6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/1030 E. 2019/2741 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
munzam zarar ön inceleme aşaması dolandırıcılık temerrüt faizi dahili dava temerrüt

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; munzam zararın oluşması için bulunması gereken şartlardan birinin de temerrüt faizi ile karşılanamayan zararın bulunmasının gerektiği, Afyonkarahisar İcra Müdürlüğü'nün 2009/848 esas sayılı dosyasıyla 14.01.2009 tarihinde girişilen takipte davacıya faizler dahil olmak üzere 55.235,25 TL ödeme yapıldığı, davalı nezdinde davacıya ait B tipi likit fonda bulunan 38.000,00 TL'nin fonda kalmış olması halinde takip tarihi itibariyle değerinin 51.968,98 TL olduğu, dosya arasına alınan ek bilirkişi raporundan davacı tarafa 55.235,25 TL ödeme yapıldığı, bu haliyle munzam zarara ilişkin şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-) Dava, davalı bankanın B tipi likit fon hesabındaki davacıya ait paranın, internet dolandırıcılığı neticesinde bozdurulup başka hesaba aktarılması sebebiyle oluşan munzam zarardan doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Bozma ilamına uyularak yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş ise de, yargılama sırasında dosya arasına alınan 24.03.2017 tarihli ek bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere 21.01.2011 tarihi itibariyle B tipi likit fonun değeri 62.162,66 TL'dir. Davacının, icra takibi sonrasında davalı bankadan tahsil ettiği toplam miktar (faiz dahil) 55.235,25 TL olup davacının munzam zararı, B tipi likit fonun değeri ile davacıya yapılan ödemenin farkı olan 6.927,41 TL'dir. Bu nedenle mahkemece belirtilen miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

2-) Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18383 E. 2013/18495 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13742 E. 2015/10392 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2018/1030 E.  ,  2019/2741 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

(ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Emirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 16/05/2017 tarih ve 2016/23-2017/122 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkilinin internet bankacılık şifreleri ve parolalarının korsan hackerler tarafından kırılarak hesaplarına girildiğini, müvekkilinin fon hesaplarından birinde 4.210,67 TL diğer hesabında ise 34.888,39 TL'nin bulunduğunu ve bu paraların başka hesaplara havale edildiğini, içlerinin boşaltıldığını, müvekkilinin şifre ve parolalarının hackerler tarafından kırılmasında ve hesabının boşaltılmasından dolayı davalı bankayı sorumlu tutarak Emirdağ Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/356 Esas sayı ile açtığı davasının, 2008/605 Karar sayı ile kabul edildiğini ve söz konusu kararın Dairemizin 2009/1971 Esas ve 2010/12910 Karar sayılı ilamı ile onandığını, kararın kesinleştiğini ve paranın tahsil edildiğini, söz konusu davada fazlaya dair haklarının saklı tutulduğunu, müvekkilinin B tipi likit fonundaki parasının yasal faiz getirisi olduğunu, davanın 4 yıla yakın sürdüğünü, parasını yeni çekmesinden dolayı mağdur olduğunu bu yüzden de fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalarak 15.000.00 TL faiz alacağının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 06.04.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 46.109,34 TL artırarak 61.019,34 TL'nin tahsilini istemiştir.

Davalı vekili; davacının parasının yasal faiziyle birlikte ödendiğini, davacının taleple bağlılık ilkesine tamamen ters düşen talebinin kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; munzam zararın oluşması için bulunması gereken şartlardan birinin de temerrüt faizi ile karşılanamayan zararın bulunmasının gerektiği, Afyonkarahisar İcra Müdürlüğü'nün 2009/848 esas sayılı dosyasıyla 14.01.2009 tarihinde girişilen takipte davacıya faizler dahil olmak üzere 55.235,25 TL ödeme yapıldığı, davalı nezdinde davacıya ait B tipi likit fonda bulunan 38.000,00 TL'nin fonda kalmış olması halinde takip tarihi itibariyle değerinin 51.968,98 TL olduğu, dosya arasına alınan ek bilirkişi raporundan davacı tarafa 55.235,25 TL ödeme yapıldığı, bu haliyle munzam zarara ilişkin şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-) Dava, davalı bankanın B tipi likit fon hesabındaki davacıya ait paranın, internet dolandırıcılığı neticesinde bozdurulup başka hesaba aktarılması sebebiyle oluşan munzam zarardan doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Bozma ilamına uyularak yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş ise de, yargılama sırasında dosya arasına alınan 24.03.2017 tarihli ek bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere 21.01.2011 tarihi itibariyle B tipi likit fonun değeri 62.162,66 TL'dir. Davacının, icra takibi sonrasında davalı bankadan tahsil ettiği toplam miktar (faiz dahil) 55.235,25 TL olup davacının munzam zararı, B tipi likit fonun değeri ile davacıya yapılan ödemenin farkı olan 6.927,41 TL'dir.

Bu nedenle mahkemece belirtilen miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

2-) Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/505235600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.