Karar Düzeltme İsteği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4379 E. 2013/8215 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hak ediş↗ ortaklar kurulu kararı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davacı tarafça dava dışı şirkete verilen vekaletnamedeki şirket adının yanlış yazılmasındaki sorumluluğun davacıya ait olduğu, dava dışı şirketin ortağı olan ve dava konusu parayı bankadan çektiği belirtilen ...'a ....05.2006 tarihinde alınan ortaklar kurulu kararı ile şirket hesabından para çekme veya para yatırma yetkisi verildiği, yine, davacı şirket yetkilisi tarafından 02.07.2007 tarihinde Kaymakamlık makamına hitaben yazılan yazı ile hak edişin alındığı, iş bitirme belgesinin düzenlenmesinin talep edildiği, bu kapsamda davacı şirketin söz konusu işe ait hak edişini aldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine dair karar davacı vekili ve davalı banka vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin ....2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. .../...
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İstirdat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15082 E. 2012/20415 K.
Ortak:hak ediş · ortaklar kurulu kararı
İncelediğiniz kararda… yazılmasındaki sorumluluğun davacıya ait olduğu, dava dışı şirketin ortağı olan ve dava konusu parayı bankadan çektiği belirtilen ...'a ....05.2006 tarihinde alınan «ortaklar kurulu» kararı ile şirket hesabından para çekme veya para yatırma yetkisi verildiği, yine, davacı şirket yetkilisi tarafından 02.07.2007 tarihinde Kaymakamlık makamına hitaben yazılan yazı ile «hak edişin» alındığı, iş bitirme belgesinin düzenlenmesinin talep edildiği, bu kapsamda davacı şirketin söz konusu işe ait hak edişini aldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davan …
Benzer bu kararda… yazılmasındaki sorumluluğun davacıya ait olduğu, dava dışı şirketin ortağı olan ve dava konusu parayı bankadan çektiği belirtilen ...'a 18.05.2006 tarihinde alınan «ortaklar kurulu» kararı ile şirket hesabından para çekme veya para yatırma yetkisi verildiği, yine, davacı şirket yetkilisi tarafından 02.07.2007 tarihinde Kaymakamlık makamına hitaben yazılan yazı ile «hak edişin» alındığı, iş bitirme belgesinin düzenlenmesinin talep edildiği, bu kapsamda davacı şirketin söz konusu işe ait hak edişini aldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davan …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu kararda2-Mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verildiği halde, kendisini bir vekille «temsil» ettiren davalı banka yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru görülmemiş, kararın davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5207 E. 2018/8155 K.
Ortak:hak ediş
İncelediğiniz kararda… yazılmasındaki sorumluluğun davacıya ait olduğu, dava dışı şirketin ortağı olan ve dava konusu parayı bankadan çektiği belirtilen ...'a ....05.2006 tarihinde alınan «ortaklar kurulu» kararı ile şirket hesabından para çekme veya para yatırma yetkisi verildiği, yine, davacı şirket yetkilisi tarafından 02.07.2007 tarihinde Kaymakamlık makamına hitaben yazılan yazı ile «hak edişin» alındığı, iş bitirme belgesinin düzenlenmesinin talep edildiği, bu kapsamda davacı şirketin söz konusu işe ait hak edişini aldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davan …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasında «acentelik sözleşmesi» bulunduğu, 24/12/2011 tarihi itibari ile davacı tarafça sözleşmenin feshedildiği, davalının yaptığı kesintilerin sözleşme kapsamında bulunduğu, talep edilen «hak ediş» alacakları bakımından davalı firmanın davacı firmaya borcuna karşılık 31/12/2011 tarihinde yaptığı borç meblağını bu tutarda azaltan 1.704,18 TL tutarındaki «mahsup» işleminin doğru olmadığı, 944,00 TL'lik kesintinin ise 23/12/2011 tarihinde gerçekleştirildiği, ancak sözleşme hükümlerinin 22/12/2011 tarihi itibariyle hükümsüz hale geldiği gerekçesiyle davacının haksız kesinti tutarı adı altında yaptığı taleplerin reddine, hak ediş alacağı olarak yapılan taleplerin kısmen kabulü ile 2.227,82 TL nin 28/05/2012 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faiz» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «acentelik ilişkisinden» kaynaklı alacak istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davalı