Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/468 E. 2012/20170 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zimmet↗ ceza zamanaşımı↗ zamanaşımı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı banka arasında bulunan güvene dayalı ilişki nedeniyle, davacının davalı Banka çalışanı diğer davalı ...'e Eylül-Ekim 1999 tarihinde 3.250,00 TL'nı teslim ederek repoda değerlendirilmesini talep ettiği, ancak davalı ...'in teslim edilen parayı zimmetine geçirdiği, anılan davalının Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2001/307 Esas sayılı dosyası ile alınan beyanı ile bu durumun teyit edildiği, davaya konu alacak aynı zamanda cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklandığından, ceza zamanaşımına tabi olduğu ve bu sürenin de dolmadığı gerekçesiyle zamanaşımı itirazı kabul edilmeyerek, davanın kabulü ile 3.250,00 TL'nin 07.04.2000 tarihinden itibaren işleyecek davalı Banka'nın uyguladığı repo faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Banka vekili ile davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı banka vekili ile davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, somut uyuşmazlıkta davacı tarafından, hesabından usulsüz olarak çekilen paranın tahsili istenildiğine göre, paranın usulsüz olarak çekildiği tarih olan 07.04.2000 tarihinden itibaren dava konusu alacağın avans faiziyle birlikte tahsili gerektiği halde mahkemece, hüküm altına alınan alacağın repo faiziyle tahsiline karar verilmesi doğru olmayıp hükmün bu nedenle bozulması gerekirse de, anılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12244 E. 2012/3157 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kar mahrumiyeti · kâr mahrumiyeti · hisse senedi · avans faizi
Benzer bu karardaBu durumda, söz konusu dönemde ortaya çıkan «kar mahrumiyetinden» davalı bankanın sorumlu tutulabilmesi için yine bu döneme ilişkin bir talebin mevcudiyeti gerekli olup, hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak, her hangi bir talep bulunmamasına karşın doğrudan banka tarafından repo, ters repo uygulamasının yapılması gerektiğinden bahisle davanın kabulü cihetine gidilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşmeler gereğince davacıya ait tutarın repoda değerlendirilmesinin gerektiği ancak davalının bu edimini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2.550 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Taraflar arasında yapılmış olan sözleşme içerikleri incelendiğinde, davalı bankaya «hisse senedi» alım satımı dışında tutulan paranın, davacının talimatı olmaksızın, repo ya da benzer bir yatırım aracında değerlendirilmesi konusunda bir yükümlülük yüklenmediği ayrıca bu konuda davacı tarafça davalı bankaya hitaben düzenlenmiş her hangi bir talimatın da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9213 E. 2013/8483 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müddeabih · yemin delili · mevduat hesabı · yemin · işlemiş faiz · vade · asıl alacak · harç
Benzer bu karardaŞubesi'nin «mevduat hesabına» repo yapılmak üzere 200,00 TL yatırdığı, davalı banka tarafından repo dönemi sonunda paranın 239,00 TL olarak davacıya ödendiğine dair bir belge «ibraz» edilemediği, davalı tarafça «son» ispat vasıtası «yemin deliline» dayanıldığı, davacının paranın kendisine iade olunmadığı konusunda yeminli beyanda bulunduğu gererkçesiyle davanın kabulüne 200,00 TL asıl alacağın dava tarihine k …
Davacı, ....09.1998 tarihinde davalı banka nezdindeki hesabında 200,00 TL repo yaptığını, «vadenin» 35 gün olarak kararlaştırıldığını, 35 günün sonunda bu parayı almadığını ve bankada kaldığını ileri sürerek parasının o tarihteki mevduata uygulanan en ... faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece 200,00 TL «asıl alacak» ile ....770,00 TL faizin tahsiline karar verilmiştir.
Söz konusu miktarın dava tarihine kadar işleyecek faizi ile «müddeabih» haline getirilerek harcının yatırılmamasına rağmen mahkemece «işlemiş faize» de hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ancak davacı, dava dilekçesinde 200,00 TL alacağın faizi ile birlikte tahsilini talep etmekle bu miktar için «harç» yatırmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12871 E. 2017/735 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tüketici işlemi · hisse senedi · usulden reddi · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… sı Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı kanunun 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, mahkemece, mesleki ve ticari amaçla davranmayan, tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı HMK 115/2 maddesi gereğince davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı şirket ile sözleşme imzalayarak 26.11.2010 tarihinde «hisse senedi» alım satımı ile repo işlemleri yapmaya başladığı, davalı şirketin davacının yatırım hesabında yapmış bulunduğu hisse senedi alım satımı ile repo ve ters repo işlem …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11843 E. 2014/3563 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:nemalandırma · munzam zarar · mevduat hesabı · rücu · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaDavacı tarafça ödenen bedelin repoda değerlendirileceği delillerle ispat edildiği takdirde ise davacı tarafından davalı aleyhine açılan «rücu» davasında hükmedilen miktar ve «temerrüt faizi» miktarını aşan «munzam zararın» oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin vermiş olduğu karar ile belirlenen miktarı yabancı para ile açılmış «mevduat hesabına» bir yıl vadeli olarak uygulanan en yüksek faizi ile birlikte talep ve tahsil etmiş olmakla ve tercihine göre, alacağını fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk parası olarak tahsil ettiğinden, «munzam zararının» oluşmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «munzam zararın» tahsili istemine ilişkin olup; davacı vekilince davacının davalıların ödemesi gereken paraları repo hesabında «nemalandırılmak» suretiyle değerlendirirken davalılar yerine ödeme yapmak zorunda kaldığı ileri sürülmüştür.
Bu suretle; davada davacının açıklanan şekilde «munzam zararının» oluşup oluşmadığı hususunun incelenmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/468 E. , 2012/20170 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.12.2011 tarih ve 2007/1332-2011/2231 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Tasfiye […] Emlak Bankası A.Ş. ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yedi yıldır hesabı bulunduğu davalı bankaya duyduğu güven nedeniyle 3.250,00 TL'nı, 1999 yılı Eylül - Ekim ayı içerisinde elden davalı Banka çalışanı olan diğer davalı ...'e repo yapılması amacıyla teslim ettiğini, repo faizini de en son 07.04.2000 tarihinde aldığını, ancak müvekkilinin Banka müfettişi tarafından aranması ile, davalı ...'in zimmet suçu işlediğinin öğrenildiğini, Ekim 2000 tarihinde müvekkilince davalı bankadan parasının ödenmesini istemişse de bugüne kadar bir ödemenin yapılmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.250,00 TL maddi tazminatın 07.04.2000 tarihinden itibaren işleyecek repo faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, yapılan teftiş sonucu davacının 369,00 TL zarara uğradığının tespit edildiğini ve 09.10.2000 tarihinde bu paranın davacıya ödendiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı banka arasında bulunan güvene dayalı ilişki nedeniyle, davacının davalı Banka çalışanı diğer davalı ...'e Eylül-Ekim 1999 tarihinde 3.250,00 TL'nı teslim ederek repoda değerlendirilmesini talep ettiği, ancak davalı ...'in teslim edilen parayı zimmetine geçirdiği, anılan davalının Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2001/307 Esas sayılı dosyası ile alınan beyanı ile bu durumun teyit edildiği, davaya konu alacak aynı zamanda cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklandığından, ceza zamanaşımına tabi olduğu ve bu sürenin de dolmadığı gerekçesiyle zamanaşımı itirazı kabul edilmeyerek, davanın kabulü ile 3.250,00 TL'nin 07.04.2000 tarihinden itibaren işleyecek davalı Banka'nın uyguladığı repo faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Banka vekili ile davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı banka vekili ile davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, somut uyuşmazlıkta davacı tarafından, hesabından usulsüz olarak çekilen paranın tahsili istenildiğine göre, paranın usulsüz olarak çekildiği tarih olan 07.04.2000 tarihinden itibaren dava konusu alacağın avans faiziyle birlikte tahsili gerektiği halde mahkemece, hüküm altına alınan alacağın repo faiziyle tahsiline karar verilmesi doğru olmayıp hükmün bu nedenle bozulması gerekirse de, anılan yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı banka vekili ile davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, mümeyyiz davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın (HÜKÜM) bölümünün, birinci bendinin ikinci fıkrasında yer alan “... repo faiziyle ...” kelimelerinin hükümden çıkartılmasına, yerine “... avans faiziyle ...” kelimelerinin yazılmasına, hükmün bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'e iadesine, 07.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066023100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz