6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3573 E. 2012/9731 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ıslah dava sebebi iltibas

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 85

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğü istenilen markanın tescil tarihi ile dava tarihi arasında 5 yıllık sürenin geçmediğini, davacının 1989 yılından itibaren “Fantasia Otel” ismiyle otel işletmeciliği yaptığı, otelcilik hizmetleri ile bu hizmetlere benzer sınıflar yönünden söz konusu ibare üzerindeki öncelik hakkının davacıya ait bulunduğu, davacı markası ile davalı markası arasında benzerlik ve iltibas tehlikesinin olduğu, bu nedenle hükümsüzlük koşullarının ilgili hizmetler bakımından oluştuğu, tescilli markanın kullanılması yasal olduğundan kullanımın önlenmesine ilişkin talebin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli markanın geçici konaklama hizmetleri; otel, motel, tatil köyü, pansiyon vb. hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, marka hükümsüzlüğüne ilişkin olup davacı taraf, dava dilekçesinde dava sebebi olarak 556 sayılı KHK'nun 14. maddesinde düzenlenen tescilli markanın 5 yıl süre ile kullanılmamasını ve müvekkiline ait markanın tanınmış marka olmasını göstermiştir. 04.06.2009 tarihli oturumda ise davacı vekili, dava sebebini ıslah etmek için süre istemiş, mahkemece kendisine süre verilmesi üzerine 06.10.2009 tarihli dilekçesi ile dava sebebinin müvekkilinin öncelik hakkı olduğundan bahisle davayı ıslah etmiş, ancak ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmemiştir. HUMK'nun 85. maddesinde ıslahın, karşı tarafa tebliğ edilmesi şartıyla dilekçe ile de yapılabileceği düzenlenmiştir. Mahkemece, bu hükmün gözden kaçırılarak, ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilip savunma imkanı verilmeden ıslah ile değiştirilmiş dava sebebine göre hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6532 E. 2011/5844 K.

    Ortak: · Haksız Rekabetin Tespiti

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1422 E. 2025/479 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ticari Unvanın Korunması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1442 E. 2013/1861 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/3573 E.  ,  2012/9731 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/10/2010 tarih ve 2008/214-2010/178 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, “Fantasia Hotel De Luxe+şekil” ibareli markanın, 1980 yıllardan beri fiilen, 11.07.2005 tarihinden itibaren ise tescilli olarak müvekkili tarafından kullanıldığını, davalı şirket adına 2003 yılında tescil edilen “fantasya+şekil” ibareli markanın, 43. sınıfta yer alan “otelcilik, turizm, yiyecek içecek sağlanması, kafe kafeterya hizmetlerinin sağlanması” hizmetleri yönünden tescilden itibaren 5 yıl içinde kullanılmadığını, ayrıca müvekkilinin tescilli markasını anılan sınıflarda yaklaşık 4 yıldır kullandığını, bu markayı tanınmış marka haline getirdiğini, aynı sektörde faaliyet gösteren davalının bu durumu bilmemesinin düşünülemeyeceğini ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın 43.

sınıf yönünden hükümsüzlüğüne, davalının anılan markayı kullanmasının önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 06.10.2009 tarihli dilekçesi ile söz konusu ibare üzerinde müvekkilinin önceye dayalı kullanım hakkı bulunduğunu bildirerek dava sebebini ıslah etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin tescilli markasını tescil tarihinden itibaren kullandığını, markanın tescilinde de kötüniyetli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hükümsüzlüğü istenilen markanın tescil tarihi ile dava tarihi arasında 5 yıllık sürenin geçmediğini, davacının 1989 yılından itibaren “Fantasia Otel” ismiyle otel işletmeciliği yaptığı, otelcilik hizmetleri ile bu hizmetlere benzer sınıflar yönünden söz konusu ibare üzerindeki öncelik hakkının davacıya ait bulunduğu, davacı markası ile davalı markası arasında benzerlik ve iltibas tehlikesinin olduğu, bu nedenle hükümsüzlük koşullarının ilgili hizmetler bakımından oluştuğu, tescilli markanın kullanılması yasal olduğundan kullanımın önlenmesine ilişkin talebin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli markanın geçici konaklama hizmetleri;

otel, motel, tatil köyü, pansiyon vb. hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, marka hükümsüzlüğüne ilişkin olup davacı taraf, dava dilekçesinde dava sebebi olarak 556 sayılı KHK'nun 14. maddesinde düzenlenen tescilli markanın 5 yıl süre ile kullanılmamasını ve müvekkiline ait markanın tanınmış marka olmasını göstermiştir.

04. 06.2009 tarihli oturumda ise davacı vekili, dava sebebini ıslah etmek için süre istemiş, mahkemece kendisine süre verilmesi üzerine 06.10.2009 tarihli dilekçesi ile dava sebebinin müvekkilinin öncelik hakkı olduğundan bahisle davayı ıslah etmiş, ancak ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmemiştir. HUMK'nun 85. maddesinde ıslahın, karşı tarafa tebliğ edilmesi şartıyla dilekçe ile de yapılabileceği düzenlenmiştir. Mahkemece, bu hükmün gözden kaçırılarak, ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilip savunma imkanı verilmeden ıslah ile değiştirilmiş dava sebebine göre hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060645200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.