tarafından haksız yapıldığı iddia olunan kesintiler bakımından davanın reddine, «hak ediş» bedeli olarak talep edilen miktar yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece de benimsenen bilirkişi raporu ve dosya muhteviyatı uyarınca, davacının «hak ediş» kalemi altında yaptığı toplam talep miktarının önemli bir kısmının davalı yanca dava açıldığı tarih olan 29.12.2011 tarihinden sonra ödendiği ve bu kısım yönünden «davanın konusu» kalmadığından HMK 331/1 maddesi uyarınca davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken bu hususta hüküm kurulmaması doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acentelik ilişkisi · acentelik sözleşmesi · davanın konusu · acentelik · mahsup · yasal faiz · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasında «acentelik sözleşmesi» bulunduğu, 24/12/2011 tarihi itibari ile davacı tarafça sözleşmenin feshedildiği, davalının yaptığı kesintilerin sözleşme kapsamında bulunduğu, talep edilen «hak ediş» alacakları bakımından davalı firmanın davacı firmaya borcuna karşılık 31/12/2011 tarihinde yaptığı borç meblağını bu tutarda azaltan 1.704,18 TL tutarındaki «mahsup» işleminin doğru olmadığı, 944,00 TL'lik kesintinin ise 23/12/2011 tarihinde gerçekleştirildiği, ancak sözleşme hükümlerinin 22/12/2011 tarihi itibariyle hükümsüz hale geldiği gerekçesiyle davacının haksız kesinti tutarı adı altında yaptığı taleplerin reddine, hak ediş alacağı olarak yapılan taleplerin kısmen kabulü ile 2.227,82 TL nin 28/05/2012 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faiz» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «acentelik ilişkisinden» kaynaklı alacak istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davalı tarafından haksız yapıldığı iddia olunan kesintiler bakımından davanın reddine, «hak ediş» bedeli olarak talep edilen miktar yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece de benimsenen bilirkişi raporu ve dosya muhteviyatı uyarınca, davacının «hak ediş» kalemi altında yaptığı toplam talep miktarının önemli bir kısmının davalı yanca dava açıldığı tarih olan 29.12.2011 tarihinden sonra ödendiği ve bu kısım yönünden «davanın konusu» kalmadığından HMK 331/1 maddesi uyarınca davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken bu hususta hüküm kurulmaması doğru olmamıştır.
Öte yandan mahkemece, dava sırasında ödenen meblağla ilgili olarak dava tarihi itibariyle dava açmakta haklı olduğuna göre anılan HMK 331/1. maddesi hükmü uyarınca bu kısım yönünden de davacı lehine «vekalet ücretine» hüküm olunması gerekirken, bu kısım yönünden de dava reddedilmişcesine davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmesi de doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11872 E. 2016/5639 K.
Ortak:hak ediş
İncelediğiniz kararda… yazılmasındaki sorumluluğun davacıya ait olduğu, dava dışı şirketin ortağı olan ve dava konusu parayı bankadan çektiği belirtilen ...'a ....05.2006 tarihinde alınan «ortaklar kurulu» kararı ile şirket hesabından para çekme veya para yatırma yetkisi verildiği, yine, davacı şirket yetkilisi tarafından 02.07.2007 tarihinde Kaymakamlık makamına hitaben yazılan yazı ile «hak edişin» alındığı, iş bitirme belgesinin düzenlenmesinin talep edildiği, bu kapsamda davacı şirketin söz konusu işe ait hak edişini aldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davan …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının teknik şartnamede belirtilen nitelikte personel çalıştırmadığı, personel için yüksek «hak ediş» raporları düzenlediği, 4735 SK'nın 25/d fıkrası uyarınca «taahhüdünü» yerine getirirken idareye zarar verdiği, aynı kanunu 20/b maddesi gereğince bildirimsiz olarak davalı idarenin «fesih» hakkı bulunduğu, davacının sözleşmede belirtilen nitelikte personel çalıştırmadığından bu «hizmetlerin bedellerini» talep edemeyeceği, «teminat mektubunun nakde çevrilmesinde» mevzuata aykırılık olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
2- Asıl dava, davalının sağlık, psikolojik, eğitim, danışmanlık merkezinin işletilmesi sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklanan ve «sözleşmenin feshi» öncesi Şubat, Mart, Nisan, Mayıs aylarına ait ödenmeyen «hak ediş» bedellerinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece sözleşmenin davalı tarafından haklı nedenle feshedildiği, davacının hak ediş bedellerini talep edemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Oysa, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı taraf yeterli nitelikte olmayan personelle olsa dahi yapılan hizmeti «ifa» ettiği belirtilmiş olup, bu durumda davacının «fesih» öncesi ödenmeyen «hak ediş» bedellerinin sözleşme, teknik şartname hükümleri çerçevesinde ve çalıştırılan personelin niteliklerine uygun olarak belirlenip, davacıya ödenmesine karar verilmesi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat mektubunun nakde çevrilmesi · hizmet bedeli · teminat mektubu · sözleşmenin feshi · ifa · fesih · taahhütname · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının teknik şartnamede belirtilen nitelikte personel çalıştırmadığı, personel için yüksek «hak ediş» raporları düzenlediği, 4735 SK'nın 25/d fıkrası uyarınca «taahhüdünü» yerine getirirken idareye zarar verdiği, aynı kanunu 20/b maddesi gereğince bildirimsiz olarak davalı idarenin «fesih» hakkı bulunduğu, davacının sözleşmede belirtilen nitelikte personel çalıştırmadığından bu «hizmetlerin bedellerini» talep edemeyeceği, «teminat mektubunun nakde çevrilmesinde» mevzuata aykırılık olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı taraf yeterli nitelikte olmayan personelle olsa dahi yapılan hizmeti «ifa» ettiği belirtilmiş olup, bu durumda davacının «fesih» öncesi ödenmeyen «hak ediş» bedellerinin sözleşme, teknik şartname hükümleri çerçevesinde ve çalıştırılan personelin niteliklerine uygun olarak belirlenip, davacıya ödenmesine karar verilmesi …
2- Asıl dava, davalının sağlık, psikolojik, eğitim, danışmanlık merkezinin işletilmesi sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklanan ve «sözleşmenin feshi» öncesi Şubat, Mart, Nisan, Mayıs aylarına ait ödenmeyen «hak ediş» bedellerinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece sözleşmenin davalı tarafından haklı nedenle feshedildiği, davacının hak ediş bedellerini talep edemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/4379 E. , 2013/8215 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gölköy Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../07/2011 gün ve 2008/66-2011/148 sayılı kararı bozan Daire’nin ....2012 gün ve 2011/15082-2012/20415 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, ihale ile üstlendiği işin karşılığı olarak müvekkiline ödenmek üzere davalı bankaya yatırılan 119.925,00 TL'nin tahsili için davalı bankaya başvurduğunda paranın müvekkil şirkete vekaleten alınmış olduğunun belirtildiğini, ancak müvekkil adına hareket ettiği belirtilen Göktoplar Yemek Toplu Temizlik Şirketi adı altında bir şirketin bulunmadığını, yine paranın ödendiği belirtilen ...'ın Gök Toplu Yemek Toplu Temizlik Enerji İnşaat Nakliye Ticaret ve Sanayi Şirketinin ortağı olup, şirketi temsil yetkisinin bulunmadığını belirterek 119.925 TL'nın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirket temsilcisinin dava dışı şirkete vermiş olduğu vekaletname kapsamında dava dışı şirket yetkilileri ve ortakları olan dava dışı ... ve ...'a dava konusu ödemenin yapıldığını, vekaletnamedeki yazım hatasından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafça ilçe kaymakamlığına hakedişlerin tamamının alındığı yönünde beyanda bulunulduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davacı tarafça dava dışı şirkete verilen vekaletnamedeki şirket adının yanlış yazılmasındaki sorumluluğun davacıya ait olduğu, dava dışı şirketin ortağı olan ve dava konusu parayı bankadan çektiği belirtilen ...'a ....05.2006 tarihinde alınan ortaklar kurulu kararı ile şirket hesabından para çekme veya para yatırma yetkisi verildiği, yine, davacı şirket yetkilisi tarafından 02.07.2007 tarihinde Kaymakamlık makamına hitaben yazılan yazı ile hak edişin alındığı, iş bitirme belgesinin düzenlenmesinin talep edildiği, bu kapsamda davacı şirketin söz konusu işe ait hak edişini aldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine dair karar davacı vekili ve davalı banka vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin ....2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. .../...
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/.... maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, ....04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/510467300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz