6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ortak, şirket zararının kendisine ödenmesini isteyemez

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/2160 E. 2019/3785 K. ·

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Ortak, şirket yöneticileri aleyhine TTK 553-555 uyarınca şirketin uğradığı zararın tazmini davasını açabilir; ancak TTK 555/1 gereği tazminat yalnızca şirkete ödenmek üzere istenebilir. Tazminatın münhasıran kendisine ödenmesini talep eden ortağın istemi, şirket zararına dayanılarak kabul edilemez.

Ele alınan sorunlar

Ortağın açtığı yönetici sorumluluğu davasında tazminatın kime ödeneceği → ret

İddia: Davacı ortak, yöneticilik yaptıkları dönemde şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürdüğü davalılardan zararın tahsilini istemiş; ıslahla talebini artırdıktan sonra son oturumda şirketin tasfiye hâlinde olması nedeniyle tespit edilecek zararın münhasıran kendisine ödenmesini talep etmiştir.

Gerekçe: Ortak tarafından şirket yöneticileri aleyhine, yönetici oldukları dönemde şirketi uğrattıkları zarardan dolayı TTK'nın 553-555. maddeleri gereğince tazminat davası açılabilir; ancak TTK'nın 555/1. maddesi gereğince bu yöndeki tazminatın ancak şirkete ödenmesi istenebilir. Davacı, dava konusu tazminatın münhasıran kendisine ödenmesini talep ettiğinden, şirket yöneticilerinin şirkete vermiş oldukları zarardan dolayı kendisine ödenmesi koşuluyla istemde bulunamaz. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

TTK 555/1 uyarınca ortağın açtığı sorumluluk davasında tazminatın yalnızca şirkete ödenmek üzere istenebileceği bakımından; Yargıtay içtihadı bağlayıcıdır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetici sorumluluğu şirket zararı dolaylı zarar tazminatın şirkete ödenmesi ıslah

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 553-555TTK 555/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2018/2160 E.  ,  2019/3785 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 24/05/2017 tarih ve 2015/1187 E 2017/478 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 01/03/2018 tarih ve 2017/761- 2018/166 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı ile davalıların dava dışı Lacivert Global Loj. Ulu. Nak. ve Tic. A.Ş. şirketinin %20 oranında hissedarı olduklarını, davalıların yöneticilik yaptıkları döneme ilişkin şirkete ait araçların düşük bedelle satılması, giderlerin yüksek gösterilmesi, şirketle aynı alanda faaliyette bulunan dava dışı 3. bir şirkete aktarılan bedeller, hatır çekleri verilmek suretiyle yüksek miktarda faiz faturaları düzenlemeleri, kiraların kullanılan oranlara göre tahsil edilmemesi, şirkete ait araçların işletilmeyerek ve araçların kiralanmaksızın atıl halde bırakılmak suretiyle şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 5.000 TL zararın davalılardan tahsiliyle davacıya ödenmesine, bu talep yerinde görülmez ise davadışı şirkete ödenmesine karar verilmesini istemiş, 22.01.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 545.278,00 TL‘ye yükseltmiştir.

Davacı vekili 24.05.2017 tarihli celsede şirketin tasfiye halinde olması nedeniyle tespit edilecek zararın davacıya ödenmesini istemiştir.

Davalı ..., ..., ... vekili, genel kurulda karar alınmadan dava açılamayacağını, davalıların yönetici oldukları dönemde yapılan genel kurul toplantılarında yönetici olarak ibra edildiklerini, davacının TTK 555. maddesine göre dava açma hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ortak tarafından dava dışı şirket yöneticileri aleyhine TTK'nın 553-555. maddeleri gereğince yönetici oldukları dönemde şirketi uğrattıkları zarardan dolayı tazminat davası açtığı, TTK'nın 555/1 maddesi gereğince bu yöndeki tazminatın ancak şirkete ödenmesininistenebileceği, davacı vekilinin katıldığı son oturumda dava konusu tazminatın münhasıran davacı ortağa ödenmesini talep ettiği, bu bağlamda davacının, şirket yöneticilerinin şirkete vermiş oldukları zarardan dolayı kendine ödenmesi koşuluyla istemde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 15/05/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/506928000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2017/761 E. 2018/166 K.

Pay sahibinin dolaylı zararda tazminatı kendisine isteyemeyeceği

Gerekçe özeti

Anonim şirket pay sahibi, şirket yöneticilerinin şirkete verdiği zarardan kaynaklanan dolaylı zarara ilişkin sorumluluk davası açtığında, TTK 555. madde uyarınca talep edilen tazminatın şirkete ödenmesini isteyebilir; tazminatın doğrudan kendisine ödenmesini talep edemez. Davacının talebini bu şekilde daraltması halinde, taleple bağlılık ilkesi (HMK 26/1) gereği mahkeme davayı reddeder.

Emsal değeri

Anonim şirket pay sahibinin TTK 555 kapsamında açtığı sorumluluk davasında, dolaylı zarara ilişkin tazminatın şirkete ödenmesi zorunluluğu ile pay sahibinin bu talebi kendisine yönelik olarak daraltamayacağı hususunda bölgesel ve ikna edici nitelikte bir emsal oluşturmaktadır.

Kavramlar: sorumluluk davası dolaylı zarar taleple bağlılık ilkesi anonim şirket yöneticisinin sorumluluğu

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2017/761

KARAR NO 2018/166

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/05/2017

NUMARASI 2015/1187 Esas 2017/478 Karar

DAVA

Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/03/2018

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiliyle davalıların dava dışı ... ve Tic. A.Ş. şirketinin %20 oranında hissedarı olduklarını, davalıların değişik dönemlerde şirketin yöneticiliğini yaptıkları, yöneticilik yaptıkları döneme ilişkin şirkete ait araçların düşük bedelle satılmasından, giderlerin yüksek gösterilmesi, müvekkili ortak olduğu şirketle aynı faaliyette bulunan dava dışı 3. bir şirkete aktarılan bedelleri, hatır çekleri verilmek suretiyle yüksek miktarda faiz faturaları düzenlemeleri, kiraların kullanılan oranlara göre tahsil edilmemesi, şirkete ait araçların işletilmeyerek ve araçların kiralanmaksızın atıl halde bırakılmak suretiyle şirketi zarara uğrattıkları, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla ileride belirlenecek zarar miktarının arttırmak koşuluyla şimdilik 5.000-TL zararın davalılardan tahsiliyle müvekkiline ödenmesine, bu talep yerinde görülmez ise aynı zararın davalılardan tahsiliyle davadışı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 24.05.2017 tarihli karar oturumunda şirketin tasfiye olması nedeniyle şirkete ödenecek bir tazminatın söz konusu olmadığını tespit edilecek zararın müvekkiline ödenmesini talep etmek suretiyle talebini daralttığı anlaşılmıştır.

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, ayrıca genel kurulda bu yönde karar alınmadan dava açılamayacağını, kaldı ki müvekkillerinin yönetici oldukları dönemde yapılan genel kurul toplantılarında yönetici olarak kendilerinin ibra edildiğini, davacının TTK 555. maddesine göre dava açma hakkı bulunmadığını belirterek yasal dayanağı bulunmayan davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesi, davacı ortak tarafından dava dışı şirket yöneticileri aleyhine TTK'nun 553-555.maddeleri gereğince yönetici oldukları dönemde şirketi uğrattıkları zarardan dolayı tazminat davası açıldığını, TTK'nun 555/1 maddesi gereğince bu yöndeki tazminatın ancak şirkete ödenmesinin istenebileceğini, davacı vekilinin katıldığı son oturumda dava konusu yapılan tazminatın münhasıran müvekkili olan ortağa ödenmesini talep ettiğini, bu bağlamda davalı ortağın şirket yöneticilerinin şirkete vermiş oldukları zarardan dolayı kendisine ödenmesi koşuluyla istemde bulunamayacağını ( Yargıtay 11.HD 2016/10385-8877) belirterek davacı ortak tarafından davalı şirket yöneticileri aleyhine açılan davanın reddine karar vermiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili olayda müvekkilinin doğrudan zarar gördüğünü zararın müvekkiline ödenmesinin istenmesinin doğal olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını davanın kabulünü talep etmiştir.

GEREKÇE

Uyuşmazlık, şirket yöneticilerinin şirkete verdikleri zarar nedeniyle oluşan zararın tespiti ve davacıya ödenmesi istemine ilişkindir.

Anonim şirketlerde sorumluluk davasını kimlerin açacağı TTK 555. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, şirketin uğradığı zararın tazminini şirket veya her bir pay sahibinin isteyebileceği ancak pay sahibi tarafından dava açılması halinde talep edilen tazminatın şirkete ödenmesinin istenebileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davalıların yöneticilik yaptıkları döneme ilişkin şirkete ait araçları düşük bedelle satılmasından, giderlerin yüksek gösterilmesi, davacının ortak olduğu şirketle aynı faaliyette bulunan dava dışı 3. bir şirkete para aktarılması, hatır çekleri verilmek suretiyle yüksek miktarda faiz ödenmek zorunda kalınması, faturalar düzenlemeleri, kiraların kullanılan oranlara göre tahsil edilmemesi, şirkete ait araçların işletilmeyerek ve araçların kiralanmaksızın atıl halde bırakılmak suretiyle şirketi zarara uğrattıkları yönündeki iddiaların tamamının davacı yönünden dolaylı zararlardan olduğu davanın davacıyı dolaylı olarak zarara uğrattıkları iddiası ile şirket yöneticileri aleyhine açılmış sorumluluk davası olduğu, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK 555.maddesi hükmü uyarınca A.Ş.

ortağının “tazminatın şirkete verilmesi” kayıt ve şartıyla sorumluluk davası açmasının mümkün bulunmasına rağmen davacının 24.5.2017 tarihli oturumda tespit edilecek zararın müvekkiline ödenmesini talep etmesi karşısında daraltılan talebi nedeniyle HMK 26(1) gereği taleple bağlılık kuralı gözetilerek İlk Derece Mahkemesinin bu gerekçe ile davanın reddine karar vermesinde bir isabetsizlik bulunmamakla yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 35,90- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 31,40- TL harçtan mahsubu ile bakiye 4,50- TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 362/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 01/03/2018

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.