Ortaklık ilişkisinin tespiti | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4416 E. 2019/3009 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aldatma (hile)↗ yönetici sorumluluğu↗ bozma sonrası karar↗ tahkikat↗ maddi hata↗ zamanaşımı def'i↗ dürüstlük kuralı↗ def'i↗ içtihadı birleştirme kararı↗ ortaklık ilişkisi↗ haksız fiil↗ havale↗ ıslah↗ yetkisizlik kararı↗ cy/cy kaydı↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların haksız fiilde bulundukları, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı, zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğininkabulü gerekeceği, gerek MK'nın 50. , gerekse de TTK'nın 321/son maddesi uyarınca davalı yöneticilerin de sorumluluğunun bulunduğu, davadan önce davalı temerrüde düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın ıslah ile arttırılan kısım da gözetilerek kısmen kabulü ile, davacının davalı ...Ş. 'nin ortağı olmadığının tespitine, 27.114,24 TL'nin 14/08/2008 dava tarihinden değişen oranlarda avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ... Holding A.Ş. , ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile her ne kadar davalılardan ... İnş. Tar.ve San. İşl. A.Ş. 'nin unvanının ... Sanayi Ticaret ve Yatırım Holding A.Ş. olarak değiştirildiği, ... Sanayi Ticaret ve Yatırım Holding A.Ş.'nin de, ... Holding A.Ş. 'ne devredilmesi sureti ile birleştiği anlaşıldığından karar başlığında halen davalı olarak gösterilmesi doğru değil ise de, maddi hataya dayalı olan bu hususun mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, mümeyyiz davalılar vekilinin ıslahla arttırılan kısım dışında kalan hususlara yönelik sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve yatırılan paranın istiradı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın ıslah ile arttırılan kısmı da gözetilerek kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti ve 6.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, yetkisiz mahkemede yapılan yargılama sonucunda verilen karar Dairemizin 24.5.2011 tarih, 2009/14053 E-2011/6312 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma sonrası yetkili mahkemece yapılan yargılama sırasında davacı vekili 25/10/2016 havale tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 29.324,00 TL'ne yükseltmiş ve mahkemece de ıslahla arttırılan bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Islah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinde ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmiştir. Yine, mülga 1086 sayılı HUMK'un 84. maddesi de aynı mahiyettedir. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 06/05/2016 tarih ve 2015/1 E- 2016/1 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, bozma sonrası ıslahın söz konusu olmayacağı nazara alınmadan davacı vekili tarafından bozma sonrası ıslah edilen miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalılar vekilinin ıslaha yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklık ilişkisinin tespiti | İstirdat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4024 E. 2019/2765 K.
Ortak:bozma sonrası karar · tahkikat · maddi hata · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · yetki/yetkisizlik · zamanaşımı var · Ortaklık ilişkisinin tespiti | İstirdat
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğininkabulü gerekeceği, gerek MK'nın 50. , gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticilerin de sorumluluğunun bulunduğu, davadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın «ıslah» ile arttırılan kısım da gözetilerek kısmen kabulü ile, davacının davalı ...Ş. 'nin ortağı olmadığının tespitine, 27.114,24 TL'nin 14/08/2008 dava tarihinden değişe …
Ancak, davacı tarafça dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 6.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, «yetkisiz» mahkemede yapılan yargılama sonucunda verilen karar Dairemizin 24.5.2011 tarih, 2009/14053 E-2011/6312 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, «bozma sonrası» yetkili mahkemece yapılan yargılama sırasında davacı vekili 25/10/2016 «havale» tarihli «ıslah» dilekçesi ile talebini 29.324,00 TL'ne yükseltmiş ve mahkemece de ıslahla arttırılan bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Holding A.Ş. 'ne devredilmesi sureti ile birleştiği anlaşıldığından karar başlığında halen davalı olarak gösterilmesi doğru değil ise de, «maddi hataya» dayalı olan bu hususun mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, mümeyyiz davalılar vekilinin ıslahla arttırılan kısım dışında kalan hususlara yönelik sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğinin kabulü gerekeceği, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticinin de sorumluluğunun bulunduğu, davadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı ...Ş. 'nin ortağı olmadığının tes …
Ancak, davacı tarafça dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 6.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, «yetkisiz» mahkemede yapılan yargılama sonucunda verilen karar Dairemizin 09.5.2011 tarih, 2009/12806 E-2011/5597 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, «bozma sonrası» yetkili mahkemece yapılan yargılama sırasında davacı vekili 25/10/2016 «havale» tarihli «ıslah» dilekçesi ile talebini 191.705,00 TL'ne yükseltmiş ve mahkemece de ıslahla arttırılan bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… ing A.Ş.'nin de, Kombassan Holding A.Ş. 'ne devredilmesi sureti ile birleştiği anlaşıldığından karar başlığında halen davalı olarak gösterilmesi doğru değil ise de, «maddi hataya» dayalı olan bu hususun mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, mümeyyiz davalılar vekilinin ıslahla arttırılan kısım dışında kalan hususlara yönelik s …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti | İstirdat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4836 E. 2019/3972 K.
Ortak:bozma sonrası karar · tahkikat · maddi hata · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · yetki/yetkisizlik · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğininkabulü gerekeceği, gerek MK'nın 50. , gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticilerin de sorumluluğunun bulunduğu, davadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın «ıslah» ile arttırılan kısım da gözetilerek kısmen kabulü ile, davacının davalı ...Ş. 'nin ortağı olmadığının tespitine, 27.114,24 TL'nin 14/08/2008 dava tarihinden değişe …
Ancak, davacı tarafça dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 6.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, «yetkisiz» mahkemede yapılan yargılama sonucunda verilen karar Dairemizin 24.5.2011 tarih, 2009/14053 E-2011/6312 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, «bozma sonrası» yetkili mahkemece yapılan yargılama sırasında davacı vekili 25/10/2016 «havale» tarihli «ıslah» dilekçesi ile talebini 29.324,00 TL'ne yükseltmiş ve mahkemece de ıslahla arttırılan bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Holding A.Ş. 'ne devredilmesi sureti ile birleştiği anlaşıldığından karar başlığında halen davalı olarak gösterilmesi doğru değil ise de, «maddi hataya» dayalı olan bu hususun mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, mümeyyiz davalılar vekilinin ıslahla arttırılan kısım dışında kalan hususlara yönelik sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğinin kabulü gerekeceği, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticilerin de sorumluluğunun bulunduğu, davadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı ...Ş. 'nin ortağı olmadığının tes …
Ancak, davacı tarafça dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 6.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, «yetkisiz» mahkemede yapılan yargılama sonucunda verilen karar Dairemizin 27.6.2011 tarih, 2009/14994 E-2011/7778 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, «bozma sonrası» yetkili mahkemece yapılan yargılama sırasında davacı vekili 25/10/2016 «havale» tarihli «ıslah» dilekçesi ile talebini 42.968,00 TL'ne yükseltmiş ve mahkemece de ıslahla arttırılan bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… ing A.Ş.'nin de, Kombassan Holding A.Ş. 'ne devredilmesi sureti ile birleştiği anlaşıldığından karar başlığında halen davalı olarak gösterilmesi doğru değil ise de, «maddi hataya» dayalı olan bu hususun mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, mümeyyiz davalılar vekilinin ıslahla arttırılan kısım dışında kalan hususlara yönelik s …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istirdat
Benzer bu kararda2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın «ıslah» ile arttırılan kısmı da gözetilerek kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti | İstirdat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4439 E. 2019/3285 K.
Ortak:bozma sonrası karar · tahkikat · maddi hata · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · yetki/yetkisizlik · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğininkabulü gerekeceği, gerek MK'nın 50. , gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticilerin de sorumluluğunun bulunduğu, davadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın «ıslah» ile arttırılan kısım da gözetilerek kısmen kabulü ile, davacının davalı ...Ş. 'nin ortağı olmadığının tespitine, 27.114,24 TL'nin 14/08/2008 dava tarihinden değişe …
Ancak, davacı tarafça dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 6.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, «yetkisiz» mahkemede yapılan yargılama sonucunda verilen karar Dairemizin 24.5.2011 tarih, 2009/14053 E-2011/6312 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, «bozma sonrası» yetkili mahkemece yapılan yargılama sırasında davacı vekili 25/10/2016 «havale» tarihli «ıslah» dilekçesi ile talebini 29.324,00 TL'ne yükseltmiş ve mahkemece de ıslahla arttırılan bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Holding A.Ş. 'ne devredilmesi sureti ile birleştiği anlaşıldığından karar başlığında halen davalı olarak gösterilmesi doğru değil ise de, «maddi hataya» dayalı olan bu hususun mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, mümeyyiz davalılar vekilinin ıslahla arttırılan kısım dışında kalan hususlara yönelik sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğinin kabulü gerekeceği, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticilerin de sorumluluğunun bulunduğu, davadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın «ıslah» ile arttırılan miktar da gözetilerek kısmen kabulü ile, davacının davalı ...Ş.'nin ortağı olmadığının tespitine, 127.134,87 TL'nin 14/08/2008 dava tarihinden itiba …
Ancak, davacı tarafça dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 6.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, «yetkisiz» mahkemede yapılan yargılama sonucunda verilen karar Dairemizin 09.5.2011 tarih, 2009/12810 E-2011/5627 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, «bozma sonrası» yetkili mahkemece yapılan yargılama sırasında davacı vekili 28/09/2016 «havale» tarihli «ıslah» dilekçesi ile talebini 233.834,20 TL'ne yükseltmiş ve mahkemece de ıslahla arttırılan bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
… olding A.Ş.'nin, Kombassan Holding A.Ş. 'ne devredilmesi sureti ile birleştiği anlaşıldığından karar başlığında halen davalı olarak gösterilmesi doğru değil ise de, «maddi hataya» dayalı olan bu hususun mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, mümeyyiz davalılar vekilinin ıslahla arttırılan kısım dışında kalan hususlara yönelik s …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr payı dağıtımı · olumsuz oy · kâr dağıtımı · istirdat · kâr payı · eksik inceleme
Benzer bu kararda… zılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelerin bir bütün halinde incelendiği, buna göre CD3-12. listede ek-8-a-b Kombassan Holding A.Ş. kâr «payı dağıtım» tablosunda davacıya 14.316 Euro (27.999,66 DM) kâr payı ödemesi yapıldığının tespit edildiği, ancak bu ödeme olgusu mahkemece değerlendirilmediği gibi, kararın gerekçesinde de bu ödemeye ilişkin bir açıklanmanın yer almadığı anlaşılmış olup, söz konusu kâr payı ödemesine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir değerlendirme yapılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle de mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın «ıslah» ile arttırılan kısmı da gözetilerek kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4 benzer karar daha
-
Ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4799 E. 2019/3746 K.
Ortak:bozma sonrası karar · tahkikat · maddi hata · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğininkabulü gerekeceği, gerek MK'nın 50. , gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticilerin de sorumluluğunun bulunduğu, davadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın «ıslah» ile arttırılan kısım da gözetilerek kısmen kabulü ile, davacının davalı ...Ş. 'nin ortağı olmadığının tespitine, 27.114,24 TL'nin 14/08/2008 dava tarihinden değişe …
Ancak, davacı tarafça dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 6.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, «yetkisiz» mahkemede yapılan yargılama sonucunda verilen karar Dairemizin 24.5.2011 tarih, 2009/14053 E-2011/6312 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, «bozma sonrası» yetkili mahkemece yapılan yargılama sırasında davacı vekili 25/10/2016 «havale» tarihli «ıslah» dilekçesi ile talebini 29.324,00 TL'ne yükseltmiş ve mahkemece de ıslahla arttırılan bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Holding A.Ş. 'ne devredilmesi sureti ile birleştiği anlaşıldığından karar başlığında halen davalı olarak gösterilmesi doğru değil ise de, «maddi hataya» dayalı olan bu hususun mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, mümeyyiz davalılar vekilinin ıslahla arttırılan kısım dışında kalan hususlara yönelik sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ce bozma ilamına uyularak yapılan yargılama iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğinin kabulü gerekeceği, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticilerin de sorumluluğunun bulunduğu, davadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın «ıslah» ile arttırılan miktar da gözetilerek kabulü ile, davacının davalı ...Ş.'nin ortağı olmadığının tespitine, 112.350.00 TL'nın 18/03/2009 dava tarihinden itibaren değ …
Ancak, davacı tarafça dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 7.500,00 TL'nın faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen karar Dairemizin 18.5.2012 tarih, 2010/10686 E-2012/8343 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, «bozma sonrası» yapılan yargılama sırasında davacı vekili 26.10.2016 tarihli «ıslah» dilekçesi ile talebini 112.350,00 TL'ne yükseltmiş ve mahkemece de ıslahla arttırılan bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
… ding A.Ş.'nin de, Kombassan Holding A.Ş.'ye devredilmesi sureti ile birleştiği anlaşıldığından karar başlığında halen davalı olarak gösterilmesi doğru değil ise de, «maddi hataya» dayalı olan bu hususun mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, mümeyyiz davalılar vekilinin ıslahla arttırılan kısım dışında kalan hususlara yönelik s …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · olumsuz oy · istirdat · kâr payı
Benzer bu kararda3- Ayrıca, davacının 27.10.2016 tarihli celsede alınan yeminli beyanında kâr «payı» aldığını ve bunun da yaklaşık 2.800 DM civarında olduğunu beyan ettiğinin anlaşılması karşısında borcu sona erdiren ödeme vakıasının yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerektiği nazara alınmaksızın davacının işbu beyanı hususunda olumlu ya da «olumsuz» herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
… DM (47.626,83 Euro) olduğu belirtilerek taleple bağlı kalınarak 7.500,00 TL’nin yasal faiziyle tahsiline karar verildiği, kararın davacı tarafça temyiz edilmediği, «bozma sonrası» yapılan yargılama sonucunda ise, davacının alacağının 53.511 Euro karşılığı 119.404,44 TL olduğu ancak davacı tarafça talebin 112.350,00 TL olarak «ıslah» edilmesi nedeniyle işbu bedele hükmedildiği gerekçesiyle, anılan bedelin avans faiziyle tahsiline karar verildiğinin anlaşılması karşısında, bozma öncesi verilen kararın davacı tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle hükmedilecek alacak miktarı ve alacağın tahsil edileceği faiz türü yönünden davalı lehine «usuli kazanılmış hak» oluştuğu nazara alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın «ıslah» ile arttırılan kısmı da gözetilerek kabulüne karar verilmiştir.
-
Ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4441 E. 2019/3286 K.
Ortak:bozma sonrası karar · tahkikat · maddi hata · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğininkabulü gerekeceği, gerek MK'nın 50. , gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticilerin de sorumluluğunun bulunduğu, davadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın «ıslah» ile arttırılan kısım da gözetilerek kısmen kabulü ile, davacının davalı ...Ş. 'nin ortağı olmadığının tespitine, 27.114,24 TL'nin 14/08/2008 dava tarihinden değişe …
Ancak, davacı tarafça dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 6.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, «yetkisiz» mahkemede yapılan yargılama sonucunda verilen karar Dairemizin 24.5.2011 tarih, 2009/14053 E-2011/6312 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, «bozma sonrası» yetkili mahkemece yapılan yargılama sırasında davacı vekili 25/10/2016 «havale» tarihli «ıslah» dilekçesi ile talebini 29.324,00 TL'ne yükseltmiş ve mahkemece de ıslahla arttırılan bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Holding A.Ş. 'ne devredilmesi sureti ile birleştiği anlaşıldığından karar başlığında halen davalı olarak gösterilmesi doğru değil ise de, «maddi hataya» dayalı olan bu hususun mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, mümeyyiz davalılar vekilinin ıslahla arttırılan kısım dışında kalan hususlara yönelik sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… e bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğinin kabulü gerekeceği, davacı tarafından kabul edilen ödemelerin anılan miktardan düşüldüğü, gerek MK'nın 50., gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticilerin de sorumluluğunun bulunduğu, davadan önce davalı «temerrüdedüşürülmediğinden» dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın «ıslah» ile arttırılan miktar da gözetilerek kabulü ile, davacının davalı ...Ş. 'nin ortağı olmadığının tespitine, 195.000.00 TL'nın 18/03/2009 dava tarihinden itibaren de …
Ancak, davacı tarafça dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 7.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen karar Dairemizin 18.5.2012 tarih, 2010/10680 E-2012/8337 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, «bozma sonrası» yapılan yargılama sırasında davacı vekili 25.10.2016 tarihli «ıslah» dilekçesi ile talebini 195.000,00 TL'ne yükseltmiş ve mahkemece de ıslahla arttırılan bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
… ing A.Ş.'nin de, Kombassan Holding A.Ş. 'ne devredilmesi sureti ile birleştiği anlaşıldığından karar başlığında halen davalı olarak gösterilmesi doğru değil ise de, «maddi hataya» dayalı olan bu hususun mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, mümeyyiz davalılar vekilinin ıslahla arttırılan kısım dışında kalan hususlara yönelik s …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr payı dağıtımı · usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · olumsuz oy · kâr dağıtımı · istirdat · kâr payı · eksik inceleme
Benzer bu kararda… zılan 09/02/2005 tarihli 30 ve 31 sayılı yazılar ve ekindeki listelerin bir bütün halinde incelendiği, buna göre CD3-12. listede ek-8-a-b Kombassan Holding A.Ş. kâr «payı dağıtım» tablosunda davacıya 3.466,00 Euro (6.778,91 DM) kâr payı ödemesi yapıldığının tespit edildiği, ancak bu ödeme olgusu mahkemece değerlendirilmediği gibi, kararın gerekçesinde de bu ödemeye ilişkin bir açıklamanın yer almadığı anlaşılmış olup, söz konusu kâr payı ödemesine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir değerlendirme yapılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
… 181.575 DM (92.761,34 Euro) olduğu ancak taleple bağlı kalınarak 7.500,00 TL’nin yasal faiziyle tahsiline karar verildiği, kararın davacı tarafça temyiz edilmediği, «bozma sonrası» yapılan yargılama sonucunda ise, davacı alacağının 104.298,50 Euro karşılığı 232.731,67 TL olduğu ancak davacı tarafça talebin 195.000,00 TL olarak «ıslah» edilmesi nedeniyle işbu bedele hükmedildiği gerekçesiyle, anılan bedelin avas faiziyle tahsiline karar verildiğinin anlaşılması karşısında, bozma öncesi verilen kararın davacı tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle hükmedilecek alacak miktarı ve alacağın tahsil edileceği faiz türü yönünden davalı lehine «usuli kazanılmış hak» oluştuğu nazara alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın «ıslah» ile arttırılan kısmı da gözetilerek kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6041 E. 2022/5440 K.
Ortak:ıslah
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğininkabulü gerekeceği, gerek MK'nın 50. , gerekse de TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca davalı yöneticilerin de sorumluluğunun bulunduğu, davadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın «ıslah» ile arttırılan kısım da gözetilerek kısmen kabulü ile, davacının davalı ...Ş. 'nin ortağı olmadığının tespitine, 27.114,24 TL'nin 14/08/2008 dava tarihinden değişe …
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve yatırılan paranın istiradı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın «ıslah» ile arttırılan kısmı da gözetilerek kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davacı tarafça dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 6.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, «yetkisiz» mahkemede yapılan yargılama sonucunda verilen karar Dairemizin 24.5.2011 tarih, 2009/14053 E-2011/6312 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, «bozma sonrası» yetkili mahkemece yapılan yargılama sırasında davacı vekili 25/10/2016 «havale» tarihli «ıslah» dilekçesi ile talebini 29.324,00 TL'ne yükseltmiş ve mahkemece de ıslahla arttırılan bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl dava hakkında «kesin» hüküm bulunduğundan bu miktara ilişkin davanın, dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine», ıslahla arttırılan kısma ilişkin davanın bozmadan sonra «ıslah» mümkün olmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, birleşen davanın «derdestlik» nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · derdestlik · usulden reddi · karar verilmesine yer olmadığına · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl dava hakkında «kesin» hüküm bulunduğundan bu miktara ilişkin davanın, dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine», ıslahla arttırılan kısma ilişkin davanın bozmadan sonra «ıslah» mümkün olmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, birleşen davanın «derdestlik» nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Mahkemece asıl dava hakkında «kesin» hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu itibarla asıl dava tarihi itibarıyla yabancı mahkemede açılmış bir dava bulunmadığı dikkate alınarak asıl dava hakkında 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken asıl davadan sonra açılan ve kesinleşen yabancı mahkeme kararının «kesin» hüküm olarak kabul edilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yönden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Asıl dava 14.08.2008 tarihinde açılmış olup mahkemenin «kesin» hükme dayanak yaptığı dava ise asıl dava tarihinden sonra açılmış ve kesinleşmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5146 E. 2019/7135 K.
Ortak:bozma sonrası karar · tahkikat · ıslah
İncelediğiniz karardaAncak, davacı tarafça dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 6.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, «yetkisiz» mahkemede yapılan yargılama sonucunda verilen karar Dairemizin 24.5.2011 tarih, 2009/14053 E-2011/6312 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, «bozma sonrası» yetkili mahkemece yapılan yargılama sırasında davacı vekili 25/10/2016 «havale» tarihli «ıslah» dilekçesi ile talebini 29.324,00 TL'ne yükseltmiş ve mahkemece de ıslahla arttırılan bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Islah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinde «ıslahın» «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmiştir.
Bu durumda mahkemece, «bozma sonrası» «ıslahın» söz konusu olmayacağı nazara alınmadan davacı vekili tarafından bozma sonrası ıslah edilen miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaIslah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinde «ıslahın» «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmişse de, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 06/05/2016 tarih ve 2015/1 E. - 2016/1 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece, «bozma sonrası» «ıslahın» söz konusu olmayacağı nazara alınmadan davacı vekili tarafından bozma sonrası ıslah edilen «maddi tazminat» miktarı üzerinden maddi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Ancak, davacı öncelikle 10.000,00 TL «maddi tazminatın» tahsilini istemiş, Dairemiz bozma ilamından sonra maddi tazminat talebini «ıslah» ile artırarak 18.551,41 TL’ye yükseltilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gerçek değer tespiti · hisse devrinin iptali · hisse devri · reeskont faizi · infaz · kötüniyet · maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «hisse devrinin iptaline» karar verilmesinin bu aşamada «infazı» mümkün olmadığından davacının diğer talebinin değerlendirildiği, hisse devir tarihi olan 07.06.2014 tarihinde hisselerin bedelinin 18.551,41 TL olduğu, birleşen davalıların «kötüniyeti» ispatlanamdığından sorumluluklar bulunmadığı, asıl davanın davalılarının davacının oluşan zararından sorumlu olduğu gerekçesi ile birleşen davanın reddine, asıl davanın kısmen kabulü ile 18.551,41 TL «maddi tazminatın» 07/06/2004 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte asıl davalılardan tahsiline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, «hisse devrinin iptali» ile hissenin davacı adına tescili, devrin iptalinin mümkün olmaması halinde hisselerin «gerçek değerinin tespiti» ile hisselere karşılık 10.000TL «maddi tazminatın» tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçelerle asıl davanın kısmen kabulü ile 18.551,44 TL «maddi tazminatın» tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davacı öncelikle 10.000,00 TL «maddi tazminatın» tahsilini istemiş, Dairemiz bozma ilamından sonra maddi tazminat talebini «ıslah» ile artırarak 18.551,41 TL’ye yükseltilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4416 E. , 2019/3009 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16/05/2017 tarih ve 2014/975-2017/424 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar ... Holding A.Ş., ... ve ... vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 16.04.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket temsilcilerinin yüksek faiz verileceği ve parasını istediği zaman geri alabileceği taahhüdünde bulunmaları üzerine müvekkilinin belge karşılığında davalılara 30.028 DM verdiğini, davalıların aynı yöntemle binlerce gurbetçiden nakit para topladıklarını, kısa bir süre sonra müvekkilinin parasını istediğini, ancak bu güne kadar kendisine ödeme yapılmadığını, davalıların Bankacılık Kanunu, Türk Ticaret Kanunu ve Sermaye Piyasası Kanunu hükümlerini ihlal ettiklerini, hisse senetlerinin izinsiz olarak halka arz edildiğini, ... Grubu tarafından yapılan usulsüzlüklerin SPK ve diğer resmi kurum raporlarında açıklandığını, davalılar hakkında Cumhuriyet savcılığına suç duyurusu yapıldığını, müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, kanuna uygun bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığını, davalı ...
ile yönetim kurulu üyesi olan diğer davalıların zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, 30.028 DM karşılığı 29.324,36 TL'den şimdilik 6.500 TL'nın faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, 25/10/2016 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 29.324,00 TL'ne yükseltmiştir.
Davalılar vekili, zamanaşımı defi ile birlikte davacının ... İnşaat Tarım ve San. AŞ.’nin ortağı olduğunu, ortağın sermaye olarak koyduğu parayı istemesinin mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların haksız fiilde bulundukları, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı, zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğininkabulü gerekeceği, gerek MK'nın 50. , gerekse de TTK'nın 321/son maddesi uyarınca davalı yöneticilerin de sorumluluğunun bulunduğu, davadan önce davalı temerrüde düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın ıslah ile arttırılan kısım da gözetilerek kısmen kabulü ile, davacının davalı ...Ş.
'nin ortağı olmadığının tespitine, 27.114,24 TL'nin 14/08/2008 dava tarihinden değişen oranlarda avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ... Holding A.Ş. , ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile her ne kadar davalılardan ... İnş. Tar.ve San. İşl. A.Ş. 'nin unvanının ... Sanayi Ticaret ve Yatırım Holding A.Ş. olarak değiştirildiği, ... Sanayi Ticaret ve Yatırım Holding A.Ş.'nin de, ... Holding A.Ş. 'ne devredilmesi sureti ile birleştiği anlaşıldığından karar başlığında halen davalı olarak gösterilmesi doğru değil ise de, maddi hataya dayalı olan bu hususun mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, mümeyyiz davalılar vekilinin ıslahla arttırılan kısım dışında kalan hususlara yönelik sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve yatırılan paranın istiradı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın ıslah ile arttırılan kısmı da gözetilerek kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti ve 6.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, yetkisiz mahkemede yapılan yargılama sonucunda verilen karar Dairemizin 24.5.2011 tarih, 2009/14053 E-2011/6312 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma sonrası yetkili mahkemece yapılan yargılama sırasında davacı vekili 25/10/2016 havale tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 29.324,00 TL'ne yükseltmiş ve mahkemece de ıslahla arttırılan bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Islah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinde ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmiştir. Yine, mülga 1086 sayılı HUMK'un 84. maddesi de aynı mahiyettedir. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 06/05/2016 tarih ve 2015/1 E- 2016/1 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, bozma sonrası ıslahın söz konusu olmayacağı nazara alınmadan davacı vekili tarafından bozma sonrası ıslah edilen miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalılar vekilinin ıslaha yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalılardan ... hariç diğer davalılara verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/500648200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz