İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/15082 E. 2012/20415 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hak ediş↗ vekalet ücreti takdiri↗ ortaklar kurulu kararı↗ vekalet ücreti↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça dava dışı şirkete verilen vekaletnamedeki şirket adının yanlış yazılmasındaki sorumluluğun davacıya ait olduğu, dava dışı şirketin ortağı olan ve dava konusu parayı bankadan çektiği belirtilen ...'a 18.05.2006 tarihinde alınan ortaklar kurulu kararı ile şirket hesabından para çekme veya para yatırma yetkisi verildiği, yine, davacı şirket yetkilisi tarafından 02.07.2007 tarihinde Kaymakamlık makamına hitaben yazılan yazı ile hak edişin alındığı, iş bitirme belgesinin düzenlenmesinin talep edildiği, bu kapsamda davacı şirketin söz konusu işe ait hak edişini aldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verildiği halde, kendisini bir vekille temsil ettiren davalı banka yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru görülmemiş, kararın davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Karar Düzeltme İsteği 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4379 E. 2013/8215 K.
Ortak:hak ediş · ortaklar kurulu kararı
İncelediğiniz kararda… yazılmasındaki sorumluluğun davacıya ait olduğu, dava dışı şirketin ortağı olan ve dava konusu parayı bankadan çektiği belirtilen ...'a 18.05.2006 tarihinde alınan «ortaklar kurulu» kararı ile şirket hesabından para çekme veya para yatırma yetkisi verildiği, yine, davacı şirket yetkilisi tarafından 02.07.2007 tarihinde Kaymakamlık makamına hitaben yazılan yazı ile «hak edişin» alındığı, iş bitirme belgesinin düzenlenmesinin talep edildiği, bu kapsamda davacı şirketin söz konusu işe ait hak edişini aldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davan …
Benzer bu kararda… yazılmasındaki sorumluluğun davacıya ait olduğu, dava dışı şirketin ortağı olan ve dava konusu parayı bankadan çektiği belirtilen ...'a ....05.2006 tarihinde alınan «ortaklar kurulu» kararı ile şirket hesabından para çekme veya para yatırma yetkisi verildiği, yine, davacı şirket yetkilisi tarafından 02.07.2007 tarihinde Kaymakamlık makamına hitaben yazılan yazı ile «hak edişin» alındığı, iş bitirme belgesinin düzenlenmesinin talep edildiği, bu kapsamda davacı şirketin söz konusu işe ait hak edişini aldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davan …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5207 E. 2018/8155 K.
Ortak:hak ediş · vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda… yazılmasındaki sorumluluğun davacıya ait olduğu, dava dışı şirketin ortağı olan ve dava konusu parayı bankadan çektiği belirtilen ...'a 18.05.2006 tarihinde alınan «ortaklar kurulu» kararı ile şirket hesabından para çekme veya para yatırma yetkisi verildiği, yine, davacı şirket yetkilisi tarafından 02.07.2007 tarihinde Kaymakamlık makamına hitaben yazılan yazı ile «hak edişin» alındığı, iş bitirme belgesinin düzenlenmesinin talep edildiği, bu kapsamda davacı şirketin söz konusu işe ait hak edişini aldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davan …
2-Mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verildiği halde, kendisini bir vekille «temsil» ettiren davalı banka yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru görülmemiş, kararın davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasında «acentelik sözleşmesi» bulunduğu, 24/12/2011 tarihi itibari ile davacı tarafça sözleşmenin feshedildiği, davalının yaptığı kesintilerin sözleşme kapsamında bulunduğu, talep edilen «hak ediş» alacakları bakımından davalı firmanın davacı firmaya borcuna karşılık 31/12/2011 tarihinde yaptığı borç meblağını bu tutarda azaltan 1.704,18 TL tutarındaki «mahsup» işleminin doğru olmadığı, 944,00 TL'lik kesintinin ise 23/12/2011 tarihinde gerçekleştirildiği, ancak sözleşme hükümlerinin 22/12/2011 tarihi itibariyle hükümsüz hale geldiği gerekçesiyle davacının haksız kesinti tutarı adı altında yaptığı taleplerin reddine, hak ediş alacağı olarak yapılan taleplerin kısmen kabulü ile 2.227,82 TL nin 28/05/2012 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faiz» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «acentelik ilişkisinden» kaynaklı alacak istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davalı tarafından haksız yapıldığı iddia olunan kesintiler bakımından davanın reddine, «hak ediş» bedeli olarak talep edilen miktar yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece de benimsenen bilirkişi raporu ve dosya muhteviyatı uyarınca, davacının «hak ediş» kalemi altında yaptığı toplam talep miktarının önemli bir kısmının davalı yanca dava açıldığı tarih olan 29.12.2011 tarihinden sonra ödendiği ve bu kısım yönünden «davanın konusu» kalmadığından HMK 331/1 maddesi uyarınca davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken bu hususta hüküm kurulmaması doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acentelik ilişkisi · acentelik sözleşmesi · davanın konusu · acentelik · mahsup · yasal faiz · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasında «acentelik sözleşmesi» bulunduğu, 24/12/2011 tarihi itibari ile davacı tarafça sözleşmenin feshedildiği, davalının yaptığı kesintilerin sözleşme kapsamında bulunduğu, talep edilen «hak ediş» alacakları bakımından davalı firmanın davacı firmaya borcuna karşılık 31/12/2011 tarihinde yaptığı borç meblağını bu tutarda azaltan 1.704,18 TL tutarındaki «mahsup» işleminin doğru olmadığı, 944,00 TL'lik kesintinin ise 23/12/2011 tarihinde gerçekleştirildiği, ancak sözleşme hükümlerinin 22/12/2011 tarihi itibariyle hükümsüz hale geldiği gerekçesiyle davacının haksız kesinti tutarı adı altında yaptığı taleplerin reddine, hak ediş alacağı olarak yapılan taleplerin kısmen kabulü ile 2.227,82 TL nin 28/05/2012 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faiz» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, «acentelik ilişkisinden» kaynaklı alacak istemine ilişkin olup mahkemece yukarıda yazılı gerekçe ile davalı tarafından haksız yapıldığı iddia olunan kesintiler bakımından davanın reddine, «hak ediş» bedeli olarak talep edilen miktar yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece de benimsenen bilirkişi raporu ve dosya muhteviyatı uyarınca, davacının «hak ediş» kalemi altında yaptığı toplam talep miktarının önemli bir kısmının davalı yanca dava açıldığı tarih olan 29.12.2011 tarihinden sonra ödendiği ve bu kısım yönünden «davanın konusu» kalmadığından HMK 331/1 maddesi uyarınca davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken bu hususta hüküm kurulmaması doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11872 E. 2016/5639 K.
Ortak:hak ediş
İncelediğiniz kararda… yazılmasındaki sorumluluğun davacıya ait olduğu, dava dışı şirketin ortağı olan ve dava konusu parayı bankadan çektiği belirtilen ...'a 18.05.2006 tarihinde alınan «ortaklar kurulu» kararı ile şirket hesabından para çekme veya para yatırma yetkisi verildiği, yine, davacı şirket yetkilisi tarafından 02.07.2007 tarihinde Kaymakamlık makamına hitaben yazılan yazı ile «hak edişin» alındığı, iş bitirme belgesinin düzenlenmesinin talep edildiği, bu kapsamda davacı şirketin söz konusu işe ait hak edişini aldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davan …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının teknik şartnamede belirtilen nitelikte personel çalıştırmadığı, personel için yüksek «hak ediş» raporları düzenlediği, 4735 SK'nın 25/d fıkrası uyarınca «taahhüdünü» yerine getirirken idareye zarar verdiği, aynı kanunu 20/b maddesi gereğince bildirimsiz olarak davalı idarenin «fesih» hakkı bulunduğu, davacının sözleşmede belirtilen nitelikte personel çalıştırmadığından bu «hizmetlerin bedellerini» talep edemeyeceği, «teminat mektubunun nakde çevrilmesinde» mevzuata aykırılık olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
2- Asıl dava, davalının sağlık, psikolojik, eğitim, danışmanlık merkezinin işletilmesi sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklanan ve «sözleşmenin feshi» öncesi Şubat, Mart, Nisan, Mayıs aylarına ait ödenmeyen «hak ediş» bedellerinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece sözleşmenin davalı tarafından haklı nedenle feshedildiği, davacının hak ediş bedellerini talep edemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Oysa, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı taraf yeterli nitelikte olmayan personelle olsa dahi yapılan hizmeti «ifa» ettiği belirtilmiş olup, bu durumda davacının «fesih» öncesi ödenmeyen «hak ediş» bedellerinin sözleşme, teknik şartname hükümleri çerçevesinde ve çalıştırılan personelin niteliklerine uygun olarak belirlenip, davacıya ödenmesine karar verilmesi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat mektubunun nakde çevrilmesi · hizmet bedeli · teminat mektubu · sözleşmenin feshi · ifa · fesih · taahhütname · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının teknik şartnamede belirtilen nitelikte personel çalıştırmadığı, personel için yüksek «hak ediş» raporları düzenlediği, 4735 SK'nın 25/d fıkrası uyarınca «taahhüdünü» yerine getirirken idareye zarar verdiği, aynı kanunu 20/b maddesi gereğince bildirimsiz olarak davalı idarenin «fesih» hakkı bulunduğu, davacının sözleşmede belirtilen nitelikte personel çalıştırmadığından bu «hizmetlerin bedellerini» talep edemeyeceği, «teminat mektubunun nakde çevrilmesinde» mevzuata aykırılık olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı taraf yeterli nitelikte olmayan personelle olsa dahi yapılan hizmeti «ifa» ettiği belirtilmiş olup, bu durumda davacının «fesih» öncesi ödenmeyen «hak ediş» bedellerinin sözleşme, teknik şartname hükümleri çerçevesinde ve çalıştırılan personelin niteliklerine uygun olarak belirlenip, davacıya ödenmesine karar verilmesi …
2- Asıl dava, davalının sağlık, psikolojik, eğitim, danışmanlık merkezinin işletilmesi sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklanan ve «sözleşmenin feshi» öncesi Şubat, Mart, Nisan, Mayıs aylarına ait ödenmeyen «hak ediş» bedellerinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece sözleşmenin davalı tarafından haklı nedenle feshedildiği, davacının hak ediş bedellerini talep edemeyeceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/15082 E. , 2012/20415 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gölköy Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.07.2011 tarih ve 2008/66-2011/148 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, ihale ile üstlendiği işin karşılığı olarak müvekkiline ödenmek üzere davalı bankaya yatırılan 119.925,00 TL'nin tahsili için davalı bankaya başvurduğunda paranın müvekkil şirkete vekaleten alınmış olduğunun belirtildiğini, ancak müvekkil adına hareket ettiği belirtilen Göktoplar Yemek Toplu Temizlik Şirketi adı altında bir şirketin bulunmadığını, yine paranın ödendiği belirtilen ...'ın Gök Toplu Yemek Toplu Temizlik Enerji İnşaat Nakliye Ticaret ve Sanayi Şirketinin ortağı olup, şirketi temsil yetkisinin bulunmadığını belirterek 119.925,00 TL'nın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirket temsilcisinin dava dışı şirkete vermiş olduğu vekaletname kapsamında dava dışı şirket yetkilileri ve ortakları olan dava dışı ... ve ...'a dava konusu ödemenin yapıldığını, vekaletnamedeki yazım hatasından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafça ilçe kaymakamlığına hakedişlerin tamamının alındığı yönünde beyanda bulunulduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça dava dışı şirkete verilen vekaletnamedeki şirket adının yanlış yazılmasındaki sorumluluğun davacıya ait olduğu, dava dışı şirketin ortağı olan ve dava konusu parayı bankadan çektiği belirtilen ...'a 18.05.2006 tarihinde alınan ortaklar kurulu kararı ile şirket hesabından para çekme veya para yatırma yetkisi verildiği, yine, davacı şirket yetkilisi tarafından 02.07.2007 tarihinde Kaymakamlık makamına hitaben yazılan yazı ile hak edişin alındığı, iş bitirme belgesinin düzenlenmesinin talep edildiği, bu kapsamda davacı şirketin söz konusu işe ait hak edişini aldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verildiği halde, kendisini bir vekille temsil ettiren davalı banka yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru görülmemiş, kararın davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Bankaya iadesine, 11.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1066666700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz