alanlardaki kullanım hakkının değil sadece marka ve logonun dil kursunda kullanılması hakkının verildiğini, marka ve logonun müvekkiline ait olduğunu ve müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava, taraflar arasındaki 17/04/2008 tarihli marka ve lisans sözleşmesi gereğince sözleşmeden kaynaklanan alacakların takibi için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, bilirkişice tarafların ticari defter kayıtları ve cari hesapları incelenerek davacının ödenmeyen 13.490 TL alacağı bulunduğunun tespit edildiği, davalı vekili, 08/03/2012 günlü oturumda bilirkişi raporunu kabul ettiğini, ancak inceleme gerektirdiğinden, inkar tazminatına hükmolunmamasını istediği, davalının 13.490 TL borcu olduğunun bilirkişi raporu ve taraf beyanlarıyla kanıtlandığı, cari hesap nedeniyle davalı taraf borcunu bilebilecek durumda olup, alacak likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının Şişli 3.
İcra Müdürlüğünün 2009/19801 nolu takibe itirazının 13.490 TL'lik bölümüne itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağa icra takip tarihinden itibaren ticari faiz yürütülmesine, hüküm altına alınan miktar üzerinden %40 inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, dava kısmen kabul edildiği halde davanın reddedilen kısmı üzerinden AAÜT gereğince davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıda yazılı şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazının kabulü ile kararın (HÜKÜM) bölümünün 4. bentten sonra gelmek üzere "Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 12. madde hükmü dikkate alınarak 148,59 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" cümlesinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/512522600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz