Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3573 E. 2012/9731 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ıslah↗ dava sebebi↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğü istenilen markanın tescil tarihi ile dava tarihi arasında 5 yıllık sürenin geçmediğini, davacının 1989 yılından itibaren “Fantasia Otel” ismiyle otel işletmeciliği yaptığı, otelcilik hizmetleri ile bu hizmetlere benzer sınıflar yönünden söz konusu ibare üzerindeki öncelik hakkının davacıya ait bulunduğu, davacı markası ile davalı markası arasında benzerlik ve iltibas tehlikesinin olduğu, bu nedenle hükümsüzlük koşullarının ilgili hizmetler bakımından oluştuğu, tescilli markanın kullanılması yasal olduğundan kullanımın önlenmesine ilişkin talebin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli markanın geçici konaklama hizmetleri; otel, motel, tatil köyü, pansiyon vb. hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, marka hükümsüzlüğüne ilişkin olup davacı taraf, dava dilekçesinde dava sebebi olarak 556 sayılı KHK'nun 14. maddesinde düzenlenen tescilli markanın 5 yıl süre ile kullanılmamasını ve müvekkiline ait markanın tanınmış marka olmasını göstermiştir. 04.06.2009 tarihli oturumda ise davacı vekili, dava sebebini ıslah etmek için süre istemiş, mahkemece kendisine süre verilmesi üzerine 06.10.2009 tarihli dilekçesi ile dava sebebinin müvekkilinin öncelik hakkı olduğundan bahisle davayı ıslah etmiş, ancak ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmemiştir. HUMK'nun 85. maddesinde ıslahın, karşı tarafa tebliğ edilmesi şartıyla dilekçe ile de yapılabileceği düzenlenmiştir. Mahkemece, bu hükmün gözden kaçırılarak, ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilip savunma imkanı verilmeden ıslah ile değiştirilmiş dava sebebine göre hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6532 E. 2011/5844 K.
Ortak:ıslah · dava sebebi · Haksız Rekabetin Tespiti
İncelediğiniz kararda04.06.2009 tarihli oturumda ise davacı vekili, dava «sebebini» «ıslah» etmek için süre istemiş, mahkemece kendisine süre verilmesi üzerine 06.10.2009 tarihli dilekçesi ile dava sebebinin müvekkilinin öncelik hakkı olduğundan bahisle davayı ıslah etmiş, ancak ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmemiştir.
Mahkemece, bu hükmün gözden kaçırılarak, «ıslah» dilekçesi davalıya tebliğ edilip savunma imkanı verilmeden ıslah ile değiştirilmiş dava «sebebine» göre hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
1-Dava, marka hükümsüzlüğüne ilişkin olup davacı taraf, dava dilekçesinde dava «sebebi» olarak 556 sayılı KHK'nun 14. maddesinde düzenlenen tescilli markanın 5 yıl süre ile kullanılmamasını ve müvekkiline ait markanın tanınmış marka olmasını göstermiştir.
Benzer bu kararda… n 05.06.2003 tarihinden çok önce 1994 yılından beri etkin bir şekilde otel işletmeciliği alanında kullandığı, bu kullanımla davacının anılan işaret ve isim üzerinde «ayırt edicilik» sağlayarak öncelik hakkı kurduğu, davalı ...’in ise sözkonusu hizmet sınıfında (otelcilik) faaliyetinin bulunmayıp, kafeterya işletmeciliği yaptığı, bu sınıftaki faaliyetin anılan davalıya sözkonusu işaret için üstün bir hak sağlamayacağı, davalının aynı işaretle otel işletmeciliği ve konaklama hizmetlerinde öncelikli bir marka kullanımının olmadığı, davacı «ıslah» isteminde 556 sayılı KHK’nin 14. maddesindeki hükümsüzlük «sebebine» de dayanmış ise de markanın tescil edildiği tarih 29.05.2001 olup, bekleme süresinin bu tarihten başladığı, dava tarihleri itibariyle henüz 5 yıllık markayı kullanmama süresinin dolmadığı, bu durumda kullanmamaya dayalı hükümsüzlük sebebinin gerçekleşmediği, ikinci davanın aynı davalıya karşı aynı konuda açıldığı, bu durumda «mükerrer» açılan davanın «derdestlik» nedeniyle reddinin gerektiği sonucuna varılarak, davalı ...
… inde 556 sayılı KHK’nin 8/3. maddesi uyarınca öncelikli hak elde ettiği iddiasına dayalı olarak davalılara ait markaların 43/1-2. sınıf açısından hükümsüz sayılarak «sicilden terkini», “Hotel Mavi Kumsal ve şekil” ibareli markanın davacı adına tescili, kararın «ilanı» istemlerine ilişkin olup, asıl davadaki yargılama sırasında yapılan «ıslah» ile davalı ...’in tescilli markasını konaklama ve otelcilik hizmetleri alanında kullanmadığı, bu nedenle anılan davalıya ait markanın 556 sayılı KHK’nin 14 ve 42/c maddeleri uyarınca da hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Bu durumda, davalı ...’in tarafı olduğu birleşen davadaki istem anılan davalıya ait markanın 556 sayılı KHK’nin 8/3. maddesine dayalı olarak hükümsüz kılınmasına dayalı iken asıl davada hem açıklanan hukuki «sebebe» dayalı olarak hem de yapılan ıslah sonucu davalı ...’in tescilli markasını konaklama ve otelcilik hizmetleri sınıfında kullanmadığı iddiasına dayalı olarak hükümsü …
2- Öte yandan, asıl davada yapılan «ıslah» ile davalı ...’in davaya konu markasını kullanmaması nedeniyle hükümsüz kılınması istemiyle ilgili olarak mahkemece yapılan değerlendirmede markanın tescil edildiği tarihin sehven bildirilen 29.05.2001 tarihi olarak kabulü sonucu dava tarihleri itibariyle henüz 5 yıllık markayı kullanmama süresinin dolmadığı, bu durumda kullanmamaya dayalı hükümsüzlük «sebebinin» gerçekleşmediği gerekçesiyle kullanmamama nedenine dayalı hükümsüzlük isteminin esasına girilmeden reddine karar verilmiştir.Ancak, davalı ...’e ait markanın sicil …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilk itiraz · mükerrerlik · davanın açılmamış sayılması · sicilden terkin · derdestlik · açılmamış sayılma · hak düşürücü süre · terkin
Benzer bu kararda3- Ayrıca, mahkemece davalı ...’e karşı açılan birleşen davanın «derdestlik» nedeniyle reddine karar verilmiş ise de derdestlik itirazının HUMK’nun 187/4. maddesi uyarınca ancak «ilk itiraz» olarak ileri sürülmesi mümkün olup, süresinde derdestlik itirazı ileri sürülmez ise mahkemece bu nedene dayalı olarak karar verilmesi mümkün olmayıp, somut olayda birleşen davada davalı ...’in bu yönde bir ilk itirazda bulunmadığı, birleşen davada esas hakkında verilen hükmün temyiz edilmesi sonucu kararın uyuşmazlığın esasına ilişkin sebeplerle bozulduğu, mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılama aşamasında davalar arasındaki bağlantı nedeniyle asıl dava ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmakla mahkemece her iki dava yönünden de hüküm tesis edilmesi gerekirken, yazılı şekilde ileri sürülmeyen derdestlik itirazına dayalı olarak karar verilmesi doğru olmadığı gibi, kabul şekline göre de süresinde ileri sürülmüş bir derdestlik itirazının bulunması ve bunun kabulü halinde mahkemece ikinci «davanın açılmamış sayılması» yönünde karar verilmesi gerekmekte olup, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
… n 05.06.2003 tarihinden çok önce 1994 yılından beri etkin bir şekilde otel işletmeciliği alanında kullandığı, bu kullanımla davacının anılan işaret ve isim üzerinde «ayırt edicilik» sağlayarak öncelik hakkı kurduğu, davalı ...’in ise sözkonusu hizmet sınıfında (otelcilik) faaliyetinin bulunmayıp, kafeterya işletmeciliği yaptığı, bu sınıftaki faaliyetin anılan davalıya sözkonusu işaret için üstün bir hak sağlamayacağı, davalının aynı işaretle otel işletmeciliği ve konaklama hizmetlerinde öncelikli bir marka kullanımının olmadığı, davacı «ıslah» isteminde 556 sayılı KHK’nin 14. maddesindeki hükümsüzlük «sebebine» de dayanmış ise de markanın tescil edildiği tarih 29.05.2001 olup, bekleme süresinin bu tarihten başladığı, dava tarihleri itibariyle henüz 5 yıllık markayı kullanmama süresinin dolmadığı, bu durumda kullanmamaya dayalı hükümsüzlük sebebinin gerçekleşmediği, ikinci davanın aynı davalıya karşı aynı konuda açıldığı, bu durumda «mükerrer» açılan davanın «derdestlik» nedeniyle reddinin gerektiği sonucuna varılarak, davalı ...
… inde 556 sayılı KHK’nin 8/3. maddesi uyarınca öncelikli hak elde ettiği iddiasına dayalı olarak davalılara ait markaların 43/1-2. sınıf açısından hükümsüz sayılarak «sicilden terkini», “Hotel Mavi Kumsal ve şekil” ibareli markanın davacı adına tescili, kararın «ilanı» istemlerine ilişkin olup, asıl davadaki yargılama sırasında yapılan «ıslah» ile davalı ...’in tescilli markasını konaklama ve otelcilik hizmetleri alanında kullanmadığı, bu nedenle anılan davalıya ait markanın 556 sayılı KHK’nin 14 ve 42/c maddeleri uyarınca da hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Bu durumda, davalı ...’in tarafı olduğu birleşen davadaki istem anılan davalıya ait markanın 556 sayılı KHK’nin 8/3. maddesine dayalı olarak hükümsüz kılınmasına dayalı iken asıl davada hem açıklanan hukuki «sebebe» dayalı olarak hem de yapılan ıslah sonucu davalı ...’in tescilli markasını konaklama ve otelcilik hizmetleri sınıfında kullanmadığı iddiasına dayalı olarak hükümsü …
A.Ş.’ye karşı açılan davanın sabit olmaması nedeniyle, davalı ...’e karşı açılan birleşen davanın «derdestlik» nedeniyle reddine, davalı ... adına kayıtlı 185807 tescil numaralı markanın “Otel, Motel, Pansiyon, Kamp Hizmetleri; Otel, Motel, Pansiyon, Tatil/Kamp, Turist Evleri Hizmetleri, Rezervasyon, Taşınabilir Yapıların Kiralanması Hizmetleri” yönünden kısmi hükümsüzlüğüne, davacının her iki davadaki «ilan» isteminin yasada hükümsüzlük davaları için ilan olanağı düzenlenmediğinden reddine, davacının “Otel Mavi ve şekil” ibareli markanın adına tesciline yönelik istemin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1422 E. 2025/479 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… bu hizmetlere benzer sınıflar yönünden söz konusu ibare üzerindeki öncelik hakkının davacıya ait bulunduğu, davacı markası ile davalı markası arasında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin olduğu, bu nedenle hükümsüzlük koşullarının ilgili hizmetler bakımından oluştuğu, tescilli markanın kullanılması yasal olduğundan kullanımın önlenmesi …
Benzer bu kararda… leme yaparak tescil ettirdiği, davalının internet sitesindeki bazı kullanımlarının markasını tescil ettirdiği şekilde olmadığı, “...” kelimesinin davacı markası ile «iltibasa» sebebiyet verecek şekilde HOTEL ve ... kelimelerinden farklı şekilde koyu, büyük, ve belirgin yazıldığı, bu kullanımın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7/2-b …
… in, davacının tanınan otelinin şubesi gibi algılanma ihtimalinin bulunduğu dikkate alındığında taraf markalarının karıştırmaya yol açacak nitelikte benzer olduğu ve «iltibas» ihtimalinin bulunduğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçe ile davanın r …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu kararda… davalının işareti tescilli haliyle kullandığı, davacının otelinin şubesi gibi algılanmayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın «kaldırılarak yeniden» hüküm kurulmak sureti ile davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1442 E. 2013/1861 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yapılandırma protokolü · protokol
Benzer bu kararda… redilip otelin tescilli isim hakkı Hawaii Otelcilik A.Ş'de olduğundan satılması veya kiralanması durumunda, isim hakkının devredilmeyeceği yönünde taraflar arasında «protokol» yapıldığı, davalının «yapılan protokole» göre yalnızca otelin kullanım hakkına sahip bulunduğu, otelin marka olarak adının tescil hakkına sahip olmadığı gerekçesi ile davalı adına 2008/18621 numara ile te …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/3573 E. , 2012/9731 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/10/2010 tarih ve 2008/214-2010/178 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, “Fantasia Hotel De Luxe+şekil” ibareli markanın, 1980 yıllardan beri fiilen, 11.07.2005 tarihinden itibaren ise tescilli olarak müvekkili tarafından kullanıldığını, davalı şirket adına 2003 yılında tescil edilen “fantasya+şekil” ibareli markanın, 43. sınıfta yer alan “otelcilik, turizm, yiyecek içecek sağlanması, kafe kafeterya hizmetlerinin sağlanması” hizmetleri yönünden tescilden itibaren 5 yıl içinde kullanılmadığını, ayrıca müvekkilinin tescilli markasını anılan sınıflarda yaklaşık 4 yıldır kullandığını, bu markayı tanınmış marka haline getirdiğini, aynı sektörde faaliyet gösteren davalının bu durumu bilmemesinin düşünülemeyeceğini ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın 43.
sınıf yönünden hükümsüzlüğüne, davalının anılan markayı kullanmasının önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 06.10.2009 tarihli dilekçesi ile söz konusu ibare üzerinde müvekkilinin önceye dayalı kullanım hakkı bulunduğunu bildirerek dava sebebini ıslah etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin tescilli markasını tescil tarihinden itibaren kullandığını, markanın tescilinde de kötüniyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğü istenilen markanın tescil tarihi ile dava tarihi arasında 5 yıllık sürenin geçmediğini, davacının 1989 yılından itibaren “Fantasia Otel” ismiyle otel işletmeciliği yaptığı, otelcilik hizmetleri ile bu hizmetlere benzer sınıflar yönünden söz konusu ibare üzerindeki öncelik hakkının davacıya ait bulunduğu, davacı markası ile davalı markası arasında benzerlik ve iltibas tehlikesinin olduğu, bu nedenle hükümsüzlük koşullarının ilgili hizmetler bakımından oluştuğu, tescilli markanın kullanılması yasal olduğundan kullanımın önlenmesine ilişkin talebin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli markanın geçici konaklama hizmetleri;
otel, motel, tatil köyü, pansiyon vb. hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, marka hükümsüzlüğüne ilişkin olup davacı taraf, dava dilekçesinde dava sebebi olarak 556 sayılı KHK'nun 14. maddesinde düzenlenen tescilli markanın 5 yıl süre ile kullanılmamasını ve müvekkiline ait markanın tanınmış marka olmasını göstermiştir.
04. 06.2009 tarihli oturumda ise davacı vekili, dava sebebini ıslah etmek için süre istemiş, mahkemece kendisine süre verilmesi üzerine 06.10.2009 tarihli dilekçesi ile dava sebebinin müvekkilinin öncelik hakkı olduğundan bahisle davayı ıslah etmiş, ancak ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmemiştir. HUMK'nun 85. maddesinde ıslahın, karşı tarafa tebliğ edilmesi şartıyla dilekçe ile de yapılabileceği düzenlenmiştir. Mahkemece, bu hükmün gözden kaçırılarak, ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilip savunma imkanı verilmeden ıslah ile değiştirilmiş dava sebebine göre hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060645200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz