Menfi Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/901 E. 2019/2511 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dosyanın işlemden kaldırılması↗ dosyanın gönderilmesi↗ hmk 150↗ işlemden kaldırma↗ istifa↗ uyap↗ kira sözleşmesi↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ yenileme↗ dosya masrafı↗ menfi tespit↗ cy/cy kaydı↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, yasal sürede dava yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi’nce, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlara, yasal gerektirici nedenlere göre karar verilmiş olması ve incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, konteyner kirası sözleşmesi nedeniyle düzenlenen faturalardaki bedelin tahsili için yapılan icra takibine konu alacaktan dolayı borçlu olunmadığı yönünde menfi tespit davasıdır. Davacı vekili Av. Ali Yüksel Özmen 08/03/2017 tarihinde mahkemeye vekillikten istifa dilekçesi sunmuş ve mahkemece 13/03/2017 tarihinde UYAP’tan kaydı silinmiştir. Davacı vekilinin vekillikten istifası asile tebliğ edilmemişse de, davacı 20/03/2017 tarihinde yeni bir avukata vekalet vermiş olup bu vekaletname 03/04/2017 tarihinde dosyaya gönderilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 150. maddesi uyarınca davacının ancak usulüne uygun bir şekilde davet edilip de duruşmaya gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceğini bildirdiği durumlarda dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilebilir. Somut olayda davacı vekili Av. Ali Yüksel Özmen’in istifasıyla birlikte asil tarafından yeni bir vekil görevlendirildiği ancak mahkemece masrafı gider avansından karşılanmak suretiyle yeni vekile usulüne uygun duruşma günü tebliği gerekirken bu husus yerine getirilmeyerek 25/04/2017 tarihli celsede dosyanın işlemden kaldırılması ve daha sonra da davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamış ve kararın davacı yararına bu yönden bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13406 E. 2010/2712 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/112 E. 2014/1823 K.
Ortak:dosyanın işlemden kaldırılması · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaMahkemece, «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, yasal sürede dava «yenilenmediğinden» «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Ali Yüksel Özmen’in istifasıyla birlikte asil tarafından yeni bir vekil «görevlendirildiği» ancak mahkemece «masrafı» gider avansından karşılanmak suretiyle yeni vekile usulüne uygun duruşma günü tebliği gerekirken bu husus yerine getirilmeyerek 25/04/2017 tarihli celsede «dosyanın işlemden kaldırılması» ve daha sonra da «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış ve kararın davacı yararına bu yönden bozulmasını gerektirmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 150. maddesi uyarınca davacının ancak usulüne uygun bir şekilde davet edilip de duruşmaya gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceğini bildirdiği durumlarda «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilebilir.
Benzer bu karardaK.. hakkında açılan davanın takip edilmeyeceğinin beyan edilmesi üzerine bu davalılar hakkında açılan davanın 14.02.2012 tarihinde «işlemden kaldırılmasına» karar verildiği ve 3 ay içinde de «yenilenmediği» gerekçesiyle, HMK 150/5 maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu durumda somut olayda, 14.02.2012 tarihli celsede davacının davayı takip etmeyeceğini bildirmesine rağmen davalının böyle bir beyanı olmayıp eski savunmaların tekrar yönünde beyanda bulunduğu gözetilmeksizin, «dosyanın işlemden kaldırılmasına» ve buna dayalı olarak «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
HMK'nın 150/1. maddesine göre, usulüne uygun şekilde davet edilmiş taraflar duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti
Benzer bu kararda2- Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalı vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/130 E. 2023/348 K.
Ortak:dosyanın işlemden kaldırılması · dosyanın gönderilmesi · işlemden kaldırma · istifa · kira sözleşmesi · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaMahkemece, «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, yasal sürede dava «yenilenmediğinden» «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Ali Yüksel Özmen’in istifasıyla birlikte asil tarafından yeni bir vekil «görevlendirildiği» ancak mahkemece «masrafı» gider avansından karşılanmak suretiyle yeni vekile usulüne uygun duruşma günü tebliği gerekirken bu husus yerine getirilmeyerek 25/04/2017 tarihli celsede «dosyanın işlemden kaldırılması» ve daha sonra da «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış ve kararın davacı yararına bu yönden bozulmasını gerektirmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 150. maddesi uyarınca davacının ancak usulüne uygun bir şekilde davet edilip de duruşmaya gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceğini bildirdiği durumlarda «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilebilir.
Benzer bu kararda2.Dairemizin 01.04.2019 tarih ve 2018/901 E., 2019/2511 K. sayılı kararıyla davacı vekili Av. ...’in 08.03.2017 tarihinde Mahkemeye vekillikten «istifa» dilekçesi sunup, Mahkemece 13.03.2017 tarihinde UYAP’tan «kaydının» silindiği, davacı vekilinin vekillikten istifası asile tebliğ edilmemişse de davacı 20.03.2017 tarihinde yeni bir avukata vekalet vermiş olup bu vekaletnamenin 03.04.2017 tarihinde «dosyaya gönderildiği»; ancak Mahkemece «masrafı» gider avansından karşılanmak suretiyle yeni vekile usulüne uygun duruşma günü tebliği gerekirken bu husus yerine getirilmeyerek 25.04.2017 tarihli celsede «dosyanın işlemden kaldırılması» ve daha sonra da «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.09.2017 tarihli ve 2015/909 E., 2017/619 K. sayılı kararıyla; «dosyanın işlemden kaldırılması» üzerine yasal sürede dava «yenilenmediğinden» «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ile «kira sözleşmesi» yapılarak konteyner kiralandığını, davalı şirketin icra takibi başlattığını, icra takibine esas faturaların gerçeği yansıtmadığını, bu faturalardan kaynaklanan borçlarının bulunmadığını, takip tarihinden sonra «ihtar» çekilip «vade» verildiğini, «muaccel» olmayan borç için takip yapılamayacağını ileri sürerek takibe konu borcun bulunmadığına yönelik «menfi tespit» kararı verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hasar bildirimi · faturaya itiraz · muacceliyet · kazanılmış hak · kötü niyet tazminatı · vade · kötü niyet · ihtar
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ile «kira sözleşmesi» yapılarak konteyner kiralandığını, davalı şirketin icra takibi başlattığını, icra takibine esas faturaların gerçeği yansıtmadığını, bu faturalardan kaynaklanan borçlarının bulunmadığını, takip tarihinden sonra «ihtar» çekilip «vade» verildiğini, «muaccel» olmayan borç için takip yapılamayacağını ileri sürerek takibe konu borcun bulunmadığına yönelik «menfi tespit» kararı verilmesini talep etmiştir.
… orcunun bulunmadığı, davalının haksız olarak icra takibi yaptığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının dava konusu icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine, «asıl alacak» üzerinden %20 «kötü niyet tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, «fatura» konusu hasarlara ilişkin belgelerin incelenmediğini, bilirkişilerce davacının kesilen faturaları kabul etmeyip iade etmesi ve «defterine» işlememesi sonucu borçlu olmadığı çıkarımının doğru olmadığını, akdi ilişkinin davacı tarafça kabul edilmesine rağmen bilirkişilerce yok sayılmasının hatalı olduğunu, zamanında «hasar bildiriminde» bulunduklarını, davacının «faturaya itiraz» etmesinin onun borçlu olmadığı anlamına gelmeyeceğini, bilirkişinin uluslararası deniz taşımacılığı kuralları konusunda uzman olmadığını belirterek kararın bozulma …
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
1 benzer karar daha
-
Yönetim Kurulu Kararının Batıl Olduğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1655 E. 2021/560 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:geçersizlik · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, davacının istifanamesinin «geçersizliği» nedeniyle davalı şirketin 11.04.2012 tarih ve 2012/2-3 sayılı «yönetim kurulu» kararının geçersizliğinin tespitine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/901 E. , 2019/2511 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... ...
5. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 15/09/2017 tarih ve 2015/909 E.-2017/619 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi’nce verilen 06/12/2017 tarih ve 2017/3549-2017/1857 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanunun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket ile kira sözleşmesi yapılarak konteyner kiralandığını, davalı şirketin ... ...
25. İcra Dairesi'nin 2014/25515 sayılı dosyasında icra takibi başlattığını, icra takibine esas faturaların gerçeği yansıtmadığını, bu faturalardan kaynaklı borçlarının bulunmadığını iddia ederek takibe konu borcun bulunmadığına yönelik menfi tespit kararı verilmesini istemiştir.
Davalı vekili,davaya bakma görevinin Deniz İhtisas Mahkemesi'ne ait olduğunu, kendileri tarafından kiralanan konteyner davacı kiracının zarar vermesi nedeniyle fatura düzenlendiğini, sözleşmeden kaynaklanan alacaklarının bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, yasal sürede dava yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi’nce, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlara, yasal gerektirici nedenlere göre karar verilmiş olması ve incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, konteyner kirası sözleşmesi nedeniyle düzenlenen faturalardaki bedelin tahsili için yapılan icra takibine konu alacaktan dolayı borçlu olunmadığı yönünde menfi tespit davasıdır. Davacı vekili Av. Ali Yüksel Özmen 08/03/2017 tarihinde mahkemeye vekillikten istifa dilekçesi sunmuş ve mahkemece 13/03/2017 tarihinde UYAP’tan kaydı silinmiştir. Davacı vekilinin vekillikten istifası asile tebliğ edilmemişse de, davacı 20/03/2017 tarihinde yeni bir avukata vekalet vermiş olup bu vekaletname 03/04/2017 tarihinde dosyaya gönderilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 150. maddesi uyarınca davacının ancak usulüne uygun bir şekilde davet edilip de duruşmaya gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceğini bildirdiği durumlarda dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilebilir. Somut olayda davacı vekili Av. Ali Yüksel Özmen’in istifasıyla birlikte asil tarafından yeni bir vekil görevlendirildiği ancak mahkemece masrafı gider avansından karşılanmak suretiyle yeni vekile usulüne uygun duruşma günü tebliği gerekirken bu husus yerine getirilmeyerek 25/04/2017 tarihli celsede dosyanın işlemden kaldırılması ve daha sonra da davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamış ve kararın davacı yararına bu yönden bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/500274300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz