Genel Kurul Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/1752 E. 2013/8336 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/11605 E, 2012/15849 K. sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14672 E. 2012/20581 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · ayırt edicilik · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… samına göre, davacının tescil başvurusunda bulunduğu "www.sahibinden.us" ibaresinin reddedildiği "açık artırmaların düzenlenmesi ve mağazacılık hizmetleri"nde somut «ayırt ediciliğinin» bulunmadığı, yapılan hizmetin niteliğini, karakteristik bir özelliğini doğrudan doğruya tanımladığı, ayrıca davacı tarafça bu marka altında yapılacak hizmetin gerçekten "SAHİBİNDEN" olmaması halinde 556 sayılı KHK'nin 7/1-f maddesi anlamında yanıltıcı olacağı, bu ibarenin bir kişinin tekeline verilemeyeceği, davacının "SAHİBİNDEN " isimli tescilli bir çok markası mevcut ise de, reddedilen hizmetler için «müktesep hak» sağlayacak "SAHİBİNDEN US" isimli tescilli bir markasının bulunmadığı ve söz konusu hizmetler yönünden "www.sahibinden.us" markasının kullanımla ayırt edicilik kaz …
Mahkemece “sahibinden” ibaresinin 35/4. ve 35/8. sınıflarda 556 sayılı KHK'nin 7/1-(c) bendi gereğince vasıf bildirici işaret olduğu, davacı tarafça bu marka altında yapılacak hizmetin gerçekten sahibinden olmaması halinde 556 sayılı KHK'nin 7/1-(f) bendi gereğince yanıltıcı olacağı ve aynı maddenin («son») fıkrası uyarınca da kullanımla «ayırt edicilik» nitelik kazanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, dava konusu başvuruyu oluşturan işaretin «ayırt edicilik» vasfı bulunması nedeniyle mahkemece davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Davayı reddi | Kötüniyet tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2662 E. 2020/5312 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek sorumluluk bedeli · akdi faiz · tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · itirazın iptali davası · vekalet ücreti takdiri · depo kararı · maktu vekalet ücreti
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ...'ın «kredi sözleşmesinden» kullandırılan ve kullandırılacak olan tüm kredilere 1.250.000,00 TL'ye kadar 10 yıl süreyle «müteselsil kefil» olduğunu el yazısıyla yazıp 06.11.2014 tarihinde imzaladığı, hesaplanan toplam alacağın «kefalet» limitleri dahilinde kaldığı, sözleşmede kefilin gayri nakdi alacak talepleri yönünden sorumlu olacağına dair ayrıca bir düzenleme bulunmadığından sadece kredi borçlusu şirketin gayrinakdi «çek» sorumluluk bedelinden sorumlu olduğu, «genel kredi sözleşmesinde» yer alan düzenlemelere ve faiz genelgelerine göre «temerrüt faiz» oranının bankanın kredi kullandırdığı tarih ile temerrüt tarihindeki süre içinde bankaca uygulanan en yüksek kredi faiz oranının iki katı olarak belirlenerek buna göre hesap yapıldığı, icra takibinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemeler sebebiyle «itirazın iptali davası» açılmasında «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçeleriyle «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla, davanın kısmen kabulüne, gayrinakdi «çek sorumluluk bedeli» haricinde hükmedilen alacağın %20’si oranında «icra inkar tazminatına», davalılar vekilinin «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine, davalılar kendisini vekil ile «temsil» ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden hesaplanan 10.475,76 TL (davalı ...
2- Mahkemece, «kefilin» «çek» «depo» tutarı üzerinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle red kararı verilmiş, kendini vekil marifetiyle «temsil» ettiren davalı ... lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken nisbi «vekalet ücreti takdiri» usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi tarafından hesaplanan «asıl alacak» ve «akdi faiz» hesabında hatalı bir yön bulunmadığı, incelenen sözleşme hükümlerine göre davalı ...'ın gayri nakdi krediler yönünden sorumlu olacağına dair ayrıca düzenleme bulunmaması nedeniyle, sözü edilen «depo» alacak kaleminin bu davalıdan tahsil edilemeyeceği, Samsun 9.
İcra Müdürlüğü'nün 2016/11605 Esas sayılı dosyasında toplam 425.416,27 TL nakdi alacak, 96.660,00 TL gayri nakdi «depo» takibi yapıldığı, davacının dava dilekçesinde ise davalı ... hakkında davadan önce yapılan ödemeler düşüldükten sonra bakiye 271.599,16 TL üzerinden dava açtığı, bu davalı hakkında nakdi krediden kaynaklı olarak toplam 177.517,92 TL üzerinden davanın kabul edildiği, reddedilen miktarın 94.081,24 TL olması nedeniyle, reddedilen bu miktar üzerinden davalı yararına hesaplanan 10.475,76 TL «vekalet ücretinin» yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/1752 E. , 2013/8336 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen ....04.2010 gün ve 2008/125-2010/147 sayılı kararı bozan Daire’nin ....2012 gün ve 2010/11605-2012/15849 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ..., 35 ve 43. sınıf mal ve hizmetlerde "NUXX" ibaresinin marka olarak adına tescil başvurusunun, davalı tarafından "NUX HANYOUNG" markası gerekçe gösterilerek kısmen reddedildiğini, oysa anılan markaların aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını, değerlendirmenin doğru yapılmadığını ileri sürerek, davalı ... ...'nın ....02.2008 tarih ve 2008/M-1144 sayılı kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2010/11605 E, 2012/15849 K. sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 06,55 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/.... maddesi hükmü uyarınca takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, ....04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/510900700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz