Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/9213 E. 2013/8483 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müddeabih↗ yemin delili↗ mevduat hesabı↗ yemin↗ işlemiş faiz↗ vade↗ asıl alacak↗ harç↗ avans faizi↗ ibraz↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının davalı bankanın ... Şubesi'nin mevduat hesabına repo yapılmak üzere 200,00 TL yatırdığı, davalı banka tarafından repo dönemi sonunda paranın 239,00 TL olarak davacıya ödendiğine dair bir belge ibraz edilemediği, davalı tarafça son ispat vasıtası yemin deliline dayanıldığı, davacının paranın kendisine iade olunmadığı konusunda yeminli beyanda bulunduğu gererkçesiyle davanın kabulüne 200,00 TL asıl alacağın dava tarihine kadar işlemiş ....770,33 TL faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
...) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...) Dava, davalı bankada repoda bulunan paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı, ....09.1998 tarihinde davalı banka nezdindeki hesabında 200,00 TL repo yaptığını, vadenin 35 gün olarak kararlaştırıldığını, 35 günün sonunda bu parayı almadığını ve bankada kaldığını ileri sürerek parasının o tarihteki mevduata uygulanan en ... faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece 200,00 TL asıl alacak ile ....770,00 TL faizin tahsiline karar verilmiştir. Ancak davacı, dava dilekçesinde 200,00 TL alacağın faizi ile birlikte tahsilini talep etmekle bu miktar için harç yatırmıştır. Söz konusu miktarın dava tarihine kadar işleyecek faizi ile müddeabih haline getirilerek harcının yatırılmamasına rağmen mahkemece işlemiş faize de hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, davacı parasının sadece 35 gün vadeli repoda tutulmasını talep etmiş olup bu tarihten sonrası için vermiş olduğu bir talimat da bulunmamaktadır. O halde, vade sonunda alacağın vadesiz hesapta tutulacağı kabul edilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde avans faizi nispetinde faiz alacağı kabul edilmek suretiyle hesaplama yapılması da doğru olmamıştır. Bu durumda, mahkemece davacının parasının 35 gün vadeli repoda tutulduğu ve buradan sonrası için herhangi bir talimat olmaması nedeniyle pararın vadesiz mevduat hesabında bulunduğu kabul edilerek bu tarihler arasında davalı bankanın bu tür hesaba uyguladığı faiz oranı tespit edilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12244 E. 2012/3157 K.
Ortak:avans faizi · Alacak
İncelediğiniz karardaO halde, «vade» sonunda alacağın vadesiz hesapta tutulacağı kabul edilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde «avans faizi» nispetinde faiz alacağı kabul edilmek suretiyle hesaplama yapılması da doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşmeler gereğince davacıya ait tutarın repoda değerlendirilmesinin gerektiği ancak davalının bu edimini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.550 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar mahrumiyeti · kâr mahrumiyeti · hisse senedi
Benzer bu karardaBu durumda, söz konusu dönemde ortaya çıkan «kar mahrumiyetinden» davalı bankanın sorumlu tutulabilmesi için yine bu döneme ilişkin bir talebin mevcudiyeti gerekli olup, hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak, her hangi bir talep bulunmamasına karşın doğrudan banka tarafından repo, ters repo uygulamasının yapılması gerektiğinden bahisle davanın kabulü cihetine gidilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Taraflar arasında yapılmış olan sözleşme içerikleri incelendiğinde, davalı bankaya «hisse senedi» alım satımı dışında tutulan paranın, davacının talimatı olmaksızın, repo ya da benzer bir yatırım aracında değerlendirilmesi konusunda bir yükümlülük yüklenmediği ayrıca bu konuda davacı tarafça davalı bankaya hitaben düzenlenmiş her hangi bir talimatın da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/468 E. 2012/20170 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:zimmet · ceza zamanaşımı · zamanaşımı · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı banka arasında bulunan güvene dayalı ilişki nedeniyle, davacının davalı Banka çalışanı diğer davalı ...'e Eylül-Ekim 1999 tarihinde 3.250,00 TL'nı «teslim» ederek repoda değerlendirilmesini talep ettiği, ancak davalı ...'in teslim edilen parayı «zimmetine» geçirdiği, anılan davalının Adana 2.
… 'nin 2001/307 Esas sayılı dosyası ile alınan beyanı ile bu durumun teyit edildiği, davaya konu alacak aynı zamanda cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklandığından, «ceza zamanaşımına» tabi olduğu ve bu sürenin de dolmadığı gerekçesiyle zamanaşımı itirazı kabul edilmeyerek, davanın kabulü ile 3.250,00 TL'nin 07.04.2000 tarihinden itibaren işleyec …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12871 E. 2017/735 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici işlemi · hisse senedi · usulden reddi · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… sı Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı kanunun 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, mahkemece, mesleki ve ticari amaçla davranmayan, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK 115/2 maddesi gereğince davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı şirket ile sözleşme imzalayarak 26.11.2010 tarihinde «hisse senedi» alım satımı ile repo işlemleri yapmaya başladığı, davalı şirketin davacının yatırım hesabında yapmış bulunduğu hisse senedi alım satımı ile repo ve ters repo işlem …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/9213 E. , 2013/8483 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Sulh Huku Mahkemesi’nce verilen 08.03.2012 tarih ve 2008/1734-2012/302 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı ... T.A.O ... Şubesi'nin 14382048 nolu hesabına .../09/1998 tarihinde 200,00 TL'yi %73 faizle, .../.../1998 dönüşlü vadeli repo olarak yatırdığını, bankada bulunan parasını almak için 06/06/2008 tarihinde ... ... Şubesi'ne başvurduğunu, ancak hesabının bulunamadığını, ... .... Noterliğin'den 08/09/2008 tarihli ihtarname çektiğini ileri sürerek davalı bankanın repo hesabına yatırmış olduğu 200,00 TL mevduatın yatırılma tarihinden itibaren bankanın hesapta belirtilen türdeki mevduata uyguladığı en ... faiz oranı ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, paranın 35 günlük repo yapılması sonrası davacıya ödendiğini, talep edilen faiz oranı ve faizin başlangıç tarihinin yasal olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının davalı bankanın ... Şubesi'nin mevduat hesabına repo yapılmak üzere 200,00 TL yatırdığı, davalı banka tarafından repo dönemi sonunda paranın 239,00 TL olarak davacıya ödendiğine dair bir belge ibraz edilemediği, davalı tarafça son ispat vasıtası yemin deliline dayanıldığı, davacının paranın kendisine iade olunmadığı konusunda yeminli beyanda bulunduğu gererkçesiyle davanın kabulüne 200,00 TL asıl alacağın dava tarihine kadar işlemiş ....770,33 TL faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
...) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...) Dava, davalı bankada repoda bulunan paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı, ....09.1998 tarihinde davalı banka nezdindeki hesabında 200,00 TL repo yaptığını, vadenin 35 gün olarak kararlaştırıldığını, 35 günün sonunda bu parayı almadığını ve bankada kaldığını ileri sürerek parasının o tarihteki mevduata uygulanan en ... faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece 200,00 TL asıl alacak ile ....770,00 TL faizin tahsiline karar verilmiştir. Ancak davacı, dava dilekçesinde 200,00 TL alacağın faizi ile birlikte tahsilini talep etmekle bu miktar için harç yatırmıştır. Söz konusu miktarın dava tarihine kadar işleyecek faizi ile müddeabih haline getirilerek harcının yatırılmamasına rağmen mahkemece işlemiş faize de hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, davacı parasının sadece 35 gün vadeli repoda tutulmasını talep etmiş olup bu tarihten sonrası için vermiş olduğu bir talimat da bulunmamaktadır. O halde, vade sonunda alacağın vadesiz hesapta tutulacağı kabul edilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde avans faizi nispetinde faiz alacağı kabul edilmek suretiyle hesaplama yapılması da doğru olmamıştır. Bu durumda, mahkemece davacının parasının 35 gün vadeli repoda tutulduğu ve buradan sonrası için herhangi bir talimat olmaması nedeniyle pararın vadesiz mevduat hesabında bulunduğu kabul edilerek bu tarihler arasında davalı bankanın bu tür hesaba uyguladığı faiz oranı tespit edilmek suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/511533000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz