Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/12244 E. 2012/3157 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kar mahrumiyeti↗ kâr mahrumiyeti↗ hisse senedi↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşmeler gereğince davacıya ait tutarın repoda değerlendirilmesinin gerektiği ancak davalının bu edimini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.550 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının yatırım hesabında bulunan parasının 23.06.2006 – 04.05.2007 döneminde repo ve ters repo işlemi yapılmamasından dolayı uğranılan zararın tazmini isteminden ibarettir. Taraflar arasında yapılmış olan sözleşme içerikleri incelendiğinde, davalı bankaya hisse senedi alım satımı dışında tutulan paranın, davacının talimatı olmaksızın, repo ya da benzer bir yatırım aracında değerlendirilmesi konusunda bir yükümlülük yüklenmediği ayrıca bu konuda davacı tarafça davalı bankaya hitaben düzenlenmiş her hangi bir talimatın da bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, söz konusu dönemde ortaya çıkan kar mahrumiyetinden davalı bankanın sorumlu tutulabilmesi için yine bu döneme ilişkin bir talebin mevcudiyeti gerekli olup, hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak, her hangi bir talep bulunmamasına karşın doğrudan banka tarafından repo, ters repo uygulamasının yapılması gerektiğinden bahisle davanın kabulü cihetine gidilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/468 E. 2012/20170 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:zimmet · ceza zamanaşımı · zamanaşımı · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı banka arasında bulunan güvene dayalı ilişki nedeniyle, davacının davalı Banka çalışanı diğer davalı ...'e Eylül-Ekim 1999 tarihinde 3.250,00 TL'nı «teslim» ederek repoda değerlendirilmesini talep ettiği, ancak davalı ...'in teslim edilen parayı «zimmetine» geçirdiği, anılan davalının Adana 2.
… 'nin 2001/307 Esas sayılı dosyası ile alınan beyanı ile bu durumun teyit edildiği, davaya konu alacak aynı zamanda cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklandığından, «ceza zamanaşımına» tabi olduğu ve bu sürenin de dolmadığı gerekçesiyle zamanaşımı itirazı kabul edilmeyerek, davanın kabulü ile 3.250,00 TL'nin 07.04.2000 tarihinden itibaren işleyec …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12871 E. 2017/735 K.
Ortak:hisse senedi
İncelediğiniz karardaTaraflar arasında yapılmış olan sözleşme içerikleri incelendiğinde, davalı bankaya «hisse senedi» alım satımı dışında tutulan paranın, davacının talimatı olmaksızın, repo ya da benzer bir yatırım aracında değerlendirilmesi konusunda bir yükümlülük yüklenmediği ayrıca bu konuda davacı tarafça davalı bankaya hitaben düzenlenmiş her hangi bir talimatın da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı şirket ile sözleşme imzalayarak 26.11.2010 tarihinde «hisse senedi» alım satımı ile repo işlemleri yapmaya başladığı, davalı şirketin davacının yatırım hesabında yapmış bulunduğu hisse senedi alım satımı ile repo ve ters repo işlem …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici işlemi · usulden reddi · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… sı Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı kanunun 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, mahkemece, mesleki ve ticari amaçla davranmayan, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK 115/2 maddesi gereğince davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9213 E. 2013/8483 K.
Ortak:avans faizi · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşmeler gereğince davacıya ait tutarın repoda değerlendirilmesinin gerektiği ancak davalının bu edimini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.550 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaO halde, «vade» sonunda alacağın vadesiz hesapta tutulacağı kabul edilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde «avans faizi» nispetinde faiz alacağı kabul edilmek suretiyle hesaplama yapılması da doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müddeabih · yemin delili · mevduat hesabı · yemin · işlemiş faiz · vade · asıl alacak · harç
Benzer bu karardaŞubesi'nin «mevduat hesabına» repo yapılmak üzere 200,00 TL yatırdığı, davalı banka tarafından repo dönemi sonunda paranın 239,00 TL olarak davacıya ödendiğine dair bir belge «ibraz» edilemediği, davalı tarafça «son» ispat vasıtası «yemin deliline» dayanıldığı, davacının paranın kendisine iade olunmadığı konusunda yeminli beyanda bulunduğu gererkçesiyle davanın kabulüne 200,00 TL asıl alacağın dava tarihine k …
Davacı, ....09.1998 tarihinde davalı banka nezdindeki hesabında 200,00 TL repo yaptığını, «vadenin» 35 gün olarak kararlaştırıldığını, 35 günün sonunda bu parayı almadığını ve bankada kaldığını ileri sürerek parasının o tarihteki mevduata uygulanan en ... faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece 200,00 TL «asıl alacak» ile ....770,00 TL faizin tahsiline karar verilmiştir.
Söz konusu miktarın dava tarihine kadar işleyecek faizi ile «müddeabih» haline getirilerek harcının yatırılmamasına rağmen mahkemece «işlemiş faize» de hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ancak davacı, dava dilekçesinde 200,00 TL alacağın faizi ile birlikte tahsilini talep etmekle bu miktar için «harç» yatırmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/12244 E. , 2012/3157 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.05.2010 tarih ve 2008/817 - 2010/551 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında repo-ters repo sözleşmesi ve bireysel bankacılık sözleşmesi düzenlendiğini, bu şekilde müvekkilinin 2005 yılından bu yana fon alıp sattığını ve repo işlemleri uyguladığını ancak 23.06.2006 – 04.05.2007 tarihleri arasında hesapta hiçbir yatırım işlemi yapılmadığını ve bu şekilde müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, 500 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile talebini 2.550 TL’na yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacının hesabında bulunan tutarlar için yapılacak işlemlere yönelik ayrıca talimatının gerektiğini, davacı ile yapılan sözleşmelerin müvekkili ile dava dışı Deniz Yatırım A.Ş. arasında düzenlendiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşmeler gereğince davacıya ait tutarın repoda değerlendirilmesinin gerektiği ancak davalının bu edimini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.550 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının yatırım hesabında bulunan parasının 23.06.2006 – 04.05.2007 döneminde repo ve ters repo işlemi yapılmamasından dolayı uğranılan zararın tazmini isteminden ibarettir. Taraflar arasında yapılmış olan sözleşme içerikleri incelendiğinde, davalı bankaya hisse senedi alım satımı dışında tutulan paranın, davacının talimatı olmaksızın, repo ya da benzer bir yatırım aracında değerlendirilmesi konusunda bir yükümlülük yüklenmediği ayrıca bu konuda davacı tarafça davalı bankaya hitaben düzenlenmiş her hangi bir talimatın da bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, söz konusu dönemde ortaya çıkan kar mahrumiyetinden davalı bankanın sorumlu tutulabilmesi için yine bu döneme ilişkin bir talebin mevcudiyeti gerekli olup, hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak, her hangi bir talep bulunmamasına karşın doğrudan banka tarafından repo, ters repo uygulamasının yapılması gerektiğinden bahisle davanın kabulü cihetine gidilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1048111500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz