Uyulan bozma ilamının yanlış yorumlanarak faiz hesabının hatalı yapılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/5196 E. 2020/3793 K. · · İlk derece: 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Bir mahkeme bozma ilamına uyulmasına karar verdiğinde, ilamın gereğini olduğu gibi yerine getirmekle bağlıdır; ilamı yanlış yorumlayarak hükmü onun dışına çıkacak biçimde kurması bozma nedenidir. İradesi sakatlanarak off-shore hesaplara usulsüzce aktarılan mevduatta alacak haksız fiile dayanır; bu hâlde yatırılan anaparadan yapılan ödemelerin mahsubuyla kalan anapara tutarına, taleple bağlı kalınarak belirlenen tarihten itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmelidir. Anapara yerine, anaparaya işletilen işlemiş faiz üzerinden hesap yapıp ödemeyi bu faizden mahsup etmek bozmayı gerektirir.
Ele alınan sorunlar
Uyulan bozma ilamının gereğine aykırı biçimde alacağın hesaplanması → kabul
İddia: Davalı banka ve fer'i müdahil TMSF, alacağın zamanaşımına/hak düşürücü süreye uğradığını, husumetin düşmediğini ve talep edilenden sorumlu olmadıklarını ileri sürerek istinaf ve temyiz yoluna başvurmuştur.
Gerekçe: Bölge Adliye Mahkemesince uyulmasına karar verilen bozma ilamında, taraflar arasında mevduat ilişkisi bulunmadığı, banka yönetici ve çalışanlarınca müşterilerin iradeleri sakatlanarak mevduatların usulsüzce off-shore hesaplara aktarıldığı, buna göre alacağın haksız fiile dayalı olduğu ve davacıların yatırdığı anaparadan ödenen tutarın mahsubuyla kalan tutara, taleple bağlı kalınarak belirlenen tarihten itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek tahsiline karar verilmesi gerektiği açıklanmıştır; Dairenin yerleşik uygulaması da bu yöndedir. Bölge Adliye Mahkemesi bozma ilamına uyulmasına karar vermesine rağmen ilamı yanlış yorumlayarak, anapara üzerinden değil, anaparaya belirli bir döneme kadar faiz işletip bulduğu işlemiş faiz tutarından ödemeyi mahsup etmek suretiyle hesap yapmıştır. Oysa yatırılan anapara miktarından yapılan ödemenin mahsubuyla kalan anapara tutarına belirlenen tarihten itibaren avans faizi işletilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Uyulan bozma ilamının gereğinin aynen yerine getirilmesi zorunluluğu ile off-shore hesaba usulsüzce aktarılan mevduatta haksız fiile dayalı alacağın anapara üzerinden hesaplanması yönünden emsaldir; Yargıtay bozması olarak bağlayıcı içtihat değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bozma ilamına uyma↗ usuli müktesep hak↗ haksız fiil↗ off-shore mevduat↗ iradenin sakatlanması↗ anapara↗ avans faizi↗ taleple bağlılık↗ mahsup↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4602 E. 2019/3492 K.
Ortak:haksız fiil · avans faizi · Alacak
İncelediğiniz kararda… nk yöneticileri ve çalışanlarınca müşterilerin iradelerinin sakatlandığı ve mevduatların usulsüzce off-shore hesaplara aktarıldığı, buna göre davacıların alacağının «haksız fiile» dayalı olduğu, davacıların yatırdığı 80.000,00 TL mevduattan davacılara ödenmiş olan 6.600,00TL'nin mahsubu ile kalan tutara taleple bağlı kalınarak 27.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faiz» işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği açıklanmıştır.
İlk derece mahkemesince, davacıların 14.10.1999 tarihinde Yurtbank A.Ş’ye 80.000,00 TL yatırdığı, 27.11.1999 tarihi itibariyle 7.327,66TL faiz alacağının doğduğu, «vade» sonunda davacının alacağının toplam 87.327,66TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 87.327,66 TL alacağın 27.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Hukuk Dairesi’nce, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, paranın yatırıldığı 14.10.1999 tarihinden 27.12.1999 tarihine kadar «avans faizi» işletilmesi gerektiği, buna göre davacıların 12.975,34 TL «işlemiş faiz» alacağı bulunduğu, davacılara ödenen 6.600,00 TL ödeme düşüldüğünde davacıların 6.375,34 TL işlemiş faiz alacağı kaldığı gerekçesiyle, davalı vekili ve fer’i müdah …
Benzer bu karardaMahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, davacının «vade» sonunda 7.327,66TL «akdi faiz» alacağı ile toplam 87.327,66TL alacaklı olduğuna kanaat getirilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince de davanın kısmen kabulü ile 87.327,66TLnin 80.000,00TLsine 27.12.1999tarihinden itibaren «avans faizi» işletilerek davalı bankadan tahsili yönünde hüküm kurulmuş ise de; Dairemizin yerleşik içtihatlarında da ifade edildiği üzere, taraflar arasında mevduat ilişkisi olmadığı, Yurt Bank yöneticileri ve çalışanlarınca müşterilerin iradelerinin sakatlandığı ve mevduatların usulsüzce offshore hesaplara aktarıldığı, buna göre davacının alacağının «haksız fiile» dayalı olduğu, 80.000,00TL mevduattan davacıya ödenmiş olan 6.600,00TL'nin mahsubu ile kalan tutara taleple bağlı kalınarak 27.12.1999 tarihinden itibaren değişen …
… oru ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 14.10.1999 tarihinde Yurtbank A.Ş.ne 80.000TL yatırdığı, 27.11.1999 tarihi itibariyle 7.327,66TL faiz alacağının doğduğu, «vade» sonunda davacının alacağının toplam 87.327,66TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 87.327,66TL alacağın 27.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 87.327,66 TL alacağın, 80.000TL'sine 27/12/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» işletilerek davalı bankadan tahsiliyle davacılara ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz · feri müdahil · alacak davası · vade · dava sebebi
Benzer bu kararda2- Dava, haksız fill hukuki «sebebine» dayalı «alacak davası» olup, davacı, Yurt Bank Offshore hesabına 80.000,00TL yatırmış, «vade» sonu olan 18.11.1999 tarihinde 6.600,00TL «akdi faiz» tahsil etmiş, sonrasında mevduatını tekrar 37 gün vadeli olarak hesaba yatırılmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, davacının «vade» sonunda 7.327,66TL «akdi faiz» alacağı ile toplam 87.327,66TL alacaklı olduğuna kanaat getirilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince de davanın kısmen kabulü ile 87.327,66TLnin 80.000,00TLsine 27.12.1999tarihinden itibaren «avans faizi» işletilerek davalı bankadan tahsili yönünde hüküm kurulmuş ise de; Dairemizin yerleşik içtihatlarında da ifade edildiği üzere, taraflar arasında mevduat ilişkisi olmadığı, Yurt Bank yöneticileri ve çalışanlarınca müşterilerin iradelerinin sakatlandığı ve mevduatların usulsüzce offshore hesaplara aktarıldığı, buna göre davacının alacağının «haksız fiile» dayalı olduğu, 80.000,00TL mevduattan davacıya ödenmiş olan 6.600,00TL'nin mahsubu ile kalan tutara taleple bağlı kalınarak 27.12.1999 tarihinden itibaren değişen …
… oru ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 14.10.1999 tarihinde Yurtbank A.Ş.ne 80.000TL yatırdığı, 27.11.1999 tarihi itibariyle 7.327,66TL faiz alacağının doğduğu, «vade» sonunda davacının alacağının toplam 87.327,66TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 87.327,66TL alacağın 27.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili ve «feri müdahil» TMSF istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6654 E. 2013/9903 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/605 E. 2018/7927 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacının hissesi oranında 600.000,00 TL üzerinden kısmen kabulü ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hükmedilen tazminatın 250.000,00 TL'sine dava tarihinden itibaren, 350.000,00 TL'sine ise «ıslah» tarihi olan 30/12/2014 tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmasına dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/5196 E. , 2020/3793 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 31.01.2017 tarih ve 2015/1599 E- 2017/181 K. sayılı kararın davalı vekili ve feri müdahil TMSF vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 18.09.2019 tarih ve 2019/1339 E- 2019/1123 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili ve feri müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle
dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacıların 14.10.1999 tarihinde Yurt Bank Bursa Şubesi'ne 80.000,00 TL yatırdıklarını, 27.12.1999 tarihi ile paranın 95,088,16,00 TL'ye ulaştığını, daha sona bankaya el konulması üzerine paranın tahsil edilemediğini ileri sürerek, ödenmeyen 95.088,16 TL'nin 27.12.1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı banka vekili ve feri müdahil TMSF vekili, davanın zamanaşımına uğradığını hak düşürücü sürenin geçtiğini, kendilerine husumetin düşmediğini, davacının talebinden davalıların sorumlu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, davacıların 14.10.1999 tarihinde Yurtbank A.Ş’ye 80.000,00 TL yatırdığı, 27.11.1999 tarihi itibariyle 7.327,66TL faiz alacağının doğduğu, vade sonunda davacının alacağının toplam 87.327,66TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 87.327,66 TL alacağın 27.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, paranın yatırıldığı 14.10.1999 tarihinden 27.12.1999 tarihine kadar avans faizi işletilmesi gerektiği, buna göre davacıların 12.975,34 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğu, davacılara ödenen 6.600,00 TL ödeme düşüldüğünde davacıların 6.375,34 TL işlemiş faiz alacağı kaldığı gerekçesiyle, davalı vekili ve fer’i müdahil TMSF vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın kısmen kabulü ile 86.375,34 TL alacağın 80.000,00 TL'sine 27.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalı bankadan tahsiliyle davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve fer’i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, bölge adliye mahkemesince uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekili ve feri müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Bölge Adliye Mahkemesi’nce uyulmasına karar verilen, Dairemizin 2017/4602 Esas, 2019/3492 Karar, 07.05.2019 tarihli bozma kararında ; taraflar arasında mevduat ilişkisi olmadığı, Yurt Bank yöneticileri ve çalışanlarınca müşterilerin iradelerinin sakatlandığı ve mevduatların usulsüzce off-shore hesaplara aktarıldığı, buna göre davacıların alacağının haksız fiile dayalı olduğu, davacıların yatırdığı 80.000,00 TL mevduattan davacılara ödenmiş olan 6.600,00TL'nin mahsubu ile kalan tutara taleple bağlı kalınarak 27.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği açıklanmıştır. Esasen Dairemizin yerleşik uygulaması bu yöndedir. Bölge adliye mahkemesince bozma ilamına uyulmasına kararı verilmesine rağmen bozma ilamı yanlış yorumlanarak davacıların yatırdığı 80.000,00 TL’ye paranın yatırıldığı 14.10.1999 tarihinden 27.12.1999 tarihine kadar avans faizi işletilmesi gerektiğinden bahisle 12.975,34 TL işlemiş faiz alacağı hesaplanması, bu faizden de davacılara ödenen 6.600,00 TL ödeme düşülerek davacıların 6.375,34 TL işlemiş faiz alacağı kaldığı hesaplanarak 86.375,34 TL alacağın 80.000,00 TL'sine 27.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalı bankadan tahsiliyle davacılara ödenmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla bölge adliye mahkemesince, 80.000,00 TL mevduattan davacılara ödenmiş olan 6.600,00 TL'nin mahsubu ile kalan tutar olan 73.400,00 TL’nin 27.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin ve fer’i müdahil vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekili ve feri müdahil TMSF vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 05.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/619472000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz