Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/1365 E. 2018/4842 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sürenin hesaplanması↗ özel dava şartı↗ sigorta tazminatı↗ muafiyet↗ teminat kapsamı↗ riziko↗ ek prim↗ ispat yükü↗ sigorta poliçesi↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ teminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ...Deposunda çalışmakta iken 16/07/2014 tarihinde işten çıkarıldığı, poliçenin "İstek Dışı İşsizlik Teminatı" başlıklı özel şart maddesine uygun olarak aynı iş yerinde en az 180 gün çalışmış olduğu, son üç yılda Sosyal Güvenlik Kurumuna 600 günlük prim ödemesi bulunduğu, poliçe başlangıç tarihinden itibaren belirlenen 90 günlük muafiyet süresinin 06/05/2014 tarihinde dolduğu ve davacının iş akdinin muafiyet süresinden sonra feshedildiği, sigortalının işsiz kaldığı tarihten itibaren 30 gün içinde yeni bir işe giremediği, davacının iş akdinin feshedileceği hususunu daha önce bildiğine dair delil mevcut olmadığı, talebin teminat dışı kaldığını ispat yükünün davalıda olduğu, davalının iddialarını tam kanaat derecesinde ispat edemediği, buna göre davacı tarafın işsiz kalması neticesinde uğradığı zaranın dava konusu poliçenin teminatı kapsamında kaldığı, talep edebileceği işsizlik sigorta tazminatının toplam 11.803,66 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.416,00TL'nin dava tarihinden 1.387,66TL'nin 13/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, çalışan güvence sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının talebinin sigorta poliçesi kapsamında kaldığı ve bilirkişi raporunda hesap edilen 11.803,66TL tazminatı talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekilince, tazminata esas alınan süre bakımından itirazda bulunulmuş ise de, mahkemece bu yöndeki itirazları kabul görmemiştir.
Davacının poliçe kapsamında talepte bulunabilmesi için öncelikle teminat altına alınan rizikonun poliçenin geçerli olduğu 06.02.2014-06.02.2015 tarihleri arasında gerçekleşmesi gerekli olup, sonrasında, poliçede yer alan özel şartlar ve öngörülen genel şartlar kapsamında talebin poliçe teminatı kapsamında kalıp kalmadığının tespiti gerekir.
Dosya kapsamında bulunan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda, poliçede yazılı “ödenecek tazminat aylık taksitler halinde ve her ay maksimum 2083TL olmak üzere ve maksimum 12 ay olacak şekilde, işsiz kalınmasını takip eden 30. günden itibaren, fakat her halükarda orijinal sözleşme süresini ve miktarını aşmayacak şekilde maksimum 25.000TL olacaktır.” hükmü uyarınca tazminat hesabı yapılmış, ancak 30 günlük istisna süresinin dolduğu 16.08.2014 tarihinden poliçenin bitiş süresi olan 06.02.2015 tarihine kadar geçen süre tazminat hesabında dikkate alınmıştır. Oysa ki poliçede ifade edilen “orjinal sözleşme süresi” ibaresinden sigortalının feshedilmiş olan iş akdinde yer alan sürenin anlaşılması gerektiği, poliçeye göre sürenin maksimum 12 ay olabileceği, yine Borç Ödeme Sigortası Genel Şartları 3.1.1. maddesi uyarınca da “azami tazminat süresi ve azami tazminat miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla” ödeme yapılacağı dikkate alındığında, davacı sigortalının feshedilen iş sözleşmesi getirtilerek iş sözleşmesinin süresinin tespiti ile sözleşme süresini ve miktarını aşmayacak şekilde ve her halükarda maksimum 12 ay süreyle aylık 2083TL ve maksimum 25.000TL olmak üzere tazminat hesabının yapılması gerekirken, tazminata esas sürenin hesaplanmasında poliçe bitiş tarihinin esas alınması doğru olmamış, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek verilen kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4602 E. 2019/3492 K.
Ortak:avans faizi
İncelediğiniz kararda… raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ...Deposunda çalışmakta iken 16/07/2014 tarihinde işten çıkarıldığı, poliçenin "İstek Dışı İşsizlik Teminatı" başlıklı «özel şart» maddesine uygun olarak aynı iş yerinde en az 180 gün çalışmış olduğu, «son» üç yılda Sosyal Güvenlik Kurumuna 600 günlük «prim» ödemesi bulunduğu, poliçe başlangıç tarihinden itibaren belirlenen 90 günlük «muafiyet» süresinin 06/05/2014 tarihinde dolduğu ve davacının iş akdinin muafiyet süresinden sonra feshedildiği, sigortalının işsiz kaldığı tarihten itibaren 30 gün içinde yeni bir işe giremediği, davacının iş akdinin feshedileceği hususunu daha önce bildiğine dair delil mevcut olmadığı, talebin «teminat» dışı kaldığını «ispat yükünün» davalıda olduğu, davalının iddialarını tam kanaat derecesinde ispat edemediği, buna göre davacı tarafın işsiz kalması neticesinde uğradığı zaranın dava konusu poliçenin «teminatı kapsamında» kaldığı, talep edebileceği işsizlik «sigorta tazminatının» toplam 11.803,66 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.416,00TL'nin dava tarihinden 1.387,66TL'nin 13/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… oru ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 14.10.1999 tarihinde Yurtbank A.Ş.ne 80.000TL yatırdığı, 27.11.1999 tarihi itibariyle 7.327,66TL faiz alacağının doğduğu, «vade» sonunda davacının alacağının toplam 87.327,66TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 87.327,66TL alacağın 27.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 87.327,66 TL alacağın, 80.000TL'sine 27/12/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» işletilerek davalı bankadan tahsiliyle davacılara ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, davacının «vade» sonunda 7.327,66TL «akdi faiz» alacağı ile toplam 87.327,66TL alacaklı olduğuna kanaat getirilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince de davanın kısmen kabulü ile 87.327,66TLnin 80.000,00TLsine 27.12.1999tarihinden itibaren «avans faizi» işletilerek davalı bankadan tahsili yönünde hüküm kurulmuş ise de; Dairemizin yerleşik içtihatlarında da ifade edildiği üzere, taraflar arasında mevduat ilişkisi olmadığı, Yurt Bank yöneticileri ve çalışanlarınca müşterilerin iradelerinin sakatlandığı ve mevduatların usulsüzce offshore hesaplara aktarıldığı, buna göre davacının alacağının «haksız fiile» dayalı olduğu, 80.000,00TL mevduattan davacıya ödenmiş olan 6.600,00TL'nin mahsubu ile kalan tutara taleple bağlı kalınarak 27.12.1999 tarihinden itibaren değişen …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz · feri müdahil · alacak davası · vade · haksız fiil · dava sebebi
Benzer bu kararda2- Dava, haksız fill hukuki «sebebine» dayalı «alacak davası» olup, davacı, Yurt Bank Offshore hesabına 80.000,00TL yatırmış, «vade» sonu olan 18.11.1999 tarihinde 6.600,00TL «akdi faiz» tahsil etmiş, sonrasında mevduatını tekrar 37 gün vadeli olarak hesaba yatırılmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, davacının «vade» sonunda 7.327,66TL «akdi faiz» alacağı ile toplam 87.327,66TL alacaklı olduğuna kanaat getirilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince de davanın kısmen kabulü ile 87.327,66TLnin 80.000,00TLsine 27.12.1999tarihinden itibaren «avans faizi» işletilerek davalı bankadan tahsili yönünde hüküm kurulmuş ise de; Dairemizin yerleşik içtihatlarında da ifade edildiği üzere, taraflar arasında mevduat ilişkisi olmadığı, Yurt Bank yöneticileri ve çalışanlarınca müşterilerin iradelerinin sakatlandığı ve mevduatların usulsüzce offshore hesaplara aktarıldığı, buna göre davacının alacağının «haksız fiile» dayalı olduğu, 80.000,00TL mevduattan davacıya ödenmiş olan 6.600,00TL'nin mahsubu ile kalan tutara taleple bağlı kalınarak 27.12.1999 tarihinden itibaren değişen …
… oru ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 14.10.1999 tarihinde Yurtbank A.Ş.ne 80.000TL yatırdığı, 27.11.1999 tarihi itibariyle 7.327,66TL faiz alacağının doğduğu, «vade» sonunda davacının alacağının toplam 87.327,66TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 87.327,66TL alacağın 27.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili ve «feri müdahil» TMSF istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13944 E. 2010/5409 K.
Ortak:ek prim · teminat
İncelediğiniz kararda… raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ...Deposunda çalışmakta iken 16/07/2014 tarihinde işten çıkarıldığı, poliçenin "İstek Dışı İşsizlik Teminatı" başlıklı «özel şart» maddesine uygun olarak aynı iş yerinde en az 180 gün çalışmış olduğu, «son» üç yılda Sosyal Güvenlik Kurumuna 600 günlük «prim» ödemesi bulunduğu, poliçe başlangıç tarihinden itibaren belirlenen 90 günlük «muafiyet» süresinin 06/05/2014 tarihinde dolduğu ve davacının iş akdinin muafiyet süresinden sonra feshedildiği, sigortalının işsiz kaldığı tarihten itibaren 30 gün içinde yeni bir işe giremediği, davacının iş akdinin feshedileceği hususunu daha önce bildiğine dair delil mevcut olmadığı, talebin «teminat» dışı kaldığını «ispat yükünün» davalıda olduğu, davalının iddialarını tam kanaat derecesinde ispat edemediği, buna göre davacı tarafın işsiz kalması neticesinde uğradığı zaranın dava konusu poliçenin «teminatı kapsamında» kaldığı, talep edebileceği işsizlik «sigorta tazminatının» toplam 11.803,66 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.416,00TL'nin dava tarihinden 1.387,66TL'nin 13/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili karar verilmiştir.
Davacının poliçe kapsamında talepte bulunabilmesi için öncelikle «teminat» altına alınan «rizikonun» poliçenin geçerli olduğu 06.02.2014-06.02.2015 tarihleri arasında gerçekleşmesi gerekli olup, sonrasında, poliçede yer alan «özel şartlar» ve öngörülen genel şartlar kapsamında talebin poliçe «teminatı kapsamında» kalıp kalmadığının tespiti gerekir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ile davalı ... arasında «acentelik sözleşmesi» bulunduğu, doğacak alacak ve zararlar için diğer davalının 15.000.00 TL tutarlı üst sınır ipoteği verdiği, sözleşmenin feshedildiği, davacının «prim alacağının» belirlendiği, takip tarihi itibariyle alacağın daha fazla olduğu, likit alacağın olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe yapılan itirazın iptaline, takibin de …
Davacı ile davalı şirket arasında «sigorta acenteliği sözleşmesi» imzalandığı, diğer davalının davacının bu sözleşmeden doğabilecek alacak ve zararının «teminatı» için taşınmazını 15.000.000.000 TL tutarında «ipotek» ettirdiği ve bu ipoteğin maksimal (üst sınır ipoteği) nitelik taşıdığı hususları çekişmesizdir.
İpoteğin niteliği gereği «temerrüt faizi» «dahil» olmak üzere, taşınmaz açıklanan miktar itibariyle «teminat» teşkil edecektir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta acentelik sözleşmesi · sigorta acenteliği · prim alacağı · acentelik sözleşmesi · ipoteğin paraya çevrilmesi · ilamsız icra takibi · acentelik · ipotek
Benzer bu karardaDavacı ile davalı şirket arasında «sigorta acenteliği sözleşmesi» imzalandığı, diğer davalının davacının bu sözleşmeden doğabilecek alacak ve zararının «teminatı» için taşınmazını 15.000.000.000 TL tutarında «ipotek» ettirdiği ve bu ipoteğin maksimal (üst sınır ipoteği) nitelik taşıdığı hususları çekişmesizdir.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı ile davalı ... arasında «acentelik sözleşmesi» bulunduğu, doğacak alacak ve zararlar için diğer davalının 15.000.00 TL tutarlı üst sınır ipoteği verdiği, sözleşmenin feshedildiği, davacının «prim alacağının» belirlendiği, takip tarihi itibariyle alacağın daha fazla olduğu, likit alacağın olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe yapılan itirazın iptaline, takibin de …
2- Dava, «ipoteğin paraya çevrilmesi» suretiyle yapılan «ilamsız icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Başka bir anlatımla, davacı «ipoteğin paraya çevrilmesi» suretiyle ancak 15.000.000.000 TL alacağını tahsil edebilecektir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/1365 E. , 2018/4842 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 6. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 29/06/2016 tarih ve 2015/330-2016/889 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı ... şirketi arasında Çalışan Güvence Sigorta Poliçesi imzalandığını, müvekkilinin kararlaştırılan sigorta prim bedelini tamamen ödediğini, imzalanan sözleşme uyarınca davalının istem dışı işsizlik halinde 25.000,00TL tazminat ödemeyi kabul ettiğini, tazminatın işsiz kalınmasını takip eden 30. günden itibaren 12 eşit taksitte ödeneceğini ancak davacının çalıştığı kurumdan 16/07/2014 tarihinde işten ayrılması sonrası davalıya yaptığı başvurusunun haksız olarak reddedildiğini, davacının dava tarihine kadar beş aylık tazminat tutarının olan 10.416,00TL alacağı olup bu alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 13/06/2016 tarihli ıslah dilekçesinde davasını 14.584,00TL artırarak dava değerini 25.000,00-TL'ye çıkartmıştır.
Davalı vekili; poliçe özel şartları gereği davacının talebinin teminat dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ...Deposunda çalışmakta iken 16/07/2014 tarihinde işten çıkarıldığı, poliçenin "İstek Dışı İşsizlik Teminatı" başlıklı özel şart maddesine uygun olarak aynı iş yerinde en az 180 gün çalışmış olduğu, son üç yılda Sosyal Güvenlik Kurumuna 600 günlük prim ödemesi bulunduğu, poliçe başlangıç tarihinden itibaren belirlenen 90 günlük muafiyet süresinin 06/05/2014 tarihinde dolduğu ve davacının iş akdinin muafiyet süresinden sonra feshedildiği, sigortalının işsiz kaldığı tarihten itibaren 30 gün içinde yeni bir işe giremediği, davacının iş akdinin feshedileceği hususunu daha önce bildiğine dair delil mevcut olmadığı, talebin teminat dışı kaldığını ispat yükünün davalıda olduğu, davalının iddialarını tam kanaat derecesinde ispat edemediği, buna göre davacı tarafın işsiz kalması neticesinde uğradığı zaranın dava konusu poliçenin teminatı kapsamında kaldığı, talep edebileceği işsizlik sigorta tazminatının toplam 11.803,66 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.416,00TL'nin dava tarihinden 1.387,66TL'nin 13/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, çalışan güvence sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının talebinin sigorta poliçesi kapsamında kaldığı ve bilirkişi raporunda hesap edilen 11.803,66TL tazminatı talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekilince, tazminata esas alınan süre bakımından itirazda bulunulmuş ise de, mahkemece bu yöndeki itirazları kabul görmemiştir.
Davacının poliçe kapsamında talepte bulunabilmesi için öncelikle teminat altına alınan rizikonun poliçenin geçerli olduğu 06.02.2014-06.02.2015 tarihleri arasında gerçekleşmesi gerekli olup, sonrasında, poliçede yer alan özel şartlar ve öngörülen genel şartlar kapsamında talebin poliçe teminatı kapsamında kalıp kalmadığının tespiti gerekir.
Dosya kapsamında bulunan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda, poliçede yazılı “ödenecek tazminat aylık taksitler halinde ve her ay maksimum 2083TL olmak üzere ve maksimum 12 ay olacak şekilde, işsiz kalınmasını takip eden 30. günden itibaren, fakat her halükarda orijinal sözleşme süresini ve miktarını aşmayacak şekilde maksimum 25.000TL olacaktır.” hükmü uyarınca tazminat hesabı yapılmış, ancak 30 günlük istisna süresinin dolduğu 16.08.2014 tarihinden poliçenin bitiş süresi olan 06.02.2015 tarihine kadar geçen süre tazminat hesabında dikkate alınmıştır. Oysa ki poliçede ifade edilen “orjinal sözleşme süresi” ibaresinden sigortalının feshedilmiş olan iş akdinde yer alan sürenin anlaşılması gerektiği, poliçeye göre sürenin maksimum 12 ay olabileceği, yine Borç Ödeme Sigortası Genel Şartları 3.1.1.
maddesi uyarınca da “azami tazminat süresi ve azami tazminat miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla” ödeme yapılacağı dikkate alındığında, davacı sigortalının feshedilen iş sözleşmesi getirtilerek iş sözleşmesinin süresinin tespiti ile sözleşme süresini ve miktarını aşmayacak şekilde ve her halükarda maksimum 12 ay süreyle aylık 2083TL ve maksimum 25.000TL olmak üzere tazminat hesabının yapılması gerekirken, tazminata esas sürenin hesaplanmasında poliçe bitiş tarihinin esas alınması doğru olmamış, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek verilen kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 599,11 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/429967400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz