Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/4812 E. 2013/7244 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dava şartı yokluğu↗ marka hakkına tecavüz↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilan↗ haksız rekabet↗ iltibas↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının 43. sınıfı da kapsayan 207976 no' lu marka tescilinde yer alan ''şekil+DEMEMAN HOLDİNG'' markasında asli ve ayırtedici unsurun DEDEMAN ibaresi olduğu, davacının bu markasının kapsamında yer alan 43. sınıftaki otel, motel, pansiyon, kamp hizmetleri yönünden davalıya ait DEDEPARK şeklindeki marka ile sınıfsal aynıyet ve benzerlik bulunduğu, her iki markanın aynı şekilde ''DEDE'' sözcüğü ile başladığı ve hedef tüketici kitlesi tarafından sözcük markalarının ilk heceleri ve başlangıç kısımlarına daha çok dikkat edildiğinden iki marka arasında işitsel, görsel ve kavramsal bir benzerlik bulunduğu, davacının markasının davalıya ait markanın tescil edildiği tarihten önce ... tarafından
tanınmış marka olarak kabul edildiği, konaklama hizmetleri, yiyecek içecek sağlanması hizmetleri bakımından hedef tüketici kitlesi gözünde karıştırma ihtimalinin artacağı, davacının markasının tanınmışlığı ve otelcilik sektöründeki ayırtedicilik özelliği ve derecesi karşısında, bu markanın davalıya ait 2005/1403 no' lu marka tescil belgesinde yer alan hizmetlerde kullanılması durumunda davalı tarafın, davacının markasının tanınmışlığından haksız bir şekilde yararlanmış olacağı, davacının markasının ayırt ediciliği zedeleneceği, otelcilik, konaklama, turizm sektöründe ''PARK'' sözcüğü genellikle otel adlarıyla birlikte kullanıldığından DEDEPARK ibaresinin davacıya ait otellerden birisi gibi algılanacak ve bu ibarenin kullanıldığı restoran, kreş ve bakım evi, tatil köyü, pansiyon hizmetleri bakımından da ortalama tüketici nezdinde karıştırma ihtimalinin sözkonusu olacağı gerekçesiyle, 556 sayılı KHK'nın 8 ve 421/b maddeleri gereğince davalı adına tescilli 2005/14033 no'lu şekil+DEDEPARK biçimindeki markanın hükümsüzlüğüne, hükümsüzlük davalarında tescil işlemlerini yürüten ve marka tescil belgesini veren ...'ye karşı husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, adı geçen davalı hakkındaki davanın husumet yönünden ve dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, davacı vekilinin, davalının kullanımı nedeniyle müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini ve hükmün ilanı yönündeki taleplerinin, tescilli bir markanın, tescilli olduğu biçimde kullanılması, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet rekabet oluşturmadığından ve hükümsüzlük kararlarının da ilanı gerekmediğinden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
...-Dava, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b ve 42. maddesinin uygulanmasını gerektirir bir uyuşmazlığa ilişkindir. Davacının hükümsüzlüğe dayanak markaları "Dedeman" ve "Dedeman Holding", davalının hükümsüzlüğü istenen markası ise "Dedepark" ibaresini içermektedir. Markaların gerek yazılış şekli, gerekse telaffuzu bakımından aralarında iltibasa neden olacak nitelikte bir benzerlik mevcut değildir. Bu itibarla, mahkemece davanını reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3573 E. 2012/9731 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaMarkaların gerek yazılış şekli, gerekse telaffuzu bakımından aralarında «iltibasa» neden olacak nitelikte bir benzerlik mevcut değildir.
Benzer bu kararda… bu hizmetlere benzer sınıflar yönünden söz konusu ibare üzerindeki öncelik hakkının davacıya ait bulunduğu, davacı markası ile davalı markası arasında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin olduğu, bu nedenle hükümsüzlük koşullarının ilgili hizmetler bakımından oluştuğu, tescilli markanın kullanılması yasal olduğundan kullanımın önlenmesi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ıslah · dava sebebi
Benzer bu kararda04.06.2009 tarihli oturumda ise davacı vekili, dava «sebebini» «ıslah» etmek için süre istemiş, mahkemece kendisine süre verilmesi üzerine 06.10.2009 tarihli dilekçesi ile dava sebebinin müvekkilinin öncelik hakkı olduğundan bahisle davayı ıslah etmiş, ancak ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmemiştir.
Mahkemece, bu hükmün gözden kaçırılarak, «ıslah» dilekçesi davalıya tebliğ edilip savunma imkanı verilmeden ıslah ile değiştirilmiş dava «sebebine» göre hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
1-Dava, marka hükümsüzlüğüne ilişkin olup davacı taraf, dava dilekçesinde dava «sebebi» olarak 556 sayılı KHK'nun 14. maddesinde düzenlenen tescilli markanın 5 yıl süre ile kullanılmamasını ve müvekkiline ait markanın tanınmış marka olmasını göstermiştir.
HUMK'nun 85. maddesinde «ıslahın», karşı tarafa tebliğ edilmesi şartıyla dilekçe ile de yapılabileceği düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1422 E. 2025/479 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaMarkaların gerek yazılış şekli, gerekse telaffuzu bakımından aralarında «iltibasa» neden olacak nitelikte bir benzerlik mevcut değildir.
Benzer bu kararda… leme yaparak tescil ettirdiği, davalının internet sitesindeki bazı kullanımlarının markasını tescil ettirdiği şekilde olmadığı, “...” kelimesinin davacı markası ile «iltibasa» sebebiyet verecek şekilde HOTEL ve ... kelimelerinden farklı şekilde koyu, büyük, ve belirgin yazıldığı, bu kullanımın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7/2-b …
… in, davacının tanınan otelinin şubesi gibi algılanma ihtimalinin bulunduğu dikkate alındığında taraf markalarının karıştırmaya yol açacak nitelikte benzer olduğu ve «iltibas» ihtimalinin bulunduğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçe ile davanın r …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu kararda… davalının işareti tescilli haliyle kullandığı, davacının otelinin şubesi gibi algılanmayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın «kaldırılarak yeniden» hüküm kurulmak sureti ile davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6532 E. 2011/5844 K.
Ortak:ayırt edicilik · ilan · dava şartı
İncelediğiniz kararda… sinde yer alan hizmetlerde kullanılması durumunda davalı tarafın, davacının markasının tanınmışlığından haksız bir şekilde yararlanmış olacağı, davacının markasının «ayırt ediciliği» zedeleneceği, otelcilik, konaklama, turizm sektöründe ''PARK'' sözcüğü genellikle otel adlarıyla birlikte kullanıldığından DEDEPARK ibaresinin davacıya ait otellerden birisi gibi algılanacak ve bu ibarenin kullanıldığı restoran, kreş ve bakım evi, tatil köyü, pansiyon hizmetleri bakımından da «ortalama tüketici» nezdinde karıştırma ihtimalinin sözkonusu olacağı gerekçesiyle, 556 sayılı KHK'nın 8 ve 421/b maddeleri gereğince davalı adına tescilli 2005/14033 no'lu şekil+DEDEPARK biçimindeki markanın hükümsüzlüğüne, hükümsüzlük davalarında tescil işlemlerini yürüten ve marka tescil belgesini veren ...'ye karşı «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, adı geçen davalı hakkındaki davanın husumet yönünden ve dava «şartı yokluğu» nedeniyle reddine, davacı vekilinin, davalının kullanımı nedeniyle müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespitini, önlenmesini ve hükmün «ilanı» yönündeki taleplerinin, tescilli bir markanın, tescilli olduğu biçimde kullanılması, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet rekabet oluşturmadığından ve hükümsüzl …
Benzer bu kararda… n 05.06.2003 tarihinden çok önce 1994 yılından beri etkin bir şekilde otel işletmeciliği alanında kullandığı, bu kullanımla davacının anılan işaret ve isim üzerinde «ayırt edicilik» sağlayarak öncelik hakkı kurduğu, davalı ...’in ise sözkonusu hizmet sınıfında (otelcilik) faaliyetinin bulunmayıp, kafeterya işletmeciliği yaptığı, bu sınıftaki faaliyetin anılan davalıya sözkonusu işaret için üstün bir hak sağlamayacağı, davalının aynı işaretle otel işletmeciliği ve konaklama hizmetlerinde öncelikli bir marka kullanımının olmadığı, davacı «ıslah» isteminde 556 sayılı KHK’nin 14. maddesindeki hükümsüzlük «sebebine» de dayanmış ise de markanın tescil edildiği tarih 29.05.2001 olup, bekleme süresinin bu tarihten başladığı, dava tarihleri itibariyle henüz 5 yıllık markayı kullanmama süresinin dolmadığı, bu durumda kullanmamaya dayalı hükümsüzlük sebebinin gerçekleşmediği, ikinci davanın aynı davalıya karşı aynı konuda açıldığı, bu durumda «mükerrer» açılan davanın «derdestlik» nedeniyle reddinin gerektiği sonucuna varılarak, davalı ...
A.Ş.’ye karşı açılan davanın sabit olmaması nedeniyle, davalı ...’e karşı açılan birleşen davanın «derdestlik» nedeniyle reddine, davalı ... adına kayıtlı 185807 tescil numaralı markanın “Otel, Motel, Pansiyon, Kamp Hizmetleri; Otel, Motel, Pansiyon, Tatil/Kamp, Turist Evleri Hizmetleri, Rezervasyon, Taşınabilir Yapıların Kiralanması Hizmetleri” yönünden kısmi hükümsüzlüğüne, davacının her iki davadaki «ilan» isteminin yasada hükümsüzlük davaları için ilan olanağı düzenlenmediğinden reddine, davacının “Otel Mavi ve şekil” ibareli markanın adına tesciline yönelik istemin …
… inde 556 sayılı KHK’nin 8/3. maddesi uyarınca öncelikli hak elde ettiği iddiasına dayalı olarak davalılara ait markaların 43/1-2. sınıf açısından hükümsüz sayılarak «sicilden terkini», “Hotel Mavi Kumsal ve şekil” ibareli markanın davacı adına tescili, kararın «ilanı» istemlerine ilişkin olup, asıl davadaki yargılama sırasında yapılan «ıslah» ile davalı ...’in tescilli markasını konaklama ve otelcilik hizmetleri alanında kullanmadığı, bu nedenle anılan davalıya ait markanın 556 sayılı KHK’nin 14 ve 42/c maddeleri uyarınca da hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Bu durumda, davalı ...’in tarafı olduğu birleşen davadaki istem anılan davalıya ait markanın 556 sayılı KHK’nin 8/3. maddesine dayalı olarak hükümsüz kılınmasına dayalı iken asıl davada hem açıklanan hukuki «sebebe» dayalı olarak hem de yapılan ıslah sonucu davalı ...’in tescilli markasını konaklama ve otelcilik hizmetleri sınıfında kullanmadığı iddiasına dayalı olarak hükümsü …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilk itiraz · mükerrerlik · davanın açılmamış sayılması · sicilden terkin · derdestlik · açılmamış sayılma · hak düşürücü süre · ıslah
Benzer bu kararda3- Ayrıca, mahkemece davalı ...’e karşı açılan birleşen davanın «derdestlik» nedeniyle reddine karar verilmiş ise de derdestlik itirazının HUMK’nun 187/4. maddesi uyarınca ancak «ilk itiraz» olarak ileri sürülmesi mümkün olup, süresinde derdestlik itirazı ileri sürülmez ise mahkemece bu nedene dayalı olarak karar verilmesi mümkün olmayıp, somut olayda birleşen davada davalı ...’in bu yönde bir ilk itirazda bulunmadığı, birleşen davada esas hakkında verilen hükmün temyiz edilmesi sonucu kararın uyuşmazlığın esasına ilişkin sebeplerle bozulduğu, mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılama aşamasında davalar arasındaki bağlantı nedeniyle asıl dava ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmakla mahkemece her iki dava yönünden de hüküm tesis edilmesi gerekirken, yazılı şekilde ileri sürülmeyen derdestlik itirazına dayalı olarak karar verilmesi doğru olmadığı gibi, kabul şekline göre de süresinde ileri sürülmüş bir derdestlik itirazının bulunması ve bunun kabulü halinde mahkemece ikinci «davanın açılmamış sayılması» yönünde karar verilmesi gerekmekte olup, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
… n 05.06.2003 tarihinden çok önce 1994 yılından beri etkin bir şekilde otel işletmeciliği alanında kullandığı, bu kullanımla davacının anılan işaret ve isim üzerinde «ayırt edicilik» sağlayarak öncelik hakkı kurduğu, davalı ...’in ise sözkonusu hizmet sınıfında (otelcilik) faaliyetinin bulunmayıp, kafeterya işletmeciliği yaptığı, bu sınıftaki faaliyetin anılan davalıya sözkonusu işaret için üstün bir hak sağlamayacağı, davalının aynı işaretle otel işletmeciliği ve konaklama hizmetlerinde öncelikli bir marka kullanımının olmadığı, davacı «ıslah» isteminde 556 sayılı KHK’nin 14. maddesindeki hükümsüzlük «sebebine» de dayanmış ise de markanın tescil edildiği tarih 29.05.2001 olup, bekleme süresinin bu tarihten başladığı, dava tarihleri itibariyle henüz 5 yıllık markayı kullanmama süresinin dolmadığı, bu durumda kullanmamaya dayalı hükümsüzlük sebebinin gerçekleşmediği, ikinci davanın aynı davalıya karşı aynı konuda açıldığı, bu durumda «mükerrer» açılan davanın «derdestlik» nedeniyle reddinin gerektiği sonucuna varılarak, davalı ...
… inde 556 sayılı KHK’nin 8/3. maddesi uyarınca öncelikli hak elde ettiği iddiasına dayalı olarak davalılara ait markaların 43/1-2. sınıf açısından hükümsüz sayılarak «sicilden terkini», “Hotel Mavi Kumsal ve şekil” ibareli markanın davacı adına tescili, kararın «ilanı» istemlerine ilişkin olup, asıl davadaki yargılama sırasında yapılan «ıslah» ile davalı ...’in tescilli markasını konaklama ve otelcilik hizmetleri alanında kullanmadığı, bu nedenle anılan davalıya ait markanın 556 sayılı KHK’nin 14 ve 42/c maddeleri uyarınca da hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Bu durumda, davalı ...’in tarafı olduğu birleşen davadaki istem anılan davalıya ait markanın 556 sayılı KHK’nin 8/3. maddesine dayalı olarak hükümsüz kılınmasına dayalı iken asıl davada hem açıklanan hukuki «sebebe» dayalı olarak hem de yapılan ıslah sonucu davalı ...’in tescilli markasını konaklama ve otelcilik hizmetleri sınıfında kullanmadığı iddiasına dayalı olarak hükümsü …
A.Ş.’ye karşı açılan davanın sabit olmaması nedeniyle, davalı ...’e karşı açılan birleşen davanın «derdestlik» nedeniyle reddine, davalı ... adına kayıtlı 185807 tescil numaralı markanın “Otel, Motel, Pansiyon, Kamp Hizmetleri; Otel, Motel, Pansiyon, Tatil/Kamp, Turist Evleri Hizmetleri, Rezervasyon, Taşınabilir Yapıların Kiralanması Hizmetleri” yönünden kısmi hükümsüzlüğüne, davacının her iki davadaki «ilan» isteminin yasada hükümsüzlük davaları için ilan olanağı düzenlenmediğinden reddine, davacının “Otel Mavi ve şekil” ibareli markanın adına tesciline yönelik istemin …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/4812 E. , 2013/7244 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.02.2012 tarih ve 2010/143-2012/... sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin DEDEMAN HOLDİNG ve DEDEMAN marka tescillerinin bulunduğunu turizm ve otelcilik alanında 45 yıllık ticari faaliyetlerinin söz konusu olduğunu, DEDEMAN markasının tanınmış marka olduğunu davalının ise HOTEL DEDEPARK adı ile otel işletmesi faaliyetinde bulunduğunun ve bu ibarenin davalı adına 2005/14033 tescil numarası ile tescilli olduğunun tespit edildiğini, DEDEMAN markasının tanınmış marka olması ve ortaya çıkan karıştırma ihtimali nedeniyle davalıya ait marka tescilinin sicilden terkininin gerektiğini ileri sürerek, DEDEPARK markasının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, haksız rekabetin ve marka hakkına tecavüzün tespitini ve önlenmesini, verilecek kararın gazetede ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, husumet itirazında bulunarak Enstitü aleyhine hükümsüzlük davası açılamayacağını savunarak, husumet yönünden davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Atılgan İnşaat Petrol ve Turizm Yatırım Tic. ve San Ltd. Şti. vekili, öncelikle yetki ve zamanaşımı itirazında bulunarak, davanın reddini talep etmiş, esasa ilişkin olarak ise davacının markası ile müvekkilinin markası arasında karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, şekil+DEDEPARK markasının özel olarak tasarlandığını, ayırtedicilik kazandığını, bugüne kadar binlerce konuk ağırlandığını markalar arasında fonetik, biçim anlam ve umumi irtibadan ... bir benzerliğin bulunmadığını, davacının tanınmış markasının itibarından haksız yararlanmanın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddinitalep etmiştir.
Mahkemece, davacının 43. sınıfı da kapsayan 207976 no' lu marka tescilinde yer alan ''şekil+DEMEMAN HOLDİNG'' markasında asli ve ayırtedici unsurun DEDEMAN ibaresi olduğu, davacının bu markasının kapsamında yer alan 43. sınıftaki otel, motel, pansiyon, kamp hizmetleri yönünden davalıya ait DEDEPARK şeklindeki marka ile sınıfsal aynıyet ve benzerlik bulunduğu, her iki markanın aynı şekilde ''DEDE'' sözcüğü ile başladığı ve hedef tüketici kitlesi tarafından sözcük markalarının ilk heceleri ve başlangıç kısımlarına daha çok dikkat edildiğinden iki marka arasında işitsel, görsel ve kavramsal bir benzerlik bulunduğu, davacının markasının davalıya ait markanın tescil edildiği tarihten önce ...
tarafından
tanınmış marka olarak kabul edildiği, konaklama hizmetleri, yiyecek içecek sağlanması hizmetleri bakımından hedef tüketici kitlesi gözünde karıştırma ihtimalinin artacağı, davacının markasının tanınmışlığı ve otelcilik sektöründeki ayırtedicilik özelliği ve derecesi karşısında, bu markanın davalıya ait 2005/1403 no' lu marka tescil belgesinde yer alan hizmetlerde kullanılması durumunda davalı tarafın, davacının markasının tanınmışlığından haksız bir şekilde yararlanmış olacağı, davacının markasının ayırt ediciliği zedeleneceği, otelcilik, konaklama, turizm sektöründe ''PARK'' sözcüğü genellikle otel adlarıyla birlikte kullanıldığından DEDEPARK ibaresinin davacıya ait otellerden birisi gibi algılanacak ve bu ibarenin kullanıldığı restoran, kreş ve bakım evi, tatil köyü, pansiyon hizmetleri bakımından da ortalama tüketici nezdinde karıştırma ihtimalinin sözkonusu olacağı gerekçesiyle, 556 sayılı KHK'nın 8 ve 421/b maddeleri gereğince davalı adına tescilli 2005/14033 no'lu şekil+DEDEPARK biçimindeki markanın hükümsüzlüğüne, hükümsüzlük davalarında tescil işlemlerini yürüten ve marka tescil belgesini veren ...'ye karşı husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, adı geçen davalı hakkındaki davanın husumet yönünden ve dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, davacı vekilinin, davalının kullanımı nedeniyle müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, önlenmesini ve hükmün ilanı yönündeki taleplerinin, tescilli bir markanın, tescilli olduğu biçimde kullanılması, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet rekabet oluşturmadığından ve hükümsüzlük kararlarının da ilanı gerekmediğinden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
...-Dava, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b ve 42. maddesinin uygulanmasını gerektirir bir uyuşmazlığa ilişkindir. Davacının hükümsüzlüğe dayanak markaları "Dedeman" ve "Dedeman Holding", davalının hükümsüzlüğü istenen markası ise "Dedepark" ibaresini içermektedir. Markaların gerek yazılış şekli, gerekse telaffuzu bakımından aralarında iltibasa neden olacak nitelikte bir benzerlik mevcut değildir. Bu itibarla, mahkemece davanını reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (...) nolu bentte yer alan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı şirkete iadesine, ....04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/507742000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz