Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4742 E. 2020/2147 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, davalıların, davacı şirketin ticaret unvanına yönelik haksız rekabette bulunduklarının tespiti ile 223.490,77 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9735 E. 2013/8537 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · cari hesap · ticari defter kayıtları · ticari faiz · ticari defter · inkar tazminatı · vekalet ücreti · e-defter
Benzer bu kararda… marka ve lisans sözleşmesi gereğince sözleşmeden kaynaklanan alacakların takibi için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, bilirkişice tarafların «ticari defter kayıtları» ve cari hesapları incelenerek davacının ödenmeyen 13.490 TL alacağı bulunduğunun tespit edildiği, davalı vekili, 08/03/2012 günlü oturumda bilirkişi raporunu kabul ettiğini, ancak inceleme gerektirdiğinden, «inkar tazminatına» hükmolunmamasını istediği, davalının 13.490 TL borcu olduğunun bilirkişi raporu ve taraf beyanlarıyla kanıtlandığı, «cari hesap» nedeniyle davalı taraf borcunu bilebilecek durumda olup, alacak likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının Şişli 3.
İcra Müdürlüğünün 2009/19801 nolu takibe itirazının 13.490 TL'lik bölümüne itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağa icra takip tarihinden itibaren «ticari faiz» yürütülmesine, hüküm altına alınan miktar üzerinden %40 «inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
2- Ancak, dava kısmen kabul edildiği halde davanın reddedilen kısmı üzerinden AAÜT gereğince davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıda yazılı şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4742 E. , 2020/2147 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05/04/2016 gün ve 2014/820 - 2016/265 sayılı kararı bozan Daire'nin 10/05/2018 gün ve 2016/9937 - 2018/3433 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket aleyhine Parkes unvanının haksız kullanımı nedeniyle kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesi talebiyle dava açılmasından sonra davalı şirketin davacı unvanına vaki tecavüzün ortadan kaldırılmasını teminen unvanını Parkesco şeklinde değiştirdiğini, böylece mahkemece davalı şirket unvanında yer alan Parkes sözcüğünün dava tarihinden sonra 04/10/2011 tarihli genel kurulda Parkesco olarak değiştirildiği, dolayısı ile haksız rekabet teşkil eden sözcüğün unvandan çıkarılması ile davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, davalı şirketin ticaret unvanını değiştirmiş olmasına rağmen halen Parkes unsurlu eski unvanını kullanmaya devam ettiğini, davacı şirketin eski yönetim kurulu üyesi halen ortağı olan davalı ...’nin de ayrıldığı davacı şirkete ait anlaşma, proje ve benzeri evrakları kullanarak davacı aleyhine haksız rekabette bulunduğunu, davalıların kalitesiz uygulamaları neticesinde oluşan olumsuz intiba ve davalı kullanımının davacının ticari unvanı ile iltibasının davacıya zarar verdiğini, kaybettiği işlerin bulunduğunu ileri sürerek, davalıların haksız rekabetinin yarattığı zararın tespiti suretiyle belirlenecek miktardan şimdilik 50.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sırasında talebini yükseltmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, davalıların, davacı şirketin ticaret unvanına yönelik haksız rekabette bulunduklarının tespiti ile 223.490,77 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 27/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/587116200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz