Sözleşme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1223 E. 2019/2682 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kkdf (kaynak kullanımını destekleme fonu)↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ bsmv↗ ticari dava niteliği↗ temerrüt tarihi↗ müteselsil kefil↗ olumsuz oy↗ genel kredi sözleşmesi↗ işlemiş faiz↗ kefil↗ temerrüt faizi↗ kredi sözleşmesi↗ yasal faiz↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı şirket ile dava dışı Akbank A.Ş arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşmeyi diğer davalı ...'ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, davalı şirketin, genel kredi sözleşmesine istinaden kullanmış olduğu ticari artı para sistemi isimli bir kredi sebebiyle, davacıya 6.339,28 TL borçlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 6.339,28 TL'nin temerrüt tarihi olan 28/09/2007'den itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, yukarıda yapılan özetten de anlaşıldığı üzere, huzurdaki davada kredi sözleşmesinden kaynaklanan asıl alacağın yanında işlemiş faiz ile KKDF ve BSMV de talep edilmiştir. Mahkemece sadece talep edilen asıl alacağa hükmedilmiş, diğer talepler bakımından ise olumlu olumsuz bir karar oluşturulmamıştır. Bu itibarla, işlemiş faiz ile KKDF ve BSMV taleplerine ilişkin olarak olumlu ya da olumsuz bir hüküm tesis edilmemesi doğru görülmediği gibi, sadece asıl alacağa hükmedilmiş olmasına rağmen davanın kısmen kabulü yerine bütünüyle kabulü şeklinde hüküm tesisi de doğru görülmemiş, hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
2- Kabule göre de, mahkemece, talep edilen asıl alacağa temerrüt tarihi itibariyle yasal faiz işletilmişse de, uyuşmazlık bankacılık işleminden kaynaklanmakta olup, gerek 6762 sayılı Kanun’un 4 ve 21/2. maddeleri ve gerekse de 6102 sayılı Kanun’un 4. ve 19. maddeleri açısından ticari iş niteliğindedir. Bu durumda, davacı yan, ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlık sebebiyle avans faizi talep hakkını haizdir. Bu itibarla, hükmedilen alacağa yasal faiz işletilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, mahkemece benimsenerek hükme esas teşkil ettirilen bilirkişi raporunda, Bakanlar Kurulu’nun 3095 sayılı Yasa’nın ½. maddesinden aldığı yetkiye dayanarak 01.01.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ticari işlerde kanuni faiz oranını %9’a indirdiği, bu nedenle somut uyuşmazlık bakımından uygulanabilecek maksimum kanuni temerrüt faiz oranın %9 olduğu mütala edilmişse de, 3095 sayılı Yasa’nın 1/1 maddesiyle, Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödemenin yıllık %12 oranı üzerinden yapılacağı hüküm altına alınmış, aynı Yasa’nın 2/1 maddesiyle ise, bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlunun, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için 1. maddede belirlenen orana göre temerrüt faizi ödemeye mecbur olduğu belirtilmiştir. Zikredilen Yasa hükümlerinden açıkça anlaşıldığı üzere, 3095 sayılı Yasa ile belirlenen ile belirlenen kanuni faiz oranları ancak, taraflar arasındaki sözleşmede faiz oranının kararlaştırılmadığı hallerde uygulanabilecektir. Somut olayda ise, taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesiyle uygulanacak temerrüt faiz oranın belirlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, davacı yanın sözleşmeyle belirlenen temerrüt faizi oranı ile birlikte asıl alacağı talep hakkı olduğu kabul edilerek, bu doğrultuda yapılacak araştırma ve incelemenin neticesine göre hüküm tesis edilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle, 3095 sayılı Yasa ile belirlenen kanuni faiz oranlarının esas alınması ve alacağa yasal faiz işletilmesi doğru görülmemiş, hükmün anılan nedenlerle de davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3495 E. 2015/10093 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık teamülleri · teamül · dosya masrafı
Benzer bu karardaDavalı banka tarafından tahsil edilen bu kalemin neden alındığı davalıya açıklattırılmadan, ticari «bankacılık teamüllerine» uygun olup olmadığı değerlendirilmeden yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, kredinin iş yeri için kullanıldığı, sözleşme hükümleri de nazara alındığında KKDF, BSMV ve «masraf» tahsilinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine akrar verilmiştir.
2- Ancak, davacı kredinin kullandırımı sırasında kendisinden «masraf» adı altında para tahsil edildiğini ileri sürerek, bu tutarın da davalıdan tahsilini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5817 E. 2011/5155 K.
Ortak:genel kredi sözleşmesi · temerrüt faizi · kredi sözleşmesi · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı şirket ile dava dışı Akbank A.Ş arasında «genel kredi sözleşmesi» akdedildiği, anılan sözleşmeyi diğer davalı ...'ın müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile imzaladığı, davalı şirketin, genel kredi sözleşmesine istinaden kullanmış olduğu ticari artı para sistemi isimli bir kredi sebebiyle, davacıya 6.339,28 TL borçlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 6.339,28 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 28/09/2007'den itibaren işleyecek «yasal faiz» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
… 06 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ticari işlerde kanuni faiz oranını %9’a indirdiği, bu nedenle somut uyuşmazlık bakımından uygulanabilecek maksimum kanuni «temerrüt faiz» oranın %9 olduğu mütala edilmişse de, 3095 sayılı Yasa’nın 1/1 maddesiyle, Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı söz …
Somut olayda ise, taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesiyle uygulanacak «temerrüt faiz» oranın belirlendiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… cezanın davacının kusuruna dayanması nedeniyle davacı üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 2.897,36.YTL alacağın 18.12.2003 «temerrüt» tarihinden itibaren %100 «temerrüt faizi» ile «tahsilde tekerrür olmamak» üzere davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, bir kısım davalılar tarafından açılan karşı davada istenen manevi tazminat yönünden Borçlar Kanunu 4 …
Mahkemece, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı bankaya ihracatın kapatılmasından sonra verilecek ihracat «taahhüdüne» ait kapatma belgelerinin davalılar tarafından verilmemesinden dolayı davacı tarafından davalı ...- Tur Ltd.Şti. adına ödenen BSMV ve KKDF’den kaynaklanmaktadır.Taraflar arasında imzalanmış bulunan «genel kredi sözleşmesinin» 38. maddesinde döviz belgelerinin gecikmeden yerine getirileceği ve davacıya «ibraz» edileceği, aksi halde gecikmeden doğacak cezai müeyyidenin davalılarda olacağı belirtilmiştir.
3- Ayrıca istemde bulunulmuş olmasına rağmen hüküm altına alınan «temerrüt faizinin» % 5 gider vergisine karar verilmemiş olması da doğru görülmemiş, kararın bu yönden de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · uyuşmazlık konusu · taahhütname · kusur · ibraz
Benzer bu karardaBu durumda yasal mevzuat ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de nazara alınmak suretiyle «uyuşmazlık konusu» alacak kalemlerinden davacı banka tarafından ödenen KKDF aslı ve cezasının davalılardan tahsiline ilişkin istemle ilgili olarak açılan davada anılan vergiyi ödemekle mükellef olan tarafın kim olduğu, buna bağlı cezanın ödenmemesinden doğan sorumluluğun kime ait bulunduğu, davalıların KKDF’nin ve buna bağlı cezanın ödenmemesinden dolayı sorumlu olup olmadığının ve varsa «müterafik kusur» durumunun incelenmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan Dairemizin BSMV ile ilgili olarak verdiği karar esas alınmak suretiyle davaya konu istemlerden KKD …
… cezanın davacının kusuruna dayanması nedeniyle davacı üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 2.897,36.YTL alacağın 18.12.2003 «temerrüt» tarihinden itibaren %100 «temerrüt faizi» ile «tahsilde tekerrür olmamak» üzere davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, bir kısım davalılar tarafından açılan karşı davada istenen manevi tazminat yönünden Borçlar Kanunu 4 …
Mahkemece, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı bankaya ihracatın kapatılmasından sonra verilecek ihracat «taahhüdüne» ait kapatma belgelerinin davalılar tarafından verilmemesinden dolayı davacı tarafından davalı ...- Tur Ltd.Şti. adına ödenen BSMV ve KKDF’den kaynaklanmaktadır.Taraflar arasında imzalanmış bulunan «genel kredi sözleşmesinin» 38. maddesinde döviz belgelerinin gecikmeden yerine getirileceği ve davacıya «ibraz» edileceği, aksi halde gecikmeden doğacak cezai müeyyidenin davalılarda olacağı belirtilmiştir.
2- Dava, davalıların ihracat kapatma «taahhüdünü» yerine getirmemelerinden dolayı ödemeleri gereken vergilerin davacı banka tarafından vergi asılları ve cezalarıyla birlikte ödenmesi nedeniyle ödenen miktarların faiz ve faizin gider vergisiyle birlikte davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13998 E. 2010/5545 K.
Ortak:temerrüt faizi · temerrüt
İncelediğiniz kararda… 06 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ticari işlerde kanuni faiz oranını %9’a indirdiği, bu nedenle somut uyuşmazlık bakımından uygulanabilecek maksimum kanuni «temerrüt faiz» oranın %9 olduğu mütala edilmişse de, 3095 sayılı Yasa’nın 1/1 maddesiyle, Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı söz …
Somut olayda ise, taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesiyle uygulanacak «temerrüt faiz» oranın belirlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, davacı yanın sözleşmeyle belirlenen «temerrüt faizi» oranı ile birlikte asıl alacağı talep hakkı olduğu kabul edilerek, bu doğrultuda yapılacak araştırma ve incelemenin neticesine göre hüküm tesis edilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle, 3095 sayılı Yasa ile belirlenen kanuni faiz oranlarının esas alınması ve alacağa «yasal faiz» işletilmesi doğru görülmemiş, hükmün anılan nedenlerle de davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “hesapta karşılığı bulunmayan 834.320.828 lira «asıl alacak» üzerinden, davacının yaptığı ödeme tarihinden itibaren, dava tarihine kadar sözleşmedeki faiz oranı, KKDF, «çek tazminatı», BSMV miktarlarının hesaplanması, toplam miktarın, dava tarihinden itibaren asıl alacak üzerinden, davacının dava dilekçesindeki % 65 faiz istemi aşılmadan «temerrüt faizi» ve sadece bunun BSMV ile birlikte tahsiline hükmedilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda d …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:çek tazminatı · bozma sonrası karar · asıl alacak · çek
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “hesapta karşılığı bulunmayan 834.320.828 lira «asıl alacak» üzerinden, davacının yaptığı ödeme tarihinden itibaren, dava tarihine kadar sözleşmedeki faiz oranı, KKDF, «çek tazminatı», BSMV miktarlarının hesaplanması, toplam miktarın, dava tarihinden itibaren asıl alacak üzerinden, davacının dava dilekçesindeki % 65 faiz istemi aşılmadan «temerrüt faizi» ve sadece bunun BSMV ile birlikte tahsiline hükmedilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda d …
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ayrıca davacı vekilinin «bozma sonrası» alınan ek bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunmamış olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9381 E. 2013/13401 K.
Ortak:temerrüt faizi · temerrüt
İncelediğiniz kararda… 06 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ticari işlerde kanuni faiz oranını %9’a indirdiği, bu nedenle somut uyuşmazlık bakımından uygulanabilecek maksimum kanuni «temerrüt faiz» oranın %9 olduğu mütala edilmişse de, 3095 sayılı Yasa’nın 1/1 maddesiyle, Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı söz …
Somut olayda ise, taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesiyle uygulanacak «temerrüt faiz» oranın belirlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, davacı yanın sözleşmeyle belirlenen «temerrüt faizi» oranı ile birlikte asıl alacağı talep hakkı olduğu kabul edilerek, bu doğrultuda yapılacak araştırma ve incelemenin neticesine göre hüküm tesis edilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle, 3095 sayılı Yasa ile belirlenen kanuni faiz oranlarının esas alınması ve alacağa «yasal faiz» işletilmesi doğru görülmemiş, hükmün anılan nedenlerle de davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, her ne kadar alacak miktarı daha fazla ise de taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile 7.000 TL’nin dava tarihinden itibaren uygulanacak % 21.84 «temerrüt faizi» ve faizin % 5'i oranında BSMV uygulanarak davalıdan tahsiline dair verilen karar davacı vekili ile davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25.02.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1223 E. , 2019/2682 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 13/01/2016 tarih ve 2014/218-2016/18 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket ile temlik eden […]A.Ş arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, diğer davalının da sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi geri ödemelerinde yaşanan gecikme sebebiyle hesabın kat edildiğini ve hesap kat ihbarnamesinin davalılara tebliğ edildiğini ancak, davalılarca ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 6.339,28 TL ana para, 144,06 TL işlemiş faiz, 7,20 TL KKDF ve BSMV’nin asıl alacağa 28.09.2007 tarihinden işleyecek %108 temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılarca cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı şirket ile dava dışı Akbank A.Ş arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşmeyi diğer davalı ...'ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, davalı şirketin, genel kredi sözleşmesine istinaden kullanmış olduğu ticari artı para sistemi isimli bir kredi sebebiyle, davacıya 6.339,28 TL borçlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 6.339,28 TL'nin temerrüt tarihi olan 28/09/2007'den itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, yukarıda yapılan özetten de anlaşıldığı üzere, huzurdaki davada kredi sözleşmesinden kaynaklanan asıl alacağın yanında işlemiş faiz ile KKDF ve BSMV de talep edilmiştir. Mahkemece sadece talep edilen asıl alacağa hükmedilmiş, diğer talepler bakımından ise olumlu olumsuz bir karar oluşturulmamıştır. Bu itibarla, işlemiş faiz ile KKDF ve BSMV taleplerine ilişkin olarak olumlu ya da olumsuz bir hüküm tesis edilmemesi doğru görülmediği gibi, sadece asıl alacağa hükmedilmiş olmasına rağmen davanın kısmen kabulü yerine bütünüyle kabulü şeklinde hüküm tesisi de doğru görülmemiş, hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
2- Kabule göre de, mahkemece, talep edilen asıl alacağa temerrüt tarihi itibariyle yasal faiz işletilmişse de, uyuşmazlık bankacılık işleminden kaynaklanmakta olup, gerek 6762 sayılı Kanun’un 4 ve 21/2. maddeleri ve gerekse de 6102 sayılı Kanun’un 4. ve 19. maddeleri açısından ticari iş niteliğindedir. Bu durumda, davacı yan, ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlık sebebiyle avans faizi talep hakkını haizdir. Bu itibarla, hükmedilen alacağa yasal faiz işletilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, mahkemece benimsenerek hükme esas teşkil ettirilen bilirkişi raporunda, Bakanlar Kurulu’nun 3095 sayılı Yasa’nın ½. maddesinden aldığı yetkiye dayanarak 01.01.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ticari işlerde kanuni faiz oranını %9’a indirdiği, bu nedenle somut uyuşmazlık bakımından uygulanabilecek maksimum kanuni temerrüt faiz oranın %9 olduğu mütala edilmişse de, 3095 sayılı Yasa’nın 1/1 maddesiyle, Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödemenin yıllık %12 oranı üzerinden yapılacağı hüküm altına alınmış, aynı Yasa’nın 2/1 maddesiyle ise, bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlunun, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için 1.
maddede belirlenen orana göre temerrüt faizi ödemeye mecbur olduğu belirtilmiştir. Zikredilen Yasa hükümlerinden açıkça anlaşıldığı üzere, 3095 sayılı Yasa ile belirlenen ile belirlenen kanuni faiz oranları ancak, taraflar arasındaki sözleşmede faiz oranının kararlaştırılmadığı hallerde uygulanabilecektir. Somut olayda ise, taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesiyle uygulanacak temerrüt faiz oranın belirlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, davacı yanın sözleşmeyle belirlenen temerrüt faizi oranı ile birlikte asıl alacağı talep hakkı olduğu kabul edilerek, bu doğrultuda yapılacak araştırma ve incelemenin neticesine göre hüküm tesis edilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle, 3095 sayılı Yasa ile belirlenen kanuni faiz oranlarının esas alınması ve alacağa yasal faiz işletilmesi doğru görülmemiş, hükmün anılan nedenlerle de davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/505224800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz