Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4602 E. 2019/3492 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akdi faiz↗ feri müdahil↗ tmsf↗ alacak davası↗ vade↗ haksız fiil↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 14.10.1999 tarihinde Yurtbank A.Ş.ne 80.000TL yatırdığı, 27.11.1999 tarihi itibariyle 7.327,66TL faiz alacağının doğduğu, vade sonunda davacının alacağının toplam 87.327,66TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 87.327,66TL alacağın 27.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili ve feri müdahil TMSF istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 87.327,66 TL alacağın, 80.000TL'sine 27/12/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalı bankadan tahsiliyle davacılara ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve feri müdahil TMSF temyiz etmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı vekili ve feri müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Dava, haksız fill hukuki sebebine dayalı alacak davası olup, davacı, Yurt Bank Offshore hesabına 80.000,00TL yatırmış, vade sonu olan 18.11.1999 tarihinde 6.600,00TL akdi faiz tahsil etmiş, sonrasında mevduatını tekrar 37 gün vadeli olarak hesaba yatırılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, davacının vade sonunda 7.327,66TL akdi faiz alacağı ile toplam 87.327,66TL alacaklı olduğuna kanaat getirilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince de davanın kısmen kabulü ile 87.327,66TLnin 80.000,00TLsine 27.12.1999tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalı bankadan tahsili yönünde hüküm kurulmuş ise de; Dairemizin yerleşik içtihatlarında da ifade edildiği üzere, taraflar arasında mevduat ilişkisi olmadığı, Yurt Bank yöneticileri ve çalışanlarınca müşterilerin iradelerinin sakatlandığı ve mevduatların usulsüzce offshore hesaplara aktarıldığı, buna göre davacının alacağının haksız fiile dayalı olduğu, 80.000,00TL mevduattan davacıya ödenmiş olan 6.600,00TL'nin mahsubu ile kalan tutara taleple bağlı kalınarak 27.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, vade süresince işleyen akdi faiz uygulanmak suretiyle davacının alacağının 87.327,66TL'ye ulaştığından bahisle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Uyulan bozma ilamının yanlış yorumlanarak faiz hesabının hatalı yapılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5196 E. 2020/3793 K.
Ortak:haksız fiil · avans faizi · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, davacının «vade» sonunda 7.327,66TL «akdi faiz» alacağı ile toplam 87.327,66TL alacaklı olduğuna kanaat getirilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince de davanın kısmen kabulü ile 87.327,66TLnin 80.000,00TLsine 27.12.1999tarihinden itibaren «avans faizi» işletilerek davalı bankadan tahsili yönünde hüküm kurulmuş ise de; Dairemizin yerleşik içtihatlarında da ifade edildiği üzere, taraflar arasında mevduat ilişkisi olmadığı, Yurt Bank yöneticileri ve çalışanlarınca müşterilerin iradelerinin sakatlandığı ve mevduatların usulsüzce offshore hesaplara aktarıldığı, buna göre davacının alacağının «haksız fiile» dayalı olduğu, 80.000,00TL mevduattan davacıya ödenmiş olan 6.600,00TL'nin mahsubu ile kalan tutara taleple bağlı kalınarak 27.12.1999 tarihinden itibaren değişen …
… oru ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 14.10.1999 tarihinde Yurtbank A.Ş.ne 80.000TL yatırdığı, 27.11.1999 tarihi itibariyle 7.327,66TL faiz alacağının doğduğu, «vade» sonunda davacının alacağının toplam 87.327,66TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 87.327,66TL alacağın 27.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 87.327,66 TL alacağın, 80.000TL'sine 27/12/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» işletilerek davalı bankadan tahsiliyle davacılara ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… nk yöneticileri ve çalışanlarınca müşterilerin iradelerinin sakatlandığı ve mevduatların usulsüzce off-shore hesaplara aktarıldığı, buna göre davacıların alacağının «haksız fiile» dayalı olduğu, davacıların yatırdığı 80.000,00 TL mevduattan davacılara ödenmiş olan 6.600,00TL'nin mahsubu ile kalan tutara taleple bağlı kalınarak 27.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faiz» işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği açıklanmıştır.
İlk derece mahkemesince, davacıların 14.10.1999 tarihinde Yurtbank A.Ş’ye 80.000,00 TL yatırdığı, 27.11.1999 tarihi itibariyle 7.327,66TL faiz alacağının doğduğu, «vade» sonunda davacının alacağının toplam 87.327,66TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 87.327,66 TL alacağın 27.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Hukuk Dairesi’nce, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, paranın yatırıldığı 14.10.1999 tarihinden 27.12.1999 tarihine kadar «avans faizi» işletilmesi gerektiği, buna göre davacıların 12.975,34 TL «işlemiş faiz» alacağı bulunduğu, davacılara ödenen 6.600,00 TL ödeme düşüldüğünde davacıların 6.375,34 TL işlemiş faiz alacağı kaldığı gerekçesiyle, davalı vekili ve fer’i müdah …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6654 E. 2013/9903 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1365 E. 2018/4842 K.
Ortak:avans faizi
İncelediğiniz kararda… oru ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 14.10.1999 tarihinde Yurtbank A.Ş.ne 80.000TL yatırdığı, 27.11.1999 tarihi itibariyle 7.327,66TL faiz alacağının doğduğu, «vade» sonunda davacının alacağının toplam 87.327,66TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 87.327,66TL alacağın 27.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 87.327,66 TL alacağın, 80.000TL'sine 27/12/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» işletilerek davalı bankadan tahsiliyle davacılara ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, davacının «vade» sonunda 7.327,66TL «akdi faiz» alacağı ile toplam 87.327,66TL alacaklı olduğuna kanaat getirilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince de davanın kısmen kabulü ile 87.327,66TLnin 80.000,00TLsine 27.12.1999tarihinden itibaren «avans faizi» işletilerek davalı bankadan tahsili yönünde hüküm kurulmuş ise de; Dairemizin yerleşik içtihatlarında da ifade edildiği üzere, taraflar arasında mevduat ilişkisi olmadığı, Yurt Bank yöneticileri ve çalışanlarınca müşterilerin iradelerinin sakatlandığı ve mevduatların usulsüzce offshore hesaplara aktarıldığı, buna göre davacının alacağının «haksız fiile» dayalı olduğu, 80.000,00TL mevduattan davacıya ödenmiş olan 6.600,00TL'nin mahsubu ile kalan tutara taleple bağlı kalınarak 27.12.1999 tarihinden itibaren değişen …
Benzer bu kararda… raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ...Deposunda çalışmakta iken 16/07/2014 tarihinde işten çıkarıldığı, poliçenin "İstek Dışı İşsizlik Teminatı" başlıklı «özel şart» maddesine uygun olarak aynı iş yerinde en az 180 gün çalışmış olduğu, «son» üç yılda Sosyal Güvenlik Kurumuna 600 günlük «prim» ödemesi bulunduğu, poliçe başlangıç tarihinden itibaren belirlenen 90 günlük «muafiyet» süresinin 06/05/2014 tarihinde dolduğu ve davacının iş akdinin muafiyet süresinden sonra feshedildiği, sigortalının işsiz kaldığı tarihten itibaren 30 gün içinde yeni bir işe giremediği, davacının iş akdinin feshedileceği hususunu daha önce bildiğine dair delil mevcut olmadığı, talebin «teminat» dışı kaldığını «ispat yükünün» davalıda olduğu, davalının iddialarını tam kanaat derecesinde ispat edemediği, buna göre davacı tarafın işsiz kalması neticesinde uğradığı zaranın dava konusu poliçenin «teminatı kapsamında» kaldığı, talep edebileceği işsizlik «sigorta tazminatının» toplam 11.803,66 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.416,00TL'nin dava tarihinden 1.387,66TL'nin 13/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sürenin hesaplanması · özel dava şartı · sigorta tazminatı · muafiyet · teminat kapsamı · riziko · ek prim · ispat yükü
Benzer bu kararda… raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ...Deposunda çalışmakta iken 16/07/2014 tarihinde işten çıkarıldığı, poliçenin "İstek Dışı İşsizlik Teminatı" başlıklı «özel şart» maddesine uygun olarak aynı iş yerinde en az 180 gün çalışmış olduğu, «son» üç yılda Sosyal Güvenlik Kurumuna 600 günlük «prim» ödemesi bulunduğu, poliçe başlangıç tarihinden itibaren belirlenen 90 günlük «muafiyet» süresinin 06/05/2014 tarihinde dolduğu ve davacının iş akdinin muafiyet süresinden sonra feshedildiği, sigortalının işsiz kaldığı tarihten itibaren 30 gün içinde yeni bir işe giremediği, davacının iş akdinin feshedileceği hususunu daha önce bildiğine dair delil mevcut olmadığı, talebin «teminat» dışı kaldığını «ispat yükünün» davalıda olduğu, davalının iddialarını tam kanaat derecesinde ispat edemediği, buna göre davacı tarafın işsiz kalması neticesinde uğradığı zaranın dava konusu poliçenin «teminatı kapsamında» kaldığı, talep edebileceği işsizlik «sigorta tazminatının» toplam 11.803,66 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.416,00TL'nin dava tarihinden 1.387,66TL'nin 13/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili karar verilmiştir.
Davacının poliçe kapsamında talepte bulunabilmesi için öncelikle «teminat» altına alınan «rizikonun» poliçenin geçerli olduğu 06.02.2014-06.02.2015 tarihleri arasında gerçekleşmesi gerekli olup, sonrasında, poliçede yer alan «özel şartlar» ve öngörülen genel şartlar kapsamında talebin poliçe «teminatı kapsamında» kalıp kalmadığının tespiti gerekir.
… rını aşmayacak şekilde ve her halükarda maksimum 12 ay süreyle aylık 2083TL ve maksimum 25.000TL olmak üzere tazminat hesabının yapılması gerekirken, tazminata esas «sürenin hesaplanmasında» poliçe bitiş tarihinin esas alınması doğru olmamış, «eksik incelemeye» dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek verilen kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4602 E. , 2019/3492 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 31/01/2017 tarih ve 2015/1599 E 2017/181 K. sayılı kararın davalı vekili ve feri müdahil TMSF vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 22/06/2017 tarih ve 2017/327-2017/308 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve feri müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ...
tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkillerine ait mevduatın Yurtbank Bursa Şubesi'ne Off Shore hesabına yatırıldığını,yatırılan 80.000,00 TL'nin neması ile birlikte vade sonu olan 27/12/1999 tarihinde 95.088,16TL olduğunu ileri sürerek 95.088,16TLnin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; yetki, zamanaşımı ve husumet itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.
Feri Müdahil TMSF vekili ve ihbar olunan OYAK vekili ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 14.10.1999 tarihinde Yurtbank A.Ş.ne 80.000TL yatırdığı, 27.11.1999 tarihi itibariyle 7.327,66TL faiz alacağının doğduğu, vade sonunda davacının alacağının toplam 87.327,66TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 87.327,66TL alacağın 27.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili ve feri müdahil TMSF istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 87.327,66 TL alacağın, 80.000TL'sine 27/12/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalı bankadan tahsiliyle davacılara ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve feri müdahil TMSF temyiz etmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı vekili ve feri müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Dava, haksız fill hukuki sebebine dayalı alacak davası olup, davacı, Yurt Bank Offshore hesabına 80.000,00TL yatırmış, vade sonu olan 18.11.1999 tarihinde 6.600,00TL akdi faiz tahsil etmiş, sonrasında mevduatını tekrar 37 gün vadeli olarak hesaba yatırılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, davacının vade sonunda 7.327,66TL akdi faiz alacağı ile toplam 87.327,66TL alacaklı olduğuna kanaat getirilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince de davanın kısmen kabulü ile 87.327,66TLnin 80.000,00TLsine 27.12.1999tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalı bankadan tahsili yönünde hüküm kurulmuş ise de; Dairemizin yerleşik içtihatlarında da ifade edildiği üzere, taraflar arasında mevduat ilişkisi olmadığı, Yurt Bank yöneticileri ve çalışanlarınca müşterilerin iradelerinin sakatlandığı ve mevduatların usulsüzce offshore hesaplara aktarıldığı, buna göre davacının alacağının haksız fiile dayalı olduğu, 80.000,00TL mevduattan davacıya ödenmiş olan 6.600,00TL'nin mahsubu ile kalan tutara taleple bağlı kalınarak 27.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, vade süresince işleyen akdi faiz uygulanmak suretiyle davacının alacağının 87.327,66TL'ye ulaştığından bahisle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ve feri müdahil TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekili ve feri müdahil TMSF vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı Banka'ya iadesine, 07/05/2019 tarihinde olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/508441200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz