6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Uyulan bozma ilamının yanlış yorumlanarak faiz hesabının hatalı yapılması

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/5196 E. 2020/3793 K. · · İlk derece: 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Gerekçe özeti

Bir mahkeme bozma ilamına uyulmasına karar verdiğinde, ilamın gereğini olduğu gibi yerine getirmekle bağlıdır; ilamı yanlış yorumlayarak hükmü onun dışına çıkacak biçimde kurması bozma nedenidir. İradesi sakatlanarak off-shore hesaplara usulsüzce aktarılan mevduatta alacak haksız fiile dayanır; bu hâlde yatırılan anaparadan yapılan ödemelerin mahsubuyla kalan anapara tutarına, taleple bağlı kalınarak belirlenen tarihten itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmelidir. Anapara yerine, anaparaya işletilen işlemiş faiz üzerinden hesap yapıp ödemeyi bu faizden mahsup etmek bozmayı gerektirir.

Ele alınan sorunlar

Uyulan bozma ilamının gereğine aykırı biçimde alacağın hesaplanması → kabul

İddia: Davalı banka ve fer'i müdahil TMSF, alacağın zamanaşımına/hak düşürücü süreye uğradığını, husumetin düşmediğini ve talep edilenden sorumlu olmadıklarını ileri sürerek istinaf ve temyiz yoluna başvurmuştur.

Gerekçe: Bölge Adliye Mahkemesince uyulmasına karar verilen bozma ilamında, taraflar arasında mevduat ilişkisi bulunmadığı, banka yönetici ve çalışanlarınca müşterilerin iradeleri sakatlanarak mevduatların usulsüzce off-shore hesaplara aktarıldığı, buna göre alacağın haksız fiile dayalı olduğu ve davacıların yatırdığı anaparadan ödenen tutarın mahsubuyla kalan tutara, taleple bağlı kalınarak belirlenen tarihten itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek tahsiline karar verilmesi gerektiği açıklanmıştır; Dairenin yerleşik uygulaması da bu yöndedir. Bölge Adliye Mahkemesi bozma ilamına uyulmasına karar vermesine rağmen ilamı yanlış yorumlayarak, anapara üzerinden değil, anaparaya belirli bir döneme kadar faiz işletip bulduğu işlemiş faiz tutarından ödemeyi mahsup etmek suretiyle hesap yapmıştır. Oysa yatırılan anapara miktarından yapılan ödemenin mahsubuyla kalan anapara tutarına belirlenen tarihten itibaren avans faizi işletilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Uyulan bozma ilamının gereğinin aynen yerine getirilmesi zorunluluğu ile off-shore hesaba usulsüzce aktarılan mevduatta haksız fiile dayalı alacağın anapara üzerinden hesaplanması yönünden emsaldir; Yargıtay bozması olarak bağlayıcı içtihat değeri taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bozma ilamına uyma usuli müktesep hak haksız fiil off-shore mevduat iradenin sakatlanması anapara avans faizi taleple bağlılık mahsup

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4602 E. 2019/3492 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6654 E. 2013/9903 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/605 E. 2018/7927 K.

    Ortak:Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2019/5196 E.  ,  2020/3793 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 31.01.2017 tarih ve 2015/1599 E- 2017/181 K. sayılı kararın davalı vekili ve feri müdahil TMSF vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 18.09.2019 tarih ve 2019/1339 E- 2019/1123 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili ve feri müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle

dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, davacıların 14.10.1999 tarihinde Yurt Bank Bursa Şubesi'ne 80.000,00 TL yatırdıklarını, 27.12.1999 tarihi ile paranın 95,088,16,00 TL'ye ulaştığını, daha sona bankaya el konulması üzerine paranın tahsil edilemediğini ileri sürerek, ödenmeyen 95.088,16 TL'nin 27.12.1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı banka vekili ve feri müdahil TMSF vekili, davanın zamanaşımına uğradığını hak düşürücü sürenin geçtiğini, kendilerine husumetin düşmediğini, davacının talebinden davalıların sorumlu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, davacıların 14.10.1999 tarihinde Yurtbank A.Ş’ye 80.000,00 TL yatırdığı, 27.11.1999 tarihi itibariyle 7.327,66TL faiz alacağının doğduğu, vade sonunda davacının alacağının toplam 87.327,66TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 87.327,66 TL alacağın 27.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, paranın yatırıldığı 14.10.1999 tarihinden 27.12.1999 tarihine kadar avans faizi işletilmesi gerektiği, buna göre davacıların 12.975,34 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğu, davacılara ödenen 6.600,00 TL ödeme düşüldüğünde davacıların 6.375,34 TL işlemiş faiz alacağı kaldığı gerekçesiyle, davalı vekili ve fer’i müdahil TMSF vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın kısmen kabulü ile 86.375,34 TL alacağın 80.000,00 TL'sine 27.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalı bankadan tahsiliyle davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ve fer’i müdahil vekili temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, bölge adliye mahkemesince uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekili ve feri müdahil TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2- Bölge Adliye Mahkemesi’nce uyulmasına karar verilen, Dairemizin 2017/4602 Esas, 2019/3492 Karar, 07.05.2019 tarihli bozma kararında ; taraflar arasında mevduat ilişkisi olmadığı, Yurt Bank yöneticileri ve çalışanlarınca müşterilerin iradelerinin sakatlandığı ve mevduatların usulsüzce off-shore hesaplara aktarıldığı, buna göre davacıların alacağının haksız fiile dayalı olduğu, davacıların yatırdığı 80.000,00 TL mevduattan davacılara ödenmiş olan 6.600,00TL'nin mahsubu ile kalan tutara taleple bağlı kalınarak 27.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği açıklanmıştır. Esasen Dairemizin yerleşik uygulaması bu yöndedir. Bölge adliye mahkemesince bozma ilamına uyulmasına kararı verilmesine rağmen bozma ilamı yanlış yorumlanarak davacıların yatırdığı 80.000,00 TL’ye paranın yatırıldığı 14.10.1999 tarihinden 27.12.1999 tarihine kadar avans faizi işletilmesi gerektiğinden bahisle 12.975,34 TL işlemiş faiz alacağı hesaplanması, bu faizden de davacılara ödenen 6.600,00 TL ödeme düşülerek davacıların 6.375,34 TL işlemiş faiz alacağı kaldığı hesaplanarak 86.375,34 TL alacağın 80.000,00 TL'sine 27.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalı bankadan tahsiliyle davacılara ödenmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Bu itibarla bölge adliye mahkemesince, 80.000,00 TL mevduattan davacılara ödenmiş olan 6.600,00 TL'nin mahsubu ile kalan tutar olan 73.400,00 TL’nin 27.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin ve fer’i müdahil vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekili ve feri müdahil TMSF vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 05.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/619472000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Bozuldu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1339 E. 2019/1123 K.

Offshore hesaba yatırılan mevduatta faiz hesabı hatası nedeniyle kaldırma

Gerekçe özeti

Mevduat toplama yetkisi bulunmayan/paravan nitelikte bir banka tarafından müşteri iradesi sakatlanarak toplanan ve usulsüzce offshore hesaplara aktarılan paralarda, ortada geçerli bir mevduat sözleşmesi bulunmadığından ilişki haksız fiil niteliğindedir; alacak, bu bankanın devrolduğu/tevdi edildiği bankadan tahsil edilebilir. Bu tür alacaklarda akdi faiz yerine, anaparanın yatırıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi esas alınmalı, daha önce ödenmiş kısımlar mahsup edilerek talep miktarıyla bağlı kalınarak hesaplama yapılmalıdır.

Emsal değeri

Paravan banka aracılığıyla toplanan offshore mevduatın haksız fiil niteliğinde olduğu ve devralan bankanın sorumluluğu ile bu tür alacaklarda akdi faiz yerine avans faizi uygulanması gerektiği yönündeki tespit, benzer offshore mevduat uyuşmazlıklarında emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: haksız fiil offshore mevduat avans faizi akdi faiz TMSF husumet bozma ilamına uyma kanunun olaya uygulanmasında hata (HMK 353/1-b-2)

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1339

KARAR NO 2019/1123

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 31/01/2017

NUMARASI 2015/1599 Esas 2017/181 Karar

DAVA

Alacak

İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/09/2019

DAVA

Davacılar vekili davacıların 14/10/1999 tarihinde ... Bank Bursa şubesine 80.000- TL yatırdıklarını (eski para birimi ile 80.000.000.000) 27/12/1999 tarihi ile paranın 95,088,16- TL'ye ulaştığını, daha sona bankaya el konulması üzerine paranın tahsil edilemediğini belirterek, ödenmeyen 95.088,16- TL'nin 27/12/1999 tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı banka vekili ve feri müdahil TMSF vekili davanın zaman aşımına uğradığını hak düşürücü sürenin geçtiğini, kendilerine husumetin düşmediğini, davacının talebinden davalıların sorumlu olmadığı, gerekçeleriyle davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece davacıların vade sonu itibariyle yatırdıkları paranın ulaştığı 87,327,66- TL alacağın o tarihten itibaren (27/12/1999) avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF İNCELEMESİ NETİCESİ

Davalı banka ve feri müdahil TMSF vekili başvurulacak kanun yolunun temyiz olması gerektiğini, kendilerine devredilen banka alacaklarından dolayı kendilerinin sorumlu olmadığını, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, faize faiz işletildiğini, husumet itirazlarının nazara alınmadığını, kendilerinin offshore hesabına yatırılan paradan sorumlu olmadıklarını, davacıların müterafık kusurunun ve faizin yanlış değerlendirildiğini,davacının serbest iradesiyle kıyı bankacılığını tercih ettiğini, bilgisi dışında işlem yapılması ve iradesinin yanıltılmasının söz konusu olmadığını,aciz durumunun söz konusu olmadığını, bankanın vekalet görevini yerine getirdiğini,öne sürerek kararın kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir.Dairemizce dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi neticesinde 2017/327 esas,2017/308 karar sayılı ve 22.06.2017 tarihli ilam ile "Davacıların para yatırdıkları ...

AŞ tarafından mevduatın Balkaner grubuna ait şirketlere usulsüz kredi olarak verilmek suretiyle tüketildiği, alacağın ...Bank Ltd.'den tahsil edilmesinin mümkün olmadığı, uyuşmazlığın havale görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, ... A.Ş.'nin ... Bank Ltd adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği, buna rağmen bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacıların zararına sebep olduğu bilirkişi raporuyla anlaşıldığı, davacıların Bursa Çekirge şubesindeki ... Bank şube çalışanları ile muhatap olduğu, davacıların bir güven kurumu olan bankaya başvurmaları karşısında kusurlarından söz edilemeyeceği, TMSF'nin yönetimine tevdi edilen ... Bank'ın devir ve birleştirmeler sonunda daha sonra devredildiği ...

Bank'ın davacıların alacağını ödemekle yükümlü olduğu sonucuna varıldığından bankanın sorumluluğuna yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Ancak, davacıların 14.10.1999 tarihinde yatırdıkları 80.000- TL'nin 27.12.1999 tarihi itibariyle 87,327.66- TL'ya ulaşan meblağının tamamı üzerinden ( ana para+faiz) işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi HMK'nun 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca kanunun olaya uygulanmasında hata kabul edilerek, yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadan kararın kaldırılmasına,yeniden hüküm verilerek davanın kısmen kabulune ,87.327.66-TL alacağın ,80.000-TL sine 27.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalı bankadan tahsiliyle davacılara ödenmesine fazla istemin reddine karar verilmiştir.

GEREKÇE

Davalı banka ve feri müdahil TMSF vekili tarafından hükmün temyizi neticesinde Yargıtay 11.HD.nin 2017/4602 esas ,2019/3492 karar sayılı ve 07/05/2019 tarihli ilamı ile "Dava;haksız fiil hukuki sebebine dayalı alacak davası olup, davacı, ... Bank offshore hesabına 80.000-TL yatırmış, vade sonu olan 18.11.1999 tarihinde 6.600-TL akdi faiz tahsil etmiş, sonrasında mevduatını tekrar 37 gün vadeli olarak hesaba yatırılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, davacının vade sonunda 7.327,66-TL akdi faiz alacağı ile toplam 87.327,66TL alacaklı olduğuna kanaat getirilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince de davanın kısmen kabulü ile 87.327,66-TLnin 80.000-TLsine 27.12.1999 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalı bankadan tahsili yönünde hüküm kurulmuş ise de;

Dairemizin yerleşik içtihatlarında da ifade edildiği üzere, taraflar arasında mevduat ilişkisi olmadığı, ... Bank yöneticileri ve çalışanlarınca müşterilerin iradelerinin sakatlandığı ve mevduatların usulsüzce offshore hesaplara aktarıldığı, buna göre davacının alacağının haksız fiile dayalı olduğu, 80.000-TL mevduattan davacıya ödenmiş olan 6.600-TL'nin mahsubu ile kalan tutara taleple bağlı kalınarak 27.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, vade süresince işleyen akdi faiz uygulanmak suretiyle davacının alacağının 87.327,66-TL'ye ulaştığından bahisle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması"na karar verilmiş,Yargıtay bozma ilamına uyulmuştur.

Davacıların 14.10.1999 tarihinde davalı bankaya 39 gün vadeli 80.000-TL yatırıdıkları ihtilafsızdır. Bankaya el konulmazdan evvel 18.11.1999 tarihine kadar paraya faiz işletilmiş, birinci vade sonunda 6.600-TL akdi faiz18.11.1999 tarihinde davacılara ödenmiştir. Davacılar paralarının 2.kez 39 gün vade ile vade sonu 27.12.1999 olmak üzere %89 akdi faiz üzerinden vade yenilenmiştir. Dava dilekçesinde davacılar bankaya yatırdıkları 14.10.1999 tarihinde yatırdıkları 80.000-TL'nin 27.12.1999 tarihinde 95.088,16-TL olduğunu ileri sürerek bu tarihe kadar işleyen 15.088,16- TL işlemiş akdi faizi de harçlandırarak asıl alacakla birlikte talep etmişler ,bu bedele 27.12.1999 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesini talep etmişlerdir.İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda ;

7. 327,66-TL işlemiş faiz alacağı ,ilk döneme ilişkin tahsil edilen 6.600-TL akdi faiz alacağı hesaba katılmayarak vadenin yenilendiği 18.11.1999 tarihinden 27.12.1999 tarihine kadar akdi faiz oranı % 89 dan hesaplanmış 39 gün faiz tutarı anaparaya eklenerek 87.327,66-TL ye ulaşılmıştır.Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamına göre paranın yatırıldığı 14.10.1999 tarihinden 27.12.1999 tarihine kadar avans faizi işletilmesi gerekmektedir. TCMB tarafından belirlenen cari avans faizi oranları listesi dosyaya konulmuştur.

2. 8.1997 tarihinden itibaren 30.12.1999 tarihine kadar avans faizi oranı % 80 dir.Paranın yatırıldığı 14.10.1999 tarihinden 27.12.1999 tarihine kadar 74 gün avans faizi işlemiş faiz alacağı bulunduğundan (80.000x%80 = 64.000:365)x74 =12.975,34-TL işlemiş faiz alacağı hesaplanmaktadır. Ödendiği ihtilafsız olan 6.600-TL ödeme düşüldüğünde davacıların 6.375,34 TL işlemiş faiz alacağı kaldığı hesaplanmıştır. Buna göre davacıların işlemiş avans faiziyle birlikte 86.375,34- TL talep edebileceklerinden 80.000-TL asıl alacağa taleple bağlı kalınarak 27.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine karar verilmiştir. TMSF vekili faiz tahakkukuna rastlanmadığını, anaparadan düşülmesi gerektiğini ileri sürmekte ise de, sunulan hesap ekstresi ve hesap kartonunda vadeli para yatırıldığı ve vade sonunda paranın ulaştığı miktar bellidir.

6. 600-TL'nin vade sonunda ödendiği alınan bilirkişi raporunda da yazılıdır.İşlemiş faizi çeken davacıların mevduatına ilişkin ana paranın aynen durduğu sabit olduğundan hükmün kaldırılarak davacıların davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekili ve Feri Müdahil TMSF vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE;Bursa 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1599 Esas 2017/181 Karar 21/02/2017 tarihli hükmün HMK'nun 356, 353(1)b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, "Davanın KISMEN KABULÜ ile;

86. 375,34- TL alacağın 80.000,-TL'sine 27.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalı bankadan tahsiliyle davacılara ödenmesine, fazla istemin REDDİNE,"İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak ; "Davalı banka harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılar tarafından yatırılan 1.412,10-TL peşin harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacılara iadesine, Davacılar lehine 9.660,03-TL nispi vekalet ücretinin davalı bankadan alınarak davacılara verilmesine,Davalı banka lehine 2.725-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı bankaya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 0,60-TLdosya masrafı,tebligat gideri 123-TL, 18,25-TL talimat masrafı,1.800-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.941,85-TL yargı giderinin,davanın kabulü oranında hesaplanan 1.764-TL'sinin davalı bankadan alınarak davacılara verilmesine, bakiye giderin davacılar üzerinde bırakılmasına, Davalı banka tarafından yapılan toplam 189,50-TL posta-tebligat giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 18-TL sinin davacılardan alınarak davalı bankaya ödenmesine.İstinaf yoluna başvuran davalı banka tarafından yatırılan 168,80-TL istinaf harçlarının istek halinde kendisine iadesine, Hükümden sonra davacılar gider avansından karşılanan 146-TL posta masrafının davanın kabulü oranında hesaplanan 133-TL'sinin davalı bankadan alınarak davacılara ödenmesine, davalı banka gider avansından karşılanan 112,80-TL posta masrafının davanın reddi oranında hesaplanan 10,34 -TL'sinin davacılardan alınarak davalı bankaya ödenmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine,duruşmalı yapılan inceleme neticesinde taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliğiyle karar verildi. 18/09/2019

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.